Emil J. Brach
| Abbey manastır
| Act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci |
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| Agency acenta ajans aracılık vasıta
| Agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak |
| Allied akraba bağlaşık birlik olan müttefik
| American amerikalı amerikan
| Arbour ağaç dikme ağaçlandırma çardak kameriye |
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| Arts şeytanlık |
| Assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| Australian avustralya avustralyalı |
| Austrian avusturya avusturyalı
| Aviation havacılık
| B si notası |
| Barker bağıran kimse çığırtkan
| Baseball beysbol
| Basketball basket topu basket basketbol |
| Beat açmak (yol) alt etmek asi atış atmak (kalp) bitkin çalmak (davul) çarpma çırpmak çok yorgun darbe dayak atmak devriye dövmek geçmek pataklamak ritm ritim serseri sürgün avı tempo turşu gibi titreşim üstünlük vurma sesi vurmak vuruş yenmek yuvasından çıkarmak (av)
| Beginning baş başlangıç kaynak köken ilk
| Belgian belçika belçikalı |
| Bell böğürmek çan çıngırak dalgıç hücresi korol taç yapraklar zil
| Billy cop
| Bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin |
| Brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı
| British britanya ile ilgili
| Buck antilop dolar erkek geyik erkek kızılderili erkeklere özel erkeklerle ilgili karşı gelmek papel pokerde kâğıt dağıtma sırası sıçramak sıçrayan hayvan sıçrayıp binicisini düşürmek sorumluluk itaatsizlik etmek itiraz etmek zenci züppe |
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| Camera fotoğraf makinesi gizli hakimin özel odası kamera mahrem
| Canadian kanada ile ilgili kanadalı |
| Candy bonbon şeker şekerleme
| Captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.) |
| Chancellor bakan başbakan rektör
| Chemistry kimya madde yapısı yapı
| Christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan |
| Chuck atış atma atmak bırakmak çenesini okşama çenesini okşamak fırlatma fırlatmak gıdaklama gıdaklamak gurklama kavrama savurmak sevimli şey son vermek
| Citizenship vatandaşlık yurttaşlık
| City kent şehir halkı şehir |
| Close amansız anlaşmak avlu (okul, kilise) bağlantılı bunaltıcı bitirmek bitişik cimri detaylı geçit göğüs göğüse kavga kapalı kapamak kapatmak kesmek ketum kıt kilitlemek mahrem örtmek saklı sık sıkı fıkı sıkı son vermek son sonsöz sonuç sürgülemek uzlaşmak yakın yakından yaklaşmak yanaşık içli dışlı
| Cold baygın donuk duygusuz kaçınılmaz kesin olarak nezle sakin sıkıcı soğuk soğukkanlı soğukluk üşümüş yapmacık
| Committee heyet komisyon komite |
| Communism komünizm
| Communist komünist solcu
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı |
| Congressman kongre üyesi milletvekili
| Contents içindekiler
| Control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek |
| Cook aşçı mahvetmek oynama yapmak pişmek pişirmek uydurmak yemek yapmak
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu
| Country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke |
| Crystal açık berrak billur kesme cam kristal eşya kristal parlak şeffaf
| December aralık
| Defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma |
| Department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| Designer dalavereci kişi desinatör düzenbaz kişi modacı modelist stilist tasarımcı
| Desire arzu etmek arzu arzulamak cinsel istek dilek dilemek rağbet rica etmek şehvet şevk tutku yalvarmak ihtiras imrenmek istek isteme istemek iştah |
| Dick adam çük dedektif herif penis
| Director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| Doctrine doktrin mezhep öğreti prensip ilke |
| Duchess düşes
| Duke dük
| Earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| Electric elektro elektrik elektrikli heyecan verici
| Empire imparatorluk ile ilgili imparatorluk
| English ingiltere ingiliz ingilizce |
| Exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa
| F başarısız not fa notası
| Father allah ata baba babası olmak kurucu papaz peder tanrı üzerine atmak yapmak (çocuk) yaratıcı yaratmak icat etmek yüklemek |
| Federal federal
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| Finnish fince finlandiya'ya özgü |
| First baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| Fish araştırmak avlamak balığa çıkmak balık bulup çıkarmak denizden çıkarmak tutmak
| Flag bandra bayrak çekmek bayrak bayrakla işaret vermek bayraklarla süslemek etiket flama gevşemek güçsüz kalmak monotonlaşmak nefesi kesilmek pörsümek sancak sarkmak süsen zambak |
| Following ertesi hayran kitlesi sonra sonraki taraftarlar izleyen
| Ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili |
| Fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak
| G bin dolar sol notası
| Gang çete ekip grup harekete geçmek sürü takım |
| Gen bilgi vermek bilgi
| Gene gen
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| German alman öz
| Goose ahmak kaz kafalı kaz parmak atmak
| Governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| Green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik
| Hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| Hardy arsız atılgan cesur cüretkâr dayanıklı gözüpek güçlü kuvvetli yürekli yüzsüz |
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| Her onun
| Highness yücelik yükseklik |
| Hooker balıkçı gemisi fahişe kancacı orospu
| House barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| Hurricane fırtına kasırga |
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| Incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili |
| Intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik
| International uluslararası
| Irish irlanda dilinde irlandalı |
| Island ada
| Israeli israilli
| It cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki |
| Jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek
| Jamboree cümbüş eğlence kutlama izci toplantısı
| Jane kadın |
| January ocak
| Japanese japon
| John tuvalet |
| Joint batakhane birleşme yeri birleşmiş birleştirmek birleşik birlikte bitiştirmek ek yeri eklem eklemek esrar mafsal müşterek ortak ortaklaşa ot
| King dama kral papaz şah
| Kingdom alem krallık kraliyet |
| Lady bayan eş hanımefendi kadın leydi
| Lake göl koyu kırmızı boya
| Land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek |
| Lane dar yol keçi yolu patika rota şerit yol şeridi
| Latvian letonya letonya'lı
| Lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı |
| Light açık aydınlanmak aydınlatmak aydınlık denk gelmek deniz feneri fingirdek hafif ışık saçmak ışık tutmak ışık ışıltı ışımak kolayca konmak lamba neşelendirmek nur rastlamak tasasız umursamaz yakmak yanmak inmek yumuşak
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın |
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak |
| Mayor belediye başkanı
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| Mexican meksika meksikalı |
| Mike mikrofon
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Modern bugünkü çağcıl çağdaş modern kimse modern |
| Monetary para ile ilgili para parasal
| Murder adam öldürme bozmak cinayet işlemek cinayet kasten öldürmek öldürme öldürmek
| Music müzik |
| Musician müzisyen
| Named adlı
| National ulusal vatandaş yurttaş |
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| News haber
| Norway norveç |
| Norwegian norveç norveçli
| O sıfır
| Ocean derya okyanus |
| Optical görüş göz optik
| Orchestra orkestra yeri orkestra
| Organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme |
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| Pacific barışçı barışsever sakin
| Pakistan pakistan |
| Pakistani pakistan pakistanlı
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Peter çük kasa para kasası penis peter |
| Physics fizik
| Physiology fizyoloji
| Piazza meydan üstü kapalı balkon |
| Plan niyet plan yapmak plan planlamak proje tasarı tasarlamak taslak
| Poland polonya
| Pop ansızın ateş etme ateş etmek ateşlemek baba babalık birden çabucak giymek çıtçıtlamak pat diye sormak pat diye patlama sesi patlamak patlatma patlatmak pop müziğe ait pop popüler rehin rehine koymak (brit.) sokuvermek tabanca (amer.) içecek (alkolsüz) |
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür
| Presidential başkanlığa ait başkanlık
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk |
| Princess prenses
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Pro fahişe lehte lehinde orospu profesyonel kimse profesyonel taraftar için |
| Propaganda propaganda
| Prudence akıl öngörü sağduyu sağgörü ihtiyat
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir |
| R r harfi
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak
| Rebellion ayaklanma başkaldırma isyan |
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı
| Rob çalmak hırsızlık yapmak soygun yapmak soymak soyup soğana çevirmek yoksun bırakmak zorla almak |
| Rod asa baston çubuk çük dayak değnek filiz güç kol penis sırık sopa tabanca (amer.) ince dal
| Roe balık yumurtası dişi karaca karaca
| Roger roger |
| Royal asil büyük tabaka kâğıt krala ait krallara lâyık kraliyet ailesinden kimse kraliyet muhteşem prens gibi royal
| Salt biriktirmek espri lezzet nükte salamura yapmak tad tuz tuzlamak tuzlayarak saklamak tuzlu tuzluk
| Sandy kum gibi kum rengi kumlu kumluk iskoçyalı |
| Scare ani korku korkmak korku korkutmak ödü patlama ödünü koparmak ürkme ürkmek ürkütmek
| Science beceri bilim fen teknik ilim
| Scout hademe (üniv.) keşfe çıkmak keşfetmek keşif eri keşif gemisi keşif yapmak öncü birlik reddetmek tepmek yetenek avcısı izci |
| Seaman denizci er denizci gemici
| Secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman
| Secretary of State bakan |
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek
| Senate senato
| Senator senatör |
| Service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme
| Short alçak aniden az bodur bücür birden çıtır çıtır dışında eksik gevrek hariç haricinde kasa açığı kestirme kısa boylu kısa devre yaptırmak kısa devre kısa hece kısa kesilmiş kısa metrajlı film kısa vadeli kısa kıt kontak özet sert (içki) tam olmayan yetersiz iyi pişmiş
| Sicily sicilya |
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| Small arka az basit fakir hafif küçücük küçük mütevazi mini minik önemsiz sıradan ufacık ufak tefek ufak zayıf
| Smith demirci nalbant |
| Snag budak çıkık uç engel engellemek fırlak diş kırık diş nehir dibine saplı ağaç takılmak takmak tökezlemek
| Society çevre dernek topluluk toplum
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Speaker hopârlör konuşmacı sözcü spiker |
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Spruce çeki düzen vermek ladin temiz şık
| Staff asa baston değnek destek gereç kadro kadrosu olmak kurmay nota çizgisi personel sağlamak personel porte (müz.) uzun sap |
| Standardization ayarlama standardizasyon standartlaştırma tek tip yapma titrasyon (kimya)
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Statute hüküm kanun kural statü tüzük yasa |
| Stock atkı basmakalıp besi bulundurmak damızlık depolamak dipçik et suyu gövde (ağaç vb.) hammadde hayvan mevcudu hisse senedi kızak (gemi) kütük malzeme mevcut nesil payanda repertuardaki sap sermaye soy standart stok yapmak stok stoklamak sürmek (filiz) tahvil şebboy varlık yığmak
| Stone çekirdeğini çıkarmak çekirdek (meyve) çekirdek değerli taş haya taş döşemek taş taşa tutmak taşlamak taştan testis
| Streetcar tramvay |
| Succession ardışık olma birbirini izleme sıra silsile üst üste olma veraset yerine geçme intikal
| Swiss isviçre halkı isviçre isviçreli
| Television televizyon |
| Top alt etmek aşmak baş doruk en yüksek en iyi geçmek kapak kapamak tepe nokta tepe uç üst parça üst üstünü kapamak zirve
| Trade alım satım meslek takas etmek ticaret yapmak ticaret iş yapmak iş zanaat
| Transistor transistor |
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| U soylu
| Underground alt geçit gizli örgüt gizli metro toprak altındaki toprakaltı yeraltı dünyası yeraltı geçidi yeraltı yeraltında |
| Union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak
| United birleşmiş birleşik
| University üniversite |
| Unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı
| Valley çatı oluğu dalgalar arasındaki çukur dere vadi
| Velvet kadife gibi kadife yumuşak |
| Vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| Victor galip kazanan
| Voice akort etmek düşünce dile getirmek fikir ses kalitesi ses tonu ses söylemek söz şarkı sesi ifade etmek ifade |
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma
| Warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer
| While vakit iken zaman |
| Woods orman
| World alem dünya yeryüzü
| X bilinmeyen |
| Young acemi genç küçük yavru
| Yule noel
| abbey manastır |
| abdicate çekilmek el çekmek feragat etmek
| abolish bozmak feshetmek kaldırmak ortadan kaldırmak iptal etmek
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek |
| accuse suçlamak itham etmek
| accused sanık
| across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden |
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| activist eylemci
| activity etkinlik eylem faaliyet iş |
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu
| actress aktris
| actual aktüel asıl fiili gerçek güncel mevcut şimdiki |
| admit almak kabul etmek meydan vermek içeri almak itiraf etmek
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| agency acenta ajans aracılık vasıta
| agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak |
| aid alet aygıt çare destek yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı
| aircraft uçak
| allegation bahane mazeret özür sav iddia ileri sürme |
| allied akraba bağlaşık birlik olan müttefik
| allow ayırmak bırakmak düşünmek göz önüne almak hesaba katmak kabul etmek koyvermek vermek imkân vermek indirim yapmak itiraf etmek izin vermek
| ally birleşmek birleştirmek dost katılmak katmak müttefik |
| american amerikalı amerikan
| anniversary yıldönümü
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek |
| approve beğenmek kabul etmek onaylamak razı olmak uygun bulmak uygun görmek
| arbour ağaç dikme ağaçlandırma çardak kameriye
| architecture mimarlık mimari yapı |
| are ar
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta |
| as gibi kadar olarak
| assassinate öldürmek suikâst düzenlemek
| assault hücum etmek hücum saldırı saldırmak tecâvüz etmek tecâvüz |
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| athlete atlet |
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| australian avustralya avustralyalı
| austrian avusturya avusturyalı |
| author yaratıcı yazar
| automobile araba otomobil
| autonomy otonomi özerklik |
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| aviation havacılık
| b si notası |
| balsa balza ağacı
| barker bağıran kimse çığırtkan
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs |
| baseball beysbol
| basketball basket topu basket basketbol
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak |
| be shut kapanmak
| beat açmak (yol) alt etmek asi atış atmak (kalp) bitkin çalmak (davul) çarpma çırpmak çok yorgun darbe dayak atmak devriye dövmek geçmek pataklamak ritm ritim serseri sürgün avı tempo turşu gibi titreşim üstünlük vurma sesi vurmak vuruş yenmek yuvasından çıkarmak (av)
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak |
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış
| belgian belçika belçikalı |
| believe güvenmek inancı olmak inanmak
| bell böğürmek çan çıngırak dalgıç hücresi korol taç yapraklar zil
| best alt etmek birinci sınıf en çok en iyi şekilde en iyi en geçmek yenmek |
| better daha iyi şekilde daha iyi yapmak daha iyi daha iyisi düzeltmek geçmek geliştirmek iyileştirmek
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında
| billy cop |
| biochemist biyokimyacı
| biologist biyolog
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama |
| blizzard kar fırtınası
| blues bunalım caz hüzün
| bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin |
| border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı
| british britanya ile ilgili |
| broadcast duyurmak ekmek (tohum) radyo veya televizyonla ilgili radyo yayını saçmak yayımlamak yayın (radyo, televizyon) yayın yapmak (radyo, tv) yaymak
| broadcaster yayımcı yayın yapan (radyo, televizyon)
| brother arkadaş birader dost erkek kardeş kardeş |
| buck antilop dolar erkek geyik erkek kızılderili erkeklere özel erkeklerle ilgili karşı gelmek papel pokerde kâğıt dağıtma sırası sıçramak sıçrayan hayvan sıçrayıp binicisini düşürmek sorumluluk itaatsizlik etmek itiraz etmek zenci züppe
| bug böcek can sıkmak delilik dinleme cihazı yerleştirmek gizli mikrofon kızdırmak merak meraklı tahtakurusu tutku tutkun
| build bel bağlamak güvenmek kurmak örmek toplamak toplanmak vücut yapısı yapı yapmak yaradılış inşa etmek inşaatçılık yapmak |
| bury cenazeyi kaldırmak daldırmak defnetmek gömmek gizlemek örtmek saklamak toprağa vermek
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot |
| cabaret gece klübü kabare meyhane müzikli ve danslı şov
| calendar almanak kaydetmek kütük liste sicil takvim yıllık
| camera fotoğraf makinesi gizli hakimin özel odası kamera mahrem |
| canadian kanada ile ilgili kanadalı
| candy bonbon şeker şekerleme
| captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı |
| car araba kabin otomobil vagon
| case çanta ciltlemek dava delil durum dikizlemek görüş gözetlemek hasta hukuksal olay husus kanıt kap kaplamak kasa kılıf kutu kutulamak mahfaza neden olay örtmek sorun tuhaf tip valiz yerine koymak (kasa, kılıf vb.)
| category bölüm grup kategori sınıf zümre |
| cease bitmek bitirmek durdurmak durmak dinmek kesmek kesilmek son vermek sona ermek vazgeçmek
| cede devretmek terketmek teslim etmek vazgeçmek vermek
| celebrate anmak aşai rabbani ayinini yönetmek bayram yapmak göklere çıkarmak kutlamak övmek yönetmek (ayin) |
| cellist viyolonsel çalan müzisyen
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| century asır |
| chancellor bakan başbakan rektör
| chemist eczacı kimyager
| chemistry kimya madde yapısı yapı |
| chief amir ana baş belli başlı en üst rütbeli reis şef
| christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan
| chuck atış atma atmak bırakmak çenesini okşama çenesini okşamak fırlatma fırlatmak gıdaklama gıdaklamak gurklama kavrama savurmak sevimli şey son vermek |
| citation alıntı çağrı celp eserden aktarma takdirnâme (askeri)
| citizenship vatandaşlık yurttaşlık
| city kent şehir halkı şehir |
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| civilian sivil
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek |
| clash anlaşamamak ayrılık bindirmek çarpışma sesi çarpışma çarpışmak çarpmak çatırdamak çatışma çatışmak gümbürdemek gümbürtü gitmemek uymamak uyumsuzluk uyuşmamak uyuşmazlık
| close amansız anlaşmak avlu (okul, kilise) bağlantılı bunaltıcı bitirmek bitişik cimri detaylı geçit göğüs göğüse kavga kapalı kapamak kapatmak kesmek ketum kıt kilitlemek mahrem örtmek saklı sık sıkı fıkı sıkı son vermek son sonsöz sonuç sürgülemek uzlaşmak yakın yakından yaklaşmak yanaşık içli dışlı
| coach antrenman yaptırmak antrenör araba ile gezmek at arabası çalıştırıcı eğitmek ekonomi klas fayton hazırlamak limuzin otobüs özel ders vermek özel hoca posta arabası ucuz tarifeli bölme yetiştirmek yolcu vagonu |
| cold baygın donuk duygusuz kaçınılmaz kesin olarak nezle sakin sıkıcı soğuk soğukkanlı soğukluk üşümüş yapmacık
| columnist köşe yazarı
| comedian komedi yazarı komedyen komik |
| comic gülünç karikatür öykü komedi komedyen komik mizah dergisi
| commercial kârlı mesleki reklâm ticaret yapan ticari
| committee heyet komisyon komite |
| common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan
| communism komünizm
| communist komünist solcu |
| compare benzemek benzetmek karşılaştırılmak karşılaştırmak kıyaslamak
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar
| computer bilgisayar |
| con aleyhte oy aleyhte aleyhteki nokta dolandırmak dubaracı dümen kullanmak dikkatle okumak hilekâr kandırmak karşı tartışma karşı mahkum suçlu incelemek yutturmak
| concern alâka bağlantı endişe endişelendirmek etkilemek karışmak kaygılandırmak kuruluş merak pay tasa şey şirket ilgi ilgilendirmek ilişkisi olmak irtibat iş
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde |
| congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| congressman kongre üyesi milletvekili
| conn dümen kullanmak idare etmek idare |
| constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| contempt aşağılama ayıp hakaret hor görme küçümseme nefret iğrenme yüz karası
| contents içindekiler |
| continuous aralıksız devamlı sürekli zincirleme
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek
| cook aşçı mahvetmek oynama yapmak pişmek pişirmek uydurmak yemek yapmak |
| correspondent eş muhabir uyan yazışan
| council divan kurul meclis yönetim kurulu
| country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke |
| cousin kuzen teyze çocuğu
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun
| crater krater |
| create atamak meydana getirmek neden olmak oluşturmak yapmak yaratmak yetki vermek
| crystal açık berrak billur kesme cam kristal eşya kristal parlak şeffaf
| cyclist bisikletçi |
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| day dönem gün zaman
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş |
| death ecel ölme ölüm yıkım
| december aralık
| defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma |
| degree aşama derece diploma evre karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilb.) lisans rütbe ünvan
| demonstrate göstermek kanıtlamak ispat etmek ispatlamak
| department bakanlık bölge bölüm daire departman şube |
| design amaç dizayn etmek dizayn kastetmek komplo kurmak model modelini çizmek niyet plan planlamak proje stilize etmek tasarı tasarlamak taslak
| designer dalavereci kişi desinatör düzenbaz kişi modacı modelist stilist tasarımcı
| desire arzu etmek arzu arzulamak cinsel istek dilek dilemek rağbet rica etmek şehvet şevk tutku yalvarmak ihtiras imrenmek istek isteme istemek iştah |
| dick adam çük dedektif herif penis
| digital dijital parmağa ait sayısal tuş
| dinosaur dinozor |
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| disorder bozmak düzensizlik düzenini bozmak kargaşa karışıklık karıştırmak keşmekeş patırtı
| do ayağını kaydırmak dalavere dolandırıcılık dolandırmak düzenlemek eğlenceli toplantı etmek hile meydana getirmek neden olmak parti rolünü üstlenmek tamamlamak temizlemek uymak yapmak ilgilenmek |
| doctrine doktrin mezhep öğreti prensip ilke
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun |
| duchess düşes
| duke dük
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| eastern doğu
| economic ekonomik hesaplı iktisadi
| editorial başmakale yazı işleri ile ilgili |
| effect anlam etki etkisi olmak gerçekleştirmek gerçeklik meydana getirmek netice reaksiyon sonuç sonuca vardırmak tesir ulaşmak uygulama verim yürürlük izlenim
| effort başarı çaba çabalama deneme eser gayret girişim uğraşma
| electric elektro elektrik elektrikli heyecan verici |
| empire imparatorluk ile ilgili imparatorluk
| encounter çarpışma çarpışmak dövüşme karşılaşma karşılaşmak rastlama rastlamak rastlantı tesadüf yüzyüze gelmek
| engagement birbirine geçme çarpışma nişan nişanlanma randevu sorumluluk söz sözleşme taahhüt uğraş yükümlülük |
| engineer düzenlemek makine mühendisi makinist mühendis mühendisliğini yapmak tekniker teknisyen yapmak
| english ingiltere ingiliz ingilizce
| entertainer eğlendiren kimse gösterici |
| erupt çıkmak fışkırmak patlak vermek patlamak püskürmek
| establishment birlik kadro kuruluş kurum resmi kilise şirket
| estate arazi aşama durum emlâk malikâne mülk miras sınıf varlık |
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma
| ever asla daima giderek gitgide hep her zaman hiç
| exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa |
| exist bulunmak olmak var olmak yaşamak
| explosion artış ateş alma kudurma parlama patlama infilak
| f başarısız not fa notası |
| face astarlamak bakmak biçim çehre cephe dönmek eda göğüs germek görünüş göze almak hal kadran kaplamak karşı çıkmak karşı karşıya gelmek karşı koymak karşı olmak katlanmak ön yüz ön onur resimli taraf surat sima tavır şekil üst taraf yönelmek itibar yüz ifadesi yüz yüze gelmek yüz yüzey yüzleşmek yüzünü dönmek
| fantasy düş fantezi hayal gücü hayal kurgu kuruntu vehim imgelem
| father allah ata baba babası olmak kurucu papaz peder tanrı üzerine atmak yapmak (çocuk) yaratıcı yaratmak icat etmek yüklemek |
| federal federal
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız
| feminist feminist |
| fight anlaşmazlık çekişme dalaş dövüş dövüşmek karşılaşma kavga etmek kavga mücâdele etmek mücâdele savaş vermek savaş savaşmak savunmak uğraşma uğraşmak
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak |
| finnish fince finlandiya'ya özgü
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce |
| first cousin teyze çocuğu
| fish araştırmak avlamak balığa çıkmak balık bulup çıkarmak denizden çıkarmak tutmak
| flag bandra bayrak çekmek bayrak bayrakla işaret vermek bayraklarla süslemek etiket flama gevşemek güçsüz kalmak monotonlaşmak nefesi kesilmek pörsümek sancak sarkmak süsen zambak |
| flies sinekler
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.)
| fly açıkgöz atılmak atlayarak aşmak ayar dişlisi (saat) dalgalanmak firar etmek havalanmak kaçmak kiralık araba olta sineği pantolonun ön yırtmacı saçılmak savrulmak sinek uçakla gitmek uçma uçmak uçurmak uçuş uçuşmak uyanık üzerinden atlamak |
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek
| following ertesi hayran kitlesi sonra sonraki taraftarlar izleyen
| football futbol topu futbol |
| football player futbolcu
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek |
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| foundation asıl astar esas fondöten korse kurma kuruluş kurum temel tesis vakıf |
| founded kurulmuş
| founder batmak boşa çıkmak çökmek kurucu saplanıp kalmak yıkılmak
| franchise ayrıcalık dokunulmazlık hak muhafiyet satış tekeli hakkı üyelik imtiyaz |
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| friend ahbap arkadaş destek dost tanıdık yardımcı |
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden
| full balıketi bol dolu şey dolu doluluk elinden gelenin en iyisi etine dolgun geniş meşgul öz son tam tok yıkayıp çektirmek
| fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak |
| g bin dolar sol notası
| gain artırmak artma çoğalmak elde etmek kâr etmek kâr kazanç kazanmak ulaşmak yarar ilerleme ilerlemek yükselme yükselmek
| gallery dehliz galeri yapmak galeri kemeraltı lağım tünel üst balkon |
| gang çete ekip grup harekete geçmek sürü takım
| gangster çeteci gangster
| gen bilgi vermek bilgi |
| gene gen
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| general assembly genel kurul parlamento |
| german alman öz
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek |
| go into araştırmak girmek tutulmak varmak incelemek
| gold altın para altın servet
| goose ahmak kaz kafalı kaz parmak atmak |
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici
| grant bağış bağışlamak burs devir feragatname hibe kabul etmek nasip etmek nasip ödenek onaylamak vermek imtiyaz |
| granted imtiyazlı
| great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi
| green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik |
| guitarist gitarist
| hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| hardy arsız atılgan cesur cüretkâr dayanıklı gözüpek güçlü kuvvetli yürekli yüzsüz |
| harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak
| heavy ağır siklet ağır şekilde ağır aşırı baskın başrol oyuncusu (dram) baygın bozuk çok fedai fırtınalı hamile kaba kötü adam rolü önemli sert şiddetle şiddetli üzücü zalim |
| help çare çözüm elinde olmak hizmetçi kurtarmak muavin yararı olmak yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı imdadına yetişmek imdat
| her onun
| highness yücelik yükseklik |
| hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| historian tarihçi
| home aile ocağı bakımevi ev evde yapılan evde evdeki eve ait eve hedef (bomba) hedefe ait hedefe hedeflemek kale sinyâllere göre yönelmek tam yerine ülkesinde vatan vatana ait yurda dönmek (kuş) yurda yurt yuva yuvasına dönmek |
| hooker balıkçı gemisi fahişe kancacı orospu
| host ağırlamak çokluk ev sahibi ev sahipliği yapmak hancı kalabalık konuk eden kimse konuk etmek kutsanmış ekmek
| house barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt |
| hurricane fırtına kasırga
| illustrator çizimleri yapan kimse ressam (kitap vb.) tanımlayıcı
| implement alet araç donanım sağlamak tamamlamak uygulamak yapma yapmak yerine getirme yerine getirmek |
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| independence bağımsızlık hürriyet özgürlük serbestlik istiklâl |
| independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest
| industry çaba endüstri gayret hamaratlık sanayi işletmecilik
| influence etki etkilemek etkili olmak nüfuz söz geçirmek tesir etmek tesir torpil ikna etmek |
| instant acil an anlık çabuk hazırlanan hemen olan ısrar eden lâhza
| into -e haline içeriye içine
| invent atmak bulmak uydurmak icat etmek |
| invented uyduruk
| investigation araştırma gözlem soruşturma teftiş inceleme
| jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek |
| jamboree cümbüş eğlence kutlama izci toplantısı
| jane kadın
| january ocak |
| japanese japon
| jew kazıklamak musevi tefeci yahudi ibrani
| john tuvalet |
| joint batakhane birleşme yeri birleşmiş birleştirmek birleşik birlikte bitiştirmek ek yeri eklem eklemek esrar mafsal müşterek ortak ortaklaşa ot
| journalist gazeteci
| journey gezi mesafe sefer seyahat etmek seyahat seyir yol yolculuk |
| jurist hukukçu
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak
| king dama kral papaz şah |
| kingdom alem krallık kraliyet
| know ayırt etmek başından geçmek bilmek farketmek tanımak tatmak ilişkisi olmak
| known belli bilinen |
| labor alın teriyle yapmak çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi sınıfı işgücü
| lady bayan eş hanımefendi kadın leydi
| lake göl koyu kırmızı boya |
| land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek
| lane dar yol keçi yolu patika rota şerit yol şeridi
| large büyük geniş iri |
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek
| latvian letonya letonya'lı
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası |
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi
| law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| lawyer avukat |
| lead açmak (kartlarını) başı olmak başında olmak etkilemek götürmek kablo kılavuz kurşun kurşundan yapılmış öncülük etmek öncülük önde gitmek önde olma önderlik etmek önderlik örnek rehberlik sürdürmek sürmek ilk oynama hakkı (iskambil) yol göstermek yönetmek yönlendirmek iskandil
| leader baş başmakale lider önayak önder
| leadership liderlik önderlik |
| leading ana başlıca önde olan önemli ileri gelen
| lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| legislative kanun yapan yasama organı yasama yasayan |
| level akılcı aynı seviyede dengelemek dengeli dürüst düz düzeç düzeltmek düzey düzleştirmek düzlük eşitlemek hedef almak hiza makul mantıklı namuslu nişan almak ölçülü seviye seviyeli su terazisi yatay yerle bir etmek yıkmak yöneltmek zemin
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam
| light açık aydınlanmak aydınlatmak aydınlık denk gelmek deniz feneri fingirdek hafif ışık saçmak ışık tutmak ışık ışıltı ışımak kolayca konmak lamba neşelendirmek nur rastlamak tasasız umursamaz yakmak yanmak inmek yumuşak |
| limited ekspres tren kısıtlı kıt sınırlanmış sınırlı
| line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem
| link bağ bağlamak bağlantı kurmak bağlantı birleşmek eklem eklemek halka kol düğmesi ulamak |
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak
| lists parmaklıklar yarışma pisti
| literature edebiyat literatür yazın |
| lives hayatlar ömürler
| lodge arzetmek bildirmek kızılderili çadırı kulübe kiracı olarak kalmak loca misafir etmek misafir olmak oturmak para yatırmak saplamak sunmak vurmak yatıya kalmak
| loss kayıp zarar |
| maiden bâkire bakire el değmemiş genç kız kız yeni ilk
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi
| manager menejer müdür idareci yönetmen yönetici işletmeci |
| manufacturer üretici imalatçı
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz |
| marry evlendirmek evlenmek
| mathematician matematikçi
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak |
| mayor belediye başkanı
| medalist madalya kazanan kimse
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç |
| meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı
| member organ üye uzuv
| memory akıl anı bellek hafıza hatıra |
| meteor göktaşı meteor
| mexican meksika meksikalı
| microwave mikrodalga |
| midnight gece yarısı
| mike mikrofon
| mile mil |
| military askeri
| mine kazıp çıkarmak kazmak lağım maden ocağı maden mayın döşemek mayın memba sinsice bozmak torpil tünel kazmak
| minister bakan papaz vaiz vekil |
| minute an ayrıntılı dakik dakika minik önemsiz tutanak tutmak ufacık zabıt tutmak
| minutes tutanak
| modern bugünkü çağcıl çağdaş modern kimse modern |
| monarchist monarşi yanlısı
| monetary para ile ilgili para parasal
| money mangır nakit para |
| morning başlangıç sabah
| most en çok en fazla miktar en fazla en fazlası en
| moth pervane |
| motor araba hareket ettirici makina motor otomobille gitmek
| movie film
| murder adam öldürme bozmak cinayet işlemek cinayet kasten öldürmek öldürme öldürmek |
| murderer cani katil
| music müzik
| musician müzisyen |
| muslim müslüman
| name ad koymak ad adını koymak nam söylemek tayin etmek ün ünlü kimse ismiyle çağırmak isim koymak isim vermek isim
| named adlı |
| nation millet ulus
| national ulusal vatandaş yurttaş
| nationalist milliyetçi |
| nationalize devletleştirmek kamulaştırmak millileştirmek
| naval deniz harp deniz savaş gemisi
| near bitişik cimri eli sıkı samimi yakın yakında yaklaşık olarak yaklaşmak |
| new acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| newly yeni olarak yeni
| news haber |
| newspaper gazete
| next bir dahaki bir sonra bir sonraki bitişik daha sonra en yakın ertesi neredeyse sonraki yanına yanında yanısıra
| nonviolent pasif sessiz |
| norway norveç
| norwegian norveç norveçli
| novelist romancı yazar |
| o sıfır
| occupy almak (zaman) oturmak tutmak işgal etmek
| ocean derya okyanus |
| of -den -ın -li -nin
| off baş başlangıç bozuk çıkarılmış çıkmış -dan -den devre dışı dışında geçersiz haricinde kapalı kesik kopuk kötü olası öldürmek öteki sağdaki sapa tamamen ters uzağa uzak uzakta yorgun izinli
| office ambar bakanlık büro devlet dairesi dini tören görev kiler ofis sorumluluk ima |
| officer komuta etmek memur polis memuru subay subayları atamak (gemi) idare etmek
| officially resmen resmi olarak
| on beri çakırkeyif çalışmakta civarında -de devam etmekte olan devrede durmadan -e doğru giymiş olarak hazır olmakta olan sahnede sürekli olarak üstünde (giysi) üstünde üzerinde yanık ile yönünde |
| only ağırbaşlı ancak bir tek biricik sade sadece sırf tek yalnız
| open açık açılmak açmak açtırmak başlamak başlatmak dürüst ferah geniş karara bağlanmamış serbest içten
| operate ameliyat etmek borsada işlem yapmak çalışmak çalıştırmak etki etmek etkilemek kullanmak spekülasyon yapmak işlemek işletmek |
| operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük
| optical görüş göz optik
| or altın sarısı |
| orchestra orkestra yeri orkestra
| order asayiş basamak buyruk buyurmak çalışır durum düzen düzenlemek dizi emretmek emir vermek emir hane ısmarlamak mezhep nişan ödeme emri rütbe sınıf sıra sıraya koymak söylemek sipariş vermek sipariş tabaka tarikat tavsiye etmek (doktor) tertip usul yöntem
| organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme |
| other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| outline ana hat ana hatlarıyla belirtmek dış çizgi kontur özet özetlemek taslağını çizmek taslak iskelet
| oven fırın ocak |
| over adamakıllı altını üstüne aracılığı ile aşırı aşkın başkasına baştan sona boyunca bitmiş çok fazla çok daha fazla gereğinden fazla her yerinden her yerine kalan karşıya öbür tarafa öte ötede öteye tekrar tepesinde tersine üstün üstünde üstüne üzerinde üzerinden üzerine yüksek yine iyice
| override ağır basmak at ile üzerinden geçmek atı yormak çiğnemek hakkını çiğnemek hükümsüz kılmak üst üste binmek (kırık kemik)
| overriding ağır basan |
| pacific barışçı barışsever sakin
| painter boyacı pruva halatı ressam
| pakistan pakistan |
| parade alay defile geçit töreni yapmak geçit töreni geçit gösteri gösteriş yapmak gösteriş teftiş için toplanmak
| partition ayırma ayırmak bölme bölmek parçalara ayırmak
| peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh |
| pediatrician çocuk doktoru
| people aile fertleri eller halk herkes millet ulus insan yerleştirmek insanlar
| perform canlandırmak konser vermek numara yapmak oynamak (rol) oynamak uygulamak yapmak yerine getirmek işlemek |
| periodic belli bir devre ait devresel devirli düzenli yayınlanan periyodik tam cümle ile ifade edilen
| peter çük kasa para kasası penis peter
| philosopher düşünür felsefeci filozof kalender kimse |
| photographer fotoğrafçı
| physical bedensel fiziksel fiziki maddesel maddi mevcut muayene somut
| physicist fizikçi |
| physics fizik
| physiologist fizyolog
| physiology fizyoloji |
| pianist piyanist
| piazza meydan üstü kapalı balkon
| pilot deneme deney kılavuz kontrol kullanmak öncü pilot pilotluk yapmak rehber uçak kullanmak yedek yol göstermek |
| pioneer çığır açan çığır açmak kılavuz önayak olan kimse önayak olmak öncü olmak öncü öncülük etmek önder
| place basamak ev görevlendirmek hane ısmarlamak koymak mahal mekân mevki oturtmak sıra sorumluluk statü vermek (sipariş) yatırım yapmak yatırmak (para) yazdırmak (tel.) yer yerleştirmek yerleşim yeri yerini belirlemek iş
| plan niyet plan yapmak plan planlamak proje tasarı tasarlamak taslak |
| plane çınar dümdüz düz düzeltmek düzey düzlem düzlemek kanat (uçak) planya rende ile düzeltmek rende rendelemek seviye süzülmek uçak uçmak (motorsuz) yassı yüzey
| play bahis yapmak çalmak (müz.) canlandırmak (tiy.) eğlence gösteri hareket etmek kımıldamak kumar numarası yapmak oynama oynamak oynaşmak oyun piyes rol almak turneye çıkmak tutmak tiyatro
| player çalan kimse çalar oyuncu |
| poet ozan romantik şair
| poland polonya
| police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta |
| politician devlet adamı politikacı
| pop ansızın ateş etme ateş etmek ateşlemek baba babalık birden çabucak giymek çıtçıtlamak pat diye sormak pat diye patlama sesi patlamak patlatma patlatmak pop müziğe ait pop popüler rehin rehine koymak (brit.) sokuvermek tabanca (amer.) içecek (alkolsüz)
| president başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| presidential başkanlığa ait başkanlık
| press acele basın baskı yapmak baskı basmak cendere kalabalık matbaa makinesi mengene pres ütü pres preslemek sıkacak sıkışıklık sıkıştırmak sıkmak (limon vb.) sıkmak topluca ilerlemek ütülemek izdiham zorlamak
| prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk |
| prime minister başbakan
| princess prenses
| prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye |
| pro fahişe lehte lehinde orospu profesyonel kimse profesyonel taraftar için
| pro tempore geçici olarak
| proclaim beyan etmek bildirmek duyurmak ilan etmek |
| produce göstermek mahsul neden olmak ortaya koymak sahnelemek sonuç üretmek ürün vermek (meyve) yapmak yayınlamak yetiştirmek
| producer prodüktör üretici yapımcı yetiştirici
| professor profesör |
| propaganda propaganda
| prove çıkmak denemek göstermek kanıtlamak ortaya koymak sağlamasını yapmak sınamak tecrübe etmek ispat etmek ispatlamak
| proving deneme |
| prudence akıl öngörü sağduyu sağgörü ihtiyat
| put atış atmak bırakmak çevirisini yapmak denemek fırlatma hareketsiz koymak kurmak para koyma para koymak sabit sınamak sokmak tercüme etmek tıkmak yatırım yapmak yatırma yerleştirmek yüklemek
| put down azaltmak bastırmak değer biçmek düşürmek eleştirmek kısmak koymak sanmak tahmin etmek ucuzlatmak yazmak indirmek yüklemek |
| quaker bubi tuzağı
| queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| r r harfi |
| racer koşucu yarış arabası yarış atı yarış bisikleti yarış motoru yarışçı
| radio radyo yayını radyo istasyonu radyo radyodan yayınlamak radyografi yapmak radyoterapi uygulamak röntgen çekmek telgraf (telsiz) telsiz telsizden yayınlamak
| raft sal ile taşımak sal sala binmek yığın |
| rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak
| ratify onaylamak tasdik etmek
| real asıl cidden etkin gerçek gerçekten hakiki reel sabit saf sahici sahiden taşınmaz |
| rebellion ayaklanma başkaldırma isyan
| recipient alan alıcı duyarlı hassas
| red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu |
| reef altınlı maden damarı camadan vurmak resif sığ kayalık ihtiyatlı hareket etmek
| refuse artık atık ayak diremek çöp döküntü direnmek geri çevirmek kabul etmemek kaçınmak karşı koymak kırpıntı reddetmek süprüntü istenmeyen işe yaramaz izin vermemek
| relay bayrak yarışı el değiştirmek kontervizör naklen yayın nöbetleşe çalışan şey röle vardiya yayın yapmak yedek at yerine koymak yerini alan kimse yerini almak yorulanın yerini alan grup |
| religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı
| remain artmak aynen kalmak durmak geriye kalmak kalmak sürdürmek
| report anlatmak bildirmek bildiri bilgi dedikodu görünmek haber hazır bulunmak karne patlama sesi rapor etmek rapor söylemek söylenti sunmak (yasa vb.) şöhret tutanak ün ihbar etmek |
| representative acenta kişileştiren mümessil milletvekili örnek sembolik temsil eden temsilci temsilen tipik vekil
| resign bırakmak çekilmek emanet etmek teslim etmek teslim olmak vazgeçmek istifa etmek istifasını vermek
| resistance dayanıklılık dayanma gücü dayanma direnç direnme karşı çıkma karşı gelme karşı koyma metanet mukavemet rezistans tahammül |
| result akıbet netice semere son sonuç sonucu olmak ürün
| retire ayrılmak (iş) çekilmek emekli etmek emekli olmak emekliye ayırmak geri çekmek geri çekilmek ödemek (senet) tedavülden kaldırmak uyumaya gitmek uzaklaşmak yatmaya gitmek inzivaya çekilmek
| retired emekli gözden uzak ıssız kuytu inzivaya çekilmiş |
| revolutionary devrim devrimci
| rifle soymak soyup soğana çevirmek tüfek yağma etmek yiv açmak
| road cadde demirleme yeri demiryolu (amer.) karayolu maden geçidi yol |
| rob çalmak hırsızlık yapmak soygun yapmak soymak soyup soğana çevirmek yoksun bırakmak zorla almak
| rock belâ değerli taş dert dolar elmas kaya parçası kaya lolipop para rock yapmak (dans) sallamak sallanmak sallayarak uyutmak sarsılmak sarsmak sıkıntı taş şok etmek şok olmak zorlaştırmak
| rod asa baston çubuk çük dayak değnek filiz güç kol penis sırık sopa tabanca (amer.) ince dal |
| roe balık yumurtası dişi karaca karaca
| roger roger
| royal asil büyük tabaka kâğıt krala ait krallara lâyık kraliyet ailesinden kimse kraliyet muhteşem prens gibi royal |
| rule cetvel cetvelle çizmek çizgi çekmek çizmek düzeyinde olmak egemenlik emretmek geçerli olmak gönye hükmetmek hüküm vermek hüküm kanun karara varmak kural mahkeme kararı metre norm prensip saltanat sürmek sözü geçmek standart talimat tüzük idare etmek idare yönetmek yönetmelik
| sail denize açılma denize açılmak gemi ile yol almak gemi ile yolculuk gururla hareket etmek havada süzülmek uçmak yeldeğirmeni kanadı yelken yelkenler yelkenli gemi yelkenli ile gitmek yüzdürmek
| salt biriktirmek espri lezzet nükte salamura yapmak tad tuz tuzlamak tuzlayarak saklamak tuzlu tuzluk |
| sandy kum gibi kum rengi kumlu kumluk iskoçyalı
| satirist hicivci
| scare ani korku korkmak korku korkutmak ödü patlama ödünü koparmak ürkme ürkmek ürkütmek |
| science beceri bilim fen teknik ilim
| scientist bilgin bilim adamı
| scout hademe (üniv.) keşfe çıkmak keşfetmek keşif eri keşif gemisi keşif yapmak öncü birlik reddetmek tepmek yetenek avcısı izci |
| seaman denizci er denizci gemici
| secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman
| secretary of state bakan |
| security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek
| see anlamak bakmak farketmek görmek görüp geçirmek görüşmek göz önüne almak papalık seyretmek sezmek uğurlamak yolcu etmek
| senate senato |
| senator senatör
| sentence ceza vermek cümle hüküm giydirmek hüküm vermek hüküm karar mahkeme kararı mahkum etmek özdeyiş söz tümce vecize yargı
| service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme |
| ship gemi ile yollamak gemi gemiye bindirmek gemiye binmek göndermek kürekleri içeri almak nakletmek tayfa olarak almak tayfa olmak tekne yerine takmak
| shoot ateş etme ateş etmek aşı yapmak atış yapmak atış atma atmak av avlak avlamak avlanmak budak çekmek (fot.) çekmek çekim yapmak çekim fırlamak fırlatmak fışkın fotoğraf çekme füze fırlatma filiz filizlenmek hızla geçmek mesafe öldürmek perdahlamak (kereste) sancımak sürgün vermek sürgün şut çekmek şiddetli akıntı vurma vurmak vuruş iğne yapmak yuvarlanmak (varil vb.) zonklamak
| short alçak aniden az bodur bücür birden çıtır çıtır dışında eksik gevrek hariç haricinde kasa açığı kestirme kısa boylu kısa devre yaptırmak kısa devre kısa hece kısa kesilmiş kısa metrajlı film kısa vadeli kısa kıt kontak özet sert (içki) tam olmayan yetersiz iyi pişmiş |
| shot aşı atış boşalma bir fırt içki çakırkeyif çekim cinsel ilişki deneme destek dolu erim fotoğraf film çekme gülle girişim kafası dumanlı lağım menzil saçma tahmin tahrip maddesi tek içki şans şut top mermisi vuruş yanardöner yardım iğne
| show açıklamak başarı belli etmek belli olmak belirtmek delâlet etmek dışa vurmak fırsat görünmek göstermek gösteri gösterimde olmak gösteriş girişim kanıtlamak kendini göstermek meydana çıkarmak öğretmek renk vermek revü sahnelemek sergi sergilemek sonuç sükse teşhir şans şov ibraz etmek iş
| shut kapalı kapamak kapanmak kapanmış kapatılmış kapatmak kapmak katlamak kıstırmak örtmek örtülü sokmamak içeri almamak yummak |
| shut off ayırmak durdurmak kapatmak kesmek tecrit etmek
| sicily sicilya
| sign alâmet belirtmek belirti burç sembolü burç gösterge jest mucize işareti nişan sembol semptom simge tabela ifade etmek ima etmek imza atmak imza etmek imzalamak ismini yazmak istavroz isim levhası işaret etmek işaret işaretlemek iz |
| singer aşık ötücü kuş şarkıcı
| sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| small arka az basit fakir hafif küçücük küçük mütevazi mini minik önemsiz sıradan ufacık ufak tefek ufak zayıf |
| smash başarı çakılmak çarpışma çarpmak çatırtı ezmek gürültüyle kaza kırılma mahvetmek mahvolmak paramparça olmak parçalamak parçalanma parçalanmak sert vurmak şangır şungur şangırtı vurmak yenmek iflas etmek iflas
| smith demirci nalbant
| snag budak çıkık uç engel engellemek fırlak diş kırık diş nehir dibine saplı ağaç takılmak takmak tökezlemek |
| so aynen böyle böylece çok da de demek kadar o kadar öyle öyleki pek sol notası şöyle
| so-called sözde sözümona
| society çevre dernek topluluk toplum |
| solo solo tek başına tek kişilik oyun tek kişilik tek kişinin yaptığı yalnız yalnızca
| sound anlam araştırmak belli etmek boğaz bozulmamış çalınmak çalmak deliksiz (uyku) derıne dalmak (balina) derin (uyku) emin etki bırakmak etki geçerli gürültü güvenilir haliç koy kuvvetli melodi mışıl mışıl muayene etmek oturaklı sağlam sağlıklı sapasağlam sert ses çıkarmak ses vermek ses solungaç sonda ile muayene sonda ile yoklamak sondayla bakmak söylemek yasal yerinde iskandil etmek iyi
| source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| south güney güneyden esen güneye lodos
| southeast güneydoğu
| soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet |
| speaker hopârlör konuşmacı sözcü spiker
| speed amfitamin başarı başarılı olmak çabukluk devir sayısı hız yapmak hız hızlandırmak hızlı olma hızlı hızlılık ışığa duyarlık sürat süratli gitmek uğurlamak uyarıcı vites yolcu etmek yolunu açık etmek
| sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse |
| sports spor
| spread açık açıklık açılmak açmak ara ayırmak aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete) bulaşma bulaştırmak dağılma dağılmak dağılmış döşemek ekmeğe sürülen şey genişleme genişlemiş genişlik gergin göz alabildiğine uzanmak kâr oranı örtü sermek sürmek sürülen sürülmek şölen şişmanlık uzanmak uzatma uzatmak yayılım yayılma yayılmak yayılmış yaymak iki yana açmak iyice açılmış ziyafet
| spruce çeki düzen vermek ladin temiz şık |
| staff asa baston değnek destek gereç kadro kadrosu olmak kurmay nota çizgisi personel sağlamak personel porte (müz.) uzun sap
| standardization ayarlama standardizasyon standartlaştırma tek tip yapma titrasyon (kimya)
| star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek |
| start avantaj başlama başlamak başlangıç başlatmak çalışmak (motor) çalıştırmak çıkarmak çıkış desteklemek fırlama fırlamak gevşetmek hareket etmek harekete geçme kalkmak kaynaklanmak korkutup kaçırmak koyulmak kurmak sıçrama start tartışmaya açmak ürkme ürkmek ürkütmek yola çıkma yola çıkmak yöneltmek irkilmek
| starting başlama başlangıç çıkış
| state açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek |
| statute hüküm kanun kural statü tüzük yasa
| stem çıkmak durdurmak engellemek gelmek gövde kadeh sapı kelimenin kökü kesmek kök (dilb.) kol saati kurma düğmesi pruva pipo sapı sap sapını koparmak set çekmek
| stock atkı basmakalıp besi bulundurmak damızlık depolamak dipçik et suyu gövde (ağaç vb.) hammadde hayvan mevcudu hisse senedi kızak (gemi) kütük malzeme mevcut nesil payanda repertuardaki sap sermaye soy standart stok yapmak stok stoklamak sürmek (filiz) tahvil şebboy varlık yığmak |
| stock exchange borsa
| stone çekirdeğini çıkarmak çekirdek (meyve) çekirdek değerli taş haya taş döşemek taş taşa tutmak taşlamak taştan testis
| store akılda tutmak ambar bellek bolluk depo depolamak doldurmak dükkân hafıza hafızaya almak mağaza mevcut stok içermek yüklemek |
| streetcar tramvay
| structural yapı yapısal
| student araştırıcı öğrenci stajyer |
| studio atölye set stüdyo
| succession ardışık olma birbirini izleme sıra silsile üst üste olma veraset yerine geçme intikal
| suffrage oy hakkı oy |
| suggest akla getirmek aşılamak fikir vermek öne sürmek önermek sezdirmek tavsiye etmek teklif etmek telkin etmek ima etmek izlenimini uyandırmak
| suspect güvenmemek hakkında kötü düşünmek kuşkulanmak kuşkulu sanık şüphe etmek şüphelenmek şüpheli zanlı
| swimming dönen (baş) yüzme yüzmeye yarayan yüzücülük |
| swiss isviçre halkı isviçre isviçreli
| take alıntı almak atlatmak avalanan hayvan miktarı çekmek (foto) çıkarmak dayanmak elde etmek ele geçirmek etkili olmak etmek gerektirmek götürmek hasat hissetmek kabul edilmek kabul etme (vücut) kabul etmek kaplamak karşılamak katlanmak kazanmak ölçmek oltaya vurmak pay reaksiyon sanmak tahammül etmek tedavi etmek tepki tutma tutmak tutulan balık miktarı tutuş tutuşmak yakalamak yanmak yapmak icap etmek
| take over üstlenmek |
| talk dedikodu görüşme görüşmek hoşbeş konuşma konuşmak laf sohbet söylenti söz
| tariff fiyat listesi tarife vergilendirmek
| technology teknoloji |
| televise televizyonda göstermek yayınlamak
| television televizyon
| test analizini yapmak deneme denemek denetim deney kontrol etmek kriter maden eritme potası miyar ölçü sınamak sınav tahlil test yapmak test |
| that bu kadar o kadar öteki şu
| this bu kadar bu
| thus böyle böylece bu nedenle bunun için nitekim |
| time aralık ayarlamak çağ doğum zamanı kurmak saat tutmak süre tutmak süre tempo temposunu belirlemek uygun zaman vade vakit zaman zamanlama yapmak zamanlamak
| to -e doğru -e göre -ya -ye
| top alt etmek aşmak baş doruk en yüksek en iyi geçmek kapak kapamak tepe nokta tepe uç üst parça üst üstünü kapamak zirve |
| topic konu mesele mevzu söz konusu tema
| town kasaba kent şehir merkezi şehir ilçe
| trade alım satım meslek takas etmek ticaret yapmak ticaret iş yapmak iş zanaat |
| transfer aktarma yapmak aktarma aktarmak basmak (kopya) devretme devretmek devir geçirmek havale etmek havale nakletmek nakil taşıma transfer etmek transfer ihale etmek iletmek
| transistor transistor
| transition değişme geçiş intikal |
| transmit bulaştırmak geçirmek yayınlamak yaymak iletmek
| transport coşma coşturmak heyecanlandırmak kendinden geçme nakletmek nakliye nakil sürgün sürmek taşıma taşımak taşıt
| travel dolaşmak gezmek gezi kaçmak seyahat etmek seyahat yol almak yolculuk etmek yolculuk işleme işlemek |
| treaty antlaşma
| troops asker birlikler
| turkey başarısız film hindi türk türkiye |
| turn amaç atlatmak bozulmak bulandırmak burkmak çark etmek çevirmek davranış değişme değişim döndürmek dönme dönmek dönüm dönüş dönüşmek dönüştürmek düşünce tarzı eğilim ekşimek etkilemek fırsat geçmek muamele nöbet olmak perende atmak sapma sapmak sarım sıra ters dönmek şekil vaz geçirmek yöneltmek
| turn on açmak bağlı olmak çevirmek heyecanlandırmak saldırmak tahrik etmek yakmak
| turned katlanmış kıvrık |
| u soylu
| under alt altı altına altında altından altta aşağıda aşağısına az bağlı döneminde dibe emrinde etkisi altında
| underground alt geçit gizli örgüt gizli metro toprak altındaki toprakaltı yeraltı dünyası yeraltı geçidi yeraltı yeraltında |
| union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak
| united birleşmiş birleşik
| university üniversite |
| unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı
| unrest huzursuzluk rahatsızlık
| until değin kadar |
| upgrade artırmak terfi ettirmek yokuş yukarı yokuş yükselen yükseltmek iyileştirmek
| valley çatı oluğu dalgalar arasındaki çukur dere vadi
| velvet kadife gibi kadife yumuşak |
| veto red reddetmek ret veto etmek veto hakkı veto
| vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| vice president başkan yardımcısı |
| victor galip kazanan
| violinist kemancı
| vocalist şarkıcı voklalist |
| voice akort etmek düşünce dile getirmek fikir ses kalitesi ses tonu ses söylemek söz şarkı sesi ifade etmek ifade
| vote karar önermek oy kullanmak oy vermek oy oylama oylamak oylanan şey oylayarak kararlaştırmak seçim sonucu
| war harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer
| which hangi hangisi
| while vakit iken zaman |
| will amaç amaçlamak arzu arzulamak azmetmek azim buyurmak dilek dilemek emretmek niyet etmek niyet vasiyet vasiyetname irade istek istekte bulunmak istemek
| with beraber birlikte ile
| withdraw almak ayrılmak çekmek çekilmek geri almak geri çekmek geri çekilmek para çekmek |
| woman bayan kadın
| wood ağaçlık ahşap kereste koru odun tahta
| world alem dünya yeryüzü |
| worth bedel değer değmek layık
| wound bere kâlbini kırmak yara yaralamak incitmek
| writer yazar |
| x bilinmeyen
| year sene yıl
| young acemi genç küçük yavru |
| yule noel
|