| Act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| Actor aktör erkek oyuncu oyuncu
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| Agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak
| Airport havaalanı
| All alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm |
| Amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme
| American amerikalı amerikan
| Angry fırtınalı hırslı hiddetli kızarmış kızgın kızmış öfkeli iltihaplı |
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Army kalabalık ordu topluluk
| Arrow ok |
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| Arts şeytanlık
| Asia asya |
| Assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| Australian avustralya avustralyalı |
| Aviation havacılık
| Award hükmetmek karar vermek karar mükâfat ödenek ödül tazminat vermek (ödül) ihale etmek
| B si notası |
| Baron baron büyük iş adamı kral
| Baseball beysbol
| Basketball basket topu basket basketbol |
| Bay bölme defne doru dikme (yapı) havlamak körfez koy peron revir (gemi) uluma
| Belgian belçika belçikalı
| Belgium belçika |
| Best alt etmek birinci sınıf en çok en iyi şekilde en iyi en geçmek yenmek
| Biblical incille ilgili
| Billy cop |
| Black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| Bolivia bolivya
| Bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko |
| Border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| Brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı
| British britanya ile ilgili |
| Brown kahverengi karamak kızarmak
| Bulgarian bulgar bulgaristan ile ilgili
| Burke bastırmak boğmak örtbas etmek susturmak |
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| Cambodian kamboçyalı
| Canadian kanada ile ilgili kanadalı |
| Caprice değişken istek geçici heves kapris kaprislilik
| Cardinal ana asıl başlıca kardinal önemli
| Cash bozdurmak bozmak nakit para paraya çevirmek peşin ödeme peşin para |
| Center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| Chemistry kimya madde yapısı yapı |
| China çini porselen kap porselen
| Chinese çin ile ilgili çinli
| City kent şehir halkı şehir |
| Civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| Civilian sivil
| Coco hindistancevizi |
| Commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| Committee heyet komisyon komite
| Commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler |
| Considered saygıdeğer
| Constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| Contents içindekiler |
| Convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| Cooper fıçı yapmak fıçıcı fıçılamak şarapçı
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu |
| Coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi
| Court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| Credit alacak beğeni emniyet güven güvenmek hesaptaki para miktarı kredi vermek kredi kredisine yazmak saygınlık vade yatırmak inanma inanmak itibar |
| Cyclone coşkunluk hortum kasırga siklon tufan
| Dam baraj yapmak baraj engel engellemek hazne set çekmek set toplama havuzu
| Dart atılmak atmak çıkarıvermek çıkıvermek cirit dart oku dart oyunu fırlamak fırlatmak hamle mızrak iğneleme |
| Day dönem gün zaman
| December aralık
| Democratic demokratik partiye ait demokratik |
| Dido muziplik tuhaflık
| Do ayağını kaydırmak dalavere dolandırıcılık dolandırmak düzenlemek eğlenceli toplantı etmek hile meydana getirmek neden olmak parti rolünü üstlenmek tamamlamak temizlemek uymak yapmak ilgilenmek
| Doc doktor |
| During boyunca esnasında iken
| E zayıf not
| Earl kont |
| Earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| Earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele
| East doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru |
| Economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi
| Emirate emirlik
| Emperor imparator |
| English ingiltere ingiliz ingilizce
| Enterprise atılganlık atılım cesaret girişkenlik girişim kuruluş teşebbüs
| European avrupalı avrupa'ya özgü |
| Experimental denek deneme niteliğinde deneyde kullanılan deneysel deneyimle kazanılan
| Expressionist ekspresyonist
| F başarısız not fa notası |
| Fame ad nam rivayet söylenti şan şöhret ün
| Family aile ailevi aileye ait ev halkı familya soy sülale
| Fighting mücâdele savaş savaşan savaşçı |
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| Filming çekim
| Fleet alay çevik donanma fani filo hızlı kısacık seri |
| Flick ani hareket film fiske atmak fiske vurmak fiske hafifçe vurmak parmak şıklatmak şaklama sesi
| Flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.)
| Ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek |
| Formula formül mama reçete
| Frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir
| Free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf |
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| Front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| German alman öz
| Godfather manevi baba vaftiz babası
| Gold altın para altın servet |
| Government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| Guard bekçi gard gardiyan gözetmek gözetim himaye etmek koruma görevlisi koruma korumak korunmak muhafız nöbet tutmak nöbetçi tutmak (dil) uyanıklık
| Gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum |
| Hair kıl saç saçlar tüy
| Hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak |
| He erkek
| Helmet başlık kask miğfer tolga
| Hockey hokey |
| Hot acı acılı ateşli heyecanlı ısınmak ısıtmak kızgın öfkeyle radyoaktif rahatsız edici seksi sert sıcak taze şehvetli şiddetle şiddetli yeni iletken
| House barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| I bir (romen) |
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| In the end sonunda
| Independence bağımsızlık hürriyet özgürlük serbestlik istiklâl |
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| International uluslararası
| Irish irlanda dilinde irlandalı |
| Israeli israilli
| Jackass ahmak budala erkek eşek eşek herif
| January ocak |
| Japan vernik verniklemek
| Japanese japon
| Jill sevgili |
| John tuvalet
| Johnny herif tip
| Jordanian ürdün ürdünlü |
| Just adil az kalsın az önce berrak doğru dürüst haklı henüz kıl payı makul mantıklı net sade sadece tam anlamıyla tam tek kelimeyle şimdi yalnız yalnızca yerinde insaflı yine de iyi
| Khan han kaan
| Kid çocuk dalga geçmek kandırmak küçük oğlak takılmak şaka yapmak ufaklık işletmek |
| King dama kral papaz şah
| Kingdom alem krallık kraliyet
| Lake göl koyu kırmızı boya |
| Lance mızrak mızraklamak mızraklı süvari zıpkın
| Large büyük geniş iri
| Later sonra |
| Launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| Left artık sol sola soldaki |
| Liberation azat kurtarma kurtuluş serbest bırakma serbest kalma
| Libya libya
| Lists parmaklıklar yarışma pisti |
| Literature edebiyat literatür yazın
| Long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek
| Lynch linç etmek linç |
| Major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| Make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak
| Man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi |
| Manual el kitabı kılavuz kitapçık manuel
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Mariner denizci gemici |
| Mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz
| Martin kırlangıç
| Mass aşai rabbani ayini küme kütle kitle toplamak yığın yığmak |
| Matt donuk mat
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç |
| Men adamlar erkekler işçiler
| Method düzen metod tarz usul yöntem
| Mexican meksika meksikalı |
| Military askeri
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Misdemeanor suç |
| Missy küçük hanım (hizmetçi tarafından)
| Moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer
| Morocco fas |
| Mosaic mozaik musa peygambere ait
| Mount altlık bindirmek binmek çerçeve çerçevelemek çıkmak dağ dayanak düzenlemek monte etmek oturtmak tepe üzerine çıkmak üzerine yerleştirmek
| Murphy patates |
| Music müzik
| Musician müzisyen
| National ulusal vatandaş yurttaş |
| Negro zenci
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| No aleyhte oy artık değil değil gereksiz hayır hiç hiçbir numara red ret yasak yok |
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| Northern kuzey
| Northwest kuzey batı |
| Norway norveç
| Number adet hesaplamak katılmak katmak müzik parçası miktar numara numaralamak rakam sayı saymak sayı saymak tip içermek
| Ocean derya okyanus |
| Office ambar bakanlık büro devlet dairesi dini tören görev kiler ofis sorumluluk ima
| On beri çakırkeyif çalışmakta civarında -de devam etmekte olan devrede durmadan -e doğru giymiş olarak hazır olmakta olan sahnede sürekli olarak üstünde (giysi) üstünde üzerinde yanık ile yönünde
| Open açık açılmak açmak açtırmak başlamak başlatmak dürüst ferah geniş karara bağlanmamış serbest içten |
| Orient doğan doğrultmak doğu doğuya doğru yapmak doğuya özgü şark yöneltmek yönlendirmek
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| Painter boyacı pruva halatı ressam |
| Pakistan pakistan
| Pakistani pakistan pakistanlı
| Papa baba |
| Park koruma altına alınmış arazi koymak otopark park parketmek
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh |
| Pentagon beşgen pentagon
| Performing becerikli gösteri hünerli oynama sergileme
| Peru peru |
| Peter çük kasa para kasası penis peter
| Physics fizik
| Picture betimlemek çizmek çizim film görüntü kafasında canlandırmak resmetmek resim resimli tablo tasvir yansıtmak |
| Playboy eğlence düşkünü erkek
| Playground oyun alanı
| Playmate oyun arkadaşı |
| Poland polonya
| Polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik
| Population nüfus |
| Post afişe etmek aktarmak (kayıt) asmak (afiş) atamak aydınlatmak bilgi vermek dikmek (nöbetçi) direk garnizon görevlendirmek karakol kazık kışla kolon küçük ticaret merkezi kurye mektup (brit.) nöbet yeri nöbet nokta posta ile göndermek posta postalamak sütun tayin etmek yapıştırmak (ilan) yer yerleştirmek (asker) ilan etmek ilan yapıştırmak iş
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür
| Presidential başkanlığa ait başkanlık |
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Prince prens şehzade
| Prison cezaevi delik hapsetme hapis hapishane kodes |
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Progressive derece derece artan gelişen kademeli ilerleyen ilerici
| Public aleni amme bar (brit.) devlete ait genel halk halka açık kamu seyirci ulusal umumi |
| R r harfi
| Race acele ile yapmak akıntı at yarışı cins döl familya hayat hızlı çalışmak (motor) ırk koşu mücâdele nesil ömür sınıf soy tad (şarap) tür yarış yarışa sokmak yarışmak yarıştırmak
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| Ray ışık huzmesi ışık saçmak ışıklandırmak ışımak ışın tedavisi yapmak ışın yaymak ışın kanat kılçığı tırpana iz zerre
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Reform adam olmak devrim yapmak devrim düzelmek düzeltmek ıslah etmek ıslah reform yapmak reform yeniden biçimlendirmek yeniden düzenleme yeniden düzenlemek yeniden kurma yenilik |
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı
| Republic cumhuriyet
| Rev devrini yükseltmek devir hızlandırmak |
| Reversion eski haline dönme eski sahibine dönme evirtim kutup değiştirme terslik veraset hakkı
| Revolt ayaklanma ayaklanmak ayrılmak başkaldırma başkaldırmak dehşete düşmek nefret etmek tiksinmek iğrendirmek iğrenmek isyan etmek isyan
| Right çeki düzen vermek derleyip toplamak doğru doğrudan doğruya doğrultmak doğruluk dosdoğru dürüst düz düzeltmek düzen düzenli düzgün dik (açı) dik açılı dik konuma getirmek en uygun gayet gerçek hak haklı çıkarmak haklı sağ sağa sağda sağdan sağlıklı tam olarak tam telâfi etmek yolunda |
| Right-wing sağ
| Rock belâ değerli taş dert dolar elmas kaya parçası kaya lolipop para rock yapmak (dans) sallamak sallanmak sallayarak uyutmak sarsılmak sarsmak sıkıntı taş şok etmek şok olmak zorlaştırmak
| Rouge allık sürmek ruj sürmek ruj |
| Russian rus
| Satchel omuz çantası
| Scale ağırlığını ölçmek ayarlamak balık pulu barem basamak cetvel derece derecelendirmek diş taşlarını temizlemek gam [müz.] kabuk kazan taşı kazıyarak temizlemek kefe kefeki taşı ile düşürmek ölçek ölçü orantılı olmak pul pul olmak pul pullarını ayıklamak skala tartar tartarlarını temizlemek tartmak tarife terazi gözü tırmanarak çıkmak tırmanmak |
| Science beceri bilim fen teknik ilim
| Scottish iskoçyalı
| Screenplay senaryo |
| Sea dalga deniz denizle ilgili derya
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek
| See anlamak bakmak farketmek görmek görüp geçirmek görüşmek göz önüne almak papalık seyretmek sezmek uğurlamak yolcu etmek |
| Shanghai afyonla sersemletip gemide çalışması için kaçırmak sarhoş edip gemiye tayfa almak
| Shear kesmek kesilmek kırkmak kırpmak mahrum etmek makasla kesmek makaslama gücü soymak yoksun bırakmak
| Shooting atıcılık atış av sahası av avcılık çekim film çekme filizlenen filizlenme sızlama sızlayan zonklama zonklayan |
| Sierra dişli doruk
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| Smith demirci nalbant |
| Social kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı sosyal toplu halde yaşayan toplumsal
| Sonny oğlum
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Space açıklık alan ara vermek ara aralık bırakmak aralık boşluk bırakmak boşluk espas koymak espas feza mekân mesafe süre uzaklık uzay yer |
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Standard ayar bayrak derece dik destek dik sap üzerinde yetiştirilen bitki herkesçe kabul edilmiş kalite klasik model miyar norm normal ölçü ölçüt payanda sancak sembol seviye standart olarak kullanılan standart
| Star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek |
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Stone çekirdeğini çıkarmak çekirdek (meyve) çekirdek değerli taş haya taş döşemek taş taşa tutmak taşlamak taştan testis
| Street cadde sokak |
| Strike basmak (çalgı, para) beklenmedik başarı bulmak çakmak çalma çalmak (saat) çarpmak çıkarmak etki bırakmak gelip çatmak gözüne ilişmek grev yapmak grev gibi gelmek hava saldırısı hesap bakiyesini tespit etmek kök salmak maden bulma petrol bulma takınmak vurgun vurma vurmak vuruş yer etmek indirmek yolunu tutmak isabet etmek işlemek izlenim bırakmak
| Sudan sudan
| Sudanese sudan sudanlı |
| Supreme azami en son en üstün en yüksek son yüce
| Swedish isveç dili isveç
| Swiss isviçre halkı isviçre isviçreli |
| Syria suriye
| Television televizyon
| Theatre alan ameliyathane amfi sinema (amer.) tiyatro |
| Things eşyalar giysiler işler
| Times çağ defa kere kez
| Tommy ingiliz askeri |
| Tony lüks
| Tour gezmek gezi tur yapmak tur turne turneye çıkmak
| Tower burç hisar kale gibi yükselmek kale kule yükselmek |
| Treaty antlaşma
| Trek göçmek kağnı ile gitme kağnı ile gitmek öküz arabası ile göç etmek
| Troy kuyumcu tartısı |
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| Turkish türk türkçe
| U soylu |
| Underground alt geçit gizli örgüt gizli metro toprak altındaki toprakaltı yeraltı dünyası yeraltı geçidi yeraltı yeraltında
| Unemployment işsizlik
| Union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak |
| Unionist birlikçi
| United birleşmiş birleşik
| University üniversite |
| Unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı
| Urban kentsel şehir şehirli
| Uruguayan uruguay uruguaylı |
| Valley çatı oluğu dalgalar arasındaki çukur dere vadi
| Victoria körüklü gezinti arabası nilüfer
| Victory başarı galibiyet utku zafer |
| Vietnamese vietnam vietnamlı
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma
| Wave dalga dalgalandırmak dalgalanmak dalgalı olmak el sallamak hare sallamak sallanmak |
| Weather hava havalandırmak kurutmak
| White ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız
| Woods orman |
| World alem dünya yeryüzü
| Xerox fotokopi
| Young acemi genç küçük yavru |
| Yugoslavian yugoslav
| aboard atobüse gemide gemiye trene uçağa
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili |
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| abroad dışarıda gurbette her tarafa yurt dışına yurt dışında
| achieve başarmak elde etmek erişmek gerçekleştirmek kazanmak meydana getirmek ulaşmak |
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| activist eylemci
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu |
| actress aktris
| admit almak kabul etmek meydan vermek içeri almak itiraf etmek
| advertisement duyuru reklâm ilan |
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| again ayrıca bir daha gene tekrar üstelik yeniden yine
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak |
| age asır çağ devir erginlik reşit olma yaş yaşlandırmak yaşlanmak yaşlılık ihtiyarlamak yıpratmak
| agree anlaşmak aynı fikirde olmak bağdaşmak birleşmek hemfikir olmak kabul etmek kararlaştırmak razı olmak uymak uyuşmak yaramak
| agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak |
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| airline hava yolu
| airplane uçak |
| airport havaalanı
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| all-time en |
| allow ayırmak bırakmak düşünmek göz önüne almak hesaba katmak kabul etmek koyvermek vermek imkân vermek indirim yapmak itiraf etmek izin vermek
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik
| ambassador büyükelçi elçi temsilci |
| amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme
| american amerikalı amerikan
| amnesty genel af genel afla serbest bırakmak |
| angry fırtınalı hırslı hiddetli kızarmış kızgın kızmış öfkeli iltihaplı
| animator canlandırıcı
| anniversary yıldönümü |
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek
| another ayrı başka farklı öbür
| approximately aşağı yukarı tahminen yaklaşık olarak |
| architecture mimarlık mimari yapı
| are ar
| area alan bodrum girişi bölge yüzölçümü |
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı
| arms arma cephane kucak silâh |
| army kalabalık ordu topluluk
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak
| arrow ok |
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| artillery ağır silahlar
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta |
| as gibi kadar olarak
| assassin katil suikâstçi
| assault hücum etmek hücum saldırı saldırmak tecâvüz etmek tecâvüz |
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| astronaut astronot
| asylum akıl hastanesi barınak himaye koruma sığınak sığınma iltica |
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| at the top tepede
| athlete atlet |
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak
| attempt denemek girişim girişimde bulunmak kalkışma kalkışmak teşebbüs etmek teşebbüs yeltenme yeltenmek
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| australian avustralya avustralyalı
| author yaratıcı yazar
| auto araba ile gezmek araba oto otomobil otomobille gezmek |
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| aviation havacılık
| award hükmetmek karar vermek karar mükâfat ödenek ödül tazminat vermek (ödül) ihale etmek |
| b si notası
| baby bebek bebeksi çocuk çocuksu kimse eser küçük piliç (kız) sorumluluk şımartmak yavru
| ban boykot etmek menetmek yasak yasaklamak |
| bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| bankrupt batırmak batmış çökertmek mahvetmek iflas etmiş kimse iflas etmiş iflas ettirmek
| baron baron büyük iş adamı kral |
| barrel çark fıçı fıçılamak hızlı gitmek kovan namlu uçmak varil
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| baseball beysbol |
| basketball basket topu basket basketbol
| bay bölme defne doru dikme (yapı) havlamak körfez koy peron revir (gemi) uluma
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak |
| be against karşı olmak
| bear ayı borsa fiyatlarını düşürmek borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse çekmek değmek doğurmak dönmek duymak (sevgi) getirmek götürmek gütmek (kin) hazmetmek katlanmak sapmak spekülasyon yapmak spekülatör sineye çekmek taşımak üstlenmek vermek yönelmek
| because of nedeniyle |
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak
| before evvel huzurunda karşı karşısında önce önceki önde önünde önüne
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak |
| beginning baş başlangıç kaynak köken ilk
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış
| belgian belçika belçikalı |
| belgium belçika
| best alt etmek birinci sınıf en çok en iyi şekilde en iyi en geçmek yenmek
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında |
| biblical incille ilgili
| billy cop
| biography biyografi |
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama
| black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| board borda binmek daire heyet kara tahta komisyon kurul meclis mukavva pano sofra sörf tahta döşemek tahta kaplamak tahta ilan tahtası yiyecek sağlamak (parayla) yiyecek içecek |
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| born doğmuş |
| both ikisi de
| boxer bokser (köpek) boksör
| brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı |
| break ağarmak ani fiyat düşüşü ara vermek ara batırmak batmak bozdurmak bozmak çatlak çözmek çiğnemek dalmak fırlamak fırsat fren firar gaf kaçma kaçmak kesmek kırık kırılma kırılmak kırma kırmak koparmak kopmak mola parçalanmak patlamak pot solo bölüm (caz) söylemek teneffüs uymamak yenmek iflas etmek ihlal etmek
| british britanya ile ilgili
| broadcast duyurmak ekmek (tohum) radyo veya televizyonla ilgili radyo yayını saçmak yayımlamak yayın (radyo, televizyon) yayın yapmak (radyo, tv) yaymak |
| brother arkadaş birader dost erkek kardeş kardeş
| brown kahverengi karamak kızarmak
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat |
| buildings site
| bulgarian bulgar bulgaristan ile ilgili
| burke bastırmak boğmak örtbas etmek susturmak |
| bus otobüs otobüsle taşımak
| business alım satım faaliyet firma görev konu mesele ticaret ticarethane iş işyeri
| businessman işadamı |
| but hiç olmazsa sadece yalnızca itiraz
| but the hariç
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla |
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| cadet aday askeri öğrenci erkek kardeş (küçük) harp okulu öğrencisi oğul polis akademisi öğrencisi
| calendar almanak kaydetmek kütük liste sicil takvim yıllık |
| call adlandırmak aramak (telefon) bağırmak çağırma çağırmak çağrı çağrıda bulunmak dava açmak davet etmek davet demek farzetmek lakap takmak ötüş ses seslenme seslenmek söylemek telefon etmek telefonda konuşma telefonda konuşmak uyandırmak ihtiyaç ziyaret etme ziyaret etmek ziyaret
| called adlı
| calling çağrı davet görev aşkı meslek seslenme iş |
| cambodian kamboçyalı
| campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak
| canadian kanada ile ilgili kanadalı |
| cancellation bozma çıkarma damga (pul) fesih geçersiz kılma kaldırılma silme iptal
| candidate aday namzet
| capital ana baş başkent büyük harf büyük cezası ölüm olan çıkar ciddi kapital kâr kazanç kusursuz mühim mükemmel ölüm önde gelen önemli sermaye ile ilgili sermaye |
| caprice değişken istek geçici heves kapris kaprislilik
| captive baskı altında esir tutsak
| cardinal ana asıl başlıca kardinal önemli |
| carry başarı kazanmak bulundurmak çekmek elde etmek geçirmek getirmek golfte topun vurulmadan önceki gidişi götürmek kaldırmak menzil nakletmek sağlamak satışa sunmak sevketmek taşımak taşıyıcılık yapmak yayımlamak
| carrying nakliye taşıma
| cash bozdurmak bozmak nakit para paraya çevirmek peşin ödeme peşin para |
| category bölüm grup kategori sınıf zümre
| celebrated meşhur ünlü
| center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak |
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| century asır
| certify belge vermek doğrulamak kanıtlamak onaylamak tasdik etmek tasdiklemek |
| chamber bölme boşluk büro kabul salonu oda yasama meclisi yatak odası
| chancellor bakan başbakan rektör
| change aktarmak bozdurmak bozmak bozuk para değiş tokuş etmek değişmek değiştirmek değişiklik değişim demir para dönüşmek haline gelmek para üstü takas etmek yenilik |
| chemist eczacı kimyager
| chemistry kimya madde yapısı yapı
| china çini porselen kap porselen |
| chinese çin ile ilgili çinli
| cigarette sigara
| city kent şehir halkı şehir |
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| civilian sivil
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek |
| clash anlaşamamak ayrılık bindirmek çarpışma sesi çarpışma çarpışmak çarpmak çatırdamak çatışma çatışmak gümbürdemek gümbürtü gitmemek uymamak uyumsuzluk uyuşmamak uyuşmazlık
| click anlamak başarı başarmak çıt etmek çıtırtı hoşlanmak jetonu düşmek kanı kaynamak kapanıvermek mandallamak şaklama şaklatmak tıkırdamak tıkırdatmak tıkırtı uyuşmak
| coco hindistancevizi |
| collide çarpışmak çarpmak çatışmak zıt düşmek
| coma baygınlık koma püskül
| come buyurmak gelmek görünmek sperma tatmin olmak tavır takınmak ulaşmak |
| come into girmek katılmak
| comedian komedi yazarı komedyen komik
| comic gülünç karikatür öykü komedi komedyen komik mizah dergisi |
| command buyruk buyurmak emretmek emir vermek emir genelkurmay güç hakim olmak hakimiyet hükmetmek komuta etmek komuta kontrol etmek kumanda kuvvet telkin etmek tepeden görmek yetki yönetmek
| commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| committee heyet komisyon komite |
| common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan
| commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler
| communist komünist solcu |
| company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk
| complete bütün bitirmek doldurmak eksiksiz mükemmel tam tamam tamamı tamamlamak tamamlanmış uygulamak yerine getirmek iyice
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar |
| concert ahenk anlaşma anlaşmak birlikte hareket etmek kararlaştırmak konser planlamak ses bütünlüğü uyum
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde
| confederation birlik devletler birliği konfederasyon ittifak |
| connect bağlamak bağlanmak birleştirmek bitiştirmek devreye sokmak iletişim sağlamak ilgili olmak
| connected akraba bağlı birleşik bitişik yakın ilgili ilişkili
| conservative eski kafalı gösterişsiz göze çarpmayan muhafazakâr partili muhafazakâr ölçülü sağcı tutucu |
| consider addetmek düşünmek dikkate almak görmek göz önüne almak hesaba katmak saygı göstermek saymak
| constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| contents içindekiler |
| continental avrupa ile ilgili avrupalı karasal kıta kıtasal
| continue devam etmek kalmak sürdürmek sürmek uzamak uzatmak
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek |
| convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| convert arıtmak çevirmek değişmek değiştirmek dönme dönüşmek dönüştürmek din değiştiren kimse dininden döndürmek inancı değişen kimse inancını değiştirmek
| cooper fıçı yapmak fıçıcı fıçılamak şarapçı |
| cooperation beraberlik dayanışma destek ortaklık etme yardım işbirliği
| corporation belediye yetkilileri dernek kurum şirket tüzelkişi
| cosmonaut kozmonot |
| council divan kurul meclis yönetim kurulu
| country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke
| coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi |
| court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| cow korkutmak sindirmek yıldırmak inek
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun |
| crash into bindirmek çarpmak
| creative neden olan yaratıcı
| credit alacak beğeni emniyet güven güvenmek hesaptaki para miktarı kredi vermek kredi kredisine yazmak saygınlık vade yatırmak inanma inanmak itibar |
| crew ekip mürettebat sürü tayfa izci grubu
| crude basit ham kaba nezaketsiz yavan ilkel işlenmemiş
| crush aşk baskı buruşmak ezme ezmek kahretmek kalabalık kırılmak meyve suyu öğütmek parçalanmak sıkıştırmak sıkmak tutku itişmek |
| currency değer devir dolaşım geçerlik geçerlilik para tedavül yaygınlık
| current akım akıntı bugünkü cari cereyan eğilim geçer geçerli şimdiki
| cyclist bisikletçi |
| cyclone coşkunluk hortum kasırga siklon tufan
| dam baraj yapmak baraj engel engellemek hazne set çekmek set toplama havuzu
| damaging zarar verici |
| dart atılmak atmak çıkarıvermek çıkıvermek cirit dart oku dart oyunu fırlamak fırlatmak hamle mızrak iğneleme
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| day dönem gün zaman |
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş
| deadline sınır son teslim tarihi zaman sınırı
| death ecel ölme ölüm yıkım |
| death penalty ölüm cezası
| debut sahneye ilk çıkış toplum önüne ilk çıkış
| december aralık |
| decide azmetmek belirlemek hüküm vermek karar verdirmek karar vermek karar vermesini sağlamak kararlaştırmak sonuca varmak
| decimal ondalık
| decision hüküm karar sonuç |
| declaration açıklama beyan beyanname bildirme bildirim demeç ifade
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek
| declared açık kesin |
| defeat aleyhte oy aşmak başarısızlık boşa çıkarmak bozgun devirmek engellemek hayal kırıklığı hüsran mağlubiyet red ret yenmek yenilgi iptal
| defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma
| demand gereksinim hak iddia etmek rağbet sormak talep etmek talep ihtiyaç istek istem isteme istemek |
| democratic demokratik partiye ait demokratik
| demonstration arz gösterme gösteri kanıt kanıtlama ispat
| denial red reddetme ret tekzip yalanlama inkâr |
| depose azletmek görevden almak tahttan indirmek şahitlik etmek ifade vermek
| desegregation ırk ayırımına son verme
| designer dalavereci kişi desinatör düzenbaz kişi modacı modelist stilist tasarımcı |
| destroy harap etmek mahvetmek öldürmek tahrip etmek tüketmek ümidini yıkmak yıkmak imha etmek
| detain alıkoymak gözaltına almak hapsetmek mahrum etmek
| devalue değerini düşürmek |
| developer film banyosu ilacı gelişim gösteren kimse
| dido muziplik tuhaflık
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar |
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| disaster afet facia felâket yıkım
| disobedience asilik başkaldırma direniş itaatsizlik |
| disrupt ayırmak bozmak bozulmak dağılmak dağıtmak karışıklığa itmek parçalamak parçalanmak yarmak
| divorce ayırmak ayrılık ayrılma ayrılmak boşama boşamak boşanma boşanmak
| do ayağını kaydırmak dalavere dolandırıcılık dolandırmak düzenlemek eğlenceli toplantı etmek hile meydana getirmek neden olmak parti rolünü üstlenmek tamamlamak temizlemek uymak yapmak ilgilenmek |
| doc doktor
| dock azaltmak dok doka çekmek eyer kuskunu gemi havuzu kesmek kesinti kısa kesilmiş kuyruk kısaltmak kuyruğun kemikli kısmı kuyruğunu kısaltmak rıhtım rıhtıma yanaşmak sanık yeri (mahkemede) tersane uzayda başka gemiye kenetlemek uzayda kenetlenmek yük rampası
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak |
| dollar dolar
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför
| drop alçalmak atmak az miktar azalma bırakmak bitmek çıkarmak dalmak damla damlamak damlatmak düşme düşmek düşürmek düşüş görüşmemek kesmek kesilmek öldürmek söylemek söyleyememek (harf) şeker tutulmak yavrulamak ilişkisini kesmek iniş |
| drops damla
| due beklenen hak tam uygun vadesi dolmuş zamanı gelmiş
| due to yüklenebilir |
| during boyunca esnasında iken
| e zayıf not
| earl kont |
| earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele
| east doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru |
| eastern doğu
| economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi
| effect anlam etki etkisi olmak gerçekleştirmek gerçeklik meydana getirmek netice reaksiyon sonuç sonuca vardırmak tesir ulaşmak uygulama verim yürürlük izlenim |
| effectively etkileyici
| elect atamak görevlendirmek seçmek
| election seçim |
| electronic elektronik
| embargo ambargo koymak ambargo el koymak yasaklama yasaklamak
| embassy elçilik sefaret |
| emergency acil vaka tehlike
| emirate emirlik
| emperor imparator |
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit
| ending bitirme ecel ölüm son sona erme sonek takı
| engineer düzenlemek makine mühendisi makinist mühendis mühendisliğini yapmak tekniker teknisyen yapmak |
| english ingiltere ingiliz ingilizce
| enter gümrük beyanında bulunmak girmek (bilgisayar) girmek giriş yapmak katılmak kaydetmek kaydolmak sokmak yazılmak yazmak içeri girmek içeriye girmek
| enterprise atılganlık atılım cesaret girişkenlik girişim kuruluş teşebbüs |
| entertainer eğlendiren kimse gösterici
| equinox ekinoks gündönümü
| erotic cinsel istek uyandıran erotik kimse erotik |
| erupt çıkmak fışkırmak patlak vermek patlamak püskürmek
| especially özellikle
| establish belirlemek kanıtlamak kurmak pekiştirmek saptamak yapmak yerleştirmek |
| established belirlenmiş kurulmuş sabit yerleşmiş
| european avrupalı avrupa'ya özgü
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma |
| eventually neticede nihayet sonunda
| execute düzenlemek gerçekleştirmek ortaya koymak sergilemek yapmak idam etmek yerine getirmek
| exile kovmak sürgün etmek sürgün sürgüne göndermek sürmek sürülme |
| expel çıkarmak dışarı atmak kovmak sürgün etmek sürmek
| experimental denek deneme niteliğinde deneyde kullanılan deneysel deneyimle kazanılan
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek |
| expose açığa çıkarmak bırakmak gerçekleri açıklama göstermek ışıklandırmak karşı karşıya bırakmak kirli çamaşırları açıklama kirli çamaşırları açıklayan makale maruz bırakmak ortada bırakmak ortaya çıkarma ortaya çıkarmak sergilemek terketmek teşhir etmek
| exposed açık korunmasız maruz ortada
| expressionist ekspresyonist |
| f başarısız not fa notası
| facility araç fırsat kolaylık olanak rahatlık tesis ustalık vasıta yetenek imkân
| fail açmamak ateş almamak başaramamak başarısız olmak başarısızlığa uğramak batmak becerememek bırakmak boşa çıkarmak boşa çıkmak bozulmak fiyasko ile sonuçlanmak kalmak suya düşmek tükenmek ümidini kırmak yapamamak yapmamak iflas etmek ihmal etmek yüzüstü bırakmak zayıf not |
| fame ad nam rivayet söylenti şan şöhret ün
| family aile ailevi aileye ait ev halkı familya soy sülale
| farmer çiftçi çiftlik sahibi |
| fashion adet biçim biçimlendirmek biçiminde dış görünüş kılık kıyafet moda tarz tarzında şeklinde üslup uydurmak yapmak yüksek tabaka
| fashion designer modacı
| faulty arızalı bozuk hatalı kusurlu |
| favour ayrıcalık beğenilme benzemek desteklemek hediye (sürpriz) kabul etmek kayırma kayırmak koruma lütuf sevilme şeref nişanı şereflendirmek tutmak yardım yardımda bulunmak iltimas iyilik etmek iyilik
| feature asıl şey başrolde oynatmak belirtmek karakterize etmek önem vermek özellik yayınlamak yüz hattı yüzün bir bölümü
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız |
| fight anlaşmazlık çekişme dalaş dövüş dövüşmek karşılaşma kavga etmek kavga mücâdele etmek mücâdele savaş vermek savaş savaşmak savunmak uğraşma uğraşmak
| fighter avcı uçağı boksör kavgacı mücâdeleci kimse savaşçı
| fighting mücâdele savaş savaşan savaşçı |
| figure anlamı olmak desen desenlemek düşünmek endam figür fiyat rakam resmetmek resim rol oynamak sayı süslemek tasvir etmek şahıs şahsiyet şekil şekillendirmek vücut yapısı yer almak ifade etmek insan tasviri
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| filming çekim |
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| fix bağlamak çıkmaz düzeltmek dik dik bakmak dikkat çekmek dikmek (göz) eroin dozu gözünü ayırmamak gözünü dikmek güç durum kararlaştırmak önceden belirlenmiş sonuç rüşvet vermek rüşvetle elde etmek sağlamak saptamak takmak tamir etmek tasarlamak tespit etmek üstesinden gelmek uyuşturucu iğne yapıştırmak yerleştirmek |
| fixed belirlenmiş değişmez kararlaştırılmış önceden ayarlanmış oynamaz sabit sağlanmış solmaz
| flagship amiral gemisi en iyisi sancak gemisi
| flee aceleyle çıkmak akıp gitmek kaçınmak kaçmak sıvışmak terketmek tüymek |
| fleet alay çevik donanma fani filo hızlı kısacık seri
| flick ani hareket film fiske atmak fiske vurmak fiske hafifçe vurmak parmak şıklatmak şaklama sesi
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| flood akın etmek basmak bolluk sel basmak sel su baskını su basmak taşkın tufan yağdırmak istila etmek
| fly açıkgöz atılmak atlayarak aşmak ayar dişlisi (saat) dalgalanmak firar etmek havalanmak kaçmak kiralık araba olta sineği pantolonun ön yırtmacı saçılmak savrulmak sinek uçakla gitmek uçma uçmak uçurmak uçuş uçuşmak uyanık üzerinden atlamak
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek |
| follower baskıcı havari hayran hizmetli mürit peyk takipçi taraftar yandaş
| football futbol topu futbol
| football player futbolcu |
| footballer futbolcu
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| for life ömür boyu |
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| foreign dış yabancı |
| forgery kalpazanlık sahte imza sahtecilik sahtekârlık imza taklidi
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem
| formally resmen şeklen usulen |
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| formerly eskiden önceden
| formula formül mama reçete |
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| founded kurulmuş
| frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir |
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| friendship arkadaşlık dostluk |
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden
| front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| gangster çeteci gangster |
| gas atıp tutma atıp tutmak benzin almak benzin boş lâf gaz pedalı gaz vermek gaz grizu hava civa havagazı matrak şey övünme övünmek saçmalamak
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| general assembly genel kurul parlamento |
| german alman öz
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık
| give up adamak ayrılmak bırakmak ele vermek pes etmek teslim etmek vazgeçmek istifa etmek |
| given belli belirlenmiş bilinen doğuştan olan verilmiş
| giving bağışlama
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek |
| go bankrupt batmak iflas etmek
| go into araştırmak girmek tutulmak varmak incelemek
| godfather manevi baba vaftiz babası |
| gold altın para altın servet
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| grant bağış bağışlamak burs devir feragatname hibe kabul etmek nasip etmek nasip ödenek onaylamak vermek imtiyaz |
| granted imtiyazlı
| group filo (ing.) grup gruplandırmak gruplaşmak heyet kafile küme manga öbek sınıflandırmak takım toplanmak topluluk
| guard bekçi gard gardiyan gözetmek gözetim himaye etmek koruma görevlisi koruma korumak korunmak muhafız nöbet tutmak nöbetçi tutmak (dil) uyanıklık |
| guerilla çeteci gerilla savaşı gerilla
| guilty günahkâr kabahatli suçlu
| gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum |
| hair kıl saç saçlar tüy
| hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| hang anlam asılı durmak asılmak asmak bağlanmak bağlı olmak batmak dayanmak duruş eğilmek kaplamak (duvar kâğıdı) manâ sarkıtmak sarkma sarkmak takmak ipe çekmek |
| hard ağır aşırı çetin dayanıklı ekşi ekşimiş güç katı nasırlı sağlam sert penis sert sıkı şiddetli yakın zor zorla
| hard labor ağır ceza
| harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak |
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak
| he erkek
| head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve |
| hear duymak dinlemek haber almak kulak vermek mektup almak öğrenmek onaylamak ifadesini almak işitmek
| helmet başlık kask miğfer tolga
| help çare çözüm elinde olmak hizmetçi kurtarmak muavin yararı olmak yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı imdadına yetişmek imdat |
| hero kahraman yiğit
| hijack çalmak gasp gaspetmek hırsızlık kaçırmak uçak kaçırma uçak kaçırmak
| hip açıkgöz çatı dış açısı farkında olan gül tohumu haberdar kalça eklemi kalça kıç kuşburnu modaya uygun modern iç sıkıntısı içini sıkmak |
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih
| hit başarı bulmak çarpmak çıkış darbe laf çaktırma olmak rastgelmek sarsmak taş şans ulaşmak üzmek varmak vurma vurmak vuruş yaralamak isabet etmek isabet ettirmek isabet yumruk atmak
| hockey hokey |
| hop atlama atlamak bira katkı maddesi bira dans etmek dans hoplamak hizmet vermek oynama oynamak sekme sekmek sıçrama sıçramak şerbetçiotu yetiştirmek şerbetçiotu uçuş uyuşturucu zıplama zıplamak zıplatmak
| hostage rehin rehine teminât
| hot acı acılı ateşli heyecanlı ısınmak ısıtmak kızgın öfkeyle radyoaktif rahatsız edici seksi sert sıcak taze şehvetli şiddetle şiddetli yeni iletken |
| hour saat vakit zaman
| house barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| hydroelectric hidroelektrik |
| ignite ateş almak ateşlemek tutuşmak tutuşturmak yakmak
| imprisonment hapsedilme hapsetme hapis tutukluluk
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| in all tamamı
| in favour of lehinde
| inaugurate açılış yapmak açmak başlamak törenle göreve getirmek |
| include dahil etmek kapsamak katmak içermek içine almak
| included dahil
| increase artırmak artış artma artmak büyüme büyümek çoğalma çoğalmak çoğaltma çoğaltmak üreme üremek yavrulama yükselme yükseltmek zam yapmak |
| indefinitely belirsiz olarak
| independence bağımsızlık hürriyet özgürlük serbestlik istiklâl
| index fihrist gösterge yasak kitaplar listesine yazmak ibre indeks indekse yazmak indekslemek işaret |
| inspiration esin fikir nefes alma telkin vahiy ilham
| intensify koyulaştırmak kuvvetlendirmek pekiştirmek şiddetlendirmek şiddetlenmek yoğunlaşmak yoğunlaştırmak
| interior dahili iç dünya iç içerisi içteki içten |
| internal dahili doğa stajyer yaradılış iç
| international uluslararası
| internment gözaltına alma hapsetme |
| into -e haline içeriye içine
| invade akın etmek ele geçirmek saldırmak içini kaplamak ihlal etmek istila etmek
| invasion akın nöbet saldırı tecâvüz ihlal istila |
| involvement bağlanma karışma sarma ilgi ilişki
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| jackass ahmak budala erkek eşek eşek herif |
| january ocak
| japan vernik verniklemek
| japanese japon |
| jazz ahenksiz boş lâf canlandırmak caz çalmak caz yapmak caz cinsel ilişkiye girmek gürültülü hızlandırmak palavra ilişkiye girmek
| jill sevgili
| john tuvalet |
| johnny herif tip
| join birleşme noktası birleşmek birleştirmek ek yeri eklemek katılmak katmak kaynamak üye olmak iştirak etmek
| joining birleşme birleştirme katılma kaynama iştirak |
| jordanian ürdün ürdünlü
| jury eğreti geçici jüri yedek
| just adil az kalsın az önce berrak doğru dürüst haklı henüz kıl payı makul mantıklı net sade sadece tam anlamıyla tam tek kelimeyle şimdi yalnız yalnızca yerinde insaflı yine de iyi |
| keep alıkoymak bakım bakmak bulundurmak devam ettirmek durmak geçim gözkulak olmak kale kalmak korumak kutlamak sağlamak sürdürmek temelli almak tutmak uymak iç kale işletmek yiyecek
| khan han kaan
| kid çocuk dalga geçmek kandırmak küçük oğlak takılmak şaka yapmak ufaklık işletmek |
| kidnap kaçırmak
| kidnapping adam kaçırma çocuk kaçırma
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak |
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm
| kilometer kilometre
| king dama kral papaz şah |
| kingdom alem krallık kraliyet
| knight at (satranç) silâhşör şövalye nişanı vermek şövalye
| labor alın teriyle yapmak çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi sınıfı işgücü |
| lake göl koyu kırmızı boya
| lance mızrak mızraklamak mızraklı süvari zıpkın
| land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek |
| landing karaya çıkma sahanlık indirme inme iniş iskele
| landslide göçme heyelan toprak kayması
| large büyük geniş iri |
| later sonra
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi |
| lead açmak (kartlarını) başı olmak başında olmak etkilemek götürmek kablo kılavuz kurşun kurşundan yapılmış öncülük etmek öncülük önde gitmek önde olma önderlik etmek önderlik örnek rehberlik sürdürmek sürmek ilk oynama hakkı (iskambil) yol göstermek yönetmek yönlendirmek iskandil
| leader baş başmakale lider önayak önder
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| leak akmak kaçak yapmak sızdırmak sızıntı yapmak sızıntı sızma sızmak
| leak out sızdırmak sızmak
| least asgari en az derece en az en küçük en ufak |
| left artık sol sola soldaki
| level akılcı aynı seviyede dengelemek dengeli dürüst düz düzeç düzeltmek düzey düzleştirmek düzlük eşitlemek hedef almak hiza makul mantıklı namuslu nişan almak ölçülü seviye seviyeli su terazisi yatay yerle bir etmek yıkmak yöneltmek zemin
| liberation azat kurtarma kurtuluş serbest bırakma serbest kalma |
| libya libya
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam
| lift asansör çalmak germek havalanmak kaldırma kaldırmak kalkmak teleferik topraktan çıkarmak yardım yukarı kaldırmak yükseltme yükseltmek yürütmek |
| link bağ bağlamak bağlantı kurmak bağlantı birleşmek eklem eklemek halka kol düğmesi ulamak
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak
| literature edebiyat literatür yazın |
| live canlı diri elektrik yüklü elektrikli güncel hareketli hayat dolu hayatta kalmak naklen oturmak parlak sönmemiş yanmamış yaşamak yaşayan
| local bölgesel kısmi lokal sakin şehir içi yerel yerli
| long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek |
| low adi alçak alçakgönüllü basık bodur böğürme böğürmek düşük karamsar kısa boylu pes olarak pes ucuz zayıf
| lower alçaltmak alt aşağı aşağıdaki daha aşağı düşürmek karartmak küçük düşürmek küçültmek somurtma somurtmak surat asma surat asmak indirmek
| lowest en düşük en küçük |
| lunar aya ait yarımay şeklinde
| lynch linç etmek linç
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin |
| majority çoğunluk ekseriyet reşitlik
| make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak
| male erkek |
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi
| manned tayfalı
| manual el kitabı kılavuz kitapçık manuel |
| many bir çoğu bir hayli bir yığın çok
| mar bozmak
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak |
| mariner denizci gemici
| mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz
| market borsa çarşı panayır pazar pazarlamak piyasa satmak |
| martin kırlangıç
| mass aşai rabbani ayini küme kütle kitle toplamak yığın yığmak
| massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak |
| massive ağır masif som yekpare iri
| match benzemek benzer birleştirmek denk eş eşlemek evlendirmek evlenme karşılaşma karşılaştırmak kibrit maç rakip uygun olmak uymak yarışma
| matt donuk mat |
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı |
| member organ üye uzuv
| membership üyelik
| men adamlar erkekler işçiler |
| method düzen metod tarz usul yöntem
| mexican meksika meksikalı
| middle orta kısım orta yer orta ortadaki |
| militant atak azimli kavgacı militan saldırgan tip saldırgan
| military askeri
| mine kazıp çıkarmak kazmak lağım maden ocağı maden mayın döşemek mayın memba sinsice bozmak torpil tünel kazmak |
| miner lâğımcı madenci mayıncı
| minister bakan papaz vaiz vekil
| misdemeanor suç |
| mission amaç elçilik görev heyet misyon vazife ideal iş
| missy küçük hanım (hizmetçi tarafından)
| model biçimlendirmek kalıbını çıkarmak kalıp manken model yapmak model modellik etmek numune örneğe göre yapmak örnek |
| money mangır nakit para
| moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer
| morocco fas |
| mosaic mozaik musa peygambere ait
| most en çok en fazla miktar en fazla en fazlası en
| mount altlık bindirmek binmek çerçeve çerçevelemek çıkmak dağ dayanak düzenlemek monte etmek oturtmak tepe üzerine çıkmak üzerine yerleştirmek |
| mountain dağ
| move hareket etmek hareket kımıldamak kımıldatmak kıpırdamak kıpırdanmak kıpırdatmak nakil oynama sırası oynama oynamak oynatmak tahrik etmek taşınma taşınmak teklif etmek yer değiştirmek ilerlemek
| move out çıkmak taşınmak |
| movie film
| murder adam öldürme bozmak cinayet işlemek cinayet kasten öldürmek öldürme öldürmek
| murphy patates |
| music müzik
| musical müziğe ait müzikal müzikli
| musician müzisyen |
| name ad koymak ad adını koymak nam söylemek tayin etmek ün ünlü kimse ismiyle çağırmak isim koymak isim vermek isim
| nation millet ulus
| national ulusal vatandaş yurttaş |
| nationalize devletleştirmek kamulaştırmak millileştirmek
| near bitişik cimri eli sıkı samimi yakın yakında yaklaşık olarak yaklaşmak
| nearby yakında yanında |
| negotiation anlaşmaya varma ciro etme görüşme müzakere paraya çevirme
| negro zenci
| never asla hiç hiçbir suretle hiçbir şekilde hiçbir zaman katiyen taş çatlasa |
| new acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| news haber
| next bir dahaki bir sonra bir sonraki bitişik daha sonra en yakın ertesi neredeyse sonraki yanına yanında yanısıra |
| no aleyhte oy artık değil değil gereksiz hayır hiç hiçbir numara red ret yasak yok
| no longer artık bundan böyle
| nominal düşük göstermelik nominal sembolik sözde itibari |
| north kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| northeast kuzey doğu kuzeydoğu
| northern kuzey |
| northwest kuzey batı
| norway norveç
| not değil |
| now acilen derhal halen hemen şu |