| Act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| Agency acenta ajans aracılık vasıta
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| All alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm |
| All-purpose çok amaçlı çok yönlü kullanışlı
| Ally birleşmek birleştirmek dost katılmak katmak müttefik
| Ambassador büyükelçi elçi temsilci |
| Amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme
| American amerikalı amerikan
| Anchorage dayanak demirleme yeri demirleme destek |
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Armed ateşli silâhlı zırhlı
| Army kalabalık ordu topluluk |
| Arrow ok
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| Artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta |
| Arts şeytanlık
| At asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| Atlas atlas başlıca dayanak büyük boy resim kâğıdı birinci omur direk harita kitabı heykel direk insan şeklinde sütun |
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| Australian avustralya avustralyalı
| Austrian avusturya avusturyalı |
| Aviation havacılık
| B si notası
| BASIC ana basit bazal esas temel |
| Bad berbat bozuk çürük fena kem kokmuş kokuşmuş kötü küfürlü perişanlık rahatsız sahte sert terbiyesiz şanssızlık yıkım zarar
| Baseball beysbol
| Basketball basket topu basket basketbol |
| Bay bölme defne doru dikme (yapı) havlamak körfez koy peron revir (gemi) uluma
| Be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| Bearded püsküllü sakallı |
| Belgian belçika belçikalı
| Bell böğürmek çan çıngırak dalgıç hücresi korol taç yapraklar zil
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| Bobby aynasız polis
| Bolivian bolivya bolivyalı
| Bonds tahviller |
| Brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı
| Bridge köprü kurmak köprü
| Brig askeri hapishane brik iki direkli gemi |
| British britanya ile ilgili
| Brown kahverengi karamak kızarmak
| Burke bastırmak boğmak örtbas etmek susturmak |
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| Cabinet bakanlar kurulu dolap kabine televizyon veya teyp bölmesi vitrinli dolap
| Cage asansör kabini basket çelik bina iskeleti esir kampı hapsetmek hapishane kafes kafese koymak kafeslemek kodes kuş kafesi sayı |
| Canal kanal suyolu
| Cape burun kap pelerin
| Catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın |
| Center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| Chapman seyyar satıcı |
| Chase av avlanma bölgesi dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve hakketmek hızla geçip gitmek kabartma işlemek kovalama kovalamak oluk oymak peşinde olmak peşine düşmek takip etmek takip yiv iz sürme izlemek
| Chemistry kimya madde yapısı yapı
| China çini porselen kap porselen |
| City kent şehir halkı şehir
| Civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| Co birlikte |
| Code kanun kılavuz kod kodlamak kural numaralamak prensipler şifre şifrelemek tüzük yasa kitabı yasa yönetmelik
| Commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| Committee heyet komisyon komite |
| Commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler
| Communist komünist solcu
| Company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk |
| Confrontation yüzleşme yüzleştirme
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| Conservative eski kafalı gösterişsiz göze çarpmayan muhafazakâr partili muhafazakâr ölçülü sağcı tutucu |
| Constellation burç takımyıldız
| Constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| Contents içindekiler |
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu
| Court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| Cox dümen kullanmak dümenci |
| Cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak
| Cuban küba purosu küba ile ilgili kübalı puro
| Daily gündelik günden güne günlük gazete günlük her gün |
| Danish danimarkalı
| Date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| Dean başkan dekan en kıdemli üye |
| December aralık
| Defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma
| Democratic demokratik partiye ait demokratik |
| Department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| Desperate aşırı azgın çaresiz korkunç vahim
| Die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar |
| Dolly bebek gibi cicili bicili kız kamera taşıyıcı kukla oyuncak bebek iki tekerlekli çekici
| Don bey don giydirmek giymek uzman ispanyol efendisi
| Duchess düşes |
| Duff beceriksiz sahte
| Dutch alman eş
| E zayıf not |
| Earl kont
| Earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| Earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| East doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru
| Embassy elçilik sefaret
| English ingiltere ingiliz ingilizce |
| Entertainer eğlendiren kimse gösterici
| European avrupalı avrupa'ya özgü
| F başarısız not fa notası |
| Fall çağlayan çöküş dağılmak devrilmek dökülme dökülmek döküm düşme düşmek düşüş eğim eğimli olmak fırfır gece çökmek hastalanmak karanlık bastırmak kat oturmak (lâf) sonbahar tam yerine denk gelmek şelâle tuş ucuzlama ucuzlamak yağış yağmak yamaç yaprak dökümü yatağa düşmek yavrulama yıkılma yıkılmak inme inmek
| Federal federal
| Federation federasyon federe devlet ittifak |
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| First baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| Firth haliç |
| Flag bandra bayrak çekmek bayrak bayrakla işaret vermek bayraklarla süslemek etiket flama gevşemek güçsüz kalmak monotonlaşmak nefesi kesilmek pörsümek sancak sarkmak süsen zambak
| For amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| Force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak |
| Ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| Fort kale
| Forth başka dışarı diğer ileri |
| Founder batmak boşa çıkmak çökmek kurucu saplanıp kalmak yıkılmak
| Fox aldatmak kurnaz kurnazlık etmek sararmak (kitap) tilki
| Free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf |
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| Garden bahçe ile ilgili bahçe işiyle uğraşmak bahçe park
| Gay canlı eşcinsel homoseksüel hoppa hovarda keyifli neşeli nonoş pasaklı şen utanmaz yüzsüz |
| Gen bilgi vermek bilgi
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| German alman öz |
| Good çok dolu dolu emin güzel hayır hayırlı iyi oldukça sağlam sağlığa yararlı uslu yararlı
| Goodman aile reisi baba koca
| Governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| Grace erdem görgü heves kanuni süre lütfetmek lütuf merhamet nezaket onur vermek saygınlık süslemek teşrif etmek şereflendirmek incelik istek zarafet
| Great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi
| Guild birlik dernek lonca |
| Gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum
| Hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| Hand akrep alkış demet el hevenk kurt parmak parti pay salkım taraf usta ustalık uzatmak vermek yardım etmek yardım ibre yelkovan yetenek |
| Hank bukle çile kangal
| Hard ağır aşırı çetin dayanıklı ekşi ekşimiş güç katı nasırlı sağlam sert penis sert sıkı şiddetli yakın zor zorla
| Hatcher düzenleme tasarlama |
| Head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve
| Heart can cesaret göbek gönül kâlp orta kısım vicdan yürek
| Herald bildirmek elçi haber vermek haberci müjdeci müjdelemek selamlamak takdim etmek yayınlamak |
| Hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| Hindu hindu
| History geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih |
| Hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma
| Hoover elektrik süpürgesi ile temizlemek
| Hopper besleme hunisi dansçı hoplayıp zıplayan kimse sıçrayan kimse sıçrayan şey |
| House barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| However her halükârda her nasılsa nasıl olursa olsun
| Hunt aramak av bölgesi av avlamak avlanmak kovalamak |
| I bir (romen)
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| Incumbent düşen görevli memur üzerine düşen yükümlü zorunlu |
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| Indonesian endonezyalı endonezya'ya ait
| Instruction açıklama eğretim eğitim öğrenim talimat yönerge |
| Irish irlanda dilinde irlandalı
| Island ada
| It cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki |
| Jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek
| Jam basmak basit şey çocuk oyuncağı durdurmak kıstırmak kolay şey parazit yapmak reçel sıkışıklık sıkışmak sıkıştırmak sıkmak takılmak tıkamak tıkanıklık tutukluk yapmak yayını bozmak izdiham
| January ocak |
| Japan vernik verniklemek
| Japanese japon
| Jay alakarga kestane kargası önüne bakmayan kimse |
| Jimmy levye ile açmak levye
| John tuvalet
| Joy başarı çok sevinme haz keyif mutluluk kaynağı neşe kaynağı neşe sevinç sonuç |
| King dama kral papaz şah
| Kingdom alem krallık kraliyet
| Kitty kedicik ortaya konan para pot pisi |
| Korean kore'li
| Labour çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi partisi (ing.) işçi sınıfı işgücü
| Landscape bahçe düzenlemek manzara |
| Law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| Leaning eğik eğilim meyil meyilli yatık |
| Lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın |
| Lithuanian litvanya litvanya'lı
| Little adi az miktar az azıcık bayağı dar görüşlü küçük ufak şey ufak
| Lodge arzetmek bildirmek kızılderili çadırı kulübe kiracı olarak kalmak loca misafir etmek misafir olmak oturmak para yatırmak saplamak sunmak vurmak yatıya kalmak |
| Lower alçaltmak alt aşağı aşağıdaki daha aşağı düşürmek karartmak küçük düşürmek küçültmek somurtma somurtmak surat asma surat asmak indirmek
| Major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| Man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi |
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Mariner denizci gemici
| Mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz |
| Martin kırlangıç
| Matt donuk mat
| Maxim özdeyiş özlü söz vecize |
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Mayor belediye başkanı
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç |
| Meet başına gelmek bulmak buluşmak görüşme yapmak görüşmek karşılamak karşılaşma karşılaşmak kavuşmak münasip rastlamak tanışmak toplanmak uğramak uygun yarışma yerine getirmek
| Melissa melisa
| Mermaid deniz kızı denizkızı |
| Miller değirmen makinası değirmenci
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Mock alay etmek alay konusu alay kalp maskaralık sahte taklit etmek taklit |
| Morning başlangıç sabah
| Mortar harç ile sıvamak havan
| Motel motel |
| Motor araba hareket ettirici makina motor otomobille gitmek
| Movement akım hareket manevra işleme
| Museum müze |
| Music müzik
| Mustang yabani at
| Nation millet ulus |
| National ulusal vatandaş yurttaş
| Natural doğal natürel tabii
| Navy donanma |
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| Northern kuzey |
| O sıfır
| Offspring çoluk çocuk döl ürün
| Opening açık alan açık yer açılış açılma açış açma ağız başlangıç delik eleman açığı fırsat kadro açığı ilk |
| Operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük
| Order asayiş basamak buyruk buyurmak çalışır durum düzen düzenlemek dizi emretmek emir vermek emir hane ısmarlamak mezhep nişan ödeme emri rütbe sınıf sıra sıraya koymak söylemek sipariş vermek sipariş tabaka tarikat tavsiye etmek (doktor) tertip usul yöntem
| Organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme |
| Orthodox akılcı ortodoks
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| Pacific barışçı barışsever sakin |
| Panama panama
| Panamanian panama panamalı
| Park koruma altına alınmış arazi koymak otopark park parketmek |
| Parliamentary kibar meclis nazik parlamentoya ait
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk
| Patriarch aile reisi patrik pir resul yaşlı ve saygın kimse |
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Pearl sedef inci avlamak inci gibi top top olmak (ter, su) inci
| Peru peru |
| Peter çük kasa para kasası penis peter
| Photoplay filme alınan oyun
| Physics fizik |
| Pierce delmek delik açmak delip geçmek içinden geçmek işlemek
| Place basamak ev görevlendirmek hane ısmarlamak koymak mahal mekân mevki oturtmak sıra sorumluluk statü vermek (sipariş) yatırım yapmak yatırmak (para) yazdırmak (tel.) yer yerleştirmek yerleşim yeri yerini belirlemek iş
| Police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta |
| Pope papa
| Porter hamal kapıcı
| Poverty düşkünlük eksiklik fakirlik parasızlık sefalet yetersizlik yokluk yoksulluk |
| Practice adet edinmek alışkanlık haline getirmek alışkanlık alıştırma yapmak alıştırma çalışma çalışmak deneme deneyim kazanmak dolap çevirmek egzersiz entrika çevirmek etmek gerçekleştirmek hile ısınma pratik yapmak pratik tatbikat teknik usul uygulama uygulmak yapmak yöntem
| Premier baş başbakan birinci ilk
| Prepared hazır hazırlanmış hazırlıklı |
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür
| Presidential başkanlığa ait başkanlık
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk |
| Prince prens şehzade
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Province branş uzmanlık alanı uzmanlık dalı vilâyet il iş sahası |
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| Radio radyo yayını radyo istasyonu radyo radyodan yayınlamak radyografi yapmak radyoterapi uygulamak röntgen çekmek telgraf (telsiz) telsiz telsizden yayınlamak
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| Railroad demiryolu ile taşımak demiryolu mecbur etmek meclisten hızla geçirmek tren yolu zorlamak
| Ranger atlı polis korucu orman bekçisi orman muhafızı
| Really aslında cidden gayet gerçekten kesin olarak kesinlikle mutlâka sahiden |
| Reed düdük jüdorg kamış kaval saz sipsi
| Religion din dindarlık diyanet kutsal görev mezhep tarikat iman inanç
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı |
| Report anlatmak bildirmek bildiri bilgi dedikodu görünmek haber hazır bulunmak karne patlama sesi rapor etmek rapor söylemek söylenti sunmak (yasa vb.) şöhret tutanak ün ihbar etmek
| Republic cumhuriyet
| Republican cumhuriyetçi |
| Research arama çalışmaları arama araştırma yapmak araştırma araştırmak etüt inceleme incelemek
| Resolution ayırma ayrışma azim çözülüm (müz.) çözüm çözünme karar kararlılık niyet önerge teklif iltihabın iyileşmesi
| Riot alem ayaklanma ayaklanmak azıtmak başkaldırmak cümbüş kargaşa kargaşaya yol açmak karışıklık patırtı şamata velvele isyan |
| Road cadde demirleme yeri demiryolu (amer.) karayolu maden geçidi yol
| Rob çalmak hırsızlık yapmak soygun yapmak soymak soyup soğana çevirmek yoksun bırakmak zorla almak
| Rolling gürleme yalpa yalpalama yuvarlanma |
| Roman katolik
| Ruby kırmızı şarap kırmızı lâl yakut rengi yakut
| Rusk galeta gevrek peksimet |
| Russian rus
| Satellite peyk uydu
| Savant bilgin hakim |
| Science beceri bilim fen teknik ilim
| Scottish iskoçyalı
| Screen bölme ekran ekranda göstermek elek eleme yapmak elemek gizlemek kalbur kalburdan geçirmek kamufle etmek korumak örtmek oynatmak (film) pano paravan perde ile ayırmak perde saklamak siper |
| Second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci
| Secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek |
| Senate senato
| Senator senatör
| Show açıklamak başarı belli etmek belli olmak belirtmek delâlet etmek dışa vurmak fırsat görünmek göstermek gösteri gösterimde olmak gösteriş girişim kanıtlamak kendini göstermek meydana çıkarmak öğretmek renk vermek revü sahnelemek sergi sergilemek sonuç sükse teşhir şans şov ibraz etmek iş |
| Simple acemi alçakgönüllü basit gösterişsiz kendi halinde kocakarı ilacı kolay sade ve basit sade saf tam temiz kalpli yalın iradesiz
| Smith demirci nalbant
| Society çevre dernek topluluk toplum |
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet |
| Space açıklık alan ara vermek ara aralık bırakmak aralık boşluk bırakmak boşluk espas koymak espas feza mekân mesafe süre uzaklık uzay yer
| Spanish ispanyol ispanyolca
| Special ayrıcalıklı geçici polis günün yemeği has olağanüstü özel baskı özel muhabir özel sayı özel tren özel indirim özel özellikli spesiyalite |
| Speech anlatma demeç dil hitabe konuşma şekli konuşma yeteneği konuşma nutuk savunma söylev söz söyleme şive
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Square açık ayarlamak bağdaşan beraberliği sağlamak (spor) doğru dördül dört köşeli dörtgen dörtlü dürüst düzeltmek düzgün dik tutmak dik eski kafalı kimse gönye halletmek kare kare yapmak kare şeklinde şey kare şeklinde kare yapmak kare karelere bölmek karesini almak katı kesin meydan ödemek para yedirmek satranç tahtası standart kural sütun kaidesi tam uydurmak uygun uymak yerleştirmek |
| Star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Summer gençlik çağı hayatın baharı kapı üstü kirişi refah dönemi taban kirişi yaz yazı geçirmek yazla ilgili |
| Sun güneş ışığı güneş güneşe sermek güneşlendirmek güneşlenmek güneşte bırakmak yıl (şiir)
| Supreme azami en son en üstün en yüksek son yüce
| Surgeon askeri doktor cerrah operatör |
| Swedish isveç dili isveç
| Symbolic sembolik simgesel
| System ağ düzen evren katman sistem şebeke usul vücut yapı yöntem |
| Television televizyon
| Terminal dönem sonuna ait gar ölümcül hastalığın son aşamasına ait son durak son hece son sonek terminal uç
| Theatre alan ameliyathane amfi sinema (amer.) tiyatro |
| Times çağ defa kere kez
| Tour gezmek gezi tur yapmak tur turne turneye çıkmak
| Tower burç hisar kale gibi yükselmek kale kule yükselmek |
| Trade alım satım meslek takas etmek ticaret yapmak ticaret iş yapmak iş zanaat
| Trek göçmek kağnı ile gitme kağnı ile gitmek öküz arabası ile göç etmek
| Trial çile dava deneme dert duruşma girişim mahkeme örnek prova sınama sınav test yargılama |
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| Turner döndüren tornacı
| U soylu |
| Union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak
| Unit birlik birim öğe ünite
| United birleşmiş birleşik |
| Unity beraberlik bütünlük birlik teklik
| University üniversite
| Van elebaşı harman savurma makinesi kamyonet kanat karavan keşif kolu minibüs yük vagonu |
| Venezuelan venezuela venezuelalı
| Victor galip kazanan
| Vietnamese vietnam vietnamlı |
| Voyager gezgin seyyah yolcu
| Wall ayırmak çeper duvar duvarla çevirmek set sur tecrit etmek zar
| Want arzu etmek arzu arzulamak eksik olmak fakirlik gereksinme gereksinim gerektirmek lüzum talep etmek ihtiyaç ihtiyacı olmak yokluk yoksun olmak istek istemek |
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma
| Warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya |
| White ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız
| Wiener sosis
| With beraber birlikte ile |
| World alem dünya yeryüzü
| X bilinmeyen
| Yard açıklık ağıl avlu depo (açık) seren tersane şantiye yarda |
| Zone bölge bölgelere ayırmak kuşak kuşatmak
| aboard atobüse gemide gemiye trene uçağa
| abolish bozmak feshetmek kaldırmak ortadan kaldırmak iptal etmek |
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| accommodation borç bulma (para vb.) kalacak yer sağlama uyma uyum uyuşma uzlaşma yatacak yer |
| accommodations yatacak yer
| accordance uygun olma uygunluk uyum
| accuse suçlamak itham etmek |
| accused sanık
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu |
| actress aktris
| address adres yazmak adres beceri dilekçe göndermek hitabe konuşma tarzı konuşma yapmak konuşma nutuk çekmek söylev vermek söylev tavır
| administration bakanlar kurulu ettirme uygulama idare idarecilik yerine getirme yönetim |
| adopt benimsemek çalmak evlât edinmek kabul etmek nüfusuna geçirmek sahip çıkmak seçmek (pol.)
| adviser akıl hocası danışman müşavir
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci |
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| agency acenta ajans aracılık vasıta |
| agree anlaşmak aynı fikirde olmak bağdaşmak birleşmek hemfikir olmak kabul etmek kararlaştırmak razı olmak uymak uyuşmak yaramak
| agreed kararlaştırılmış
| agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak |
| aid alet aygıt çare destek yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| aircraft uçak |
| airline hava yolu
| airplane uçak
| album albüm plak |
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| all-purpose çok amaçlı çok yönlü kullanışlı
| alleged sözde sözümona iddia edilen |
| ally birleşmek birleştirmek dost katılmak katmak müttefik
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik
| altitude rakım üstünlük irtifa itibar yükseklik yükselti |
| amazon amazon nehri amazon
| ambassador büyükelçi elçi temsilci
| amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme |
| american amerikalı amerikan
| anchor çapa dayanak noktası demir atmak demir demirlemek güven kaynağı lenger sağlama bağlamak sunucu (haber) sunuculuk yapmak
| anchorage dayanak demirleme yeri demirleme destek |
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek
| apartment apartman dairesi daire
| appearance dış görünüş görünme görünüm görünüş kılık kıyafet kılık ortaya çıkma |
| approximately aşağı yukarı tahminen yaklaşık olarak
| architect mimar planlamak tasarlamak yapmak yaratıcı
| architecture mimarlık mimari yapı |
| are ar
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı |
| army kalabalık ordu topluluk
| around arada burada aşağı yukarı bu civarda çevrede çevresinde çevresine etrafına etrafında etrafta
| arouse canlandırmak harekete geçirmek kaldırmak uyandırmak |
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak
| arrow ok
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık |
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta
| as gibi kadar olarak
| ask aranmak davet etmek hak etmek rica etmek sormak soru sormak istemek |
| ask for istemek
| assassin katil suikâstçi
| assassination adam öldürme suikâst |
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| assume addetmek farzetmek hükmetmek sanmak saymak takınmak taslamak üstlenmek üstüne almak
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye |
| at the time tam
| athlete atlet
| atlas atlas başlıca dayanak büyük boy resim kâğıdı birinci omur direk harita kitabı heykel direk insan şeklinde sütun |
| atomic atom atomsal atomik
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| australian avustralya avustralyalı
| austrian avusturya avusturyalı
| author yaratıcı yazar |
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| aviation havacılık
| award hükmetmek karar vermek karar mükâfat ödenek ödül tazminat vermek (ödül) ihale etmek |
| b si notası
| back arka çıkmak arka arkadaki arkalık arkaya astarlamak bek belkemiği ciro etmek defans oyuncusu destek olmak elin tersi eski tarihli geçmişte geri geri gitmek geri geride geriye doğru giden geriye doğru sürmek geriye kaplamak (kitap) kayırmak kitap sırtı ödemesi gecikmiş ödenmemiş önce sırt sırtına binmek takviye etmek ters taraf uzak tekrar
| bad berbat bozuk çürük fena kem kokmuş kokuşmuş kötü küfürlü perişanlık rahatsız sahte sert terbiyesiz şanssızlık yıkım zarar |
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| baseball beysbol
| basketball basket topu basket basketbol |
| bathroom tuvalet
| bathtub küvet
| bay bölme defne doru dikme (yapı) havlamak körfez koy peron revir (gemi) uluma |
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| bear ayı borsa fiyatlarını düşürmek borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse çekmek değmek doğurmak dönmek duymak (sevgi) getirmek götürmek gütmek (kin) hazmetmek katlanmak sapmak spekülasyon yapmak spekülatör sineye çekmek taşımak üstlenmek vermek yönelmek
| bearded püsküllü sakallı |
| because of nedeniyle
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak |
| beginner acemi
| beginning baş başlangıç kaynak köken ilk
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış |
| belgian belçika belçikalı
| bell böğürmek çan çıngırak dalgıç hücresi korol taç yapraklar zil
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında |
| bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek
| bin ambar çöp kovası çöp kutusu kutu
| biologist biyolog |
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama
| black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| blockade abluka ablukaya almak kuşatmak |
| bloodless cansız duygusuz hissiz kansız solgun
| boat bot filika gemi kayık kayıkla gezmek sandal tekne
| bobby aynasız polis |
| bolivian bolivya bolivyalı
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| bomber bombardıman uçağı |
| bombing bombalama
| bond bağ bağlamak bono örmek (duvar) pranga senet tahvil tutkal tutturmak yapışma yapıştırıcı yapıştırmak ilişki zincir
| border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh |
| born doğmuş
| boxer bokser (köpek) boksör
| boycott boykot etmek boykot direniş |
| brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı
| bridge köprü kurmak köprü
| brig askeri hapishane brik iki direkli gemi |
| bring getirmek kazandırmak neden olmak razı etmek ikna etmek
| british britanya ile ilgili
| broad açık aksanlı ana belli enli esas genel geniş göze çarpan hoşgörülü kadın terbiyesiz yaygın |
| brown kahverengi karamak kızarmak
| build bel bağlamak güvenmek kurmak örmek toplamak toplanmak vücut yapısı yapı yapmak yaradılış inşa etmek inşaatçılık yapmak
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat |
| burke bastırmak boğmak örtbas etmek susturmak
| bus otobüs otobüsle taşımak
| business alım satım faaliyet firma görev konu mesele ticaret ticarethane iş işyeri |
| businessman işadamı
| but hiç olmazsa sadece yalnızca itiraz
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla |
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| cabinet bakanlar kurulu dolap kabine televizyon veya teyp bölmesi vitrinli dolap
| cage asansör kabini basket çelik bina iskeleti esir kampı hapsetmek hapishane kafes kafese koymak kafeslemek kodes kuş kafesi sayı |
| calendar almanak kaydetmek kütük liste sicil takvim yıllık
| call adlandırmak aramak (telefon) bağırmak çağırma çağırmak çağrı çağrıda bulunmak dava açmak davet etmek davet demek farzetmek lakap takmak ötüş ses seslenme seslenmek söylemek telefon etmek telefonda konuşma telefonda konuşmak uyandırmak ihtiyaç ziyaret etme ziyaret etmek ziyaret
| call for çağırmak gerektirmek istemek |
| camera fotoğraf makinesi gizli hakimin özel odası kamera mahrem
| canal kanal suyolu
| candidacy adaylık |
| cannot edememek yapamamak
| capable becerikli duyarlı ehliyetli kabiliyetli kapasiteye sahip yetenekli
| cape burun kap pelerin |
| capital ana baş başkent büyük harf büyük cezası ölüm olan çıkar ciddi kapital kâr kazanç kusursuz mühim mükemmel ölüm önde gelen önemli sermaye ile ilgili sermaye
| capture almak el koymak ele geçirme ele geçirmek esir alma esir almak esir ganimet almak ganimet tutsak etmek zaptetme zaptetmek
| car araba kabin otomobil vagon |
| carat ayar kırat
| carrier hamal kurye nakliye şirketi nakliyeci portbagaj portör taşıyıcı ulak
| carry başarı kazanmak bulundurmak çekmek elde etmek geçirmek getirmek golfte topun vurulmadan önceki gidişi götürmek kaldırmak menzil nakletmek sağlamak satışa sunmak sevketmek taşımak taşıyıcılık yapmak yayımlamak |
| casualty felâket kaza ölü yaralı
| category bölüm grup kategori sınıf zümre
| catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın |
| cease bitmek bitirmek durdurmak durmak dinmek kesmek kesilmek son vermek sona ermek vazgeçmek
| censor denetçi mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul) sansür memuru sansür uygulamak sansürcü sansürlemek
| center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak |
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| century asır
| challenge bağışıklık davet etmek (düello) davet dürtü hiçe saymak kafa tutmak kimlik sorma meydan okuma meydan okumak parola sorma reddetme (jüri veya yargıcı) reddetmek (hakim veya jüriyi) tartışmak (doğruluğunu) insanı kamçılayan bir durum itiraz etmek itiraz |
| challenger meydan okuyan meydan okuyucu
| challenging boyun eğmez büyüleyici dürtücü kamçılayıcı ilgi çekici
| chapman seyyar satıcı |
| chase av avlanma bölgesi dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve hakketmek hızla geçip gitmek kabartma işlemek kovalama kovalamak oluk oymak peşinde olmak peşine düşmek takip etmek takip yiv iz sürme izlemek
| chemist eczacı kimyager
| chemistry kimya madde yapısı yapı |
| chief amir ana baş belli başlı en üst rütbeli reis şef
| child çocuk evlat küçük ürün velet
| china çini porselen kap porselen |
| church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise
| citizen hemşehri sakin uyruk vatandaş ikamet eden kimse yurttaş
| city kent şehir halkı şehir |
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| civilian sivil
| clash anlaşamamak ayrılık bindirmek çarpışma sesi çarpışma çarpışmak çarpmak çatırdamak çatışma çatışmak gümbürdemek gümbürtü gitmemek uymamak uyumsuzluk uyuşmamak uyuşmazlık |
| classic birinci sınıf değerini kanıtlamış yapıt değerini yitirmeyen edebi ve tarihi değeri olan geleneksel kaliteli klas klasik eser klasik eserler yazan yazar klasik mükemmel üstünlüğü kabullenilmiş olan sanatçı
| close amansız anlaşmak avlu (okul, kilise) bağlantılı bunaltıcı bitirmek bitişik cimri detaylı geçit göğüs göğüse kavga kapalı kapamak kapatmak kesmek ketum kıt kilitlemek mahrem örtmek saklı sık sıkı fıkı sıkı son vermek son sonsöz sonuç sürgülemek uzlaşmak yakın yakından yaklaşmak yanaşık içli dışlı
| closing kapanış |
| co birlikte
| coalition birleşme koalisyon
| coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek |
| code kanun kılavuz kod kodlamak kural numaralamak prensipler şifre şifrelemek tüzük yasa kitabı yasa yönetmelik
| collection derleme koleksiyon para toplama tabaka tahsilât toplama toplanma toplanmış yardım yığın
| comedian komedi yazarı komedyen komik |
| comedienne kadın komedyen
| comic gülünç karikatür öykü komedi komedyen komik mizah dergisi
| commander-in-chief başkomutan |
| commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| committee heyet komisyon komite
| commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler |
| communication bağlantı haber haberleşme kominikasyon mesaj nakletme tebliğ temas yayma iletişim irtibat
| communist komünist solcu
| company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk |
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar
| compulsory mecburi zorlayıcı zorunlu
| computer bilgisayar |
| condemn ayıplamak çarptırmak el koymak hüküm vermek kamulaştırmak kınamak mahkum etmek suçlamak
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde
| confess günah çıkarmak kabullenmek söylemek itiraf etmek |
| confrontation yüzleşme yüzleştirme
| congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| congressional kongre ile ilgili |
| conservative eski kafalı gösterişsiz göze çarpmayan muhafazakâr partili muhafazakâr ölçülü sağcı tutucu
| console avutmak klavye konsol masa raf teselli etmek
| constellation burç takımyıldız |
| constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| contents içindekiler
| contraceptive doğum kontrol aleti doğum kontrol hapı doğum kontrolü sağlayan gebeliği önleyici koruyucu |
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek
| controversy anlaşmazlık çekişme tartışma ihtilaf
| convict hükümlü mahkum etmek suçlu bulmak suçlu |
| cosmonaut kozmonot
| costume elbise giysi kıyafet kostüm sahne elbisesi tayyör
| council divan kurul meclis yönetim kurulu |
| coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi
| court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| cox dümen kullanmak dümenci |
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun
| crash-land mecburi iniş yapmak
| create atamak meydana getirmek neden olmak oluşturmak yapmak yaratmak yetki vermek |
| creation alem atama buluş eser evren hilkat kreasyon oluşum yaradılış
| crew ekip mürettebat sürü tayfa izci grubu
| crisis buhran bunalım dönüm noktası kriz |
| critic eleştirmen eleştirici karşı olan kimse kusur bulup duran kimse muhalif
| criticize eleştirmek kritiğini yapmak kusur bulmak tenkit etmek
| cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak |
| crowd arkadaş grubu bıktırmak cemaat çokluk doldurmak ısrar etmek kalabalık sıkıştırmak sürü toplanmak topluluk üşüşmek yığın izdiham
| crush aşk baskı buruşmak ezme ezmek kahretmek kalabalık kırılmak meyve suyu öğütmek parçalanmak sıkıştırmak sıkmak tutku itişmek
| crushed ezik ezilmiş öğütülmüş sıkılmış |
| cry ağlama ağlamak bağırmak çığlık atmak çığlık feryat haykırış haykırmak nara nida ses seslenme seslenmek slogan yalvarma
| cuban küba purosu küba ile ilgili kübalı puro
| cut açmak budamak biçmek darbe devam etmemek dilim diş çıkarmak dişi çıkmak görmemezlikten gelmek hadım etmek kesme kesmek kesik kesilmiş kesim kesinti kırmak kırpmak kupür makasla kesmek ortadan kaybolmak oymak parça kumaş parça pay seyreltmek sulandırmak tutam tip usul vuruş yara yarık incitmek indirmek indirilmiş indirim yol açmak yontmak |
| cut back azaltmak budamak kesmek kısmak
| cut off ayırmak kesmek koparmak son vermek imha etmek yok etmek
| cyclist bisikletçi |
| daily gündelik günden güne günlük gazete günlük her gün
| damage bozmak değerini düşürmek hasar yapmak hasar hasara uğratmak masraf zarar vermek zarar
| danish danimarkalı |
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| day dönem gün zaman
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş |
| deadly amansız çok müthiş öldürücü ölü gibi bir halde ölüm ölümcül ölümüne son derece
| deal alış veriş etmek alışveriş anlaşma çam tahtası dağıtmak daha da fazla olma davranış değinmek ele almak kâğıt dağıtma kâğıt dağıtmak meşgul olmak muamele miktar pazarlık uğraşmak uyuşturucu işi yapmak vurmak ilgilenmek yöntem iş yapmak
| dean başkan dekan en kıdemli üye |
| death ecel ölme ölüm yıkım
| death penalty ölüm cezası
| debate çekişme çekişmek danışmak düşünüp taşınmak dikkate almak görüşme müzakere tartışma tartışmak |
| december aralık
| decision hüküm karar sonuç
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek |
| defeat aleyhte oy aşmak başarısızlık boşa çıkarmak bozgun devirmek engellemek hayal kırıklığı hüsran mağlubiyet red ret yenmek yenilgi iptal
| defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma
| deliver atmak dağıtmak devretmek kurtarmak serbest bırakmak söylemek teslim etmek vermek iletmek |
| democratic demokratik partiye ait demokratik
| demonstration arz gösterme gösteri kanıt kanıtlama ispat
| demonstrator gösteren kimse gösterici sergilenen şey ispat eden şey |
| department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| deplore acımak beğenmemek hayıflanmak teessüf etmek üzülmek
| depose azletmek görevden almak tahttan indirmek şahitlik etmek ifade vermek |
| deserter asker kaçağı dönek din değiştiren kimse firari kaçak
| design amaç dizayn etmek dizayn kastetmek komplo kurmak model modelini çizmek niyet plan planlamak proje stilize etmek tasarı tasarlamak taslak
| designed kasıtlı planlanmış tasarlanmış |
| designer dalavereci kişi desinatör düzenbaz kişi modacı modelist stilist tasarımcı
| desperate aşırı azgın çaresiz korkunç vahim
| destroy harap etmek mahvetmek öldürmek tahrip etmek tüketmek ümidini yıkmak yıkmak imha etmek |
| destroyer destroyer torpido ve denizaltı muhribi yok edici kimse
| destroying tahribat tahrip etme tahrip
| determination azim belirleme belirtme karar kararlılık niyet saplantı saptama tespit |
| develop açıklamak açınım yapmak banyo etmek gelişmek geliştirmek tab etmek şekillendirmek ilerlemek ilgi göstermek yükselmek (ateş)
| developed gelişmiş
| dictatorship diktatörlük |
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar
| direct açık adres yazmak (gönderiye) anlaşılır atfetmek doğru doğrudan doğruya dolaysız dürüst direkt direktif vermek emretmek kestirme komuta etmek idare etmek yol göstermek yöneltmek yönetmek yönlendirmek
| disappear gözden kaybolmak kaybolmak ortadan kaybolmak unutulup gitmek yok olmak |
| disappearing gözden kaybolan
| discrimination ayırt etme ayrıcalık yapma fark gözetme
| discuss görüşmek tadına varmak tadını çıkarmak tartışmak |
| dispute çekişmek karşı koymak münakaşa etmek münakaşa reddetmek tartışma tartışmak şüphe etmek ihtilaf itiraz etmek
| dissolve aydınlatmak bozmak birbirine karışan görüntü dağılmak dağıtmak erimek eritmek feshetmek halletmek kontrolunü kaybetmek sona erdirmek yok etmek yok olmak
| district bölge bucak havali kaza mahalle semt ilçe |
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| dolly bebek gibi cicili bicili kız kamera taşıyıcı kukla oyuncak bebek iki tekerlekli çekici
| don bey don giydirmek giymek uzman ispanyol efendisi |
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun
| draft askere almak askerlik çekme çekiş cereyan görevlendirmek hava akımı manga müsvedde ödeme emri para çekme planlamak rahatsızlık sıkıntı tasarlamak taslağını çizmek taslak istismar
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför |
| drop alçalmak atmak az miktar azalma bırakmak bitmek çıkarmak dalmak damla damlamak damlatmak düşme düşmek düşürmek düşüş görüşmemek kesmek kesilmek öldürmek söylemek söyleyememek (harf) şeker tutulmak yavrulamak ilişkisini kesmek iniş
| drops damla
| drown bastırmak boğma boğmak dağıtmak suda boğmak suda boğulmak |
| drug uyuşturmak uyuşturucu madde uyuşturucu vermek uyuşturucu ilaç vermek ilaç ilaçla uyutmak
| duchess düşes
| due beklenen hak tam uygun vadesi dolmuş zamanı gelmiş |
| due to yüklenebilir
| duff beceriksiz sahte
| dutch alman eş |
| e zayıf not
| ear başak duyma yeteneği kulak verme kulak
| earl kont |
| earlier daha erken daha evvel eski sabık
| earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| east doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru
| easy basit dertsiz doğal huzurlu kolay rahat serbest uysal zahmetsiz zevkli
| economic ekonomik hesaplı iktisadi |
| ecumenical kiliselerin evrenselleşmesi ile ilgili
| editor başyazar editör yayımcı yazı ileri müdürü
| effort başarı çaba çabalama deneme eser gayret girişim uğraşma |
| elect atamak görevlendirmek seçmek
| election seçim
| embassy elçilik sefaret |
| embed gömmek kafasına sokmak oturtmak yerleştirmek
| enact canlandırmak çıkarmak (yasa) oynamak (rol) sahnelemek yasallaştırmak
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit |
| ending bitirme ecel ölüm son sona erme sonek takı
| enforcement uygulama zorlama
| engineer düzenlemek makine mühendisi makinist mühendis mühendisliğini yapmak tekniker teknisyen yapmak |
| english ingiltere ingiliz ingilizce
| enterprise atılganlık atılım cesaret girişkenlik girişim kuruluş teşebbüs
| entertainer eğlendiren kimse gösterici |
| environmental çevre çevresel
| equal akran aynı başabaş bir olmak dengeli denk düzenli emsal eş değerde olmak eş eşit hayır demez sakin uygun yanlı yaşıt yeterli yetişmek
| escalation gerginlik kızışma pahalanma yükselme |
| escape aklına gelmemek atlatmak firar etmek firar gözünden kaçmak hatırından çıkmak kaçak kaçıp kurtulmak kaçış yolu kaçış kaçma kaçmak kurtulma kurtulmak kurtuluş paçayı sıyırmak sızıntı sızmak
| establish belirlemek kanıtlamak kurmak pekiştirmek saptamak yapmak yerleştirmek
| established belirlenmiş kurulmuş sabit yerleşmiş |
| establishment birlik kadro kuruluş kurum resmi kilise şirket
| european avrupalı avrupa'ya özgü
| evacuate boşaltmak tahliye etmek |
| even başabaş bile çift dahi dengeli düz düzenli düzlemek düzleşmek düzleştirmek eşit olarak bölüştürmek eşit fit olmuş hatta sakin tam üstelik
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma
| ever asla daima giderek gitgide hep her zaman hiç |
| exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa
| execute düzenlemek gerçekleştirmek ortaya koymak sergilemek yapmak idam etmek yerine getirmek
| executive uygulama ile ilgili icra idareci yetkili yönetici yönetim yürütme |
| exile kovmak sürgün etmek sürgün sürgüne göndermek sürmek sürülme
| expand açılmak açmak büyümek büyütmek dönüşmek gelişmek genişlemek genişletmek şişmek şişirmek yayılmak
| expanding büyüyen genişleyen |
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek
| explosion artış ateş alma kudurma parlama patlama infilak
| f başarısız not fa notası |
| facility araç fırsat kolaylık olanak rahatlık tesis ustalık vasıta yetenek imkân
| fail açmamak ateş almamak başaramamak başarısız olmak başarısızlığa uğramak batmak becerememek bırakmak boşa çıkarmak boşa çıkmak bozulmak fiyasko ile sonuçlanmak kalmak suya düşmek tükenmek ümidini kırmak yapamamak yapmamak iflas etmek ihmal etmek yüzüstü bırakmak zayıf not
| fall çağlayan çöküş dağılmak devrilmek dökülme dökülmek döküm düşme düşmek düşüş eğim eğimli olmak fırfır gece çökmek hastalanmak karanlık bastırmak kat oturmak (lâf) sonbahar tam yerine denk gelmek şelâle tuş ucuzlama ucuzlamak yağış yağmak yamaç yaprak dökümü yatağa düşmek yavrulama yıkılma yıkılmak inme inmek |
| favorite favori gözde sevgili
| federal federal
| federation federasyon federe devlet ittifak |
| feet ayaklar foot ölçüsü
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız
| fight anlaşmazlık çekişme dalaş dövüş dövüşmek karşılaşma kavga etmek kavga mücâdele etmek mücâdele savaş vermek savaş savaşmak savunmak uğraşma uğraşmak |
| fighter avcı uçağı boksör kavgacı mücâdeleci kimse savaşçı
| fighting mücâdele savaş savaşan savaşçı
| figure anlamı olmak desen desenlemek düşünmek endam figür fiyat rakam resmetmek resim rol oynamak sayı süslemek tasvir etmek şahıs şahsiyet şekil şekillendirmek vücut yapısı yer almak ifade etmek insan tasviri |
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak |
| firm dayanıklı ekip emin firma kararlı katı kesin metin pekişmek pekiştirmek sabit sağlam sağlamlaşmak sağlamlaştırmak sert sıkı sıkıca şirket yükselmeye başlamak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| firth haliç |
| fishing balık avı balık tutma
| flag bandra bayrak çekmek bayrak bayrakla işaret vermek bayraklarla süslemek etiket flama gevşemek güçsüz kalmak monotonlaşmak nefesi kesilmek pörsümek sancak sarkmak süsen zambak
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| fly açıkgöz atılmak atlayarak aşmak ayar dişlisi (saat) dalgalanmak firar etmek havalanmak kaçmak kiralık araba olta sineği pantolonun ön yırtmacı saçılmak savrulmak sinek uçakla gitmek uçma uçmak uçurmak uçuş uçuşmak uyanık üzerinden atlamak
| flyer pilot
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek |
| following ertesi hayran kitlesi sonra sonraki taraftarlar izleyen
| foot adım ayak çıkarmak dip etek (dağ) hesaplamak ödemek piyade birliği piyade
| football futbol topu futbol |
| football player futbolcu
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| forbid engel olmak menetmek olanak vermemek yasaklamak |
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| foreign dış yabancı |
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| fort kale |
| forth başka dışarı diğer ileri
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| founded kurulmuş |
| founder batmak boşa çıkmak çökmek kurucu saplanıp kalmak yıkılmak
| fourth dördüncü dörtte bir
| fox aldatmak kurnaz kurnazlık etmek sararmak (kitap) tilki |
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden |
| front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak
| g bin dolar sol notası |
| gain artırmak artma çoğalmak elde etmek kâr etmek kâr kazanç kazanmak ulaşmak yarar ilerleme ilerlemek yükselme yükselmek
| game aksak av eti av hayvanı cesur dolap eğlenme hazır hevesli kumar oynamak maç meslek oyun sakat şaka topal yiğit
| garden bahçe ile ilgili bahçe işiyle uğraşmak bahçe park |
| gay canlı eşcinsel homoseksüel hoppa hovarda keyifli neşeli nonoş pasaklı şen utanmaz yüzsüz
| gen bilgi vermek bilgi
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| geneticist genetikçi
| german alman öz
| get açığını bulmak almak anlamak başına gelmek başlamak canına okumak edinmek elde etmek ele geçirmek etmek ettirmek gelmek getirmek götürmek kavramak kazanmak öldürmek olmak satın almak varmak yapmak yaptırmak idrak etmek |
| get out of kaçınmak kazanmak kurtulmak sağlamak
| gig flika kısa süreli iş sahneye çıkma iş zıpkın
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık |
| giving bağışlama
| gold altın para altın servet
| good çok dolu dolu emin güzel hayır hayırlı iyi oldukça sağlam sağlığa yararlı uslu yararlı |
| goodman aile reisi baba koca
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| grace erdem görgü heves kanuni süre lütfetmek lütuf merhamet nezaket onur vermek saygınlık süslemek teşrif etmek şereflendirmek incelik istek zarafet
| great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi
| greek rum yunan yunanlı |
| group filo (ing.) grup gruplandırmak gruplaşmak heyet kafile küme manga öbek sınıflandırmak takım toplanmak topluluk
| guild birlik dernek lonca
| guilty günahkâr kabahatli suçlu |
| guitarist gitarist
| gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum
| gun ateş etmek avcı avlamak pompa silâh silâhlı kimse tabanca top tüfek vurmak |
| gunboat gambot
| hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| hand akrep alkış demet el hevenk kurt parmak parti pay salkım taraf usta ustalık uzatmak vermek yardım etmek yardım ibre yelkovan yetenek |
| hank bukle çile kangal
| hard ağır aşırı çetin dayanıklı ekşi ekşimiş güç katı nasırlı sağlam sert penis sert sıkı şiddetli yakın zor zorla
| hatcher düzenleme tasarlama |
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak
| hazardous riskli tehlikeli şüpheli
| he erkek |
| head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve
| health sağlık durumu sağlık sıhhat
| heart can cesaret göbek gönül kâlp orta kısım vicdan yürek |
| help çare çözüm elinde olmak hizmetçi kurtarmak muavin yararı olmak yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı imdadına yetişmek imdat
| her onun
| herald bildirmek elçi haber vermek haberci müjdeci müjdelemek selamlamak takdim etmek yayınlamak |
| hero kahraman yiğit
| hidden gizlenmiş gizli kuytu saklı
| hide cilt dayak atmak deri derisini yüzmek dövmek gizlemek pataklamak post saklamak saklanmak saklı tutmak |
| high aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve
| hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| hindu hindu |
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih
| hit başarı bulmak çarpmak çıkış darbe laf çaktırma olmak rastgelmek sarsmak taş şans ulaşmak üzmek varmak vurma vurmak vuruş yaralamak isabet etmek isabet ettirmek isabet yumruk atmak
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma |
| home aile ocağı bakımevi ev evde yapılan evde evdeki eve ait eve hedef (bomba) hedefe ait hedefe hedeflemek kale sinyâllere göre yönelmek tam yerine ülkesinde vatan vatana ait yurda dönmek (kuş) yurda yurt yuva yuvasına dönmek
| hoover elektrik süpürgesi ile temizlemek
| hopper besleme hunisi dansçı hoplayıp zıplayan kimse sıçrayan kimse sıçrayan şey |
| hostage rehin rehine teminât
| house barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| housewife ev hanımı ev kadını |
| however her halükârda her nasılsa nasıl olursa olsun
| hunt aramak av bölgesi av avlamak avlanmak kovalamak
| image benzer benzetme görüntü heykel kopya put resim simge şekil imaj |
| imprison hapsetmek sınırlamak tutuklamak yasaklamak
| imprisoned hapsedilmiş tutuklu
| imprisonment hapsedilme hapsetme hapis tutukluluk |
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| in accordance with gereğince göre
| inaugurate açılış yapmak açmak başlamak törenle göreve getirmek |
| incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| include dahil etmek kapsamak katmak içermek içine almak
| included dahil |
| including dahil kapsayan içeren
| increase artırmak artış artma artmak büyüme büyümek çoğalma çoğalmak çoğaltma çoğaltmak üreme üremek yavrulama yükselme yükseltmek zam yapmak
| independence bağımsızlık hürriyet özgürlük serbestlik istiklâl |
| independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest
| indicate belirtmek bildirmek çıtlatmak gerektirmek göstermek işaret etmek
| inflict atmak çarptırmak vermek vurmak yamamak yüklemek |
| injure sakatlamak yaralamak incitmek zarar vermek zedelemek
| injured dargın kırgın yaralı inciniş zarar görmüş
| inner ayrıcalıklı dahili gizli manevi nişan tahtasında ortanın bir üstü ruhsal iç içteki |
| insurgency ayaklanma isyan
| intend amaçlamak azmetmek düşünmek hedeflemek kastetmek niyet etmek niyetlenmek niyeti olmak seçmek istemek
| intend for ayırmak seçmek |
| intended kasıtlı kasti müstakbel tasarlanmış yönelik istenilen
| international uluslararası
| into -e haline içeriye içine |
| investigation araştırma gözlem soruşturma teftiş inceleme
| irreplaceable eşsiz yeri doldurulamaz
| island ada |
| issue akıntı akmak basım bildirmek çıkarma çıkarmak çıkış çıkmak çocuklar dağıtmak konu mesele nesil piyasaya çıkarmak piyasaya sürme sayı son sonuç sonuçlanmak sorun yayınlama yayınlamak yayınlanmak ihraç etmek ihraç iltihap irin
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek |
| jail cezaevi hapsetmek hapis hapishane kafes tutuklamak
| jam basmak basit şey çocuk oyuncağı durdurmak kıstırmak kolay şey parazit yapmak reçel sıkışıklık sıkışmak sıkıştırmak sıkmak takılmak tıkamak tıkanıklık tutukluk yapmak yayını bozmak izdiham
| january ocak |
| japan vernik verniklemek
| japanese japon
| jay alakarga kestane kargası önüne bakmayan kimse |
| jazz ahenksiz boş lâf canlandırmak caz çalmak caz yapmak caz cinsel ilişkiye girmek gürültülü hızlandırmak palavra ilişkiye girmek
| jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah
| jimmy levye ile açmak levye |
| john tuvalet
| joy başarı çok sevinme haz keyif mutluluk kaynağı neşe kaynağı neşe sevinç sonuç
| junta cunta yönetime el koyan askeri birlik |
| jury eğreti geçici jüri yedek
| keep alıkoymak bakım bakmak bulundurmak devam ettirmek durmak geçim gözkulak olmak kale kalmak korumak kutlamak sağlamak sürdürmek temelli almak tutmak uymak iç kale işletmek yiyecek
| kidnap kaçırmak |
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm
| king dama kral papaz şah |
| kingdom alem krallık kraliyet
| kitty kedicik ortaya konan para pot pisi
| korean kore'li |
| labour çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi partisi (ing.) işçi sınıfı işgücü
| laden dolu yüklü
| land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek |
| landscape bahçe düzenlemek manzara
| language dil lisan
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek |
| late eski geç kalan geç geçen gecikmiş son zamanlarda olan son
| later sonra
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası |
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi
| law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| lead açmak (kartlarını) başı olmak başında olmak etkilemek götürmek kablo kılavuz kurşun kurşundan yapılmış öncülük etmek öncülük önde gitmek önde olma önderlik etmek önderlik örnek rehberlik sürdürmek sürmek ilk oynama hakkı (iskambil) yol göstermek yönetmek yönlendirmek iskandil |
| leader baş başmakale lider önayak önder
| leading ana başlıca önde olan önemli ileri gelen
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| leaning eğik eğilim meyil meyilli yatık
| leap atılım atılmak atlama atlamak hoplamak sekme sekmek sıçrama sıçramak üzerinden atlamak zıplamak
| learn öğrenmek |
| leave ayrılmak bırakmak caymak kalkmak kalmak müsaade ruhsat terk etmek terketmek unutmak (eşya) vazgeçmek veda yola çıkmak izin
| leaving ayrılma bırakma terketme
| lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı |
| left artık sol sola soldaki
| level akılcı aynı seviyede dengelemek dengeli dürüst düz düzeç düzeltmek düzey düzleştirmek düzlük eşitlemek hedef almak hiza makul mantıklı namuslu nişan almak ölçülü seviye seviyeli su terazisi yatay yerle bir etmek yıkmak yöneltmek zemin
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam |
| line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem
| link bağ bağlamak bağlantı kurmak bağlantı birleşmek eklem eklemek halka kol düğmesi ulamak
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak |
| literature edebiyat literatür yazın
| lithuanian litvanya litvanya'lı
| little adi az miktar az azıcık bayağı dar görüşlü küçük ufak şey ufak |
| local bölgesel kısmi lokal sakin şehir içi yerel yerli
| lodge arzetmek bildirmek kızılderili çadırı kulübe kiracı olarak kalmak loca misafir etmek misafir olmak oturmak para yatırmak saplamak sunmak vurmak yatıya kalmak
| lower alçaltmak alt aşağı aşağıdaki daha aşağı düşürmek karartmak küçük düşürmek küçültmek somurtma somurtmak surat asma surat asmak indirmek |
| made üretilmiş yapılmış
| magazine cephanelik dergi fişek haznesi şarjör
| magnitude büyüklük önem |
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak
| making yapı yapma |
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi
| manufacturer üretici imalatçı
| many bir çoğu bir hayli bir yığın çok |
| mar bozmak
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| mariner denizci gemici |
| mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz
| martial askeri cesur savaşa ait savaşçı
| martin kırlangıç |
| mass aşai rabbani ayini küme kütle kitle toplamak yığın yığmak
| massive ağır masif som yekpare iri
| match benzemek benzer birleştirmek denk eş eşlemek evlendirmek evlenme karşılaşma karşılaştırmak kibrit maç rakip uygun olmak uymak yarışma |
| material bedensel gereç gerekli kumaş madde maddeci maddesel maddi malzeme zaruri
| materials bez kumaş malzemeler
| mathematician matematikçi |
| matt donuk mat
| maxim özdeyiş özlü söz vecize
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak |
| mayor belediye başkanı
| measure ayarlamak dikkatle bakmak had miktar ölçek ölçmek ölçü ölçüm ölçüsünü almak önlem oran süzmek tartmak tedbir vezin
| medalist madalya kazanan kimse |
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| meet başına gelmek bulmak buluşmak görüşme yapmak görüşmek karşılamak karşılaşma karşılaşmak kavuşmak münasip rastlamak tanışmak toplanmak uğramak uygun yarışma yerine getirmek
| meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı |
| melissa melisa
| member organ üye uzuv
| men adamlar erkekler işçiler |
| mercenary çıkarcı paragöz paralı asker paralı
| merge birleşmek karışmak kaynaşmak
| mermaid deniz kızı denizkızı |
| microphone mikrofon
| mile mil
| military askeri |
| military service asker askerlik
| miller değirmen makinası değirmenci
| minister bakan papaz vaiz vekil |
| minute an ayrıntılı dakik dakika minik önemsiz tutanak tutmak ufacık zabıt tutmak
| minutes tutanak
| mission amaç elçilik görev heyet misyon vazife ideal iş |
| mistrial hata yüzünden hükümsüz kalan yargılama
| mob ayak takımı çete halk tabakası kalabalık toplanmak topluca saldırmak izdiham
| mock alay etmek alay konusu alay kalp maskaralık sahte taklit etmek taklit |
| model biçimlendirmek kalıbını çıkarmak kalıp manken model yapmak model modellik etmek numune örneğe göre yapmak örnek
| moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer
| more çok daha çok daha fazla şey fazlalık |
| morning başlangıç sabah
| mortar harç ile sıvamak havan
| most en çok en fazla miktar en fazla en fazlası en |
| motel motel
| mo |