| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| Agency acenta ajans aracılık vasıta |
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| Airport havaalanı
| Amazon amazon nehri amazon |
| American amerikalı amerikan
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Army kalabalık ordu topluluk |
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| Arts şeytanlık
| At asker (brit.) -da -de -e -ya -ye |
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| Aurora seher tan şafak
| Australian avustralya avustralyalı |
| Austrian avusturya avusturyalı
| Aviation havacılık
| Award hükmetmek karar vermek karar mükâfat ödenek ödül tazminat vermek (ödül) ihale etmek |
| Bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| Barber berber tıraş etmek
| Basin havuz havza kara ile çevrili liman kâse leğen yalak |
| Beard başak dikeni karşı gelmek meydan okumak püskül sakal
| Beau aşık sevgili şık erkek züppe
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| Bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin
| Bobby aynasız polis
| British britanya ile ilgili |
| Building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat
| Bull aptalca hata aynasız boğa gaf hisselerin değerini yükseltmek kafasının dikine giden kocaman erkek hayvan polis piyasayı yükseltmek (borsa) spekülasyon yapmak spekülatör zırva
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot |
| Canadian kanada ile ilgili kanadalı
| Carter arabacı yük arabası kullanan kimse
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.) |
| Chamber bölme boşluk büro kabul salonu oda yasama meclisi yatak odası
| Chemical kimyasal kimyevi
| Chemistry kimya madde yapısı yapı |
| Child çocuk evlat küçük ürün velet
| China çini porselen kap porselen
| City kent şehir halkı şehir |
| Civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| Club çomak dernek dövmek dipçiklemek katılmak kulüp lobut ortak olmak ortakça yatırmak sopa sopalamak toplamak toplanmak
| Cold baygın donuk duygusuz kaçınılmaz kesin olarak nezle sakin sıkıcı soğuk soğukkanlı soğukluk üşümüş yapmacık |
| Colombian kolombiyalı
| Colour abartmak bet beniz boya boyamak canlılık çarpıtmak coşkunluk dış görünüş forma gerçek yüz kızarmak maske nüans renk katmak renk vermek renk renklendirmek saptırmak ten rengi ton içyüzü yüz rengi
| Commissioner delege komiser komisyon üyesi komisyonca atanan görevli vekil yargıç yetkili kimse |
| Complete bütün bitirmek doldurmak eksiksiz mükemmel tam tamam tamamı tamamlamak tamamlanmış uygulamak yerine getirmek iyice
| Computer bilgisayar
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı |
| Congressman kongre üyesi milletvekili
| Contents içindekiler
| Contra aksi aksine hesabın alacak bölümü karşı olarak karşı karşıt |
| Control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek
| Cooperation beraberlik dayanışma destek ortaklık etme yardım işbirliği
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu |
| Court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| Czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| Dame anaokulu bayan dam (asalet ünvanı) hanım kadın karı yaşlı kadın |
| Day dönem gün zaman
| December aralık
| Decision hüküm karar sonuç |
| Diet beslenme düzeni diyet gıda kurultay meclis oturum perhiz vermek perhiz rejim yaptırmak rejim
| Directive direktif talimat yol gösterici yönerge
| Disease hastalık rahatsızlık illet |
| Economic ekonomik hesaplı iktisadi
| Education eğitim öğrenim öğretim terbiye
| Egyptian mısır mısır'a ait mısırlı |
| Embassy elçilik sefaret
| Evanescence gözden kaybolma yok olma
| Evening akşam son evreler suare |
| Federal federal
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| Finnish fince finlandiya'ya özgü |
| Force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| Foreign dış yabancı
| Fortune baht kader kısmet servet tâlih şans uğur zenginlik |
| Fox aldatmak kurnaz kurnazlık etmek sararmak (kitap) tilki
| Frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili |
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| Geneva cin
| German alman öz |
| Golden altın gibi altın sarısı altın üstün
| Griffin bilgi haber hindistan'a yeni gelmiş avrupalı kartal başlı aslan gövdeli ejderha kızıl akbaba
| Gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum |
| Hadji hacı
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| High aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve |
| Hotel otel
| Hungarian macar
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| Intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik
| Iran iran |
| Iranian iran iran'lı
| Iraqi ırak ırak'lı
| Island ada |
| Israeli israilli
| Italian italyan
| Jamaican jamaika'lı |
| January ocak
| Japanese japon
| Jean kot |
| Jihad cihat
| Jimmy levye ile açmak levye
| John tuvalet |
| Josh alay etmek takılma takılmak şaka yapmak şaka
| Justice adalet doğruluk dürüstlük hak hakim yargı
| King dama kral papaz şah |
| Kingdom alem krallık kraliyet
| Lady bayan eş hanımefendi kadın leydi
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| Lebanon lübnan
| Lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| Libyan libya libya'lı |
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın
| Livelihood geçim |
| Long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Masonic masonluğa ait |
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Medical tedavi edici tıbbi
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç |
| Memorial abide anıt anma töreni bildiri hatırlatıcı önerge
| Memory akıl anı bellek hafıza hatıra
| Mike mikrofon |
| Millennium bin yıllık dönem
| Miller değirmen makinası değirmenci
| Minister bakan papaz vaiz vekil |
| Minor küçük reşit olmayan kimse ikinci derecede ikincil
| Minutes tutanak
| Morris bahar dansı (ing.) |
| Music müzik
| National ulusal vatandaş yurttaş
| Network ağ şebeke iletişim ağı |
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| News haber
| Norway norveç |
| Norwegian norveç norveçli
| O sıfır
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki |
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Peacock tavuskuşu züppe
| Peter çük kasa para kasası penis peter |
| Physics fizik
| Pier dalgakıran kapılar arasındaki duvar mendirek payanda rıhtım iskele
| Poland polonya |
| Polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik
| Pope papa
| Port buhar deliği delik duruş gaz deliği geminin sol tarafı giriş havalimanı kale duvarındaki delik lombar lomboz liman porto şarabı sığınacak yer tavır iskele tarafı iskele |
| Pot bilardo topunu deliğe sokmak çanak cebe indirmek cezve çömlek demlik esrar kap konservelemek kupa lazımlık ortaya konan para pot pota (maden) rasgele ateş edip öldürmek saksı saksıya dikmek testi toprak kap yemek içim avlamak
| Premier baş başbakan birinci ilk
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| Prevention engelleme korunma önlem önleme
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Prince prens şehzade |
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Production eser üretme üretim yapım yapıt imal
| Protestant protestan |
| Public aleni amme bar (brit.) devlete ait genel halk halka açık kamu seyirci ulusal umumi
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Regency kral naipliği
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı |
| Republic cumhuriyet
| Right çeki düzen vermek derleyip toplamak doğru doğrudan doğruya doğrultmak doğruluk dosdoğru dürüst düz düzeltmek düzen düzenli düzgün dik (açı) dik açılı dik konuma getirmek en uygun gayet gerçek hak haklı çıkarmak haklı sağ sağa sağda sağdan sağlıklı tam olarak tam telâfi etmek yolunda
| Riot alem ayaklanma ayaklanmak azıtmak başkaldırmak cümbüş kargaşa kargaşaya yol açmak karışıklık patırtı şamata velvele isyan |
| Ripper yaman herif yırtıcı
| River akış ırmak nehir
| Roger roger |
| Romance aşk hikâyesi anlatmak aşk hikâyesi aşk romanı büyü cazibe çekicilik düşsel nitelik kahramanlık hikâyesi koşuk kuyruklu yalan latin dil ailesinden diller latince kökenli diller latince kökenli macera yazmak macera martaval masal palavra atmak romans romantizm uydurmak
| Russian rus
| Saint aziz kabul etmek aziz kutsal |
| Sands kum taneleri zaman
| Science beceri bilim fen teknik ilim
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek |
| Shuttle gidip gelmek karşılıklı sefer mekik dokumak mekik
| Sienna koyu kahverengi
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör |
| Snow eroin kar yağmak kar karla kaplamak karlanma (tv)
| Solidarity beraberlik birlik dayanışma
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Space açıklık alan ara vermek ara aralık bırakmak aralık boşluk bırakmak boşluk espas koymak espas feza mekân mesafe süre uzaklık uzay yer |
| Spanish ispanyol ispanyolca
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Square açık ayarlamak bağdaşan beraberliği sağlamak (spor) doğru dördül dört köşeli dörtgen dörtlü dürüst düzeltmek düzgün dik tutmak dik eski kafalı kimse gönye halletmek kare kare yapmak kare şeklinde şey kare şeklinde kare yapmak kare karelere bölmek karesini almak katı kesin meydan ödemek para yedirmek satranç tahtası standart kural sütun kaidesi tam uydurmak uygun uymak yerleştirmek |
| Stadium stadyum
| Star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek |
| Sunny aydınlık güneşli neşeli parlak
| Supreme azami en son en üstün en yüksek son yüce
| Swedish isveç dili isveç |
| Swiss isviçre halkı isviçre isviçreli
| Syrian suriye suriyeli
| Television televizyon |
| This bu kadar bu
| Turkish türk türkçe
| U soylu |
| Union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak
| United birleşmiş birleşik
| Via üzerinden yol |
| Vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| Video ekran video filmi video terminal video
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya
| Wheel araba ile götürmek araba bisiklet çark etmek çark döndürmek dönme dönmek dümen direksiyon dişli el arabasıyla götürmek teker tekerlek tekerlekli birşeyi itmek işkence çarkı yuvarlanmak
| Will amaç amaçlamak arzu arzulamak azmetmek azim buyurmak dilek dilemek emretmek niyet etmek niyet vasiyet vasiyetname irade istek istekte bulunmak istemek |
| Wood ağaçlık ahşap kereste koru odun tahta
| Yugoslavian yugoslav
| abandon bırakmak coşku kendinden geçme kesmek taşkınlık terk etmek vazgeçmek yüzüstü bırakmak |
| abolish bozmak feshetmek kaldırmak ortadan kaldırmak iptal etmek
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek |
| accuse suçlamak itham etmek
| accusing suçlama itham
| activist eylemci |
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu
| actress aktris
| address adres yazmak adres beceri dilekçe göndermek hitabe konuşma tarzı konuşma yapmak konuşma nutuk çekmek söylev vermek söylev tavır |
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| agency acenta ajans aracılık vasıta |
| agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| airport havaalanı |
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik
| amazon amazon nehri amazon |
| american amerikalı amerikan
| animator canlandırıcı
| appoint atamak belirlemek döşemek kararlaştırmak saptamak tayin etmek |
| approach andırmak başlangıç başvurmak benzemek benzerlik ele almak görüşmek girişmek girişim koyulmak teşebbüs ulaşmak varmak yaklaşım yaklaşma yaklaşmak yanaşma yanaşmak ilk adım yol
| architect mimar planlamak tasarlamak yapmak yaratıcı
| architecture mimarlık mimari yapı |
| are ar
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı |
| army kalabalık ordu topluluk
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık |
| as gibi kadar olarak
| assassin katil suikâstçi
| assassinate öldürmek suikâst düzenlemek |
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| atrium atriyum avlu kulakçık orta avlu (roma)
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak |
| audience dinleyiciler huzur okuyucu kitlesi resmi görüşme seyirci seyirciler izleyici izleyiciler
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| aurora seher tan şafak |
| australian avustralya avustralyalı
| austrian avusturya avusturyalı
| author yaratıcı yazar |
| authority bilirkişi hak hüküm nüfuz otorite uzman yetki belgesi yetki itibar
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| aviation havacılık |
| award hükmetmek karar vermek karar mükâfat ödenek ödül tazminat vermek (ödül) ihale etmek
| b si notası
| baby bebek bebeksi çocuk çocuksu kimse eser küçük piliç (kız) sorumluluk şımartmak yavru |
| band bağlamak bando bant bantlamak çete frekans bandı grup kayış kemer mızıka orkestra sargı takım şerit yapmak şerit
| bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| barber berber tıraş etmek |
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| baseball beysbol
| basin havuz havza kara ile çevrili liman kâse leğen yalak |
| basketball basket topu basket basketbol
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| bear ayı borsa fiyatlarını düşürmek borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse çekmek değmek doğurmak dönmek duymak (sevgi) getirmek götürmek gütmek (kin) hazmetmek katlanmak sapmak spekülasyon yapmak spekülatör sineye çekmek taşımak üstlenmek vermek yönelmek |
| beard başak dikeni karşı gelmek meydan okumak püskül sakal
| beat açmak (yol) alt etmek asi atış atmak (kalp) bitkin çalmak (davul) çarpma çırpmak çok yorgun darbe dayak atmak devriye dövmek geçmek pataklamak ritm ritim serseri sürgün avı tempo turşu gibi titreşim üstünlük vurma sesi vurmak vuruş yenmek yuvasından çıkarmak (av)
| beau aşık sevgili şık erkek züppe |
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında |
| bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek
| biochemist biyokimyacı
| biologist biyolog |
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama
| blame ayıplama ayıplamak kabahat kınama kınamak kusur sorumlu tutmak sorumluluk suç suçlama suçlamak
| blank açık anlamsız boş kâğıt boş numara boş boşluk çıkarmak hedef silmek tam şaşırmış yazısız kâğıt yazısız ifadesiz |
| bob ağzıyla yakalamaya çalışmak aşağı yukarı sallanmak çekül kesik kuyruk (at) kısa kesmek kısa saç modeli reverans yapmak saç lülesi sallamak (kafa) şilin
| bobby aynasız polis
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko |
| bomber bombardıman uçağı
| bombing bombalama
| born doğmuş |
| boxer bokser (köpek) boksör
| british britanya ile ilgili
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat |
| bull aptalca hata aynasız boğa gaf hisselerin değerini yükseltmek kafasının dikine giden kocaman erkek hayvan polis piyasayı yükseltmek (borsa) spekülasyon yapmak spekülatör zırva
| businessman işadamı
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla |
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| cabinet bakanlar kurulu dolap kabine televizyon veya teyp bölmesi vitrinli dolap
| calendar almanak kaydetmek kütük liste sicil takvim yıllık |
| campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak
| canadian kanada ile ilgili kanadalı
| cancer kanser kötü şey |
| captive baskı altında esir tutsak
| captivity esaret tutsaklık
| car araba kabin otomobil vagon |
| carter arabacı yük arabası kullanan kimse
| case çanta ciltlemek dava delil durum dikizlemek görüş gözetlemek hasta hukuksal olay husus kanıt kap kaplamak kasa kılıf kutu kutulamak mahfaza neden olay örtmek sorun tuhaf tip valiz yerine koymak (kasa, kılıf vb.)
| category bölüm grup kategori sınıf zümre |
| cease bitmek bitirmek durdurmak durmak dinmek kesmek kesilmek son vermek sona ermek vazgeçmek
| cell göz hücre oda (manastır vb) petek gözü pil
| center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak |
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| century asır
| ceremony ayin dinsel tören dini tören merasim nezaket kuralları protokol resmilik resmiyet seremoni tören |
| chamber bölme boşluk büro kabul salonu oda yasama meclisi yatak odası
| chemical kimyasal kimyevi
| chemist eczacı kimyager |
| chemistry kimya madde yapısı yapı
| chest göğüs kafesi göğüs kutu sandık
| child çocuk evlat küçük ürün velet |
| china çini porselen kap porselen
| city kent şehir halkı şehir
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili |
| civilian sivil
| clement hoşgörülü ılıman ılımlı merhametli
| club çomak dernek dövmek dipçiklemek katılmak kulüp lobut ortak olmak ortakça yatırmak sopa sopalamak toplamak toplanmak |
| coach antrenman yaptırmak antrenör araba ile gezmek at arabası çalıştırıcı eğitmek ekonomi klas fayton hazırlamak limuzin otobüs özel ders vermek özel hoca posta arabası ucuz tarifeli bölme yetiştirmek yolcu vagonu
| coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek
| cold baygın donuk duygusuz kaçınılmaz kesin olarak nezle sakin sıkıcı soğuk soğukkanlı soğukluk üşümüş yapmacık |
| collapse başarısız olmak başarısızlık bozulmak cesaretini yitirmek çökme çökmek çöküntü çöküş düşmek düşüş portatif olmak suya düşme suya düşmek yığılma yıkılma yıkılmak
| colombian kolombiyalı
| colour abartmak bet beniz boya boyamak canlılık çarpıtmak coşkunluk dış görünüş forma gerçek yüz kızarmak maske nüans renk katmak renk vermek renk renklendirmek saptırmak ten rengi ton içyüzü yüz rengi |
| commissioner delege komiser komisyon üyesi komisyonca atanan görevli vekil yargıç yetkili kimse
| common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan
| communist komünist solcu |
| complete bütün bitirmek doldurmak eksiksiz mükemmel tam tamam tamamı tamamlamak tamamlanmış uygulamak yerine getirmek iyice
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar
| computer bilgisayar |
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde
| congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| congressman kongre üyesi milletvekili |
| connection akraba akrabalık aktarma alâka alışveriş bağ bağıntı bağlantı dost yakın yakınlık ilgi ilgilenme ilişki irtibat
| contents içindekiler
| contra aksi aksine hesabın alacak bölümü karşı olarak karşı karşıt |
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek
| controller denetçi denetmen kontrolör muhasebeci yönetici
| convict hükümlü mahkum etmek suçlu bulmak suçlu |
| cooperation beraberlik dayanışma destek ortaklık etme yardım işbirliği
| council divan kurul meclis yönetim kurulu
| count addetmek dava maddesi hesaba katma hesaba katmak hesap önemseme önemi olmak sayı saymak sayı sayılmak sayma saymak varsaymak iddialar |
| coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi
| court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun |
| crash into bindirmek çarpmak
| create atamak meydana getirmek neden olmak oluşturmak yapmak yaratmak yetki vermek
| cricketer kriket oyuncusu |
| crisis buhran bunalım dönüm noktası kriz
| crowd arkadaş grubu bıktırmak cemaat çokluk doldurmak ısrar etmek kalabalık sıkıştırmak sürü toplanmak topluluk üşüşmek yığın izdiham
| crowded dolu kalabalık sıkışık |
| cultural kültürel
| czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| dame anaokulu bayan dam (asalet ünvanı) hanım kadın karı yaşlı kadın |
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| day dönem gün zaman
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş |
| death ecel ölme ölüm yıkım
| december aralık
| decision hüküm karar sonuç |
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek
| depose azletmek görevden almak tahttan indirmek şahitlik etmek ifade vermek
| deputy delege milletvekili temsilci vekil olarak bakan vekil yardımcı |
| design amaç dizayn etmek dizayn kastetmek komplo kurmak model modelini çizmek niyet plan planlamak proje stilize etmek tasarı tasarlamak taslak
| destiny alın yazısı kader kısmet
| destroy harap etmek mahvetmek öldürmek tahrip etmek tüketmek ümidini yıkmak yıkmak imha etmek |
| destroyed berbat
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar
| diet beslenme düzeni diyet gıda kurultay meclis oturum perhiz vermek perhiz rejim yaptırmak rejim |
| directive direktif talimat yol gösterici yönerge
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| disaster afet facia felâket yıkım |
| disease hastalık rahatsızlık illet
| disloyalty sadakâtsizlik vefasızlık
| dismantle boşaltmak çıkarmak dağıtmak parçalamak sökmek yürürlükten kaldırmak |
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför
| drown bastırmak boğma boğmak dağıtmak suda boğmak suda boğulmak |
| during boyunca esnasında iken
| economic ekonomik hesaplı iktisadi
| education eğitim öğrenim öğretim terbiye |
| egyptian mısır mısır'a ait mısırlı
| elect atamak görevlendirmek seçmek
| election seçim |
| election campaign seçim kampanyası
| embassy elçilik sefaret
| emirate emirlik |
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit
| enter gümrük beyanında bulunmak girmek (bilgisayar) girmek giriş yapmak katılmak kaydetmek kaydolmak sokmak yazılmak yazmak içeri girmek içeriye girmek
| entertainer eğlendiren kimse gösterici |
| entry antre girdi girme giriş kalem kapı katılma kayıt madde sahneye çıkma
| evanescence gözden kaybolma yok olma
| evening akşam son evreler suare |
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek
| explosion artış ateş alma kudurma parlama patlama infilak |
| fail açmamak ateş almamak başaramamak başarısız olmak başarısızlığa uğramak batmak becerememek bırakmak boşa çıkarmak boşa çıkmak bozulmak fiyasko ile sonuçlanmak kalmak suya düşmek tükenmek ümidini kırmak yapamamak yapmamak iflas etmek ihmal etmek yüzüstü bırakmak zayıf not
| fall çağlayan çöküş dağılmak devrilmek dökülme dökülmek döküm düşme düşmek düşüş eğim eğimli olmak fırfır gece çökmek hastalanmak karanlık bastırmak kat oturmak (lâf) sonbahar tam yerine denk gelmek şelâle tuş ucuzlama ucuzlamak yağış yağmak yamaç yaprak dökümü yatağa düşmek yavrulama yıkılma yıkılmak inme inmek
| fall off azalmak damlamak dökülmek düşmek terketmek |
| family aile ailevi aileye ait ev halkı familya soy sülale
| fascist faşist
| federal federal |
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız
| fever ateş ateşlenmek hararet heyecan humma telaş
| fighter avcı uçağı boksör kavgacı mücâdeleci kimse savaşçı |
| figure anlamı olmak desen desenlemek düşünmek endam figür fiyat rakam resmetmek resim rol oynamak sayı süslemek tasvir etmek şahıs şahsiyet şekil şekillendirmek vücut yapısı yer almak ifade etmek insan tasviri
| fill dolduracak miktar doldurmak dolgu yapmak dolmak dolusu doyma doyurmak şişmek şişirmek
| filled dolu |
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak
| finnish fince finlandiya'ya özgü |
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| flower açılmak bahar çiçek açma çiçek açmak çiçek çiçeklenmek gelişmek olgunlaşmak seçkin şey serpilmek süs şeref |
| football futbol topu futbol
| football player futbolcu
| footballer futbolcu |
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| for life ömür boyu
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak |
| foreign dış yabancı
| forgive affetmek bağışlamak kusuruna bakmamak silmek
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem |
| fortune baht kader kısmet servet tâlih şans uğur zenginlik
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| fox aldatmak kurnaz kurnazlık etmek sararmak (kitap) tilki |
| frank açık sözlü dürüst frenk samimi sözünü esirgemeyen ücretsiz göndermek (mektup) içi dışı bir
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden |
| gain artırmak artma çoğalmak elde etmek kâr etmek kâr kazanç kazanmak ulaşmak yarar ilerleme ilerlemek yükselme yükselmek
| game aksak av eti av hayvanı cesur dolap eğlenme hazır hevesli kumar oynamak maç meslek oyun sakat şaka topal yiğit
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| geneva cin
| german alman öz
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık |
| giving bağışlama
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek
| going giden gidiş gidişat tempo |
| golden altın gibi altın sarısı altın üstün
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| grant bağış bağışlamak burs devir feragatname hibe kabul etmek nasip etmek nasip ödenek onaylamak vermek imtiyaz |
| griffin bilgi haber hindistan'a yeni gelmiş avrupalı kartal başlı aslan gövdeli ejderha kızıl akbaba
| gross apaçık bariz brüt bütün bütünlük gayrisafi grosa hantal kaba kocaman müstehcen sıkı şişko şişkin toptan yoğun
| guitarist gitarist |
| gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum
| gun ateş etmek avcı avlamak pompa silâh silâhlı kimse tabanca top tüfek vurmak
| gunman silâhlı soyguncu |
| hadji hacı
| harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak |
| he erkek
| heiress mirasçı (kadın)
| her onun |
| heritage kalıt miras
| high aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve
| historical önemli tarihe geçmiş tarihsel tarihi |
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih
| hockey hokey
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma |
| homeland anayurt memleket vatan
| homosexual eşcinsel homoseksüel
| host ağırlamak çokluk ev sahibi ev sahipliği yapmak hancı kalabalık konuk eden kimse konuk etmek kutsanmış ekmek |
| hostage rehin rehine teminât
| hotel otel
| hour saat vakit zaman |
| hungarian macar
| hunger aç bırakmak açlık arzu hasret çekmek özlem özlemek istek
| husband eş koca idare etmek idareli kullanmak |
| ignore aldırmamak boşlamak bilmezlikten gelmek görmezlikten gelmek önem vermemek önemsememek
| immune ayrıcalıklı bağışık kimse bağışık duyarsız etkilenmeyen
| imprison hapsetmek sınırlamak tutuklamak yasaklamak |
| imprisoned hapsedilmiş tutuklu
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük |
| independence bağımsızlık hürriyet özgürlük serbestlik istiklâl
| injure sakatlamak yaralamak incitmek zarar vermek zedelemek
| injured dargın kırgın yaralı inciniş zarar görmüş |
| inning atış kısmet şans vuruş sırası
| innings atış kısmet şans vuruş sırası
| institution atama dernek hapishane kurma kuruluş kurum binası kurum tanınan kimse tesis etme tesis tımarhane yerleşmiş uygulama |
| intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik
| intercept alıkoymak durdurmak engel olmak önlemek sınırları çizilen kısım (geometri) tutmak yakalamak yolunu kesmek
| into -e haline içeriye içine |
| introduce başlamak getirmek göstermek öğretmek ortaya koymak sunmak takdim etmek tanıştırmak tanıtmak içeri sokmak
| invade akın etmek ele geçirmek saldırmak içini kaplamak ihlal etmek istila etmek
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki |
| jamaican jamaika'lı
| january ocak
| japanese japon |
| jean kot
| jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah
| jihad cihat |
| jimmy levye ile açmak levye
| john tuvalet
| john bull ingiliz |
| josh alay etmek takılma takılmak şaka yapmak şaka
| journalist gazeteci
| jury eğreti geçici jüri yedek |
| justice adalet doğruluk dürüstlük hak hakim yargı
| key akort etmek ana anahtar çözüm girmek (bilgisayar) kilit nokta kilit kilitlemek perde rumuz tuş uydurmak
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak |
| killer çekici kadın delikanlı katil öldürücü darbe öldürücü hastalık
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm
| king dama kral papaz şah |
| kingdom alem krallık kraliyet
| lady bayan eş hanımefendi kadın leydi
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek |
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi
| law dava hukuk kanun kural yasa ilke |
| leader baş başmakale lider önayak önder
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| lebanon lübnan |
| lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı
| libyan libya libya'lı
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam |
| lifeboat cankurtaran sandalı filika
| link bağ bağlamak bağlantı kurmak bağlantı birleşmek eklem eklemek halka kol düğmesi ulamak
| links golf sahası |
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak
| listed kaydedilmiş
| literature edebiyat literatür yazın |
| livelihood geçim
| lobby görüşme yapmak hol kulis yapmak lobi oluşturmak lobi
| locomotive hareket ettirici lokomotif |
| long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek
| loot ganimet talan vurgun yağma yağmalamak
| machine makine ile yapmak makine mekanizma |
| magazine cephanelik dergi fişek haznesi şarjör
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi |
| manager menejer müdür idareci yönetmen yönetici işletmeci
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| marry evlendirmek evlenmek |
| martial askeri cesur savaşa ait savaşçı
| martyr kurban şehit etmek şehit işkence çekerek ölen kimse işkence etmek
| masonic masonluğa ait |
| massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| medical tedavi edici tıbbi |
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| meet başına gelmek bulmak buluşmak görüşme yapmak görüşmek karşılamak karşılaşma karşılaşmak kavuşmak münasip rastlamak tanışmak toplanmak uğramak uygun yarışma yerine getirmek
| meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı |
| member organ üye uzuv
| memorial abide anıt anma töreni bildiri hatırlatıcı önerge
| memory akıl anı bellek hafıza hatıra |
| men adamlar erkekler işçiler
| mike mikrofon
| millennium bin yıllık dönem |
| miller değirmen makinası değirmenci
| mine kazıp çıkarmak kazmak lağım maden ocağı maden mayın döşemek mayın memba sinsice bozmak torpil tünel kazmak
| minister bakan papaz vaiz vekil |
| minor küçük reşit olmayan kimse ikinci derecede ikincil
| minute an ayrıntılı dakik dakika minik önemsiz tutanak tutmak ufacık zabıt tutmak
| minutes tutanak |
| mission amaç elçilik görev heyet misyon vazife ideal iş
| model biçimlendirmek kalıbını çıkarmak kalıp manken model yapmak model modellik etmek numune örneğe göre yapmak örnek
| modern bugünkü çağcıl çağdaş modern kimse modern |
| month ay
| motorcyclist motosikletçi
| mountain dağ |
| move hareket etmek hareket kımıldamak kımıldatmak kıpırdamak kıpırdanmak kıpırdatmak nakil oynama sırası oynama oynamak oynatmak tahrik etmek taşınma taşınmak teklif etmek yer değiştirmek ilerlemek
| murder adam öldürme bozmak cinayet işlemek cinayet kasten öldürmek öldürme öldürmek
| music müzik |
| musician müzisyen
| name ad koymak ad adını koymak nam söylemek tayin etmek ün ünlü kimse ismiyle çağırmak isim koymak isim vermek isim
| named adlı |
| nation millet ulus
| national ulusal vatandaş yurttaş
| natural doğal natürel tabii |
| nearly az daha az kalsın hemen hemen neredeyse takriben
| negotiate aşmak başarmak ciro etmek geçmek görüşmek kırdırmak paraya çevirmek tartışmak
| negotiation anlaşmaya varma ciro etme görüşme müzakere paraya çevirme |
| network ağ şebeke iletişim ağı
| new acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| news haber |
| norway norveç
| norwegian norveç norveçli
| not değil |
| novelist romancı yazar
| nuclear atom çekirdeksel nükleer başlıklı füze
| nuclear reactor atom reaktörü |
| o sıfır
| of -den -ın -li -nin
| off baş başlangıç bozuk çıkarılmış çıkmış -dan -den devre dışı dışında geçersiz haricinde kapalı kesik kopuk kötü olası öldürmek öteki sağdaki sapa tamamen ters uzağa uzak uzakta yorgun izinli |
| officer komuta etmek memur polis memuru subay subayları atamak (gemi) idare etmek
| official devlet memur resmi
| old bayat eski zamanlar eski eskiden kalma eskimiş harika kart köhne önceki pişkin tecrübeli yaşlı ihtiyar |
| oldest en eski
| on beri çakırkeyif çalışmakta civarında -de devam etmekte olan devrede durmadan -e doğru giymiş olarak hazır olmakta olan sahnede sürekli olarak üstünde (giysi) üstünde üzerinde yanık ile yönünde
| only ağırbaşlı ancak bir tek biricik sade sadece sırf tek yalnız |
| operable ameliyat edilebilir kullanışlı uygulanabilir
| operate ameliyat etmek borsada işlem yapmak çalışmak çalıştırmak etki etmek etkilemek kullanmak spekülasyon yapmak işlemek işletmek
| operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük |
| oppose başkaldırmak engel olmak kafa tutmak karşı çıkmak karşı gelmek karşı olmak karşısına koymak muhalefet etmek itiraz etmek
| opposed aleyhtar karşı karşılıklı karşıt zıt
| order asayiş basamak buyruk buyurmak çalışır durum düzen düzenlemek dizi emretmek emir vermek emir hane ısmarlamak mezhep nişan ödeme emri rütbe sınıf sıra sıraya koymak söylemek sipariş vermek sipariş tabaka tarikat tavsiye etmek (doktor) tertip usul yöntem |
| organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme
| original asıl nüsha asıl el değmemiş esas gerçek orijinal kimse orijinal özgün yaratıcı ilginç tip ilk
| other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki |
| outbreak başlama çıkma patlak verme salgın isyan
| outside açık havada dış kaynaklı dış dışarı dışarıda dışarıdaki dışarıya dışına dışında dıştan en çok en fazla miktar haricen harici ötesine
| over adamakıllı altını üstüne aracılığı ile aşırı aşkın başkasına baştan sona boyunca bitmiş çok fazla çok daha fazla gereğinden fazla her yerinden her yerine kalan karşıya öbür tarafa öte ötede öteye tekrar tepesinde tersine üstün üstünde üstüne üzerinde üzerinden üzerine yüksek yine iyice |
| own kabul etmek kabullenmek öz sahip olmak tanımak teslim etmek itiraf etmek
| painting boyama ressamlık resim tablo
| parade alay defile geçit töreni yapmak geçit töreni geçit gösteri gösteriş yapmak gösteriş teftiş için toplanmak |
| part ayırmak ayrılmak ayrım bölüm elden çıkarmak fragman görev katkı kesim kısım kısmi kopmak parça pay rol semt taraf tarakla ayırmak yedek parça
| passenger gezgin yolcu işten kaytaran kimse
| patient dayanıklı hasta hoşgörülü sabırlı |
| peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| peacock tavuskuşu züppe
| people aile fertleri eller halk herkes millet ulus insan yerleştirmek insanlar |
| peter çük kasa para kasası penis peter
| petrol benzin
| philanthropist insancıl kimse insancıl |
| philosopher düşünür felsefeci filozof kalender kimse
| physician doktor
| physicist fizikçi |
| physics fizik
| pier dalgakıran kapılar arasındaki duvar mendirek payanda rıhtım iskele
| play bahis yapmak çalmak (müz.) canlandırmak (tiy.) eğlence gösteri hareket etmek kımıldamak kumar numarası yapmak oynama oynamak oynaşmak oyun piyes rol almak turneye çıkmak tutmak tiyatro |
| player çalan kimse çalar oyuncu
| pneumonia zatürree
| poet ozan romantik şair |
| poland polonya
| police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta
| police officer polis memuru |
| polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik
| political hükümet politik siyasal siyasi
| politician devlet adamı politikacı |
| pope papa
| port buhar deliği delik duruş gaz deliği geminin sol tarafı giriş havalimanı kale duvarındaki delik lombar lomboz liman porto şarabı sığınacak yer tavır iskele tarafı iskele
| pot bilardo topunu deliğe sokmak çanak cebe indirmek cezve çömlek demlik esrar kap konservelemek kupa lazımlık ortaya konan para pot pota (maden) rasgele ateş edip öldürmek saksı saksıya dikmek testi toprak kap yemek içim avlamak |
| power çalıştırmak derman enerji güç sağlamak güç kuvvet otorite üs (mat.) yetenek yetki iktidar
| premier baş başbakan birinci ilk
| president başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| presidential başkanlığa ait başkanlık
| prevent engel olmak menetmek önden gitmek önlemek önüne geçmek yol göstermek
| prevention engelleme korunma önlem önleme |
| prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| prime minister başbakan
| prince prens şehzade |
| prior dini kuruluş yetkilisi eski kıdemli manastır başrahibi önce önceki öncelikli sabık
| prison cezaevi delik hapsetme hapis hapishane kodes
| prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye |
| production eser üretme üretim yapım yapıt imal
| project atmak çıkıntı oluşturmak fırlatmak plan planlamak proje projesini hazırlamak tasarı tasarlamak yansıtmak iz düşürmek
| protection haraç himaye koruma korunma muhafaza önlem tedbir |
| protestant protestan
| public aleni amme bar (brit.) devlete ait genel halk halka açık kamu seyirci ulusal umumi
| publication duyuru neşriyat yayın yayınlama ilan |
| queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| race acele ile yapmak akıntı at yarışı cins döl familya hayat hızlı çalışmak (motor) ırk koşu mücâdele nesil ömür sınıf soy tad (şarap) tür yarış yarışa sokmak yarışmak yarıştırmak
| rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| rare az bulunur az pişmiş bulunmaz ender nadir olağanüstü seyrek
| reactor reaktör
| rebel asi ayaklanmak başkaldırmak isyan etmek isyancı |
| recognition doğrulama kabul onaylama onaylanma takdir tanıma tanınma tanıtma
| recognize ayırt etmek farketmek farkına varmak kabul etmek onaylamak takdir etmek tanımak itiraf etmek
| recruit acemi asker acemi er acemi askere almak kuvvetlendirmek silâh altına almak toplamak (asker) iyileşmek iyileştirmek |
| red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| reduction ayırma azalma boyun eğdirme dönüştürme düşürme düşüş ergime haline getirme küçültme küçültülmüş resim negatifi zayıflatma indirgeme indirim iskonto
| refugee muhacir mülteci |
| regency kral naipliği
| regime düzen diyet rejim sistem yönetim şekli
| release affetmek azat bırakma bırakmak davadan vazgeçme deklanşör devir feragat etmek feragat gevşetmek gösterime sokmak koyvermek kurtuluş muaf tutma muaf tutmak muafiyet salıverme salıvermek salmak serbest bırakma serbest bırakmak serbest kalma yay yayın izni vermek yayın izni ipoteğini çözmek |
| relic eski eser hatıra kalıntı yadigâr
| relics eski eserler kalıntılar
| religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı |
| replace değiştirmek geri ödemek vekâlet etmek yenisiyle değiştirmek yerine bakmak yerine geçmek yerine koymak yerini almak yerini tutmak
| report anlatmak bildirmek bildiri bilgi dedikodu görünmek haber hazır bulunmak karne patlama sesi rapor etmek rapor söylemek söylenti sunmak (yasa vb.) şöhret tutanak ün ihbar etmek
| representative acenta kişileştiren mümessil milletvekili örnek sembolik temsil eden temsilci temsilen tipik vekil |
| republic cumhuriyet
| rescue hacizden kurtarmak hayat kurtarma kurtarma kurtarmak muaf tutmak yardım imdadına yetişmek imdat
| resign bırakmak çekilmek emanet etmek teslim etmek teslim olmak vazgeçmek istifa etmek istifasını vermek |
| return aynı kâğıttan oynamak beyan etmek bülten dönmek dönüş geri dönme geri dönmek geri dönüş geri gelme geri gelmek geri göndermek geri tepme geri verme geri vermek geri vurmak geriye gitme getirmek (faiz vb) getiri sağlamak getiri hüküm vermek kâr karar vermek (mahk.) karşılık milletvekili seçmek misilleme yapmak nüksetme nüksetmek rapor resmen bildirmek resmi açıklama rövanş seçim sonucu tazminat tekrarlama tekrarlamak topa geri vurma topu karşılamak tornistan iade etmek iade yansıtmak ince kıyım tütün
| return to dönmek dönüşmek
| right çeki düzen vermek derleyip toplamak doğru doğrudan doğruya doğrultmak doğruluk dosdoğru dürüst düz düzeltmek düzen düzenli düzgün dik (açı) dik açılı dik konuma getirmek en uygun gayet gerçek hak haklı çıkarmak haklı sağ sağa sağda sağdan sağlıklı tam olarak tam telâfi etmek yolunda |
| riot alem ayaklanma ayaklanmak azıtmak başkaldırmak cümbüş kargaşa kargaşaya yol açmak karışıklık patırtı şamata velvele isyan
| rioter asi gösterici gürültücü karışıklık çıkaran kimse isyancı
| ripper yaman herif yırtıcı |
| river akış ırmak nehir
| roger roger
| romance aşk hikâyesi anlatmak aşk hikâyesi aşk romanı büyü cazibe çekicilik düşsel nitelik kahramanlık hikâyesi koşuk kuyruklu yalan latin dil ailesinden diller latince kökenli diller latince kökenli macera yazmak macera martaval masal palavra atmak romans romantizm uydurmak |
| round açık boyunca bütün birbiri ardına yapılan şeyler çekinmeden çember çepeçevre çevresinde daire şeklinde daire dönmek dilim dizi etrafına etrafında dönmek etrafında etrafını dolaşmak etrafını sarmak hakkında halka kesin kesirsiz küresel öbür tarafa okkalı raund tam şiddetli top şeklinde tufan tur yakında yakınında yaylım ateşi yuvarlak şey yuvarlak
| russian rus
| saint aziz kabul etmek aziz kutsal |
| sand cesaret kum serpmek kum tanesi kum yapmak kum kumla kaplamak kumlamak kumluk
| scandal dedikodu karalama rezalet rezil skandal iftira yüz karası
| scare ani korku korkmak korku korkutmak ödü patlama ödünü koparmak ürkme ürkmek ürkütmek |
| scenery dekor manzara sahne dekoru
| science beceri bilim fen teknik ilim
| sculptor heykeltraş oymacı |
| second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci
| secret bilinmeyen esrarlı giz gizem gizemli gizli mahrem saklı sır
| section alt şube bölge bölme bölmek bölüm kesme kesim kesit kısım manga |
| security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek
| see anlamak bakmak farketmek görmek görüp geçirmek görüşmek göz önüne almak papalık seyretmek sezmek uğurlamak yolcu etmek
| select ayıklamak ayırmak güzide kalburüstü seçkin seçme seçmece seçmek seçmesini bilen seçilmiş iyi anlayan zevkli |
| send atmak coşturmak etmek fırlatmak göndermek sevk etmek sevketmek sokmak (duruma) yollamak
| service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme
| session akademik yıl (brit.) celse devre dönem oturum sömestr toplantı |
| shoot ateş etme ateş etmek aşı yapmak atış yapmak atış atma atmak av avlak avlamak avlanmak budak çekmek (fot.) çekmek çekim yapmak çekim fırlamak fırlatmak fışkın fotoğraf çekme füze fırlatma filiz filizlenmek hızla geçmek mesafe öldürmek perdahlamak (kereste) sancımak sürgün vermek sürgün şut çekmek şiddetli akıntı vurma vurmak vuruş iğne yapmak yuvarlanmak (varil vb.) zonklamak
| shop alışveriş etmek alışverişe çıkmak araştırma yapmak araştırmak dükkân ele vermek gammazlamak hapse atmak kuruluş kurum mağaza meslek okul iş işyeri
| shot aşı atış boşalma bir fırt içki çakırkeyif çekim cinsel ilişki deneme destek dolu erim fotoğraf film çekme gülle girişim kafası dumanlı lağım menzil saçma tahmin tahrip maddesi tek içki şans şut top mermisi vuruş yanardöner yardım iğne |
| should -malıydı -meli -meliydi
| shuttle gidip gelmek karşılıklı sefer mekik dokumak mekik
| sienna koyu kahverengi |
| sign alâmet belirtmek belirti burç sembolü burç gösterge jest mucize işareti nişan sembol semptom simge tabela ifade etmek ima etmek imza atmak imza etmek imzalamak ismini yazmak istavroz isim levhası işaret etmek işaret işaretlemek iz
| sign off bitirmek son vermek
| silhouette hayal meyal görüntü karaltı siluet siluetini yapmak taslak |
| singer aşık ötücü kuş şarkıcı
| sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| skater patenci |
| slavery ağır iş angarya esaret esir tutma kölelik kulluk
| snow eroin kar yağmak kar karla kaplamak karlanma (tv)
| socialist sosyalist |
| solidarity beraberlik birlik dayanışma
| source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak
| south güney güneyden esen güneye lodos |
| soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| space açıklık alan ara vermek ara aralık bırakmak aralık boşluk bırakmak boşluk espas koymak espas feza mekân mesafe süre uzaklık uzay yer
| spanish ispanyol ispanyolca |
| spear kargı mızrak saplamak mızrak mızraklı adam zıpkın
| sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| square açık ayarlamak bağdaşan beraberliği sağlamak (spor) doğru dördül dört köşeli dörtgen dörtlü dürüst düzeltmek düzgün dik tutmak dik eski kafalı kimse gönye halletmek kare kare yapmak kare şeklinde şey kare şeklinde kare yapmak kare karelere bölmek karesini almak katı kesin meydan ödemek para yedirmek satranç tahtası standart kural sütun kaidesi tam uydurmak uygun uymak yerleştirmek |
| stadium stadyum
| star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek
| start avantaj başlama başlamak başlangıç başlatmak çalışmak (motor) çalıştırmak çıkarmak çıkış desteklemek fırlama fırlamak gevşetmek hareket etmek harekete geçme kalkmak kaynaklanmak korkutup kaçırmak koyulmak kurmak sıçrama start tartışmaya açmak ürkme ürkmek ürkütmek yola çıkma yola çıkmak yöneltmek irkilmek |
| starting başlama başlangıç çıkış
| state açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| status durum hal konum mevki statü |
| steam buğu buğulama yapmak buğulamak buhar çıkarmak buhar enerji güç öfke istim
| stile çit basamağı çit merdiveni pencere çerçevesi
| stop alıkoymak bırakmak bitmek devam etmemek dolgu yapmak durak duraksama durdurmak durma durmak dindirmek engel kalmak kapamak kesmek kesilmek mercek perdesi (foto) mola yeri nokta noktalama işareti noktalamak savmak son vermek stop etme stop ettirmek tıkamak ünsüz ses istasyon |
| strike basmak (çalgı, para) beklenmedik başarı bulmak çakmak çalma çalmak (saat) çarpmak çıkarmak etki bırakmak gelip çatmak gözüne ilişmek grev yapmak grev gibi gelmek hava saldırısı hesap bakiyesini tespit etmek kök salmak maden bulma petrol bulma takınmak vurgun vurma vurmak vuruş yer etmek indirmek yolunu tutmak isabet etmek işlemek izlenim bırakmak
| striking çarpan çarpıcı dikkat çekici göz alıcı grevdeki şaşırtıcı vuran
| succeed başarılı olmak başarıya ulaşmak başarmak varisi olmak yerine geçmek |
| suffer acı çekmek acısını çekmek çekmek cezasını çekmek göz yummak katlanmak kıvranmak izin vermek zarar görmek zayiat vermek
| suicide intihar intiharla ilgili
| sunny aydınlık güneşli neşeli parlak |
| support altlık arka çıkma arka bakmak cesaret vermek dayamak dayanak destek olmak destek desteklemek doğrulama doğrulamak geçindirmek güç vermek ısrar etmek kanıtlamak kuvvetlendirmek özendirmek para sağlamak para yardımı yapmak payanda sürdürmek takviye etmek takviye taraftarı olmak tutmak üstlenmek yardım etmek yardım yardımcı oyuncu
| supreme azami en son en üstün en yüksek son yüce
| supreme court temyiz mahkemesi |
| swear ant içmek kalaylamak küfretmek lânet okuma sövmek sövüp saymak yemin etmek yeminle söylemek
| swedish isveç dili isveç
| swimmer yüzgeç yüzücü |
| swiss isviçre halkı isviçre isviçreli
| syrian suriye suriyeli
| system ağ düzen evren katman sistem şebeke usul vücut yapı yöntem |
| technology teknoloji
| teenager delikanlı genç
| television televizyon |
| tennis tenis
| term adet dönemi adlandırmak demek devre dönem koşul regl dönemi sınır taşı söz süre terim ifade isim vermek
| test analizini yapmak deneme denemek denetim deney kontrol etmek kriter maden eritme potası miyar ölçü sınamak sınav tahlil test yapmak test |
| thanks teşekkür şükür
| that bu kadar o kadar öteki şu
| the people avam halk |
| these bu
| this bu kadar bu
| throw atış atma atmak bükmek (ip) düşürme düşürmek fırlatma fırlatmak örtü şal yavrulamak |
| time aralık ayarlamak çağ doğum zamanı kurmak saat tutmak süre tutmak süre tempo temposunu belirlemek uygun zaman vade vakit zaman zamanlama yapmak zamanlamak
| to -e doğru -e göre -ya -ye
| top alt etmek aşmak baş doruk en yüksek en iyi geçmek kapak kapamak tepe nokta tepe uç üst parça üst üstünü kapamak zirve |
| topic konu mesele mevzu söz konusu tema
| track ayağıyla içeri taşımak (çamur vb.) dümen suyu geçmek (çöl vb.) hat patika pist ray döşemek ray rota takip etmek tekerlek aralığı tekerlek izi yörünge iz bırakmak iz izlemek izini aramak
| train alıştırmak antrenman yapmak doğrultmak (silah) dizi eğitmek kafile katar kuyruk (elbise, kuş, yıldız) maiyet nişan almak sıra sürüklemek terbiye etmek tren yetiştirmek |
| translation çeviri tercüme
| transport coşma coşturmak heyecanlandırmak kendinden geçme nakletmek nakliye nakil sürgün sürmek taşıma taşımak taşıt
| travel dolaşmak gezmek gezi kaçmak seyahat etmek seyahat yol almak yolculuk etmek yolculuk işleme işlemek |
| treat davranmak ısmarlama ısmarlamak muamele etmek tedavi etmek ikram etmek ikram işlemek zevk ziyafet
| troops asker birlikler
| turkish türk türkçe |
| u soylu
| under alt altı altına altında altından altta aşağıda aşağısına az bağlı döneminde dibe emrinde etkisi altında
| union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak |
| unit birlik birim öğe ünite
| united birleşmiş birleşik
| unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı |
| until değin kadar
| van elebaşı harman savurma makinesi kamyonet kanat karavan keşif kolu minibüs yük vagonu
| veteran emektar eski asker eski kurt kıdemli tecrübeli |
| vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| vice president başkan yardımcısı
| video ekran video filmi video terminal video |
| wale çizgi kenar kırbaç izi pervaz iz
| walkway geçit patika
| war harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| weaken cansızlaştırmak güçsüzleştirmek gücünü azaltmak hafifletmek zayıflamak zayıflatmak
| weapon silâh
| week hafta |
| well adamakıllı asansör boşluğu bagaj çeşme çok dikkatlice epey fışkırmak güzel güzelce hoş kaynak kolayca kuyu merdiven boşluğu oldukça petrol kuyusu sağlıklı sahanlık tamamen uygun yerinde iyi durum iyi durumda iyi iyice
| west batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya
| wheel araba ile götürmek araba bisiklet çark etmek çark döndürmek dönme dönmek dümen direksiyon dişli el arabasıyla götürmek teker tekerlek tekerlekli birşeyi itmek işkence çarkı yuvarlanmak |
| when -dığı zaman ne zaman vakit zaman
| where nerede nereye
| while vakit iken zaman |
| who kim kimi
| will amaç amaçlamak arzu arzulamak azmetmek azim buyurmak dilek dilemek emretmek niyet etmek niyet vasiyet vasiyetname irade istek istekte bulunmak istemek
| win başarı dostluğunu kazanmak elde etmek ele geçirmek galibiyet galip gelmek kazanma kazanmak ulaşmak ikna etmek |
| wind açmak (yol) boş lâf çevirmek dolamak dolambaçlı olmak dolanmak döndürmek dönemeç esinti hava kıvırmak kıvrıla kıvrıla gitmek kıvrılmak koklayarak bulmak koku kokusunu almak nefes aldırmak nefes osuruk rüzgâr saçmalık sarılmak sarmak soluklandırmak üfleme yel
| wing burun kanadı çamurluk ek bina hızlandırmak kanadını yaralamak kanat takmak kanat kanatlanmak kol sıvışma uçarak geçmek uçma uçmak uçuşan şey
| wire elektrik tesisatını yapmak kablo döşemek kapana kıstırmak kontrol kukla ipi kiriş nüfuz tel takmak tel telden yapılmış telgraf çekmek telgraf telgrafla göndermek telle bağlamak telle çevirmek tuzak idare |
| with beraber birlikte ile
| withdraw almak ayrılmak çekmek çekilmek geri almak geri çekmek geri çekilmek para çekmek
| wood ağaçlık ahşap kereste koru odun tahta |
| work başarılı olmak çabalamak çalışma çalışmak emek eser etkili olmak görev koparmak (para) mayalanmak meşgul olmak meşguliyet oynamak oynatmak seğirmek yapıt iş yapmak iş işe yaramak işleme işlemek işletmek işyeri
| worker amele emekçi işçi
| workers işçi sınıfı |
| world alem dünya yeryüzü
| would -caktı -cekti -erdi -ermi (soru hali)
| would-be sözde sözümona |
| wound bere kâlbini kırmak yara yaralamak incitmek
| writer yazar
| year sene yıl |
| yugoslavian yugoslav
|