| Abbey manastır
| Act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| Administration bakanlar kurulu ettirme uygulama idare idarecilik yerine getirme yönetim |
| Admiral amiral oramirâl
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| Allied akraba bağlaşık birlik olan müttefik
| Ambassador büyükelçi elçi temsilci
| Amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme |
| American amerikalı amerikan
| Arc ark atlama yapmak (elektr.) elektrik atlaması yay
| Architecture mimarlık mimari yapı |
| Arctic arktik buz gibi kuzey kutbu yakınındaki kuzey kutbuyla ilgili kuzey kutup bölgesi
| Army kalabalık ordu topluluk
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık |
| Arts şeytanlık
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| Australian avustralya avustralyalı |
| Austrian avusturya avusturyalı
| Aviation havacılık
| Baron baron büyük iş adamı kral |
| Baseball beysbol
| Battle çatışma dalaş mücâdele etmek mücâdele savaş savaşmak
| Belgian belçika belçikalı |
| Berg buzdağı
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek
| Billy cop |
| Bishop fil (satranç) piskopos
| Black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| Bloody çok kan dökülen kanayan kanlı lanet olası uğursuz |
| Bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin
| British britanya ile ilgili
| Brown kahverengi karamak kızarmak |
| Bush burç (mekan.) çalı çalılık arazi çalıya benzer şey gür saç
| Canadian kanada ile ilgili kanadalı
| Cantor kantor |
| Cardinal ana asıl başlıca kardinal önemli
| Catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın
| Chamberlain kâhya teşrifatçı |
| Chapman seyyar satıcı
| Chemistry kimya madde yapısı yapı
| China çini porselen kap porselen |
| City kent şehir halkı şehir
| Colombian kolombiyalı
| Committee heyet komisyon komite |
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| Congressman kongre üyesi milletvekili
| Contents içindekiler |
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu
| Country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke
| County eyaletteki yerel yönetim bölgesi kontluk vilâyet idari bölge il |
| Cox dümen kullanmak dümenci
| Crane turna vinç ile kaldırmak vinç
| Crown çelenk doruğa ulaştırmak kafasına vurmak ödüllendirmek süslemek taç giydirmek taç taht tepe zirve |
| Danish danimarkalı
| Dart atılmak atmak çıkarıvermek çıkıvermek cirit dart oku dart oyunu fırlamak fırlatmak hamle mızrak iğneleme
| DeForest ağaçları yok etmek |
| Dean başkan dekan en kıdemli üye
| December aralık
| Duchess düşes |
| Dutch alman eş
| E zayıf not
| Earl kont |
| Early acele başlangıç çabuk erken erkenden eski evvel önce ilk olarak ilk
| Earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele
| Empire imparatorluk ile ilgili imparatorluk |
| Empress imparatoriçe
| English ingiltere ingiliz ingilizce
| F başarısız not fa notası |
| Fern eğreltiotu
| Field alan bilgi alanı bilim dalı çalışma alanı cevabı yapıştırmak kır otlak saha sahaya çıkarmak savaş alanı tarla
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar |
| First baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| Fisher balıkçı
| Flora bitki örtüsü flora |
| Flying acele dalgalanan geçici havacılık hızla geçen kısa savrulan uçan uçma uçuş
| Football futbol topu futbol
| Ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek |
| Foundation asıl astar esas fondöten korse kurma kuruluş kurum temel tesis vakıf
| Frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir
| Franklin arazi sahibi |
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| G bin dolar sol notası
| Gallery dehliz galeri yapmak galeri kemeraltı lağım tünel üst balkon |
| Gene gen
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| Geneva cin |
| German alman öz
| Government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| Governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| Grand ağırbaşlı ana asil baş büyük bin dolar genel muhteşem önemli soylu ulu
| Great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi
| Hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt |
| Hank bukle çile kangal
| Hart erkek geyik
| Hay esrar kuru ot ot saman |
| Healing iyileşme iyileştirici
| Hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| Hungarian macar |
| Hunter avcı
| I bir (romen)
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| International uluslararası
| Irish irlanda dilinde irlandalı |
| Italian italyan
| Jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek
| Jamaican jamaika'lı |
| January ocak
| Japanese japon
| Jean kot |
| Jewish musevi yahudi
| John tuvalet
| Johnny herif tip |
| Kaiser kayser
| King dama kral papaz şah
| Kingdom alem krallık kraliyet |
| Korean kore'li
| Latvia letonya
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| Lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın |
| Lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip
| Major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak |
| Martial askeri cesur savaşa ait savaşçı
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Mayor belediye başkanı |
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| Metropolitan başkent başkentli
| Mexico meksika |
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Minor küçük reşit olmayan kimse ikinci derecede ikincil
| Moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer |
| Morocco fas
| Mount altlık bindirmek binmek çerçeve çerçevelemek çıkmak dağ dayanak düzenlemek monte etmek oturtmak tepe üzerine çıkmak üzerine yerleştirmek
| Mounted atlı |
| Music müzik
| Myrtle mersin
| National ulusal vatandaş yurttaş |
| Negro zenci
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| Noel noel şarkısı |
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| Norway norveç
| Norwegian norveç norveçli |
| Number adet hesaplamak katılmak katmak müzik parçası miktar numara numaralamak rakam sayı saymak sayı saymak tip içermek
| O sıfır
| Olive zeytin |
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| Ottoman divan osmanlı sedir
| Parent ana ebeveyn esas kaynak temel |
| Park koruma altına alınmış arazi koymak otopark park parketmek
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk
| Pasha paşa |
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Peruvian peru perulu
| Peter çük kasa para kasası penis peter |
| Physics fizik
| Plebiscite halk oylaması referandum
| Poland polonya |
| Police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta
| Polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik
| Pope papa |
| Porter hamal kapıcı
| Premier baş başbakan birinci ilk
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Princess prenses
| Prior dini kuruluş yetkilisi eski kıdemli manastır başrahibi önce önceki öncelikli sabık |
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Prohibition yasak yasaklama
| Province branş uzmanlık alanı uzmanlık dalı vilâyet il iş sahası |
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak
| Railroad demiryolu ile taşımak demiryolu mecbur etmek meclisten hızla geçirmek tren yolu zorlamak
| Raja raca |
| Ray ışık huzmesi ışık saçmak ışıklandırmak ışımak ışın tedavisi yapmak ışın yaymak ışın kanat kılçığı tırpana iz zerre
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Reed düdük jüdorg kamış kaval saz sipsi |
| Referendum referandum
| Regent kral naibi naip saltanat vekili
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı |
| Robin daire şeklinde imzalanan dilekçe kızılgerdan mehmetçik narbülbülü
| Roman katolik
| Royal asil büyük tabaka kâğıt krala ait krallara lâyık kraliyet ailesinden kimse kraliyet muhteşem prens gibi royal |
| Russian rus
| Ruth acıma
| Science beceri bilim fen teknik ilim |
| Second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci
| Secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman
| Senate senato |
| Senator senatör
| Sharp açıkgöz aniden bariz birden çabuk coşkun dakikası dakikasına dolandırıcı dikkatlice diyez nota diyez ekşi eli çabuk göze çarpan hile yapmak hileli kaba kepek keskin kesici kurnaz kibar net oyunda hile yapmak sek sert sertçe seri sivri tam tez canlı şık şiddetle şiddetli tiz tizleştirmek uyanık ince zarif zeki
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör |
| Smith demirci nalbant
| Soldier asker askerlik yapmak er nefer işçi
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Spanish ispanyol ispanyolca |
| Spiritual akıllı akli düşünsel dini esprili manevi ruhani ruhsal tanrısal zeki
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Squad bölük departman ekip manga takım |
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Stern acımasız amansız arka haşin katı kıç pupa sert şiddetli inatçı
| Stone çekirdeğini çıkarmak çekirdek (meyve) çekirdek değerli taş haya taş döşemek taş taşa tutmak taşlamak taştan testis |
| Street cadde sokak
| Sun güneş ışığı güneş güneşe sermek güneşlendirmek güneşlenmek güneşte bırakmak yıl (şiir)
| Sunday pazar |
| Swedish isveç dili isveç
| Swiss isviçre halkı isviçre isviçreli
| Syria suriye |
| Television televizyon
| Temple mabet sinagog tapınak şakak ibadethane
| Tony lüks |
| Town kasaba kent şehir merkezi şehir ilçe
| Treaty antlaşma
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye |
| Turkish türk türkçe
| U soylu
| Ukrainian ukrayna ukraynalı |
| Undated dalga şeklinde tarihsiz vadesiz
| United birleşmiş birleşik
| Unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı |
| Upper üst diş üst parça üstteki uyarıcı
| Uprising ayaklanma başkaldırma kabarma kalkma isyan yükselme
| Uruguayan uruguay uruguaylı |
| Vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| Violence ırza tecavüz şiddet zorbalık zorlama
| Wall ayırmak çeper duvar duvarla çevirmek set sur tecrit etmek zar |
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma
| Ward bölge gözetim hapishane koğuş korumak kilit dili vesayet altındaki çocuk vesayet
| Warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer |
| Welsh bahisleri ödemeden kaçmak gal dili galler ile ilgili ödemeden kaçmak sözünü tutmamak şartları yerine getirmemek
| Wheeler tekerlekli araç
| White ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız |
| Woman bayan kadın
| World alem dünya yeryüzü
| Zink çinko |
| abbey manastır
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| accept almak anlamak hazmetmek kabul etmek kabullenmek katlanmak onaylamak üstlenmek |
| access erişme geçit giriş kullanım ulaşma yaklaşma
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu |
| actress aktris
| actual aktüel asıl fiili gerçek güncel mevcut şimdiki
| administration bakanlar kurulu ettirme uygulama idare idarecilik yerine getirme yönetim |
| administrator müdür vasi vekil idareci yönetici
| admiral amiral oramirâl
| adventurer dolandırıcı maceraperest serüvenci spekülatör vurguncu |
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak |
| agent acenta ajan distribütör etken etkili olan kimse etmen temsilci yapan kimse
| agree anlaşmak aynı fikirde olmak bağdaşmak birleşmek hemfikir olmak kabul etmek kararlaştırmak razı olmak uymak uyuşmak yaramak
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın |
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| allied akraba bağlaşık birlik olan müttefik
| ally birleşmek birleştirmek dost katılmak katmak müttefik |
| ambassador büyükelçi elçi temsilci
| amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme
| american amerikalı amerikan |
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek
| anthem ilahi
| arc ark atlama yapmak (elektr.) elektrik atlaması yay |
| architect mimar planlamak tasarlamak yapmak yaratıcı
| architecture mimarlık mimari yapı
| arctic arktik buz gibi kuzey kutbu yakınındaki kuzey kutbuyla ilgili kuzey kutup bölgesi |
| area alan bodrum girişi bölge yüzölçümü
| army kalabalık ordu topluluk
| arrive başarı kazanmak başarmak doğmak gelmek gelip çatmak ulaşmak varmak |
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta
| as gibi kadar olarak |
| ask aranmak davet etmek hak etmek rica etmek sormak soru sormak istemek
| assassination adam öldürme suikâst
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı |
| astronomer astronom
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak |
| attempt denemek girişim girişimde bulunmak kalkışma kalkışmak teşebbüs etmek teşebbüs yeltenme yeltenmek
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| australian avustralya avustralyalı |
| austrian avusturya avusturyalı
| author yaratıcı yazar
| automobile araba otomobil |
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| aviation havacılık
| aviator havacı pilot |
| b si notası
| banker bankacı banker
| bar bar baro bariyer çizgi demir çubuk -den başka engel engellemek hapsetmek hariç hoşlanmamak ışın kalıp katmamak menetmek meyhane önünü kesmek parmaklık takmak parmaklık parmaklıkla çevirmek saymamak sürgü sürgülemek yargı yasaklamak |
| baron baron büyük iş adamı kral
| baseball beysbol
| battle çatışma dalaş mücâdele etmek mücâdele savaş savaşmak |
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| be present bulunmak
| bear ayı borsa fiyatlarını düşürmek borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse çekmek değmek doğurmak dönmek duymak (sevgi) getirmek götürmek gütmek (kin) hazmetmek katlanmak sapmak spekülasyon yapmak spekülatör sineye çekmek taşımak üstlenmek vermek yönelmek |
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak
| belgian belçika belçikalı |
| berg buzdağı
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında
| bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| billy cop
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama
| bishop fil (satranç) piskopos |
| black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| bloody çok kan dökülen kanayan kanlı lanet olası uğursuz
| bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin |
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| bombing bombalama
| bookseller kitapçı |
| border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| born doğmuş
| british britanya ile ilgili |
| broadcast duyurmak ekmek (tohum) radyo veya televizyonla ilgili radyo yayını saçmak yayımlamak yayın (radyo, televizyon) yayın yapmak (radyo, tv) yaymak
| brown kahverengi karamak kızarmak
| build bel bağlamak güvenmek kurmak örmek toplamak toplanmak vücut yapısı yapı yapmak yaradılış inşa etmek inşaatçılık yapmak |
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat
| burn alev almak başını yakmak çay dere (iskoç) fazla pişerek yanmak ışık saçmak kızdırmak kiremitte pişirme kiremitte pişirmek öfkelendirmek tutuşmak yakmak yanık yanıp kül olmak yanıp tutuşmak yanma izi yanmak
| bury cenazeyi kaldırmak daldırmak defnetmek gömmek gizlemek örtmek saklamak toprağa vermek |
| bush burç (mekan.) çalı çalılık arazi çalıya benzer şey gür saç
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla
| calendar almanak kaydetmek kütük liste sicil takvim yıllık |
| canadian kanada ile ilgili kanadalı
| canonize azizler listesine almak kutsamak
| cantor kantor |
| capture almak el koymak ele geçirme ele geçirmek esir alma esir almak esir ganimet almak ganimet tutsak etmek zaptetme zaptetmek
| cardinal ana asıl başlıca kardinal önemli
| cartoonist karikatürist |
| category bölüm grup kategori sınıf zümre
| catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın
| cause amaç dava konusu dava doğurmak gaye haklı neden meydan vermek neden olmak neden problem sebep olmak sebep sorun yol açmak iş |
| ceasefire ateşkes
| celebrate anmak aşai rabbani ayinini yönetmek bayram yapmak göklere çıkarmak kutlamak övmek yönetmek (ayin)
| century asır |
| chamberlain kâhya teşrifatçı
| chapman seyyar satıcı
| chemist eczacı kimyager |
| chemistry kimya madde yapısı yapı
| china çini porselen kap porselen
| city kent şehir halkı şehir |
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek
| college akademi dernek enstitü fakülte heyet kolej kurul okul üniversite yüksek okul
| colombian kolombiyalı |
| come buyurmak gelmek görünmek sperma tatmin olmak tavır takınmak ulaşmak
| come into girmek katılmak
| come to ayılmak gelmek kalmak kendine gelmek payına düşmek tutmak ulaşmak varmak ilgili olmak iyileşmek |
| coming gelecek gelen gelme geliş varış yaklaşma
| commander amir komutan kumandan şef
| commercial kârlı mesleki reklâm ticaret yapan ticari |
| commit adamak emanet etmek önermek söz vermek suç işlemek teslim etmek vâât etmek işlemek
| committee heyet komisyon komite
| communist komünist solcu |
| company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar
| computer bilgisayar |
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde
| congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| congressman kongre üyesi milletvekili |
| conquer almak başarmak elde etmek ele geçirmek fethetmek yenmek zafer kazanmak
| constable polis memuru (brit)
| constituent bileşen elemen kurucu meydana getiren öğe oluşturan parçalardan her biri oluşturan seçen seçmen temsilci atayan kimse |
| constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| contents içindekiler
| continue devam etmek kalmak sürdürmek sürmek uzamak uzatmak |
| contraceptive doğum kontrol aleti doğum kontrol hapı doğum kontrolü sağlayan gebeliği önleyici koruyucu
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek
| cost etmek fiyat mal olmak maliyet masraf neden olmak paha tutmak zarar |
| council divan kurul meclis yönetim kurulu
| country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke
| county eyaletteki yerel yönetim bölgesi kontluk vilâyet idari bölge il |
| coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi
| cox dümen kullanmak dümenci
| crane turna vinç ile kaldırmak vinç |
| crown çelenk doruğa ulaştırmak kafasına vurmak ödüllendirmek süslemek taç giydirmek taç taht tepe zirve
| danish danimarkalı
| dart atılmak atmak çıkarıvermek çıkıvermek cirit dart oku dart oyunu fırlamak fırlatmak hamle mızrak iğneleme |
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş
| dean başkan dekan en kıdemli üye |
| death ecel ölme ölüm yıkım
| december aralık
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek |
| defeat aleyhte oy aşmak başarısızlık boşa çıkarmak bozgun devirmek engellemek hayal kırıklığı hüsran mağlubiyet red ret yenmek yenilgi iptal
| deforest ağaçları yok etmek
| demand gereksinim hak iddia etmek rağbet sormak talep etmek talep ihtiyaç istek istem isteme istemek |
| democratic demokratik partiye ait demokratik
| demonstrate göstermek kanıtlamak ispat etmek ispatlamak
| denounce aleyhinde olmak kehanette bulunmak kınamak ihbar etmek |
| depose azletmek görevden almak tahttan indirmek şahitlik etmek ifade vermek
| diplomat diplomat uluslararası ilişkiler uzmanı
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi |
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| dog adam erkek kurt erkek tilki herif köpek ocak demiri takip etmek it izlemek
| domestic aile ailevi ehli ev evcil eve ait evine bağlı hizmetçi iç yerli |
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför
| duchess düşes |
| due beklenen hak tam uygun vadesi dolmuş zamanı gelmiş
| due to yüklenebilir
| during boyunca esnasında iken |
| dutch alman eş
| e zayıf not
| earl kont |
| early acele başlangıç çabuk erken erkenden eski evvel önce ilk olarak ilk
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele
| economist ekonomist iktisatçı |
| educator eğitmen eğitici
| effect anlam etki etkisi olmak gerçekleştirmek gerçeklik meydana getirmek netice reaksiyon sonuç sonuca vardırmak tesir ulaşmak uygulama verim yürürlük izlenim
| election seçim |
| empire imparatorluk ile ilgili imparatorluk
| employ çalıştırmak görevlendirmek harcamak kullanmak iş vermek
| empress imparatoriçe |
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit
| ending bitirme ecel ölüm son sona erme sonek takı
| enforce güçlendirmek sözünü geçirmek uygulamak zorla yaptırmak zorlamak |
| enforced mecburi zorunlu
| engagement birbirine geçme çarpışma nişan nişanlanma randevu sorumluluk söz sözleşme taahhüt uğraş yükümlülük
| engineer düzenlemek makine mühendisi makinist mühendis mühendisliğini yapmak tekniker teknisyen yapmak |
| english ingiltere ingiliz ingilizce
| enlist asker olmak askere almak askere kaydetmek gönüllü yazılmak kaydetmek kayırmak sağlamak (destek)
| entertainer eğlendiren kimse gösterici |
| escape aklına gelmemek atlatmak firar etmek firar gözünden kaçmak hatırından çıkmak kaçak kaçıp kurtulmak kaçış yolu kaçış kaçma kaçmak kurtulma kurtulmak kurtuluş paçayı sıyırmak sızıntı sızmak
| establishment birlik kadro kuruluş kurum resmi kilise şirket
| estate arazi aşama durum emlâk malikâne mülk miras sınıf varlık |
| evangelist evangelist kimse incili yazanlardan herbiri
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma
| exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa |
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek
| explorer araştırmacı kâşif
| extradite iade etmek (suçlu) |
| f başarısız not fa notası
| fail açmamak ateş almamak başaramamak başarısız olmak başarısızlığa uğramak batmak becerememek bırakmak boşa çıkarmak boşa çıkmak bozulmak fiyasko ile sonuçlanmak kalmak suya düşmek tükenmek ümidini kırmak yapamamak yapmamak iflas etmek ihmal etmek yüzüstü bırakmak zayıf not
| favorable avantajlı faydalı lehte müsait olumlu taraftar tatminkâr uygun iyi niyetli |
| fellowship arkadaşlık birlik dernek duygu paylaşımı halden anlama
| fern eğreltiotu
| fiction düş hayâl ürünü roman hayâl ürünü şey kurgu masal roman uydurma |
| field alan bilgi alanı bilim dalı çalışma alanı cevabı yapıştırmak kır otlak saha sahaya çıkarmak savaş alanı tarla
| fifth beşte bir beşinci
| fight anlaşmazlık çekişme dalaş dövüş dövüşmek karşılaşma kavga etmek kavga mücâdele etmek mücâdele savaş vermek savaş savaşmak savunmak uğraşma uğraşmak |
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce |
| fisher balıkçı
| flee aceleyle çıkmak akıp gitmek kaçınmak kaçmak sıvışmak terketmek tüymek
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| flood akın etmek basmak bolluk sel basmak sel su baskını su basmak taşkın tufan yağdırmak istila etmek
| flora bitki örtüsü flora
| flyer pilot |
| flying acele dalgalanan geçici havacılık hızla geçen kısa savrulan uçan uçma uçuş
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek
| following ertesi hayran kitlesi sonra sonraki taraftarlar izleyen |
| football futbol topu futbol
| football player futbolcu
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde |
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| foreigner ecnebi yabancı |
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| foundation asıl astar esas fondöten korse kurma kuruluş kurum temel tesis vakıf |
| founded kurulmuş
| founder batmak boşa çıkmak çökmek kurucu saplanıp kalmak yıkılmak
| frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir |
| franklin arazi sahibi
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili |
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden
| front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| g bin dolar sol notası |
| gallery dehliz galeri yapmak galeri kemeraltı lağım tünel üst balkon
| game aksak av eti av hayvanı cesur dolap eğlenme hazır hevesli kumar oynamak maç meslek oyun sakat şaka topal yiğit
| gangster çeteci gangster |
| gene gen
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| general manager genel müdür |
| geneva cin
| geologist jeolog
| german alman öz |
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık
| give up adamak ayrılmak bırakmak ele vermek pes etmek teslim etmek vazgeçmek istifa etmek
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek |
| go into araştırmak girmek tutulmak varmak incelemek
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| grand ağırbaşlı ana asil baş büyük bin dolar genel muhteşem önemli soylu ulu
| grandmother anneanne babaanne büyükanne nine
| great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi |
| griff bilgi
| guarantee garanti etmek garanti garantiye almak güvence kefalet kefil olmak söz vermek teminât vermek teminât
| hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt |
| hank bukle çile kangal
| hart erkek geyik
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak |
| hay esrar kuru ot ot saman
| healing iyileşme iyileştirici
| heir mirasçı varis |
| heroine kadın kahraman kahraman (kadın)
| hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| historian tarihçi |
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma
| home aile ocağı bakımevi ev evde yapılan evde evdeki eve ait eve hedef (bomba) hedefe ait hedefe hedeflemek kale sinyâllere göre yönelmek tam yerine ülkesinde vatan vatana ait yurda dönmek (kuş) yurda yurt yuva yuvasına dönmek
| horse at koşmak at ata binmek aygır beygir sehpa süvari birliği |
| hospital bakımevi darülaceze hastane
| host ağırlamak çokluk ev sahibi ev sahipliği yapmak hancı kalabalık konuk eden kimse konuk etmek kutsanmış ekmek
| hungarian macar |
| hunter avcı
| illustrator çizimleri yapan kimse ressam (kitap vb.) tanımlayıcı
| imitation suni taklit yapay imitasyon |
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| independence bağımsızlık hürriyet özgürlük serbestlik istiklâl
| independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest |
| injure sakatlamak yaralamak incitmek zarar vermek zedelemek
| injured dargın kırgın yaralı inciniş zarar görmüş
| into -e haline içeriye içine |
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek
| jamaican jamaika'lı |
| jane kadın
| january ocak
| japanese japon |
| jazz ahenksiz boş lâf canlandırmak caz çalmak caz yapmak caz cinsel ilişkiye girmek gürültülü hızlandırmak palavra ilişkiye girmek
| jean kot
| jeweler kuyumcu |
| jewish musevi yahudi
| job alet estetik ameliyat görev görevi kötüye kullanmak kârlı iş komişyonculuk yapmak kiralamak kiraya vermek meslek suç tip ufak tefek işler yapmak iş yapmak iş zimmetine geçirmek
| john tuvalet |
| johnny herif tip
| join birleşme noktası birleşmek birleştirmek ek yeri eklemek katılmak katmak kaynamak üye olmak iştirak etmek
| joining birleşme birleştirme katılma kaynama iştirak |
| journalist gazeteci
| judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak
| jurist hukukçu |
| jury eğreti geçici jüri yedek
| kaiser kayser
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak |
| king dama kral papaz şah
| kingdom alem krallık kraliyet
| korean kore'li |
| landslide göçme heyelan toprak kayması
| large büyük geniş iri
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek |
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi
| law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| leader baş başmakale lider önayak önder |
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| leap atılım atılmak atlama atlamak hoplamak sekme sekmek sıçrama sıçramak üzerinden atlamak zıplamak
| leave ayrılmak bırakmak caymak kalkmak kalmak müsaade ruhsat terk etmek terketmek unutmak (eşya) vazgeçmek veda yola çıkmak izin |
| lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| legion birlik kalabalık lejyon
| lick azıcık dayak atmak dövmek halletmek hız tokat üstesinden gelmek yalama yalamak yenmek |
| link bağ bağlamak bağlantı kurmak bağlantı birleşmek eklem eklemek halka kol düğmesi ulamak
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak
| literature edebiyat literatür yazın |
| lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak |
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi
| manager menejer müdür idareci yönetmen yönetici işletmeci
| manufacturer üretici imalatçı |
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| marriage evlenme evlilik nikâh
| marshal dizmek mareşal sıralamak |
| martial askeri cesur savaşa ait savaşçı
| match benzemek benzer birleştirmek denk eş eşlemek evlendirmek evlenme karşılaşma karşılaştırmak kibrit maç rakip uygun olmak uymak yarışma
| mathematician matematikçi |
| mathematics matematik
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| mayor belediye başkanı |
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı
| men adamlar erkekler işçiler |
| mental akıl ruhsal zekâ zihinsel
| mental hospital akıl hastanesi tımarhane
| merchant tacir tüccar ticari |
| metropolitan başkent başkentli
| mexico meksika
| mining madencilik |
| minister bakan papaz vaiz vekil
| minor küçük reşit olmayan kimse ikinci derecede ikincil
| model biçimlendirmek kalıbını çıkarmak kalıp manken model yapmak model modellik etmek numune örneğe göre yapmak örnek |
| monarchy monarşi
| moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer
| morocco fas |
| motorcycle motosiklet
| mount altlık bindirmek binmek çerçeve çerçevelemek çıkmak dağ dayanak düzenlemek monte etmek oturtmak tepe üzerine çıkmak üzerine yerleştirmek
| mountaineer dağa tırmanmak dağcı dağlı |
| mounted atlı
| mounted police atlı polis
| move hareket etmek hareket kımıldamak kımıldatmak kıpırdamak kıpırdanmak kıpırdatmak nakil oynama sırası oynama oynamak oynatmak tahrik etmek taşınma taşınmak teklif etmek yer değiştirmek ilerlemek |
| music müzik
| musician müzisyen
| myrtle mersin |
| name ad koymak ad adını koymak nam söylemek tayin etmek ün ünlü kimse ismiyle çağırmak isim koymak isim vermek isim
| named adlı
| nation millet ulus |
| national ulusal vatandaş yurttaş
| nationalist milliyetçi
| naturalist doğacı |
| naval deniz harp deniz savaş gemisi
| negro zenci
| neutrality tarafsızlık |
| new acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| nil hiç sıfır
| noel noel şarkısı |
| north kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| northern kuzey
| norway norveç |
| norwegian norveç norveçli
| novelist romancı yazar
| number adet hesaplamak katılmak katmak müzik parçası miktar numara numaralamak rakam sayı saymak sayı saymak tip içermek |
| o sıfır
| occupied dolu meşgul
| occupy almak (zaman) oturmak tutmak işgal etmek |
| of -den -ın -li -nin
| offensive hakaret eden kötü pis saldıran saldırgan saldırı iğrenç
| officially resmen resmi olarak |
| olive zeytin
| on beri çakırkeyif çalışmakta civarında -de devam etmekte olan devrede durmadan -e doğru giymiş olarak hazır olmakta olan sahnede sürekli olarak üstünde (giysi) üstünde üzerinde yanık ile yönünde
| open açık açılmak açmak açtırmak başlamak başlatmak dürüst ferah geniş karara bağlanmamış serbest içten |
| operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük
| order asayiş basamak buyruk buyurmak çalışır durum düzen düzenlemek dizi emretmek emir vermek emir hane ısmarlamak mezhep nişan ödeme emri rütbe sınıf sıra sıraya koymak söylemek sipariş vermek sipariş tabaka tarikat tavsiye etmek (doktor) tertip usul yöntem
| other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki |
| ottoman divan osmanlı sedir
| over adamakıllı altını üstüne aracılığı ile aşırı aşkın başkasına baştan sona boyunca bitmiş çok fazla çok daha fazla gereğinden fazla her yerinden her yerine kalan karşıya öbür tarafa öte ötede öteye tekrar tepesinde tersine üstün üstünde üstüne üzerinde üzerinden üzerine yüksek yine iyice
| own kabul etmek kabullenmek öz sahip olmak tanımak teslim etmek itiraf etmek |
| painter boyacı pruva halatı ressam
| parent ana ebeveyn esas kaynak temel
| park koruma altına alınmış arazi koymak otopark park parketmek |
| parliament parlamento
| part ayırmak ayrılmak ayrım bölüm elden çıkarmak fragman görev katkı kesim kısım kısmi kopmak parça pay rol semt taraf tarakla ayırmak yedek parça
| party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk |
| pasha paşa
| pass açmak (kilit) aşmak bildirmek çalım dar yol devretmek dönüşmek durum dinmek el çabukluğu geçme geçmek geçirmek geçit geçiş izni geçiş giriş kartı giriş hokkabazlık kanal kur pas vermek pas pasaport paso piyasaya sürmek ruhsat söylemek uzatmak vaziyet vermek izin
| peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh |
| peaceful barışsever huzurlu sakin uysal
| people aile fertleri eller halk herkes millet ulus insan yerleştirmek insanlar
| perform canlandırmak konser vermek numara yapmak oynamak (rol) oynamak uygulamak yapmak yerine getirmek işlemek |
| permission müsaade ruhsat izin
| peruvian peru perulu
| peter çük kasa para kasası penis peter |
| philanthropist insancıl kimse insancıl
| photographer fotoğrafçı
| physicist fizikçi |
| physics fizik
| physiologist fizyolog
| pianist piyanist |
| pigeon enayi güvercin saf
| pioneer çığır açan çığır açmak kılavuz önayak olan kimse önayak olmak öncü olmak öncü öncülük etmek önder
| place basamak ev görevlendirmek hane ısmarlamak koymak mahal mekân mevki oturtmak sıra sorumluluk statü vermek (sipariş) yatırım yapmak yatırmak (para) yazdırmak (tel.) yer yerleştirmek yerleşim yeri yerini belirlemek iş |
| play bahis yapmak çalmak (müz.) canlandırmak (tiy.) eğlence gösteri hareket etmek kımıldamak kumar numarası yapmak oynama oynamak oynaşmak oyun piyes rol almak turneye çıkmak tutmak tiyatro
| player çalan kimse çalar oyuncu
| plebiscite halk oylaması referandum |
| poet ozan romantik şair
| pogrom katliam kıyım
| poland polonya |
| pole bayrak direği beş metrelik uzunluk direk gönder karşıt uç kutup polonyalı sırık uç yelken direği zıt karekterli kimse
| police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta
| polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik |
| political hükümet politik siyasal siyasi
| politician devlet adamı politikacı
| pope papa |
| porter hamal kapıcı
| premier baş başbakan birinci ilk
| present aday göstermek armağan arzetmek belge bu bulunmak (iltifat) çıkarmak doğrultmak (silah) doğrultmak halihazırdaki hazır hediye mevcut nişan almak ortaya koymak sahnelemek sahneye koymak sunmak takdim etmek tanıtmak şu an şimdiki zaman şimdiki vermek ibraz etmek ileri sürmek |
| president başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür
| presidential başkanlığa ait başkanlık
| prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk |
| prime minister başbakan
| princess prenses
| prior dini kuruluş yetkilisi eski kıdemli manastır başrahibi önce önceki öncelikli sabık |
| prisoner esir hükümlü mahpus tutsak tutuklu
| private er gizli has kişisel kişiye özel mahrem müstakil özel şahsi yalnız
| prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye |
| producer prodüktör üretici yapımcı yetiştirici
| program gösteri plan planlamak program programlamak yapım yazılım
| prohibit engel olmak önlemek önüne geçmek yasak etmek yasaklamak |
| prohibition yasak yasaklama
| province branş uzmanlık alanı uzmanlık dalı vilâyet il iş sahası
| psychiatrist psikiyatrist |
| psychologist psikolog
| public aleni amme bar (brit.) devlete ait genel halk halka açık kamu seyirci ulusal umumi
| rabbit acemi oyuncu (golf vb.) adatavşanı korkak ödlek tavşan |
| race acele ile yapmak akıntı at yarışı cins döl familya hayat hızlı çalışmak (motor) ırk koşu mücâdele nesil ömür sınıf soy tad (şarap) tür yarış yarışa sokmak yarışmak yarıştırmak
| racer koşucu yarış arabası yarış atı yarış bisikleti yarış motoru yarışçı
| racing koşma yarış yarışma |
| radio radyo yayını radyo istasyonu radyo radyodan yayınlamak radyografi yapmak radyoterapi uygulamak röntgen çekmek telgraf (telsiz) telsiz telsizden yayınlamak
| radio station radyo istasyonu
| rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| railroad demiryolu ile taşımak demiryolu mecbur etmek meclisten hızla geçirmek tren yolu zorlamak
| raja raca
| rank alâsı aşama bakımsız (bahçe) bereketli bol bozulmuş çok derece dizmek dizi dizilmek gür kaba saba kaba kokmuş kokuşmuş rütbe rütbesi olmak saf sayılmak saymak sınıf sıra olmak sıra sıraya koymak tabaka tam verimli iğrenç yer vermek |
| rather aksine (brit.) az çok bayağı daha doğrusu daha iyisi oldukça tercihen iyisimi
| ratify onaylamak tasdik etmek
| ray ışık huzmesi ışık saçmak ışıklandırmak ışımak ışın tedavisi yapmak ışın yaymak ışın kanat kılçığı tırpana iz zerre |
| real asıl cidden etkin gerçek gerçekten hakiki reel sabit saf sahici sahiden taşınmaz
| rebel asi ayaklanmak başkaldırmak isyan etmek isyancı
| rebellion ayaklanma başkaldırma isyan |
| rebellious asi serkeş inatçı isyancı isyankâr
| recognize ayırt etmek farketmek farkına varmak kabul etmek onaylamak takdir etmek tanımak itiraf etmek
| red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu |
| reed düdük jüdorg kamış kaval saz sipsi
| referendum referandum
| regent kral naibi naip saltanat vekili |
| reinstatement eski görevine verme hakların iadesi
| religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı
| reporter bilgi veren kimse haberci muhabir muhbir raportör |
| representative acenta kişileştiren mümessil milletvekili örnek sembolik temsil eden temsilci temsilen tipik vekil
| resident oturan kimse oturan sakin stajyer doktor yerleşmiş olan kimse yerleşmiş yerli yerlisi ikamet eden kimse
| resign bırakmak çekilmek emanet etmek teslim etmek teslim olmak vazgeçmek istifa etmek istifasını vermek |
| resistance dayanıklılık dayanma gücü dayanma direnç direnme karşı çıkma karşı gelme karşı koyma metanet mukavemet rezistans tahammül
| restitution eski durumuna dönme eski haline getirme restore etme sahibine geri verme tazmin zararı karşılama
| restore eski haline getirmek geri vermek görevine iade etmek kavuşturmak onarmak restore etmek iade etmek yenileştirmek |
| result akıbet netice semere son sonuç sonucu olmak ürün
| retake filmden resim çekmek geri almak tekrar almak tekrar çekmek yeni çekim
| right çeki düzen vermek derleyip toplamak doğru doğrudan doğruya doğrultmak doğruluk dosdoğru dürüst düz düzeltmek düzen düzenli düzgün dik (açı) dik açılı dik konuma getirmek en uygun gayet gerçek hak haklı çıkarmak haklı sağ sağa sağda sağdan sağlıklı tam olarak tam telâfi etmek yolunda |
| riot alem ayaklanma ayaklanmak azıtmak başkaldırmak cümbüş kargaşa kargaşaya yol açmak karışıklık patırtı şamata velvele isyan
| rise artış artmak ayağa kalkmak bahane çıkma çıkmak doğmak (güneş) doğmak doğuş (güneş) dirilme görünmek havalanmak kabarmak kalkmak katılma kaynak neden tepe terfi etmek terfi şiddetlenmek tümsek yukarı kalkmak yükseklik yükselme yükselmek yükseltmek yükselti yükseliş
| rise against başkaldırmak |
| robin daire şeklinde imzalanan dilekçe kızılgerdan mehmetçik narbülbülü
| roman katolik
| roman catholic katolik |
| royal asil büyük tabaka kâğıt krala ait krallara lâyık kraliyet ailesinden kimse kraliyet muhteşem prens gibi royal
| ruler cetvel çizgi makinesi hakim hükümdar yönetici
| runner atlet çark çığırtkan dağıtıcı haberci kaçakçı koşucu ray saban demiri ulak yarış atı yarışçı |
| russian rus
| ruth acıma
| saint aziz kabul etmek aziz kutsal |
| saxophonist saksofoncu
| scale ağırlığını ölçmek ayarlamak balık pulu barem basamak cetvel derece derecelendirmek diş taşlarını temizlemek gam [müz.] kabuk kazan taşı kazıyarak temizlemek kefe kefeki taşı ile düşürmek ölçek ölçü orantılı olmak pul pul olmak pul pullarını ayıklamak skala tartar tartarlarını temizlemek tartmak tarife terazi gözü tırmanarak çıkmak tırmanmak
| science beceri bilim fen teknik ilim |
| scientist bilgin bilim adamı
| sculptor heykeltraş oymacı
| sea dalga deniz denizle ilgili derya |
| second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci
| secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman
| selling satıcılık satış |
| senate senato
| senator senatör
| set alıcı alışılmış avın yerini göstermek ayarlamak azimli basmakalıp batış batma batmak (güneş) batmak belirlemek belirlenmiş belirli çizmek değişmez durum düzenlemek dikmek dizmek dizi eğilim ekmek esmek fidan fide geleneksel gelmek grup gidiş yönü gidişat hal hazırlamak kakma işi yapmak (taş) kararlaştırmak kararlı kasılmak katılaşmak kesilmek (süt) koymak kuluçkaya yatırmak kurmak kurulmuş meyve vermek olgunlaşmak oturmak oturtmak pekişmek pıhtılaşmak riske atmak sabit sahne saldırtmak seri set süslemek takım takmak tehlikeye atmak şekil vermek topluluk üzerine salmak vaziyet yapmacık yapmak yaptırmak yazmak içten olmayan yemek takımı yerleşmek yerleştirmek inatçı yuva (porsuk vb.) zümre |
| shank bacak baldır sap incik
| sharp açıkgöz aniden bariz birden çabuk coşkun dakikası dakikasına dolandırıcı dikkatlice diyez nota diyez ekşi eli çabuk göze çarpan hile yapmak hileli kaba kepek keskin kesici kurnaz kibar net oyunda hile yapmak sek sert sertçe seri sivri tam tez canlı şık şiddetle şiddetli tiz tizleştirmek uyanık ince zarif zeki
| she dişi hayvan dişi kadın |
| show açıklamak başarı belli etmek belli olmak belirtmek delâlet etmek dışa vurmak fırsat görünmek göstermek gösteri gösterimde olmak gösteriş girişim kanıtlamak kendini göstermek meydana çıkarmak öğretmek renk vermek revü sahnelemek sergi sergilemek sonuç sükse teşhir şans şov ibraz etmek iş
| siege çevresini sarma ele geçirmeye uğraşma hastalık devresi kuşatma
| sign alâmet belirtmek belirti burç sembolü burç gösterge jest mucize işareti nişan sembol semptom simge tabela ifade etmek ima etmek imza atmak imza etmek imzalamak ismini yazmak istavroz isim levhası işaret etmek işaret işaretlemek iz |
| singer aşık ötücü kuş şarkıcı
| sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| smith demirci nalbant |
| social kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı sosyal toplu halde yaşayan toplumsal
| socialist sosyalist
| soldier asker askerlik yapmak er nefer işçi |
| source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak
| south güney güneyden esen güneye lodos
| soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet |
| spanish ispanyol ispanyolca
| special ayrıcalıklı geçici polis günün yemeği has olağanüstü özel baskı özel muhabir özel sayı özel tren özel indirim özel özellikli spesiyalite
| spectator seyirci |
| speech anlatma demeç dil hitabe konuşma şekli konuşma yeteneği konuşma nutuk savunma söylev söz söyleme şive
| spiritual akıllı akli düşünsel dini esprili manevi ruhani ruhsal tanrısal zeki
| sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse |
| squad bölük departman ekip manga takım
| star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek
| start avantaj başlama başlamak başlangıç başlatmak çalışmak (motor) çalıştırmak çıkarmak çıkış desteklemek fırlama fırlamak gevşetmek hareket etmek harekete geçme kalkmak kaynaklanmak korkutup kaçırmak koyulmak kurmak sıçrama start tartışmaya açmak ürkme ürkmek ürkütmek yola çıkma yola çıkmak yöneltmek irkilmek |
| starting başlama başlangıç çıkış
| state açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| statesman devlet adamı |
| station atamak durak gar görevlendirmek kanal konum makam merkez mevki rütbe santral tayin etmek terminal üs yer yerleştirmek istasyon
| stern acımasız amansız arka haşin katı kıç pupa sert şiddetli inatçı
| stone çekirdeğini çıkarmak çekirdek (meyve) çekirdek değerli taş haya taş döşemek taş taşa tutmak taşlamak taştan testis |
| store akılda tutmak ambar bellek bolluk depo depolamak doldurmak dükkân hafıza hafızaya almak mağaza mevcut stok içermek yüklemek
| stores bolluk erzak
| street cadde sokak |
| strike basmak (çalgı, para) beklenmedik başarı bulmak çakmak çalma çalmak (saat) çarpmak çıkarmak etki bırakmak gelip çatmak gözüne ilişmek grev yapmak grev gibi gelmek hava saldırısı hesap bakiyesini tespit etmek kök salmak maden bulma petrol bulma takınmak vurgun vurma vurmak vuruş yer etmek indirmek yolunu tutmak isabet etmek işlemek izlenim bırakmak
| strong ağır alkollü demir gibi güçlü olarak güçlü gür keskin kıvrak koyu kuvvetle kuvvetli sağlam sert şiddetle şiddetli yetenekli iradeli istekli istikrarlı
| stunt akrobatik uçuş bodur bırakmak büyümesine engel olmak dikkat çekici reklam yapmak gösteri uçuşu hüner marifet numara |
| sue dava açmak kur yapmak mahkemeye vermek rica etmek talep etmek istemek
| sue for rica etmek
| suffrage oy hakkı oy |
| suicide intihar intiharla ilgili
| sultan padişah sultan
| sun güneş ışığı güneş güneşe sermek güneşlendirmek güneşlenmek güneşte bırakmak yıl (şiir) |
| sunday pazar
| surgeon askeri doktor cerrah operatör
| surrender bırakma bırakmak boyun eğmek feragat etmek feragat kapılmak pes etmek teslim etme teslim etmek teslim olma teslim olmak teslim vazgeçme vazgeçmek iptal etme |
| suspend ara vermek askıya almak asmak durdurmak ertelemek görevden uzaklaştırmak uzaklaştırma vermek uzaklaştırmak iptal etmek (üyelik vb.)
| swedish isveç dili isveç
| swiss isviçre halkı isviçre isviçreli |
| symbolic sembolik simgesel
| take alıntı almak atlatmak avalanan hayvan miktarı çekmek (foto) çıkarmak dayanmak elde etmek ele geçirmek etkili olmak etmek gerektirmek götürmek hasat hissetmek kabul edilmek kabul etme (vücut) kabul etmek kaplamak karşılamak katlanmak kazanmak ölçmek oltaya vurmak pay reaksiyon sanmak tahammül etmek tedavi etmek tepki tutma tutmak tutulan balık miktarı tutuş tutuşmak yakalamak yanmak yapmak icap etmek
| take over üstlenmek |
| take place meydana gelmek olmak
| take to gitmek kanı kaynamak sığınmak
| tan bronzlaşmak bronzlaşmış cilt dövmek güneşlenmek kamçılamak sepileme sepilemek taba rengi tabaklama tabaklamak yanık ten yanmak (güneşte) |
| team ekip kuş sürüsü takım halinde yapmak takım kurmak takım tim
| technology teknoloji
| television televizyon |
| temple mabet sinagog tapınak şakak ibadethane
| temporary eğreti geçici
| tenor akış anlam asıl suret aslının aynı nüsha eğilim gidiş tenor vade |
| that bu kadar o kadar öteki şu
| there orada oralarda oraya şurada şuradaki
| this bu kadar bu |
| throne taht tahta çıkarmak tahta çıkmak
| to -e doğru -e göre -ya -ye
| tony lüks |
| topic konu mesele mevzu söz konusu tema
| town kasaba kent şehir merkezi şehir ilçe
| town hall belediye binası |
| track ayağıyla içeri taşımak (çamur vb.) dümen suyu geçmek (çöl vb.) hat patika pist ray döşemek ray rota takip etmek tekerlek aralığı tekerlek izi yörünge iz bırakmak iz izlemek izini aramak
| transatlantic transatlantik
| transport coşma coşturmak heyecanlandırmak kendinden geçme nakletmek nakliye nakil sürgün sürmek taşıma taşımak taşıt |
| treaty antlaşma
| trial çile dava deneme dert duruşma girişim mahkeme örnek prova sınama sınav test yargılama
| troops asker birlikler |
| try çaba çalışmak (yapmaya) deneme denemek gayret etmek sınamak taşırmak (sabır) tatmak teşebbüs etmek yargılamak yormak
| tuberculosis verem
| turkey başarısız film hindi türk türkiye |
| turkish türk türkçe
| tycoon kodaman zengin iş adamı
| u soylu |
| ukrainian ukrayna ukraynalı
| undated dalga şeklinde tarihsiz vadesiz
| under alt altı altına altında altından altta aşağıda aşağısına az bağlı döneminde dibe emrinde etkisi altında |
| unemployed atıl aylak boşta işsiz
| united birleşmiş birleşik
| unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı |
| up artırmak artış ayaklanmış ayakta çıkış çıkmış dik keyifli kuzeye olmakta olmuş önde tepesinde ümitli üstün uyarıcı yukarı giden yukarı yukarıya yükselmiş yükseltmek
| upper üst diş üst parça üstteki uyarıcı
| uprising ayaklanma başkaldırma kabarma kalkma isyan yükselme |
| uruguayan uruguay uruguaylı
| use adet edinmek adet alışkanlık amaç davranmak fayda faydalanma faydalanmak kullanım kullanma kullanmak kullnım hakkı menfaat muamele etmek yarar yararlanmak
| veteran emektar eski asker eski kurt kıdemli tecrübeli |
| vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| vice president başkan yardımcısı
| violence ırza tecavüz şiddet zorbalık zorlama |
| violinist kemancı
| vote karar önermek oy kullanmak oy vermek oy oylama oylamak oylanan şey oylayarak kararlaştırmak seçim sonucu
| voter seçmen |
| wagon katar yük arabası yük vagonu
| wall ayırmak çeper duvar duvarla çevirmek set sur tecrit etmek zar
| war harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| ward bölge gözetim hapishane koğuş korumak kilit dili vesayet altındaki çocuk vesayet
| warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer
| welsh bahisleri ödemeden kaçmak gal dili galler ile ilgili ödemeden kaçmak sözünü tutmamak şartları yerine getirmemek |
| wheeler tekerlekli araç
| when -dığı zaman ne zaman vakit zaman
| where nerede nereye |
| which hangi hangisi
| white ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız
| who kim kimi |
| wife eş hanım karı
| will amaç amaçlamak arzu arzulamak azmetmek azim buyurmak dilek dilemek emretmek niyet etmek niyet vasiyet vasiyetname irade istek istekte bulunmak istemek
| winner birinci galip kazanan |
| with beraber birlikte ile
| without dış -meden olmadan olmaksızın -sız -siz
| woman bayan kadın |
| word bilgi emir haber kelime laf lâkırdı lügat parola söylemek söz sözcük tabir ifade etmek iki çift lâf
| words ağız kavgası
| world alem dünya yeryüzü |
| write bestelemek kâğıda dökmek kaleme almak yazarlık yapmak yazı yazma yazı yazmak yazmak
| writer yazar
| year sene yıl |
| zink çinko
|