| Aboriginal yerli
| Academy akademi okul yüksek okul
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci |
| Agency acenta ajans aracılık vasıta
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| Airport havaalanı |
| Alcohol alkol içki ispirto
| American amerikalı amerikan
| Angry fırtınalı hırslı hiddetli kızarmış kızgın kızmış öfkeli iltihaplı |
| Archbishop başpiskopos
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Army kalabalık ordu topluluk |
| Arrow ok
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| Arts şeytanlık |
| As gibi kadar olarak
| Assassination adam öldürme suikâst
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| Australian avustralya avustralyalı
| Austrian avusturya avusturyalı
| Average avarya cari fiyat (borsa) hasar ortalama ortalamasını bulmak sıradan zarar |
| Aviation havacılık
| B si notası
| Bailey şatonun dış avlusu |
| Ballistic balistik
| Barracks kışla
| Baseball beysbol |
| Basketball basket topu basket basketbol
| Bedel tören asasını taşıyan kimse (brit.üniv.)
| Beetle böcek çakmak çıkıntı yapmak kakmak sarkan sarkık sarkmak taşan şahmerdan tokaç tokmak tokmaklamak |
| Belgian belçika belçikalı
| Berg buzdağı
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| Biochemical biyokimyasal
| Black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| Blink bakış görmemezlikten gelmek göz kırpmak göz yummak gözünü kırpıştırma ışıldamak ışıltı kırpıştırmak kırpmak nazar parıltı parlamak titreşerek parlamak |
| Bloody çok kan dökülen kanayan kanlı lanet olası uğursuz
| Bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin
| Bobby aynasız polis |
| Bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| Brigade ekip takım tugay
| British britanya ile ilgili |
| Buffalo bizon gözdağı vermek karasığır
| Bureau büro çalışma masası daire yazıhane
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot |
| Catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| Century asır |
| Chancellor bakan başbakan rektör
| Chemistry kimya madde yapısı yapı
| Chess satranç |
| Chevalier süvari silâhşör şövalye
| China çini porselen kap porselen
| Christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan |
| Church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise
| Circular daire biçiminde dairesel dolambaçlı genelge sirküler yuvarlak
| City kent şehir halkı şehir |
| Clam deniz tarağı neşeli parti içine kapanık kimse istiridye
| Club çomak dernek dövmek dipçiklemek katılmak kulüp lobut ortak olmak ortakça yatırmak sopa sopalamak toplamak toplanmak
| Cod dalga geçmek morina sazanlamak işletmek |
| College akademi dernek enstitü fakülte heyet kolej kurul okul üniversite yüksek okul
| Colombian kolombiyalı
| Command buyruk buyurmak emretmek emir vermek emir genelkurmay güç hakim olmak hakimiyet hükmetmek komuta etmek komuta kontrol etmek kumanda kuvvet telkin etmek tepeden görmek yetki yönetmek |
| Committee heyet komisyon komite
| Commonwealth devlet kamu yararı milletler topluluğu ulus
| Communique bildiri duyuru tebliğ |
| Communist komünist solcu
| Company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk
| Confidence güven kendine güven sır inanç inanma itimat |
| Congregational cemaat ile ilgili
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| Constructive dolaylı yapıcı yapısal inşaat |
| Contents içindekiler
| Convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| Cook aşçı mahvetmek oynama yapmak pişmek pişirmek uydurmak yemek yapmak |
| Cool abartısız harika klas küstah serin yer serin serinlemek serinletmek serinlik soğuk soğukkanlı soğukkanlılık soğutmak tamı tamına yatışmak
| Cooper fıçı yapmak fıçıcı fıçılamak şarapçı
| Corporation belediye yetkilileri dernek kurum şirket tüzelkişi |
| Count addetmek dava maddesi hesaba katma hesaba katmak hesap önemseme önemi olmak sayı saymak sayı sayılmak sayma saymak varsaymak iddialar
| Court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| Creek çay dere koy |
| Cultural kültürel
| Czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| Day dönem gün zaman |
| December aralık
| Democratic demokratik partiye ait demokratik
| Dick adam çük dedektif herif penis |
| Dutch alman eş
| E zayıf not
| Earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in |
| East doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru
| Eastern doğu
| Economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi |
| Eddy anafor yapmak anafor fırıl fırıl dönmek girdap hortum
| Educational eğitsel eğitici eğitimle ilgili
| Embassy elçilik sefaret |
| English ingiltere ingiliz ingilizce
| Entire bütün hepsi katışıksız saf tam tüm
| European avrupalı avrupa'ya özgü |
| F başarısız not fa notası
| Faction ayrılık gruplaşma nifak
| Fame ad nam rivayet söylenti şan şöhret ün |
| Federal federal
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| Fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak |
| First baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| Fisher balıkçı
| Force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak |
| Ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| Forest ağaçlandırmak orman
| Frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir |
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| Front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| G bin dolar sol notası |
| Garner almak depolamak kazanmak stok stoklamak tahıl ambarı istiflemek
| Gathering apse büzgü biriktirme çıban kalabalık meclis toplama toplanma toplantı topluluk iltihap
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| Genetic genetik yapı genetik soyaçekim
| German alman öz
| Government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim |
| Governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici
| Grant bağış bağışlamak burs devir feragatname hibe kabul etmek nasip etmek nasip ödenek onaylamak vermek imtiyaz
| Greek rum yunan yunanlı |
| Green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik
| Group filo (ing.) grup gruplandırmak gruplaşmak heyet kafile küme manga öbek sınıflandırmak takım toplanmak topluluk
| Growth büyüme büyümüş şey filiz gelişme geliştirme sürgün ur ürün |
| Gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum
| Hair kıl saç saçlar tüy
| Hale dinç sağlam sürüklemek zinde |
| Hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| Hatcher düzenleme tasarlama |
| Hawk açgözlü ve saldırgan tip atmaca avlamak avlanmak boğazını temizleme çıkarmak doğan öksürerek balgam çıkarma öksürmek sertlik yanlısı politikacı seyyar satıcılık yapmak sıvacı tahtası şahin yaymak işportacılık yapmak
| He erkek
| Health sağlık durumu sağlık sıhhat |
| Heist çalmak soygun yapmak soygun soymak
| Heritage kalıt miras
| High aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve |
| Highness yücelik yükseklik
| Hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| Homestead çiftlik ve içindeki binalar |
| Hoover elektrik süpürgesi ile temizlemek
| Hotel otel
| House barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt |
| Hue renk
| Hurricane fırtına kasırga
| I bir (romen) |
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| Industrial endüstri endüstriyel sanayi sanayici |
| Information bildirme bilgi edinme bilgi danışma enformasyon haber malumat iddia istihbarat
| Intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik
| Investigation araştırma gözlem soruşturma teftiş inceleme |
| Iranian iran iran'lı
| Irish irlanda dilinde irlandalı
| Israeli israilli |
| It cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| January ocak
| Japan vernik verniklemek |
| Japanese japon
| Jean kot
| Jill sevgili |
| John tuvalet
| Joint batakhane birleşme yeri birleşmiş birleştirmek birleşik birlikte bitiştirmek ek yeri eklem eklemek esrar mafsal müşterek ortak ortaklaşa ot
| Ken bilgi alanı bilmek tanımak |
| Kenyan kenya'lı
| King dama kral papaz şah
| Kingdom alem krallık kraliyet |
| Kitty kedicik ortaya konan para pot pisi
| Labour çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi partisi (ing.) işçi sınıfı işgücü
| Lance mızrak mızraklamak mızraklı süvari zıpkın |
| Last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek
| Launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası
| Laurel defne |
| Law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| Lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| Levant borçlarını ödemeden kaçmak doğu akdeniz ülkeleri |
| Libya libya
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın |
| Little adi az miktar az azıcık bayağı dar görüşlü küçük ufak şey ufak
| Long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek
| Loot ganimet talan vurgun yağma yağmalamak |
| Lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip
| Main ana boru ana asıl başlıca belli başlı deniz esas kuvvet okyanus zor
| Marathon maraton |
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Mariner denizci gemici
| Mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz |
| Martin kırlangıç
| Massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak
| Match benzemek benzer birleştirmek denk eş eşlemek evlendirmek evlenme karşılaşma karşılaştırmak kibrit maç rakip uygun olmak uymak yarışma |
| Matt donuk mat
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç |
| Mellow olgun olgunlaşmak tatlı yumuşak yumuşamak yumuşatmak
| Method düzen metod tarz usul yöntem
| Mexico meksika |
| Mike mikrofon
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Missile atılan şey füze mermi |
| Moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer
| Moroccan fas faslı
| Mount altlık bindirmek binmek çerçeve çerçevelemek çıkmak dağ dayanak düzenlemek monte etmek oturtmak tepe üzerine çıkmak üzerine yerleştirmek |
| Mountain dağ
| Movement akım hareket manevra işleme
| Music müzik |
| Musician müzisyen
| National ulusal vatandaş yurttaş
| Natural doğal natürel tabii |
| Navy donanma
| Nearly az daha az kalsın hemen hemen neredeyse takriben
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni |
| No aleyhte oy artık değil değil gereksiz hayır hiç hiçbir numara red ret yasak yok
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| Northern kuzey |
| Norway norveç
| Norwegian norveç norveçli
| Not değil |
| Notorious adı çıkmış dile düşmüş
| O sıfır
| Oasis vaha |
| Offensive hakaret eden kötü pis saldıran saldırgan saldırı iğrenç
| Old bayat eski zamanlar eski eskiden kalma eskimiş harika kart köhne önceki pişkin tecrübeli yaşlı ihtiyar
| Only ağırbaşlı ancak bir tek biricik sade sadece sırf tek yalnız |
| Organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| Pacific barışçı barışsever sakin |
| Pakistan pakistan
| Panther panter
| Parcel bölmek hisselere ayırmak koli paket parsel toplu miktar |
| Park koruma altına alınmış arazi koymak otopark park parketmek
| Parliament parlamento
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk |
| Pat basmakalıp çok uygun değişmez kalıp (ufak) münasip okşama okşamak pat sesi pışpışlamak sıvazlama tam zamanında olan tam zamanında yerinde
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Petroleum petrol |
| Physics fizik
| Pierce delmek delik açmak delip geçmek içinden geçmek işlemek
| Pioneer çığır açan çığır açmak kılavuz önayak olan kimse önayak olmak öncü olmak öncü öncülük etmek önder |
| Placebo ilaçmış gibi verilen fonksiyonsuz madde
| Poland polonya
| Porter hamal kapıcı |
| Pound ağıl çarpmak darbe dövme dövmek ezmek hapishane havanda dövmek küt küt atmak libre (453 gr.) pound sahipsiz araçların tutulduğu yer sahipsiz hayvanların tutulduğu yer sterlin topa tutmak vurma vurmak yumruklamak
| Premier baş başbakan birinci ilk
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| Press acele basın baskı yapmak baskı basmak cendere kalabalık matbaa makinesi mengene pres ütü pres preslemek sıkacak sıkışıklık sıkıştırmak sıkmak (limon vb.) sıkmak topluca ilerlemek ütülemek izdiham zorlamak
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Prince prens şehzade |
| Princess prenses
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Proclamation beyanname bildiri duyuru |
| Protection haraç himaye koruma korunma muhafaza önlem tedbir
| Province branş uzmanlık alanı uzmanlık dalı vilâyet il iş sahası
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir |
| R r harfi
| Rafter çatı kirişi kiriş
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| Rainbow gökkuşağı
| Rank alâsı aşama bakımsız (bahçe) bereketli bol bozulmuş çok derece dizmek dizi dizilmek gür kaba saba kaba kokmuş kokuşmuş rütbe rütbesi olmak saf sayılmak saymak sınıf sıra olmak sıra sıraya koymak tabaka tam verimli iğrenç yer vermek
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu |
| Reed düdük jüdorg kamış kaval saz sipsi
| Reformed düzelmiş
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı |
| Republic cumhuriyet
| Republican cumhuriyetçi
| Return aynı kâğıttan oynamak beyan etmek bülten dönmek dönüş geri dönme geri dönmek geri dönüş geri gelme geri gelmek geri göndermek geri tepme geri verme geri vermek geri vurmak geriye gitme getirmek (faiz vb) getiri sağlamak getiri hüküm vermek kâr karar vermek (mahk.) karşılık milletvekili seçmek misilleme yapmak nüksetme nüksetmek rapor resmen bildirmek resmi açıklama rövanş seçim sonucu tazminat tekrarlama tekrarlamak topa geri vurma topu karşılamak tornistan iade etmek iade yansıtmak ince kıyım tütün |
| River akış ırmak nehir
| Rock belâ değerli taş dert dolar elmas kaya parçası kaya lolipop para rock yapmak (dans) sallamak sallanmak sallayarak uyutmak sarsılmak sarsmak sıkıntı taş şok etmek şok olmak zorlaştırmak
| Roman katolik |
| Rose gül deseni gül pembesi gül pencere gül güzel kız hortum ağzı lâl pembe şarap pembe rüzgâr gülü süzgeçli ağızlık (bahçe sulama kovası) yılancık
| Royal asil büyük tabaka kâğıt krala ait krallara lâyık kraliyet ailesinden kimse kraliyet muhteşem prens gibi royal
| SALT biriktirmek espri lezzet nükte salamura yapmak tad tuz tuzlamak tuzlayarak saklamak tuzlu tuzluk |
| Sally çıkış hareketi dışarıya hücum dolaşma espri gezinti nükte
| Scandal dedikodu karalama rezalet rezil skandal iftira yüz karası
| School balık sürüsü ders vermek eğitmek ekol mektep öğretmek okul binası okul çalışanları ve öğrencileri okul okula göndermek tarz terbiye etmek yetiştirmek |
| Science beceri bilim fen teknik ilim
| Scientific bilimsel kesin ilmi
| Second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci |
| Secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek
| Senator senatör |
| Service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme
| Sheik şeyh
| Sicily sicilya |
| Simian maymun maymuna ait
| Singer aşık ötücü kuş şarkıcı
| Smith demirci nalbant |
| Social kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı sosyal toplu halde yaşayan toplumsal
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak
| South güney güneyden esen güneye lodos |
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Spanish ispanyol ispanyolca
| Special ayrıcalıklı geçici polis günün yemeği has olağanüstü özel baskı özel muhabir özel sayı özel tren özel indirim özel özellikli spesiyalite |
| Spice bahar baharat koymak baharat çeşni katmak çeşni heyecan katmak
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Stampede bozgun çil yavrusu gibi dağılma korkutarak dağıtmak panik yaratmak panik ürküterek kaçırmak izdiham yaratmak izdiham zorlamak |
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Stein büyük bardak
| Stone çekirdeğini çıkarmak çekirdek (meyve) çekirdek değerli taş haya taş döşemek taş taşa tutmak taşlamak taştan testis |
| Stonewall sıkı savunma yapmak sıkı savunma
| Summer gençlik çağı hayatın baharı kapı üstü kirişi refah dönemi taban kirişi yaz yazı geçirmek yazla ilgili
| Sunday pazar |
| Supreme azami en son en üstün en yüksek son yüce
| Syrian suriye suriyeli
| Television televizyon |
| Tent çadır cerrah mili ile yoklamak yara mili
| Terrorism terörizm
| Thai tai dili tayland taylandlı |
| There orada oralarda oraya şurada şuradaki
| Timothy aziz paulus'un öğrencisi (incil)
| To -e doğru -e göre -ya -ye |
| Tobacco tütün
| Tony lüks
| Train alıştırmak antrenman yapmak doğrultmak (silah) dizi eğitmek kafile katar kuyruk (elbise, kuş, yıldız) maiyet nişan almak sıra sürüklemek terbiye etmek tren yetiştirmek |
| Treaty antlaşma
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| U soylu |
| Union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak
| United birleşmiş birleşik
| Unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı |
| Urban kentsel şehir şehirli
| Vietnamese vietnam vietnamlı
| Village köy halkı köy |
| Virus virüs
| Vote karar önermek oy kullanmak oy vermek oy oylama oylamak oylanan şey oylayarak kararlaştırmak seçim sonucu
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| Warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya
| White ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız |
| Winter kış kışı geçirmek kışlamak kışlık
| World alem dünya yeryüzü
| Worship taparcasına sevmek tapınmak tapma tapmak ibadet ilahlaştırma |
| Yacht yat ile yolculuk etmek yat
| Yellow kıskanç korkak sararmak sararmış sarartmak sarı
| Yugoslavian yugoslav |
| Zone bölge bölgelere ayırmak kuşak kuşatmak
| aboard atobüse gemide gemiye trene uçağa
| aboriginal yerli |
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| academy akademi okul yüksek okul |
| accuse suçlamak itham etmek
| accused sanık
| across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden |
| action amel çalışma çarpışma dava davranış etki etkileme eylem faaliyet hareket olayların gelişimi
| activist eylemci
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu |
| actress aktris
| admit almak kabul etmek meydan vermek içeri almak itiraf etmek
| admitted kabul edilmiş |
| adopt benimsemek çalmak evlât edinmek kabul etmek nüfusuna geçirmek sahip çıkmak seçmek (pol.)
| advisor danışman müşavir
| aerodynamics aerodinamik |
| affair konu mesele olay şey ilişki iş
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| agency acenta ajans aracılık vasıta
| agent acenta ajan distribütör etken etkili olan kimse etmen temsilci yapan kimse |
| agree anlaşmak aynı fikirde olmak bağdaşmak birleşmek hemfikir olmak kabul etmek kararlaştırmak razı olmak uymak uyuşmak yaramak
| agreed kararlaştırılmış
| agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak |
| aid alet aygıt çare destek yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| aircraft uçak |
| airline hava yolu
| airplane uçak
| airport havaalanı |
| alcohol alkol içki ispirto
| alive canlı diri elektrik yüklü farkında hayat dolu hayatta sağ yaşayan
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm |
| allow ayırmak bırakmak düşünmek göz önüne almak hesaba katmak kabul etmek koyvermek vermek imkân vermek indirim yapmak itiraf etmek izin vermek
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik
| ambassadorial büyükelçi ile ilgili |
| american amerikalı amerikan
| angry fırtınalı hırslı hiddetli kızarmış kızgın kızmış öfkeli iltihaplı
| animator canlandırıcı |
| anniversary yıldönümü
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek
| announcement anons bildirme bildiri duyurma duyuru haber (tv, radyo) ilan etme ilan |
| apartment apartman dairesi daire
| approve beğenmek kabul etmek onaylamak razı olmak uygun bulmak uygun görmek
| approved denenmiş onaylı vefakâr vefalı |
| archbishop başpiskopos
| architect mimar planlamak tasarlamak yapmak yaratıcı
| architecture mimarlık mimari yapı |
| are ar
| army kalabalık ordu topluluk
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak |
| arrow ok
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta |
| as gibi kadar olarak
| ascend artmak çıkmak tırmanmak yukarı çıkmak yükselmek
| asian asya asyalı |
| assailant eleştirici saldırgan
| assassination adam öldürme suikâst
| astronomer astronom |
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| athlete atlet
| atop tepede üstte üstün üstünde üstüne |
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| australian avustralya avustralyalı |
| austrian avusturya avusturyalı
| author yaratıcı yazar
| autobiography kendi hayat hikâyesi otobiyografi özgeçmiş |
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| avalanche çığ
| average avarya cari fiyat (borsa) hasar ortalama ortalamasını bulmak sıradan zarar |
| aviation havacılık
| award hükmetmek karar vermek karar mükâfat ödenek ödül tazminat vermek (ödül) ihale etmek
| b si notası |
| back arka çıkmak arka arkadaki arkalık arkaya astarlamak bek belkemiği ciro etmek defans oyuncusu destek olmak elin tersi eski tarihli geçmişte geri geri gitmek geri geride geriye doğru giden geriye doğru sürmek geriye kaplamak (kitap) kayırmak kitap sırtı ödemesi gecikmiş ödenmemiş önce sırt sırtına binmek takviye etmek ters taraf uzak tekrar
| baggage bagaj civelek kız moruk ordu yükü sevimsiz yaşlı kadın şımarık kadın yol eşyası
| bailey şatonun dış avlusu |
| ballistic balistik
| ban boykot etmek menetmek yasak yasaklamak
| band bağlamak bando bant bantlamak çete frekans bandı grup kayış kemer mızıka orkestra sargı takım şerit yapmak şerit |
| barracks kışla
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| baseball beysbol |
| basketball basket topu basket basketbol
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak |
| becoming uygun yakışan yakışık alır yerinde
| bedel tören asasını taşıyan kimse (brit.üniv.)
| beetle böcek çakmak çıkıntı yapmak kakmak sarkan sarkık sarkmak taşan şahmerdan tokaç tokmak tokmaklamak |
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış
| belgian belçika belçikalı |
| berg buzdağı
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında
| bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| biochemical biyokimyasal
| biography biyografi
| biological biyolojik |
| biology biyoloji
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama
| black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci |
| blink bakış görmemezlikten gelmek göz kırpmak göz yummak gözünü kırpıştırma ışıldamak ışıltı kırpıştırmak kırpmak nazar parıltı parlamak titreşerek parlamak
| bloody çok kan dökülen kanayan kanlı lanet olası uğursuz
| boat bot filika gemi kayık kayıkla gezmek sandal tekne |
| bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin
| bobby aynasız polis
| bodyguard fedai koruma görevlisi koruma muhafız |
| bogus kalp sahte şey sahte taklit
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| bombing bombalama |
| bone anlaşmazlık konusu kemik kemiklerini ayıklamak kılçık
| bones iskelet
| both ikisi de |
| boundary hudut limit sınır
| box at arabacısı yeri boks yapmak jüri bölmesi kompartıman kulübe kutu veya sandık dolusu kutu kutulamak kutuya koymak loca sandığa koymak sandık televizyon teyp veya radyo şamar tokat tokatlamak yumruk atmak yumruk yumruklaşmak
| boxer bokser (köpek) boksör |
| brawl kavga etmek kavga tartışma tartışmak
| break ağarmak ani fiyat düşüşü ara vermek ara batırmak batmak bozdurmak bozmak çatlak çözmek çiğnemek dalmak fırlamak fırsat fren firar gaf kaçma kaçmak kesmek kırık kırılma kırılmak kırma kırmak koparmak kopmak mola parçalanmak patlamak pot solo bölüm (caz) söylemek teneffüs uymamak yenmek iflas etmek ihlal etmek
| break out çıkmak patlak vermek |
| breaking bozma kırma zorla girme
| brigade ekip takım tugay
| bring getirmek kazandırmak neden olmak razı etmek ikna etmek |
| bring down indirmek
| british britanya ile ilgili
| buffalo bizon gözdağı vermek karasığır |
| build bel bağlamak güvenmek kurmak örmek toplamak toplanmak vücut yapısı yapı yapmak yaradılış inşa etmek inşaatçılık yapmak
| builder kuran kurucu müteahhit mimar yaratıcı inşaatçı
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat |
| bureau büro çalışma masası daire yazıhane
| burglarize soymak
| burn alev almak başını yakmak çay dere (iskoç) fazla pişerek yanmak ışık saçmak kızdırmak kiremitte pişirme kiremitte pişirmek öfkelendirmek tutuşmak yakmak yanık yanıp kül olmak yanıp tutuşmak yanma izi yanmak |
| business alım satım faaliyet firma görev konu mesele ticaret ticarethane iş işyeri
| but hiç olmazsa sadece yalnızca itiraz
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla |
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| calculator hesap makinesi hesap yapan kimse
| candidacy adaylık |
| cannabis esrarotu kendir kenevir
| cannibalism yamyamlık
| capital ana baş başkent büyük harf büyük cezası ölüm olan çıkar ciddi kapital kâr kazanç kusursuz mühim mükemmel ölüm önde gelen önemli sermaye ile ilgili sermaye |
| capture almak el koymak ele geçirme ele geçirmek esir alma esir almak esir ganimet almak ganimet tutsak etmek zaptetme zaptetmek
| car araba kabin otomobil vagon
| cargo kargo yük |
| carrier hamal kurye nakliye şirketi nakliyeci portbagaj portör taşıyıcı ulak
| carry başarı kazanmak bulundurmak çekmek elde etmek geçirmek getirmek golfte topun vurulmadan önceki gidişi götürmek kaldırmak menzil nakletmek sağlamak satışa sunmak sevketmek taşımak taşıyıcılık yapmak yayımlamak
| carrying nakliye taşıma |
| casualty felâket kaza ölü yaralı
| category bölüm grup kategori sınıf zümre
| catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın |
| celebrated meşhur ünlü
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| century asır |
| champion desteklemek en iyi galip müdafaa etmek mükemmel savunmak savunucu şampiyon üstün niteliklere sahip kimse
| chancellor bakan başbakan rektör
| chemistry kimya madde yapısı yapı |
| chess satranç
| chevalier süvari silâhşör şövalye
| chief amir ana baş belli başlı en üst rütbeli reis şef |
| child çocuk evlat küçük ürün velet
| china çini porselen kap porselen
| christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan |
| church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise
| circular daire biçiminde dairesel dolambaçlı genelge sirküler yuvarlak
| circumstance ayrıntı detay durum koşul olay şart vaka varlık zenginlik |
| circumstances koşullar şartlar varlık zenginlik
| city kent şehir halkı şehir
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili |
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek
| clam deniz tarağı neşeli parti içine kapanık kimse istiridye
| climber dağcı sarmaşık tırmanıcı toplumda hep gözü yükseklerde olan kimse |
| close amansız anlaşmak avlu (okul, kilise) bağlantılı bunaltıcı bitirmek bitişik cimri detaylı geçit göğüs göğüse kavga kapalı kapamak kapatmak kesmek ketum kıt kilitlemek mahrem örtmek saklı sık sıkı fıkı sıkı son vermek son sonsöz sonuç sürgülemek uzlaşmak yakın yakından yaklaşmak yanaşık içli dışlı
| closing kapanış
| club çomak dernek dövmek dipçiklemek katılmak kulüp lobut ortak olmak ortakça yatırmak sopa sopalamak toplamak toplanmak |
| coal bir yakımlık kömür kömür vermek kömür maden kömürü
| coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek
| cod dalga geçmek morina sazanlamak işletmek |
| college akademi dernek enstitü fakülte heyet kolej kurul okul üniversite yüksek okul
| colombian kolombiyalı
| come buyurmak gelmek görünmek sperma tatmin olmak tavır takınmak ulaşmak |
| come back dönmek geri gelmek karşılık vermek
| comedian komedi yazarı komedyen komik
| command buyruk buyurmak emretmek emir vermek emir genelkurmay güç hakim olmak hakimiyet hükmetmek komuta etmek komuta kontrol etmek kumanda kuvvet telkin etmek tepeden görmek yetki yönetmek |
| committee heyet komisyon komite
| commonwealth devlet kamu yararı milletler topluluğu ulus
| communique bildiri duyuru tebliğ |
| communist komünist solcu
| commute çevirmek değiş-tokuş etmek değiştirmek hafifletmek takas etmek
| company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk |
| compare benzemek benzetmek karşılaştırılmak karşılaştırmak kıyaslamak
| compete çekişmek mücâdele etmek rekabet etmek yarışmak
| complete bütün bitirmek doldurmak eksiksiz mükemmel tam tamam tamamı tamamlamak tamamlanmış uygulamak yerine getirmek iyice |
| complication karışıklık karmaşa komplikasyon zorluk
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar
| computer bilgisayar |
| comrade arkadaş dost yoldaş
| concern alâka bağlantı endişe endişelendirmek etkilemek karışmak kaygılandırmak kuruluş merak pay tasa şey şirket ilgi ilgilendirmek ilişkisi olmak irtibat iş
| concert ahenk anlaşma anlaşmak birlikte hareket etmek kararlaştırmak konser planlamak ses bütünlüğü uyum |
| confidence güven kendine güven sır inanç inanma itimat
| confine hapsetmek kapamak sınır sınırlamak tutmak
| confined hapsedilmiş kapatılmış sınırlanmış |
| congregational cemaat ile ilgili
| congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| congressman kongre üyesi milletvekili |
| conspire anlaşmak birlik olmak fesat çıkarmak gizlice anlaşmak komplo kurmak kurmak suikâst hazırlamak
| constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| constructive dolaylı yapıcı yapısal inşaat |
| contact bağlantı dokunma dokunmak görüşmek portör tanıdık taşıyıcı temas etmek temas temasa geçmek ilişki kurmak ilişki irtibat kurmak
| contents içindekiler
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek |
| convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| cook aşçı mahvetmek oynama yapmak pişmek pişirmek uydurmak yemek yapmak
| cool abartısız harika klas küstah serin yer serin serinlemek serinletmek serinlik soğuk soğukkanlı soğukkanlılık soğutmak tamı tamına yatışmak |
| cooper fıçı yapmak fıçıcı fıçılamak şarapçı
| cooperation beraberlik dayanışma destek ortaklık etme yardım işbirliği
| copyright telif hakkı saklı olan telif hakkı ile korumak telif hakkı |
| corporation belediye yetkilileri dernek kurum şirket tüzelkişi
| corruption ahlaksızlık bozma bozulma çürüme fesat rüşvet rüşvetçilik yozlaştırma
| count addetmek dava maddesi hesaba katma hesaba katmak hesap önemseme önemi olmak sayı saymak sayı sayılmak sayma saymak varsaymak iddialar |
| country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke
| court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| couturier desinatör modacı |
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun
| crash into bindirmek çarpmak
| create atamak meydana getirmek neden olmak oluşturmak yapmak yaratmak yetki vermek |
| creek çay dere koy
| crew ekip mürettebat sürü tayfa izci grubu
| cricketer kriket oyuncusu |
| cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak
| cultural kültürel
| cyclist bisikletçi |
| czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| daughter bağ kız evlât kız ilişki |
| day dönem gün zaman
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş
| death ecel ölme ölüm yıkım |
| death penalty ölüm cezası
| debut sahneye ilk çıkış toplum önüne ilk çıkış
| december aralık |
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek
| defeat aleyhte oy aşmak başarısızlık boşa çıkarmak bozgun devirmek engellemek hayal kırıklığı hüsran mağlubiyet red ret yenmek yenilgi iptal
| demand gereksinim hak iddia etmek rağbet sormak talep etmek talep ihtiyaç istek istem isteme istemek |
| democratic demokratik partiye ait demokratik
| demolish tahrip etmek yıkmak imha etmek yiyip bitirmek
| denounce aleyhinde olmak kehanette bulunmak kınamak ihbar etmek |
| department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| depose azletmek görevden almak tahttan indirmek şahitlik etmek ifade vermek
| deposit bankaya yatırmak çökelmek depozito emanet etmek emanet katman mevduat para yatırmak teminât tortu bırakmak tortu yatırmak yerleştirmek yumurtlamak |
| destroy harap etmek mahvetmek öldürmek tahrip etmek tüketmek ümidini yıkmak yıkmak imha etmek
| destroyed berbat
| development büyüme gelişme geliştirme geliştirilmiş ürün kalkınma son durum tab etme |
| dick adam çük dedektif herif penis
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar
| dine ağırlamak akşam yemeği vermek akşam yemeği yemek akşam yemeğini yemek |
| dinner akşam yemeği yemek ziyafet
| diplomat diplomat uluslararası ilişkiler uzmanı
| direct açık adres yazmak (gönderiye) anlaşılır atfetmek doğru doğrudan doğruya dolaysız dürüst direkt direktif vermek emretmek kestirme komuta etmek idare etmek yol göstermek yöneltmek yönetmek yönlendirmek |
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| disaster afet facia felâket yıkım
| discover anlamak bulmak farketmek keşfetmek ortaya çıkarmak |
| disturb aksatmak altüst etmek bozmak endişelendirmek huzursuz etmek karıştırmak rahat vermemek rahatsız etmek
| disturbing huzur bozucu rahatsız edici rahatsız etme
| dock azaltmak dok doka çekmek eyer kuskunu gemi havuzu kesmek kesinti kısa kesilmiş kuyruk kısaltmak kuyruğun kemikli kısmı kuyruğunu kısaltmak rıhtım rıhtıma yanaşmak sanık yeri (mahkemede) tersane uzayda başka gemiye kenetlemek uzayda kenetlenmek yük rampası |
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| documentary belgelere dayanan belgeli belgesel film
| dollar dolar |
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun
| draftee askere çağrılan kimse
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför |
| drop alçalmak atmak az miktar azalma bırakmak bitmek çıkarmak dalmak damla damlamak damlatmak düşme düşmek düşürmek düşüş görüşmemek kesmek kesilmek öldürmek söylemek söyleyememek (harf) şeker tutulmak yavrulamak ilişkisini kesmek iniş
| drop out ayrılmak bırakmak çıkmak
| drops damla |
| drummer davulcu trampetçi
| dry kart kurak kuraklık kuru kurulamak kurumak kurumuş kurutmak sek sıkıcı susamış susatıcı susuz sütü kesilmek yavan içki karşıtı
| dry up çekilmek kesmek kesilmek kurumak kurutmak |
| due beklenen hak tam uygun vadesi dolmuş zamanı gelmiş
| due to yüklenebilir
| dutch alman eş |
| duty görev hizmet ödev vergi yükümlülük
| e zayıf not
| each her tanesi |
| earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele
| east doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru |
| eastern doğu
| economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi
| eddy anafor yapmak anafor fırıl fırıl dönmek girdap hortum |
| educational eğitsel eğitici eğitimle ilgili
| elect atamak görevlendirmek seçmek
| election seçim |
| electorate seçmenler
| elephant fil
| elevate kaldırmak yükseltmek |
| embassy elçilik sefaret
| emergency acil vaka tehlike
| engineer düzenlemek makine mühendisi makinist mühendis mühendisliğini yapmak tekniker teknisyen yapmak |
| english ingiltere ingiliz ingilizce
| enroll askere almak kaydetmek üye yapmak yazılmak yazmak
| entertainer eğlendiren kimse gösterici |
| entire bütün hepsi katışıksız saf tam tüm
| entrepreneur girişimci müteahhit
| epidemic epidemi salgın |
| equal akran aynı başabaş bir olmak dengeli denk düzenli emsal eş değerde olmak eş eşit hayır demez sakin uygun yanlı yaşıt yeterli yetişmek
| establish belirlemek kanıtlamak kurmak pekiştirmek saptamak yapmak yerleştirmek
| established belirlenmiş kurulmuş sabit yerleşmiş |
| european avrupalı avrupa'ya özgü
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma
| everglade bataklık |
| exceed aşırıya kaçmak aşmak geçmek haddini aşmak sınırı aşmak ileri gitmek
| exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa
| executive uygulama ile ilgili icra idareci yetkili yönetici yönetim yürütme |
| expel çıkarmak dışarı atmak kovmak sürgün etmek sürmek
| experiment deneme denemek deney yapmak deney
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek |
| expose açığa çıkarmak bırakmak gerçekleri açıklama göstermek ışıklandırmak karşı karşıya bırakmak kirli çamaşırları açıklama kirli çamaşırları açıklayan makale maruz bırakmak ortada bırakmak ortaya çıkarma ortaya çıkarmak sergilemek terketmek teşhir etmek
| extort gaspetmek koparmak zorla almak zorla yaptırmak
| f başarısız not fa notası |
| fabricate atmak sahtesini yapmak üretmek uydurmak yalan söylemek
| fact durum gerçek hakikat olay olgu unsur
| faction ayrılık gruplaşma nifak |
| fail açmamak ateş almamak başaramamak başarısız olmak başarısızlığa uğramak batmak becerememek bırakmak boşa çıkarmak boşa çıkmak bozulmak fiyasko ile sonuçlanmak kalmak suya düşmek tükenmek ümidini kırmak yapamamak yapmamak iflas etmek ihmal etmek yüzüstü bırakmak zayıf not
| failure aksatma başarısızlık batma bozukluk bulunmama dinme eksiklik fiyasko kıtlık kusur sekte tükenme yapmama yetmezlik iflas ihmal yokluk
| fame ad nam rivayet söylenti şan şöhret ün |
| famously mükemmel pek iyi
| far ırak (mes.) öbür öteki uzağa uzak uzakta
| federal federal |
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız
| figure anlamı olmak desen desenlemek düşünmek endam figür fiyat rakam resmetmek resim rol oynamak sayı süslemek tasvir etmek şahıs şahsiyet şekil şekillendirmek vücut yapısı yer almak ifade etmek insan tasviri
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar |
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| firearm ateşli silâh |
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| fisher balıkçı
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek
| football futbol topu futbol
| football player futbolcu |
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek |
| foreign dış yabancı
| forest ağaçlandırmak orman
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem |
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| founded kurulmuş |
| fourth dördüncü dörtte bir
| frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf |
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| friendship arkadaşlık dostluk
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden |
| front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| further ayrıca bundan başka daha fazla daha ileri kolaylaştırmak öte ötede ötedeki ötesine öteye yardım etmek ilave edilen ilerletmek ileri ileride ilerideki ileriki
| g bin dolar sol notası |
| game aksak av eti av hayvanı cesur dolap eğlenme hazır hevesli kumar oynamak maç meslek oyun sakat şaka topal yiğit
| garner almak depolamak kazanmak stok stoklamak tahıl ambarı istiflemek
| gathering apse büzgü biriktirme çıban kalabalık meclis toplama toplanma toplantı topluluk iltihap |
| gene gen
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| genetic genetik yapı genetik soyaçekim |
| german alman öz
| get açığını bulmak almak anlamak başına gelmek başlamak canına okumak edinmek elde etmek ele geçirmek etmek ettirmek gelmek getirmek götürmek kavramak kazanmak öldürmek olmak satın almak varmak yapmak yaptırmak idrak etmek
| girl kız arkadaş kız sevgili |
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek
| go on bel bağlamak dayanmak devam etmek güvenmek olmak yanmak ilerlemek |
| god allah put tanrı ilah
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| graduate ayrılmak bitirmek derecelendirmek derecelere ayrılmak diploma vermek lisans üstü master öğrencisi mezun etmek mezun olmak mezun sınıflandırmak üniversite mezunu ürün
| grain ağacı damarlı boyamak çizgi damar granül öğütmek tahıl tane tanecik tanelemek zerre
| grant bağış bağışlamak burs devir feragatname hibe kabul etmek nasip etmek nasip ödenek onaylamak vermek imtiyaz |
| granted imtiyazlı
| graphic açık ve net canlı grafik ile ilgili grafikle gösterilen
| greek rum yunan yunanlı |
| green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik
| ground buzlu çakmak çekilmiş dayanak dayandırmak dayanmak dip hareket izni vermemek kara karaya oturtmak kurmak neden öğütülmüş saha sebep temel toprak topraklamak yer yere sermek yere indirmek zemin
| group filo (ing.) grup gruplandırmak gruplaşmak heyet kafile küme manga öbek sınıflandırmak takım toplanmak topluluk |
| growth büyüme büyümüş şey filiz gelişme geliştirme sürgün ur ürün
| guerilla çeteci gerilla savaşı gerilla
| guilty günahkâr kabahatli suçlu |
| guinea gine
| guitarist gitarist
| gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum |
| hair kıl saç saçlar tüy
| hale dinç sağlam sürüklemek zinde
| hall antre hol kabul salonu konak koridor salon yemekhane yurt |
| hammer ağır yenilgiye uğratmak çakmak çekiç çekiçle vurmak çekiçlemek dövmek hızlı atmak tokmak işlemek
| harbor barınak barındırmak barınmak beslemek demir atmak gütmek liman sığınak sığınmak
| harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak |
| hatcher düzenleme tasarlama
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak
| hawk açgözlü ve saldırgan tip atmaca avlamak avlanmak boğazını temizleme çıkarmak doğan öksürerek balgam çıkarma öksürmek sertlik yanlısı politikacı seyyar satıcılık yapmak sıvacı tahtası şahin yaymak işportacılık yapmak |
| he erkek
| health sağlık durumu sağlık sıhhat
| heart can cesaret göbek gönül kâlp orta kısım vicdan yürek |
| heist çalmak soygun yapmak soygun soymak
| her onun
| heritage kalıt miras |
| hick hödük köylü taşralı
| high aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve
| highness yücelik yükseklik |
| hijack çalmak gasp gaspetmek hırsızlık kaçırmak uçak kaçırma uçak kaçırmak
| hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| hire kira kiralama kiralamak tutmak ücret |
| hired kiralanmış
| historian tarihçi
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih |
| hockey hokey
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma
| hold in kendini tutmak sınırlamak tutmak zaptetmek |
| homestead çiftlik ve içindeki binalar
| hoover elektrik süpürgesi ile temizlemek
| hostage rehin rehine teminât |
| hotel otel
| hour saat vakit zaman
| house barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt |
| housing at örtüsü barınak ev sağlama ev evler konut konutlandırma toplu konut iskân
| hue renk
| hurricane fırtına kasırga |
| ice buz buza koymak buzla kaplamak buzlanmak değerli taş dondurma dondurmak öldürmek pasta kaplama şekerlemesi pırlanta şekerle kaplamak
| identify aynı saymak belirlemek bir tutmak destek vermek desteklemek kimliğini saptamak tanımak
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| include dahil etmek kapsamak katmak içermek içine almak
| including dahil kapsayan içeren
| increase artırmak artış artma artmak büyüme büyümek çoğalma çoğalmak çoğaltma çoğaltmak üreme üremek yavrulama yükselme yükseltmek zam yapmak |
| incumbent düşen görevli memur üzerine düşen yükümlü zorunlu
| independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest
| industrialist sanayici |
| injure sakatlamak yaralamak incitmek zarar vermek zedelemek
| injured dargın kırgın yaralı inciniş zarar görmüş
| inmate oturan kimse (ev) sakin |
| inspection denetleme kontrol muayene teftiş yoklama
| into -e haline içeriye içine
| introduce başlamak getirmek göstermek öğretmek ortaya koymak sunmak takdim etmek tanıştırmak tanıtmak içeri sokmak |
| invade akın etmek ele geçirmek saldırmak içini kaplamak ihlal etmek istila etmek
| invalidate boşa çıkarmak geçersiz kılmak hükümsüz kılmak iptal etmek
| investigation araştırma gözlem soruşturma teftiş inceleme |
| involve bulaştırmak gerektirmek kapsamak karıştırmak sarmak sokmak yol açmak
| island ada
| issue akıntı akmak basım bildirmek çıkarma çıkarmak çıkış çıkmak çocuklar dağıtmak konu mesele nesil piyasaya çıkarmak piyasaya sürme sayı son sonuç sonuçlanmak sorun yayınlama yayınlamak yayınlanmak ihraç etmek ihraç iltihap irin |
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| jail cezaevi hapsetmek hapis hapishane kafes tutuklamak
| january ocak |
| japan vernik verniklemek
| japanese japon
| jazz ahenksiz boş lâf canlandırmak caz çalmak caz yapmak caz cinsel ilişkiye girmek gürültülü hızlandırmak palavra ilişkiye girmek |
| jean kot
| jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah
| jill sevgili |
| job alet estetik ameliyat görev görevi kötüye kullanmak kârlı iş komişyonculuk yapmak kiralamak kiraya vermek meslek suç tip ufak tefek işler yapmak iş yapmak iş zimmetine geçirmek
| john tuvalet
| join birleşme noktası birleşmek birleştirmek ek yeri eklemek katılmak katmak kaynamak üye olmak iştirak etmek |
| joint batakhane birleşme yeri birleşmiş birleştirmek birleşik birlikte bitiştirmek ek yeri eklem eklemek esrar mafsal müşterek ortak ortaklaşa ot
| journalist gazeteci
| judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak |
| jumbo kocaman şey
| jungle karışıklık orman sık orman
| keep alıkoymak bakım bakmak bulundurmak devam ettirmek durmak geçim gözkulak olmak kale kalmak korumak kutlamak sağlamak sürdürmek temelli almak tutmak uymak iç kale işletmek yiyecek |
| ken bilgi alanı bilmek tanımak
| kenyan kenya'lı
| kidnap kaçırmak |
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm
| king dama kral papaz şah |
| kingdom alem krallık kraliyet
| kitty kedicik ortaya konan para pot pisi
| know ayırt etmek başından geçmek bilmek farketmek tanımak tatmak ilişkisi olmak |
| known belli bilinen
| labour çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi partisi (ing.) işçi sınıfı işgücü
| lance mızrak mızraklamak mızraklı süvari zıpkın |
| land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek
| language dil lisan
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek |
| later sonra
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi |
| laurel defne
| law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| lawn çim çimen çimenlik |
| lawyer avukat
| leader baş başmakale lider önayak önder
| leap atılım atılmak atlama atlamak hoplamak sekme sekmek sıçrama sıçramak üzerinden atlamak zıplamak |
| least asgari en az derece en az en küçük en ufak
| leave ayrılmak bırakmak caymak kalkmak kalmak müsaade ruhsat terk etmek terketmek unutmak (eşya) vazgeçmek veda yola çıkmak izin
| leaves yapraklar |
| lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| legal adli hukuk hukuki kanuni resmi tüzel yasal
| legislation kanun yapma mevzuat yasama |
| levant borçlarını ödemeden kaçmak doğu akdeniz ülkeleri
| level akılcı aynı seviyede dengelemek dengeli dürüst düz düzeç düzeltmek düzey düzleştirmek düzlük eşitlemek hedef almak hiza makul mantıklı namuslu nişan almak ölçülü seviye seviyeli su terazisi yatay yerle bir etmek yıkmak yöneltmek zemin
| libya libya |
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam
| line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak |
| literature edebiyat literatür yazın
| little adi az miktar az azıcık bayağı dar görüşlü küçük ufak şey ufak
| long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek |
| loot ganimet talan vurgun yağma yağmalamak
| looter çapulcu vurguncu yağmacı
| lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip |
| lose azıtmak heba etmek kaçırmak kaybetmek kaybolmak mahrum etmek
| lowest en düşük en küçük
| made üretilmiş yapılmış |
| main ana boru ana asıl başlıca belli başlı deniz esas kuvvet okyanus zor
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak |
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi
| mandatory manda uygulayan zorunlu
| mar bozmak |
| marathon maraton
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| marcher uygun adım yürüyen kimse |
| marijuana esrar
| mariner denizci gemici
| mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz |
| marking işaretleme
| martial askeri cesur savaşa ait savaşçı
| martin kırlangıç |
| massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak
| massive ağır masif som yekpare iri
| match benzemek benzer birleştirmek denk eş eşlemek evlendirmek evlenme karşılaşma karşılaştırmak kibrit maç rakip uygun olmak uymak yarışma |
| matt donuk mat
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç |
| meet başına gelmek bulmak buluşmak görüşme yapmak görüşmek karşılamak karşılaşma karşılaşmak kavuşmak münasip rastlamak tanışmak toplanmak uğramak uygun yarışma yerine getirmek
| mellow olgun olgunlaşmak tatlı yumuşak yumuşamak yumuşatmak
| member organ üye uzuv |
| membership üyelik
| men adamlar erkekler işçiler
| method düzen metod tarz usul yöntem |