International organizations, including the United Nations, designated 1997 as the International Year of the Reef.
| Abbey manastır
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| Albanian arnavut
| Algeria cezayir |
| Alliance akrabalık anlaşma antlaşma bağ birleşme birlik pakt ittifak
| Amazon amazon nehri amazon
| Ambassador büyükelçi elçi temsilci |
| American amerikalı amerikan
| Angel melek iyilik meleği
| Apple elma |
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Army kalabalık ordu topluluk
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık |
| Arts şeytanlık
| Assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| Australian avustralya avustralyalı
| Austrian avusturya avusturyalı
| Average avarya cari fiyat (borsa) hasar ortalama ortalamasını bulmak sıradan zarar |
| Aviation havacılık
| B si notası
| Baker ekmekçi fırıncı |
| Ban boykot etmek menetmek yasak yasaklamak
| Bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| Baseball beysbol |
| Beck baş işareti çay dere
| Big büyük çok fazla kapı gibi kocaman önemli övünerek iri kıyım iri yarı iri yüce
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| Billy cop
| Black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| Blood akrabalık huy kan bağı kan yapı |
| Blue açık saçık canı sıkkın çarçur etmek çürümüş har vurup harman savurmak hüzünlü keyifsiz mavi yapmak mavi maviye boyamak morali bozuk morarmış muhafazakâr partili müstehcen
| Bovine ağır durgun sığır gibi uyuşuk
| Bridge köprü kurmak köprü |
| British britanya ile ilgili
| Brown kahverengi karamak kızarmak
| Building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat |
| Burgess kasaba sakini kasabalı
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| Campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak |
| Cathedral katedral ile ilgili katedral
| Center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| Charity hayır işi hayır hayırseverlik merhamet sadaka yardımseverlik |
| Chemistry kimya madde yapısı yapı
| China çini porselen kap porselen
| Church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise |
| City kent şehir halkı şehir
| Clinic belirti klinik muayenehane
| Colonel albay |
| Commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| Commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler
| Company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk |
| Computer bilgisayar
| Confederation birlik devletler birliği konfederasyon ittifak
| Conservative eski kafalı gösterişsiz göze çarpmayan muhafazakâr partili muhafazakâr ölçülü sağcı tutucu |
| Constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| Contents içindekiler
| Corporation belediye yetkilileri dernek kurum şirket tüzelkişi |
| Cup çanak gibi yapmak fincan kavramak kupa
| Curt kısa ters
| Czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı |
| Day dönem gün zaman
| Dean başkan dekan en kıdemli üye
| December aralık |
| Deep ağır anlaşılmaz aşırı dalgın derin derinlik esrarlı karanlık karışık keskin koyu içten yürekten
| Department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| Desert ayrılmak boş bozkır çöl çorak hak edilen şey hak etme ıssız yer ıssız kaçmak sönüklük tatsızlık terk etmek terketmek yüzüstü bırakmak |
| Despite nefret
| Dickey çürük hastalıklı minik kuş önlük papyon sarsak şoför mahalli yaka
| Digital dijital parmağa ait sayısal tuş |
| Discovery bulgu buluş ortaya çıkarma
| Diver balık adam dalgıç dalgıçkuşu dalış yapan kimse
| Dolly bebek gibi cicili bicili kız kamera taşıyıcı kukla oyuncak bebek iki tekerlekli çekici |
| Dome büyük ve güzel ev kapak (kitap) kubbe tepe zirvesi
| Don bey don giydirmek giymek uzman ispanyol efendisi
| Dutch alman eş |
| E zayıf not
| East doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru
| Economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi |
| Egyptian mısır mısır'a ait mısırlı
| Electric elektro elektrik elektrikli heyecan verici
| England ingiltere |
| English ingiltere ingiliz ingilizce
| Equipment araç gereç donanım gereç teçhizat
| Eve akşam arife havva |
| Exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa
| F başarısız not fa notası
| Fame ad nam rivayet söylenti şan şöhret ün |
| Fast çabucak çabuk dayanıklı değişmez defalarca eli çabuk hızla hızlı hoppaca oruç tutmak oruç rengi atmaz sabit sağlam seri sık sık sıkı sıkıca sımsıkı solmaz su gibi süratle süratli tez canlı uçarı ileri (saat)
| Federal federal
| Fictional düşsel hayali imgesel |
| Fife fifre çalmak fifre yanlamasına çalınan flüt
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| Fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak |
| First baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| Flood akın etmek basmak bolluk sel basmak sel su baskını su basmak taşkın tufan yağdırmak istila etmek
| Ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek |
| Former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| G bin dolar sol notası |
| Gap açıklık ara aralık ayrılık boşluk fark geçit uçurum
| Gate bilet hasılatı geçit kapı kapıyı gösterme kovma patika
| Gene gen |
| Governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici
| Grand ağırbaşlı ana asil baş büyük bin dolar genel muhteşem önemli soylu ulu
| Green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik |
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| Herb bitki ot
| Hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş |
| Holocaust kurban toplu ölüm yangının herşeyi yakması
| House barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| Hungarian macar |
| I bir (romen)
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| Independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest |
| Industrial endüstri endüstriyel sanayi sanayici
| International uluslararası
| Iran iran |
| Iraqi ırak ırak'lı
| Irish irlanda dilinde irlandalı
| Israeli israilli |
| It cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| Italian italyan
| January ocak |
| Japan vernik verniklemek
| Japanese japon
| Jean kot |
| John tuvalet
| Johnny herif tip
| Judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak |
| Judgement düşünce hüküm kanı karar muhakeme sağduyu tahmin yargı yargılama
| Justice adalet doğruluk dürüstlük hak hakim yargı
| Kid çocuk dalga geçmek kandırmak küçük oğlak takılmak şaka yapmak ufaklık işletmek |
| Kingdom alem krallık kraliyet
| Labour çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi partisi (ing.) işçi sınıfı işgücü
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| Lebanon lübnan
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın |
| Long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek
| Loyalist sadık kul
| Major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin |
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Martin kırlangıç
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak |
| Mecca mekke
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| Mexican meksika meksikalı |
| Miller değirmen makinası değirmenci
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Mister bay bey beyefendi |
| Mother ana anne annelik etmek
| Movement akım hareket manevra işleme
| Music müzik |
| National ulusal vatandaş yurttaş
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| Newt semender |
| Noble asil muhteşem soy soylu ulu yüce
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| Northern kuzey |
| Norwegian norveç norveçli
| Notorious adı çıkmış dile düşmüş
| O sıfır |
| Ocean derya okyanus
| Official devlet memur resmi
| Old bayat eski zamanlar eski eskiden kalma eskimiş harika kart köhne önceki pişkin tecrübeli yaşlı ihtiyar |
| On beri çakırkeyif çalışmakta civarında -de devam etmekte olan devrede durmadan -e doğru giymiş olarak hazır olmakta olan sahnede sürekli olarak üstünde (giysi) üstünde üzerinde yanık ile yönünde
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| Parcel bölmek hisselere ayırmak koli paket parsel toplu miktar |
| Parliament parlamento
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk
| Pathfinder çığır açan kimse rehber yol gösterici |
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Peru peru
| Physics fizik |
| Plain açık çirkin desensiz dürüst düz düzlük gösterişsiz net ova sade bir biçimde sade su katılmamış süssüz yalın
| Poland polonya
| Port buhar deliği delik duruş gaz deliği geminin sol tarafı giriş havalimanı kale duvarındaki delik lombar lomboz liman porto şarabı sığınacak yer tavır iskele tarafı iskele |
| Porter hamal kapıcı
| Pot bilardo topunu deliğe sokmak çanak cebe indirmek cezve çömlek demlik esrar kap konservelemek kupa lazımlık ortaya konan para pot pota (maden) rasgele ateş edip öldürmek saksı saksıya dikmek testi toprak kap yemek içim avlamak
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Princess prenses
| Prison cezaevi delik hapsetme hapis hapishane kodes |
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Probable akla yatkın makul muhtemel mümkün olası
| Progress devam etme devam etmek gelişme gelişmek geliştirme resmi gezi ilerleme ilerlemek ileri gitmek yükselme |
| Promise söz vermek söz temin etmek umut vermek umut umutlu olmak vâât etmek vâât
| R r harfi
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak |
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Reef altınlı maden damarı camadan vurmak resif sığ kayalık ihtiyatlı hareket etmek
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı |
| Republic cumhuriyet
| Rich ağır (yiyecek) bereketli besleyici besin değeri yüksek bol canlı (renk) değerli esprili gür komik nükteli pahada ağır pahalı paralı varlıklı verimli yoğun zengin
| River akış ırmak nehir |
| Rock belâ değerli taş dert dolar elmas kaya parçası kaya lolipop para rock yapmak (dans) sallamak sallanmak sallayarak uyutmak sarsılmak sarsmak sıkıntı taş şok etmek şok olmak zorlaştırmak
| Roger roger
| Rouge allık sürmek ruj sürmek ruj |
| Russian rus
| Satan şeytan iblis
| Science beceri bilim fen teknik ilim |
| Seaman denizci er denizci gemici
| Second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci
| Senate senato |
| Serbian sırbistan sırp sırpça
| Serf derebeylik kölesi köle ortaçağ köylüsü
| Serial birbirini izleyen dizi seri halinde seri sıralı |
| Service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme
| She dişi hayvan dişi kadın
| Show açıklamak başarı belli etmek belli olmak belirtmek delâlet etmek dışa vurmak fırsat görünmek göstermek gösteri gösterimde olmak gösteriş girişim kanıtlamak kendini göstermek meydana çıkarmak öğretmek renk vermek revü sahnelemek sergi sergilemek sonuç sükse teşhir şans şov ibraz etmek iş |
| Shuttle gidip gelmek karşılıklı sefer mekik dokumak mekik
| Sierra dişli doruk
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör |
| Sister abla hastabakıcı hemşire kardeş kızkardeş rahibe
| Soldier asker askerlik yapmak er nefer işçi
| Son çocuk erkek evlât oğlum oğul |
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Southern güney güneyli |
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Space açıklık alan ara vermek ara aralık bırakmak aralık boşluk bırakmak boşluk espas koymak espas feza mekân mesafe süre uzaklık uzay yer
| Spanish ispanyol ispanyolca |
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse
| Stand ayağa kalkmak ayak ayaklı askılık ayaklık ayakta durmak bulunmak çekilmek dayanma dayanmak desteklemek devam etmek durak durmak durum duruş dikilmek direnme direnmek göğüs germek hal ısmarlamak kalmak kanıtlamak karşı koymak katlanma katlanmak kürsü ormanda yetişen ağaç sehpa sineye çekmek tezgâh tribün üstlenmek yer ihtiyaç duymak iş yeri
| Star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek |
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Stock atkı basmakalıp besi bulundurmak damızlık depolamak dipçik et suyu gövde (ağaç vb.) hammadde hayvan mevcudu hisse senedi kızak (gemi) kütük malzeme mevcut nesil payanda repertuardaki sap sermaye soy standart stok yapmak stok stoklamak sürmek (filiz) tahvil şebboy varlık yığmak
| Study araştırma konusu araştırma araştırmak çabalamak çalışma odası çalışma yapmak çalışma çalışmak deneme eğitimini görmek eskiz etüt gayret etmek görülecek şey gözetmek öğrenmek öğrenim okumak ön çalışma tahsil taslak tetkik inceleme incelemek |
| Summer gençlik çağı hayatın baharı kapı üstü kirişi refah dönemi taban kirişi yaz yazı geçirmek yazla ilgili
| Survey anket araştırmak bakma bakmak etüt genel bakış muayene etmek muayene ölçme ölçmek tetkik inceleme incelemek yoklamak
| Syphilis frengi |
| TAP bağlantı (elekt.) bar çeşme fıçı (içki) fıçıdan doldurulmuş içki hafif vuruş hafifçe dokunmak hafifçe vurmak kaçak hat çekmek musluğu açmak musluk takmak musluk para sızdırmak pençe (ayakkabı) pençe vurmak (ayakkabı.) pıtırtı step dansı yapmak suyunu akıtmak tıkırdatmak tıkırtı tıklatma tıklatmak tıpa takmak yat borusu
| TV televizyon
| Telescope teleskop iç içe geçmek |
| Television televizyon
| Temple mabet sinagog tapınak şakak ibadethane
| Thai tai dili tayland taylandlı |
| This bu kadar bu
| Timothy aziz paulus'un öğrencisi (incil)
| Today bugün |
| Tony lüks
| Tornado kasırga
| Trade alım satım meslek takas etmek ticaret yapmak ticaret iş yapmak iş zanaat |
| Trail patika peşinden sürüklemek sürüklemek sürüklenmek sürünmek yerde uzamak (bitki) incecik tütmek yol iz izlemek
| Treasury hazine (devlet) maliye
| Treaty antlaşma |
| Tune-up ayar ayarlama ısınma
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| U soylu |
| Ukrainian ukrayna ukraynalı
| United birleşmiş birleşik
| Unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı |
| Vineyard bağ üzüm bağı
| Walk adımla ölçmek adımlamak devriye gezme dolaşmak dolaştırmak eşlik etmek gezdirmek gezmek gezinti yol iş sahası yürüme yürümek yürünecek mesafe yürünecek yer yürüterek yormak yürütmek yürüyerek gitmek yürüyüş yolu yürüyüş yürüyüşe çıkarmak
| Walker yaya yürüyen kimse yürüyüşçü |
| Water hafifletmek hârelemek ıslatmak kalite kaplıca suyu karasuları sıvı su almak su birikintisi su katmak su vermek su sulamak sulandırmak sulanmak sular suluboya yaşarmak
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya
| While vakit iken zaman |
| World alem dünya yeryüzü
| X bilinmeyen
| Yachtsman yatçı |
| Year sene yıl
| Young acemi genç küçük yavru
| abbey manastır |
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| accept almak anlamak hazmetmek kabul etmek kabullenmek katlanmak onaylamak üstlenmek |
| access erişme geçit giriş kullanım ulaşma yaklaşma
| accident araz beklenmedik olay kaza rastlantı tesadüf
| accidental kazara olan tesadüfen gelen bemol ya da diyez tesadüfi |
| across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden
| activist eylemci
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu |
| actress aktris
| admit almak kabul etmek meydan vermek içeri almak itiraf etmek
| adult ergin reşit yetişkin |
| advertising reklâm reklâmcılık ile ilgili reklâmcılık ilan
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| age asır çağ devir erginlik reşit olma yaş yaşlandırmak yaşlanmak yaşlılık ihtiyarlamak yıpratmak
| ago evvel önce |
| aid alet aygıt çare destek yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| aircraft uçak |
| airline hava yolu
| airport havaalanı
| airway hava bacası hava yolu |
| albanian arnavut
| algeria cezayir
| alive canlı diri elektrik yüklü farkında hayat dolu hayatta sağ yaşayan |
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| allegation bahane mazeret özür sav iddia ileri sürme
| alliance akrabalık anlaşma antlaşma bağ birleşme birlik pakt ittifak |
| alongside yan yana yanı sıra
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik
| amazon amazon nehri amazon |
| ambassador büyükelçi elçi temsilci
| american amerikalı amerikan
| analysis analiz çözümleme tahlil inceleme |
| angel melek iyilik meleği
| animate anime etmek canlandırmak canlı diriltmek hareketlendirmek hareketli hayat dolu neşelendirmek neşeli yaşayan
| animated anime edilmiş canlandırılmış canlı hayat dolu neşeli |
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek
| another ayrı başka farklı öbür
| any biraz daha her hiç hiçbir |
| apology mazeret özür savunma
| apple elma
| appoint atamak belirlemek döşemek kararlaştırmak saptamak tayin etmek |
| appointed belirlenmiş kararlaştırılmış
| architecture mimarlık mimari yapı
| are ar |
| area alan bodrum girişi bölge yüzölçümü
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı |
| army kalabalık ordu topluluk
| around arada burada aşağı yukarı bu civarda çevrede çevresinde çevresine etrafına etrafında etrafta
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak |
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta
| as gibi kadar olarak |
| assailant eleştirici saldırgan
| assassinate öldürmek suikâst düzenlemek
| assault hücum etmek hücum saldırı saldırmak tecâvüz etmek tecâvüz |
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| astronaut astronot
| astronomer astronom |
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| at first ilk olarak ilkönce
| athlete atlet |
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak
| attempt denemek girişim girişimde bulunmak kalkışma kalkışmak teşebbüs etmek teşebbüs yeltenme yeltenmek
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| australian avustralya avustralyalı
| austrian avusturya avusturyalı
| author yaratıcı yazar |
| automobile araba otomobil
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| average avarya cari fiyat (borsa) hasar ortalama ortalamasını bulmak sıradan zarar |
| aviation havacılık
| avoid kaçınmak korunmak önlemek sakınmak savuşturmak uzak durmak iptal etmek
| b si notası |
| baby bebek bebeksi çocuk çocuksu kimse eser küçük piliç (kız) sorumluluk şımartmak yavru
| back arka çıkmak arka arkadaki arkalık arkaya astarlamak bek belkemiği ciro etmek defans oyuncusu destek olmak elin tersi eski tarihli geçmişte geri geri gitmek geri geride geriye doğru giden geriye doğru sürmek geriye kaplamak (kitap) kayırmak kitap sırtı ödemesi gecikmiş ödenmemiş önce sırt sırtına binmek takviye etmek ters taraf uzak tekrar
| back door arka kapı |
| bacteria bakteriler
| baker ekmekçi fırıncı
| ban boykot etmek menetmek yasak yasaklamak |
| bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| bar bar baro bariyer çizgi demir çubuk -den başka engel engellemek hapsetmek hariç hoşlanmamak ışın kalıp katmamak menetmek meyhane önünü kesmek parmaklık takmak parmaklık parmaklıkla çevirmek saymamak sürgü sürgülemek yargı yasaklamak
| barn ahır ambar ambara koymak |
| baseball beysbol
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| bear ayı borsa fiyatlarını düşürmek borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse çekmek değmek doğurmak dönmek duymak (sevgi) getirmek götürmek gütmek (kin) hazmetmek katlanmak sapmak spekülasyon yapmak spekülatör sineye çekmek taşımak üstlenmek vermek yönelmek |
| beat açmak (yol) alt etmek asi atış atmak (kalp) bitkin çalmak (davul) çarpma çırpmak çok yorgun darbe dayak atmak devriye dövmek geçmek pataklamak ritm ritim serseri sürgün avı tempo turşu gibi titreşim üstünlük vurma sesi vurmak vuruş yenmek yuvasından çıkarmak (av)
| because of nedeniyle
| beck baş işareti çay dere |
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak
| before evvel huzurunda karşı karşısında önce önceki önde önünde önüne
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak |
| beginning baş başlangıç kaynak köken ilk
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında |
| big büyük çok fazla kapı gibi kocaman önemli övünerek iri kıyım iri yarı iri yüce
| bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek
| billy cop |
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama
| birthday doğum günü
| black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci |
| blood akrabalık huy kan bağı kan yapı
| bludgeon cop coplamak sopa sopalamak zorla yaptırmak zorlamak
| blue açık saçık canı sıkkın çarçur etmek çürümüş har vurup harman savurmak hüzünlü keyifsiz mavi yapmak mavi maviye boyamak morali bozuk morarmış muhafazakâr partili müstehcen |
| board borda binmek daire heyet kara tahta komisyon kurul meclis mukavva pano sofra sörf tahta döşemek tahta kaplamak tahta ilan tahtası yiyecek sağlamak (parayla) yiyecek içecek
| boat bot filika gemi kayık kayıkla gezmek sandal tekne
| body beden büyük kısım birlik ceset gövde grup hacim karoser kuruluş kütle vücut |
| bomber bombardıman uçağı
| bombing bombalama
| book ayırmak ayırtmak defter deftere işlemek kaydetmek kitap libretto liste opera metni rezervasyon yapmak senaryo tutmak yer ayırmak |
| born doğmuş
| bovine ağır durgun sığır gibi uyuşuk
| boxer bokser (köpek) boksör |
| break ağarmak ani fiyat düşüşü ara vermek ara batırmak batmak bozdurmak bozmak çatlak çözmek çiğnemek dalmak fırlamak fırsat fren firar gaf kaçma kaçmak kesmek kırık kırılma kırılmak kırma kırmak koparmak kopmak mola parçalanmak patlamak pot solo bölüm (caz) söylemek teneffüs uymamak yenmek iflas etmek ihlal etmek
| break off bitmek kırılmak koparmak kopmak
| break out çıkmak patlak vermek |
| break through çıkmak doğmak görünmek yarıp geçmek
| breaker dev dalga kıran şey veya kimse kırıcı
| bribery rüşvet |
| bridge köprü kurmak köprü
| british britanya ile ilgili
| brown kahverengi karamak kızarmak |
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat
| bull aptalca hata aynasız boğa gaf hisselerin değerini yükseltmek kafasının dikine giden kocaman erkek hayvan polis piyasayı yükseltmek (borsa) spekülasyon yapmak spekülatör zırva
| burgess kasaba sakini kasabalı |
| burial cenaze töreni defin gömme toprağa verme
| burning ateşli hararetli şiddetli yakıcı yanan
| business alım satım faaliyet firma görev konu mesele ticaret ticarethane iş işyeri |
| businessman işadamı
| but hiç olmazsa sadece yalnızca itiraz
| buy almak kiralamak pahasına elde etmek rüşvetle elde etmek satın alma satın almak inanmak yutmak |
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| calendar almanak kaydetmek kütük liste sicil takvim yıllık |
| call adlandırmak aramak (telefon) bağırmak çağırma çağırmak çağrı çağrıda bulunmak dava açmak davet etmek davet demek farzetmek lakap takmak ötüş ses seslenme seslenmek söylemek telefon etmek telefonda konuşma telefonda konuşmak uyandırmak ihtiyaç ziyaret etme ziyaret etmek ziyaret
| called adlı
| camp adi adileştirmek aşırı bayağı eşcinsel gülünç homoseksüel kamp kurmak kamp kampa yerleştirmek konak yeri konaklamak ordugâh ilgi çekmek için dikkat çekici giyinmek |
| campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak
| campaigner kampanyaya katılan kimse
| can -ebilmek edebilmek hapishane hela kasede kaydetmek kayıt yapmak (ses ya da görüntü) kıç kodes konserve kutusu konservelemek konservesini yapmak kovmak kutu olabilmek popo teneke kutu teneke kutudaki içecek uzaklaştırmak (okul) yapabilmek |
| captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı
| capture almak el koymak ele geçirme ele geçirmek esir alma esir almak esir ganimet almak ganimet tutsak etmek zaptetme zaptetmek
| car araba kabin otomobil vagon |
| carry başarı kazanmak bulundurmak çekmek elde etmek geçirmek getirmek golfte topun vurulmadan önceki gidişi götürmek kaldırmak menzil nakletmek sağlamak satışa sunmak sevketmek taşımak taşıyıcılık yapmak yayımlamak
| carrying nakliye taşıma
| cartel esir değişimi anlaşması |
| case çanta ciltlemek dava delil durum dikizlemek görüş gözetlemek hasta hukuksal olay husus kanıt kap kaplamak kasa kılıf kutu kutulamak mahfaza neden olay örtmek sorun tuhaf tip valiz yerine koymak (kasa, kılıf vb.)
| caste kast sosyal sınıf
| catch aldatmaca anlamak av baskın yapmak basmak bulaşmak bityeniği çalışmak (mekanizma) çekmek cezbetmek edinmek (alışkanlık) enselemek gafil avlamak geçmek hile kanca kapmak kâr kavramak kilit dili maruz kalmak sıkışmak takılmak tokat atmak tutma tutmak tutunmak tutuşmak tuzak voli vurmak yakalama yakalamak yakalanmak yetişmek |
| category bölüm grup kategori sınıf zümre
| cathedral katedral ile ilgili katedral
| cause amaç dava konusu dava doğurmak gaye haklı neden meydan vermek neden olmak neden problem sebep olmak sebep sorun yol açmak iş |
| ceasefire ateşkes
| celebrate anmak aşai rabbani ayinini yönetmek bayram yapmak göklere çıkarmak kutlamak övmek yönetmek (ayin)
| celebration anma kutlama tören |
| celebrity şöhret ün ünlü kimse
| center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| century asır |
| certify belge vermek doğrulamak kanıtlamak onaylamak tasdik etmek tasdiklemek
| chain boyunduruk dizi kayıt altına almak seri sınırlama silsile zincir zincire vurmak zincirlemek
| champion desteklemek en iyi galip müdafaa etmek mükemmel savunmak savunucu şampiyon üstün niteliklere sahip kimse |
| change aktarmak bozdurmak bozmak bozuk para değiş tokuş etmek değişmek değiştirmek değişiklik değişim demir para dönüşmek haline gelmek para üstü takas etmek yenilik
| changing bozma değişen değişme değiştirme değişim
| charge aydınlatmak bilgi vermek doldurmak doluluk miktarı doz emir görev gözaltı hapis hücum etmek hücum kredi kartından almak masraf nezaret ödetmek saldırı saldırmak sorumlu tutmak sorumluluk suçlama suçlamak talep talimat tembihlemek şarj etme şarj etmek ücret uyarmak üzerine atmak iddia ipotek itham etmek yük yükleme yüklemek yükümlülük |
| charged yüklü
| charity hayır işi hayır hayırseverlik merhamet sadaka yardımseverlik
| charter ayrıcalık kontrat kiralamak patent sözleşme tanımak (ayrıcalık) tutmak tüzük vermek (patent) |
| chemical kimyasal kimyevi
| chemistry kimya madde yapısı yapı
| chess satranç |
| chicken civciv kız korkak davranmak korkak ödlek piliç tavuk eti tavuk toy yavru kuş
| chief amir ana baş belli başlı en üst rütbeli reis şef
| child çocuk evlat küçük ürün velet |
| china çini porselen kap porselen
| choose ayırmak seçmek tercih etmek istemek
| church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise |
| circuit çember çevrim daire çevresi devre (elektrik) devre devretmek dolambaçlı yol dolaşıp aynı noktaya gelen yol dolaşma dolaşmak etrafında dönmek gezici dava vekili gezici hakim lig tur turneye çıkmak
| circuit breaker şalter
| city kent şehir halkı şehir |
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek
| clinic belirti klinik muayenehane |
| clone çoğaltmak (eşeysiz) klon
| close amansız anlaşmak avlu (okul, kilise) bağlantılı bunaltıcı bitirmek bitişik cimri detaylı geçit göğüs göğüse kavga kapalı kapamak kapatmak kesmek ketum kıt kilitlemek mahrem örtmek saklı sık sıkı fıkı sıkı son vermek son sonsöz sonuç sürgülemek uzlaşmak yakın yakından yaklaşmak yanaşık içli dışlı
| close to yakın |
| closed kapalı kapatılmış
| coach antrenman yaptırmak antrenör araba ile gezmek at arabası çalıştırıcı eğitmek ekonomi klas fayton hazırlamak limuzin otobüs özel ders vermek özel hoca posta arabası ucuz tarifeli bölme yetiştirmek yolcu vagonu
| code kanun kılavuz kod kodlamak kural numaralamak prensipler şifre şifrelemek tüzük yasa kitabı yasa yönetmelik |
| coin bozuk para bozukluk demir para madeni para para basmak para bastırmak para kazanmak para sözcük uydurmak sikke
| colleague meslektaş iş arkadaşı
| collide çarpışmak çarpmak çatışmak zıt düşmek |
| colonel albay
| columnist köşe yazarı
| combat çarpışma çarpışmak dövüşmek mücâdele etmek mücâdele savaş |
| come buyurmak gelmek görünmek sperma tatmin olmak tavır takınmak ulaşmak
| comedian komedi yazarı komedyen komik
| commando komando |
| commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| commit adamak emanet etmek önermek söz vermek suç işlemek teslim etmek vâât etmek işlemek
| common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan |
| commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler
| communication bağlantı haber haberleşme kominikasyon mesaj nakletme tebliğ temas yayma iletişim irtibat
| company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk |
| competition çekişme rekabet yarışma
| complain dava açmak sızlanmak söylenmek şikâyet etmek şikâyetçi olmak yakınmak ihbar etmek
| complete bütün bitirmek doldurmak eksiksiz mükemmel tam tamam tamamı tamamlamak tamamlanmış uygulamak yerine getirmek iyice |
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar
| computer bilgisayar
| comrade arkadaş dost yoldaş |
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde
| confederation birlik devletler birliği konfederasyon ittifak
| confirmation doğrulama kanıt onama onay onaylama tasdik teyit ispat |
| conservative eski kafalı gösterişsiz göze çarpmayan muhafazakâr partili muhafazakâr ölçülü sağcı tutucu
| conspiracy anlaşma gizli anlaşma suikâst
| constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış |
| contamination atık bulaşma bulaştırma kirletme pislik
| contents içindekiler
| contest çekişme çekişmek karşı koymak karşılaşma mücâdele rekabet etmek tartışma yarışma yarışmak iddia inkâr itiraz etmek itiraz |
| contract anlaşma daralmak daraltmak kasılmak kasmak kontrat yapmak kontrat mukavele parça başı iş anlaşması sözleşme
| controversial anlaşmazlığa neden olan tartışmalı ihtilaflı
| convict hükümlü mahkum etmek suçlu bulmak suçlu |
| corporation belediye yetkilileri dernek kurum şirket tüzelkişi
| corruption ahlaksızlık bozma bozulma çürüme fesat rüşvet rüşvetçilik yozlaştırma
| cosmonaut kozmonot |
| count addetmek dava maddesi hesaba katma hesaba katmak hesap önemseme önemi olmak sayı saymak sayı sayılmak sayma saymak varsaymak iddialar
| country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke
| coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi |
| course akış akmak av sürmek dökülmek dizi gidişat köpeklerle kovalamak koşmak koşturmak pist rota seyir sıralama süreç sürgün avına çıkmak tabak yön
| court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| cover av yeri bahane kapak kapamak kapatmak kaplamak kaplık kapsamak kılıf korumak kuver örtmek örtü paket sığınak üzerini kapatmak içermek yetmek zarf |
| covered kapalı kapatılmış kaplanmış saklı
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun
| create atamak meydana getirmek neden olmak oluşturmak yapmak yaratmak yetki vermek |
| creation alem atama buluş eser evren hilkat kreasyon oluşum yaradılış
| creator kurucu yaratıcı
| crew ekip mürettebat sürü tayfa izci grubu |
| crime aptallık cezalandırmak cinayet sabıka suç suçlu bulmak yüz karası
| criminal canice ceza cinayet sabıkalı suç oluşturan suçlu
| crisis buhran bunalım dönüm noktası kriz |
| crowd arkadaş grubu bıktırmak cemaat çokluk doldurmak ısrar etmek kalabalık sıkıştırmak sürü toplanmak topluluk üşüşmek yığın izdiham
| cult mezhep tapınma tarikat tutku inanç
| cup çanak gibi yapmak fincan kavramak kupa |
| curt kısa ters
| czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| damage bozmak değerini düşürmek hasar yapmak hasar hasara uğratmak masraf zarar vermek zarar |
| damages tazminat zarar ziyan
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| day dönem gün zaman |
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş
| deadly amansız çok müthiş öldürücü ölü gibi bir halde ölüm ölümcül ölümüne son derece
| dean başkan dekan en kıdemli üye |
| death ecel ölme ölüm yıkım
| death penalty ölüm cezası
| december aralık |
| decide azmetmek belirlemek hüküm vermek karar verdirmek karar vermek karar vermesini sağlamak kararlaştırmak sonuca varmak
| decided açık azimli kararlaştırılmış kararlı kesin tartışmasız şüphesiz
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek |
| deep ağır anlaşılmaz aşırı dalgın derin derinlik esrarlı karanlık karışık keskin koyu içten yürekten
| defeat aleyhte oy aşmak başarısızlık boşa çıkarmak bozgun devirmek engellemek hayal kırıklığı hüsran mağlubiyet red ret yenmek yenilgi iptal
| defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma |
| department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| deployment açılma savaş düzeni alma yayılma
| desert ayrılmak boş bozkır çöl çorak hak edilen şey hak etme ıssız yer ıssız kaçmak sönüklük tatsızlık terk etmek terketmek yüzüstü bırakmak |
| designate adlandırmak atamak atanmış göstermek tanımlamak tayin etmek işaret etmek
| designation ad atama atanma gösterme tahsis tayin isim
| designer dalavereci kişi desinatör düzenbaz kişi modacı modelist stilist tasarımcı |
| despite nefret
| destination amaç gidilecek yer hedef varış yeri
| devolution bozulma dejenereleşme devretme nakil veraset yozlaşma |
| dickey çürük hastalıklı minik kuş önlük papyon sarsak şoför mahalli yaka
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar
| digital dijital parmağa ait sayısal tuş |
| dike bent duvar hendek açmak hendek kanal lezbiyen set çekmek set yaparak korumak set süslemek siper
| diplomat diplomat uluslararası ilişkiler uzmanı
| direction açıklama direktörlük emir kumanda talimat yön yönetme yönetim |
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| disarmament silâhsızlanma zararsız hale getirme
| discharge akma akmak ateş etmek ateşleme ateşlemek atmak boşalma boşalmak boşaltma boşaltmak deşarj etmek deşarj görevden almak hak iadesi kovulma muaf tutmak ödeme ödemek salgı salgılama salıverme serbest bırakmak taburcu etmek taburcu olma tahliye etmek tahliye terhis etmek terhis yerine getirmek iltihap irin işten atmak işten çıkarma işten çıkarmak işten kovmak |
| discipline baskı bilim dalı cezalandırmak denetim disiplin sağlamak disiplin disipline sokmak otorite sıkı düzen sıkı disiplin terbiye etmek yetiştirmek yola getirmek
| discovery bulgu buluş ortaya çıkarma
| disease hastalık rahatsızlık illet |
| dissident karşı gelen kimse karşıt görüşlü kimse karşıt görüşlü muhalif
| distribution bölüştürme dağılım dağılma dağıtım düzenleme serpme yayılma yayma
| diver balık adam dalgıç dalgıçkuşu dalış yapan kimse |
| do ayağını kaydırmak dalavere dolandırıcılık dolandırmak düzenlemek eğlenceli toplantı etmek hile meydana getirmek neden olmak parti rolünü üstlenmek tamamlamak temizlemek uymak yapmak ilgilenmek
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| documented belgeli |
| dolly bebek gibi cicili bicili kız kamera taşıyıcı kukla oyuncak bebek iki tekerlekli çekici
| dome büyük ve güzel ev kapak (kitap) kubbe tepe zirvesi
| don bey don giydirmek giymek uzman ispanyol efendisi |
| door eşik giriş kapı
| double benzer bükmek çift çifte duble dublör dublörlüğünü yapmak eğilmek katlamak katlanmak kopya koşar adım gitmek iki anlamlı iki enstrüman çalmak iki kat iki katına çıkmak iki kişilik iki misli yapmak iki misli iki rolü birden oynamak ikili bahis ikili oynamak ikili ikişerli ikiye katlamak ikiyle çarpmak ikiyüzlü yumruğunu sıkmak
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun |
| draw almak berabere biten oyun cazibe çekme çekmek çekiliş çekim çekiş çizmek demlemek devam etmek düzenlemek fıçıdan çekmek germek karalamak kazanmak keşide etmek kura çekmek kura resmetmek sorguya çekmek silâh çekmek taslağını çizmek teşvik etmek yaklaşmak yazmak yem ikna etmek ilgi çekici şey
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför
| drop alçalmak atmak az miktar azalma bırakmak bitmek çıkarmak dalmak damla damlamak damlatmak düşme düşmek düşürmek düşüş görüşmemek kesmek kesilmek öldürmek söylemek söyleyememek (harf) şeker tutulmak yavrulamak ilişkisini kesmek iniş |
| drops damla
| drown bastırmak boğma boğmak dağıtmak suda boğmak suda boğulmak
| drug uyuşturmak uyuşturucu madde uyuşturucu vermek uyuşturucu ilaç vermek ilaç ilaçla uyutmak |
| dump boşaltmak çöp yığını dökmek yığmak indirmek
| dumping çöp yığını ucuzluk
| dutch alman eş |
| e zayıf not
| earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| east doğu doğudaki bölüm doğudaki doğuya doğru olan doğuya doğru
| economic ekonomik hesaplı iktisadi
| economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi |
| effectively etkileyici
| egyptian mısır mısır'a ait mısırlı
| elect atamak görevlendirmek seçmek |
| election seçim
| electric elektro elektrik elektrikli heyecan verici
| employee adam görevli personel işçi |
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit
| england ingiltere
| english ingiltere ingiliz ingilizce |
| enlist asker olmak askere almak askere kaydetmek gönüllü yazılmak kaydetmek kayırmak sağlamak (destek)
| environmental çevre çevresel
| epileptic epileptik saralı kimse saralı |
| episode bölüm olay perde
| equipment araç gereç donanım gereç teçhizat
| escort eskort eşlik etme eşlik etmek koruma korumak refakât etmek refakât refakâtçı |
| estate arazi aşama durum emlâk malikâne mülk miras sınıf varlık
| ethical ahlâka uygun ahlâklı ahlâki törel
| eve akşam arife havva |
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma
| ever asla daima giderek gitgide hep her zaman hiç
| evolution açılım açılma arka arkaya gelme evrim gelişim verme (ısı vb.) yayma |
| exceed aşırıya kaçmak aşmak geçmek haddini aşmak sınırı aşmak ileri gitmek
| exchange borsa bozdurmak bozma bozmak çevirmek değiş tokuş etmek değiş tokuş değiştirme değiştirmek kambiyo karşılıklı alıp verme karşılıklı alıp vermek karşılıklı olarak yapma takas etmek takas trampa
| exploit faydalanmak kahramanlık kötüye kullanmak kullanmak sömürmek üstün başarı işletmek yiğitlik |
| explosion artış ateş alma kudurma parlama patlama infilak
| expose açığa çıkarmak bırakmak gerçekleri açıklama göstermek ışıklandırmak karşı karşıya bırakmak kirli çamaşırları açıklama kirli çamaşırları açıklayan makale maruz bırakmak ortada bırakmak ortaya çıkarma ortaya çıkarmak sergilemek terketmek teşhir etmek
| exposed açık korunmasız maruz ortada |
| f başarısız not fa notası
| fake aldatıcı aldatmak dolandıran hile numara yapmak numaracı olduğundan iyi gibi göstermek sahte şey sahte sahtekâr sahtesini yapmak taklit etmek taklit şarlatan uydurma uyduruk
| fame ad nam rivayet söylenti şan şöhret ün |
| family aile ailevi aileye ait ev halkı familya soy sülale
| fashion adet biçim biçimlendirmek biçiminde dış görünüş kılık kıyafet moda tarz tarzında şeklinde üslup uydurmak yapmak yüksek tabaka
| fashion designer modacı |
| fast çabucak çabuk dayanıklı değişmez defalarca eli çabuk hızla hızlı hoppaca oruç tutmak oruç rengi atmaz sabit sağlam seri sık sık sıkı sıkıca sımsıkı solmaz su gibi süratle süratli tez canlı uçarı ileri (saat)
| favour ayrıcalık beğenilme benzemek desteklemek hediye (sürpriz) kabul etmek kayırma kayırmak koruma lütuf sevilme şeref nişanı şereflendirmek tutmak yardım yardımda bulunmak iltimas iyilik etmek iyilik
| federal federal |
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız
| fictional düşsel hayali imgesel
| fife fifre çalmak fifre yanlamasına çalınan flüt |
| figure anlamı olmak desen desenlemek düşünmek endam figür fiyat rakam resmetmek resim rol oynamak sayı süslemek tasvir etmek şahıs şahsiyet şekil şekillendirmek vücut yapısı yer almak ifade etmek insan tasviri
| file dosya dosyalamak eğe eğelemek kayda geçirmek klasör sıra ile yürümek sıra törpü törpülemek
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar |
| final en son final karşılaşması final sınavı final kesin kusursuz nihai son sonuncu
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak
| finding bulgu bulma buluş keşif sonuç |
| findings araç gereç
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce |
| flat açık olarak apartman dairesi bemol boğuk boş bütünüyle durgun düz olarak düz şey düz yüzey düz düzlük faizsiz gazı kaçmış hareketsiz havası inmiş kati kesat kesin olarak kesin kısık patlak lastik patlak sabit tam olarak tatsız tekdüze yassı yatay biçimde yatay
| flee aceleyle çıkmak akıp gitmek kaçınmak kaçmak sıvışmak terketmek tüymek
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| flood akın etmek basmak bolluk sel basmak sel su baskını su basmak taşkın tufan yağdırmak istila etmek
| fly açıkgöz atılmak atlayarak aşmak ayar dişlisi (saat) dalgalanmak firar etmek havalanmak kaçmak kiralık araba olta sineği pantolonun ön yırtmacı saçılmak savrulmak sinek uçakla gitmek uçma uçmak uçurmak uçuş uçuşmak uyanık üzerinden atlamak
| flyer pilot |
| flying acele dalgalanan geçici havacılık hızla geçen kısa savrulan uçan uçma uçuş
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek
| food besin gıda yem yemek yiyecek |
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| forced mecbur mecburi zoraki zorunlu |
| ford sığ yer sığ yerden yürüyerek geçmek
| forest ağaçlandırmak orman
| fork ayrılmak bellemek çatal biçimi vermek çatal çatalla kaldırmak çatallaşmak yaba |
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem
| formal biçimsel düzgün gece elbisesi geleneklere göre kanuna göre muntazam resmi tuvalet
| formation biçimlenme düzen formasyon oluşturma oluşum yapım |
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| founder batmak boşa çıkmak çökmek kurucu saplanıp kalmak yıkılmak |
| franchise ayrıcalık dokunulmazlık hak muhafiyet satış tekeli hakkı üyelik imtiyaz
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden |
| fully bütünüyle dört dörtlük enine boyuna etraflıca tam olarak tam tamamen tamı tamına uzun uzadıya iyice
| fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak
| funeral cenaze töreni cenaze törenine ait defin problem sorun |
| g bin dolar sol notası
| gain artırmak artma çoğalmak elde etmek kâr etmek kâr kazanç kazanmak ulaşmak yarar ilerleme ilerlemek yükselme yükselmek
| gallery dehliz galeri yapmak galeri kemeraltı lağım tünel üst balkon |
| game aksak av eti av hayvanı cesur dolap eğlenme hazır hevesli kumar oynamak maç meslek oyun sakat şaka topal yiğit
| gap açıklık ara aralık ayrılık boşluk fark geçit uçurum
| gate bilet hasılatı geçit kapı kapıyı gösterme kovma patika |
| gather büzgü yapmak büzmek (dikiş) büzmek bir araya getirmek biriktirmek kazanmak kendini toplamak toparlanmak toplamak toplanmak tutmak iltihaplanmak irin toplamak
| gene gen
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| german alman öz
| get açığını bulmak almak anlamak başına gelmek başlamak canına okumak edinmek elde etmek ele geçirmek etmek ettirmek gelmek getirmek götürmek kavramak kazanmak öldürmek olmak satın almak varmak yapmak yaptırmak idrak etmek
| girlfriend kız arkadaş |
| give düzenlemek esneklik esnemek gitmek hediye etmek ödemek uçlanmak uysallık vermek yapıvermek yumuşaklık
| give birth doğurmak
| give birth to dünyaya getirmek |
| global dünya çapında evrensel global küre biçiminde
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek
| go through çekmek katlanmak muayene etmek sunmak yapmak ince eleyip sık dokumak |
| gold altın para altın servet
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici |
| grand ağırbaşlı ana asil baş büyük bin dolar genel muhteşem önemli soylu ulu
| green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik
| grounding temel bilgisi |
| guard bekçi gard gardiyan gözetmek gözetim himaye etmek koruma görevlisi koruma korumak korunmak muhafız nöbet tutmak nöbetçi tutmak (dil) uyanıklık
| guerrilla çeteci gerilla savaşı gerilla
| guilty günahkâr kabahatli suçlu |
| gunman silâhlı soyguncu
| hand akrep alkış demet el hevenk kurt parmak parti pay salkım taraf usta ustalık uzatmak vermek yardım etmek yardım ibre yelkovan yetenek
| hands eller |
| harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak
| he erkek |
| head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve
| headquarters garnizon genel merkez karargâh kumanda merkezi merkez
| hear duymak dinlemek haber almak kulak vermek mektup almak öğrenmek onaylamak ifadesini almak işitmek |
| hearing açıklama celse duruşma duyma dinleme görüşme oturum savunma ses erimi sorgu soruşturma söz hakkı işitme
| heart can cesaret göbek gönül kâlp orta kısım vicdan yürek
| heaven allah cennet gök gökyüzü mutluluk sema tanrı |
| helicopter helikopter ile uçmak helikopter
| her onun
| herb bitki ot |
| hick hödük köylü taşralı
| hill tepe oluşturmak tepe tepecik tepelemek toprak yığmak yığın yığmak yokuş
| historian tarihçi |
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih
| hit başarı bulmak çarpmak çıkış darbe laf çaktırma olmak rastgelmek sarsmak taş şans ulaşmak üzmek varmak vurma vurmak vuruş yaralamak isabet etmek isabet ettirmek isabet yumruk atmak
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma |
| holocaust kurban toplu ölüm yangının herşeyi yakması
| home aile ocağı bakımevi ev evde yapılan evde evdeki eve ait eve hedef (bomba) hedefe ait hedefe hedeflemek kale sinyâllere göre yönelmek tam yerine ülkesinde vatan vatana ait yurda dönmek (kuş) yurda yurt yuva yuvasına dönmek
| homosexuality eşcinsellik homoseksüellik |
| hospital bakımevi darülaceze hastane
| host ağırlamak çokluk ev sahibi ev sahipliği yapmak hancı kalabalık konuk eden kimse konuk etmek kutsanmış ekmek
| hostage rehin rehine teminât |
| house barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| however her halükârda her nasılsa nasıl olursa olsun
| human insan insanlık insanoğlu insani |
| human being insan insanoğlu
| humanitarian yardımsever kimse yardımsever insancıl kimse insancıl iyiliksever
| hungarian macar |
| husband eş koca idare etmek idareli kullanmak
| ice buz buza koymak buzla kaplamak buzlanmak değerli taş dondurma dondurmak öldürmek pasta kaplama şekerlemesi pırlanta şekerle kaplamak
| idea amaç düşünce fikir görüş kanı niyet plan |
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| in favour of lehinde
| in order ahenkli düzenli sıralı |
| incarceration boğma hapsedilme hapsetme kapatma sıkışma sıkıştırma
| incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| include dahil etmek kapsamak katmak içermek içine almak |
| including dahil kapsayan içeren
| influenza grip
| inhabitant oturan kimse oturan sakin yerli |
| initial baş harf baş baştaki ilk harf ilk
| innocent aptal günahsız masum saf saftrik suçsuz zararsız kimse zararsız
| innocent of bilmez yoksun |
| inside iç taraf iç içeride içeriye içteki içinde içine
| inspection denetleme kontrol muayene teftiş yoklama
| inspector denetçi denetmen müfettiş |
| instructor doçent (amer.) eğitmen öğretmen okutman
| insurgency ayaklanma isyan
| internally içten |
| into -e haline içeriye içine
| inventor bulan kimse mucit yaratıcı
| investment abluka atama dışderi ektoderm kuşatma para yatırma tayin yatırım |
| invoke çağırmak dua etmek hatırlatmak yakarmak yalvarmak yardım istemek
| issue akıntı akmak basım bildirmek çıkarma çıkarmak çıkış çıkmak çocuklar dağıtmak konu mesele nesil piyasaya çıkarmak piyasaya sürme sayı son sonuç sonuçlanmak sorun yayınlama yayınlamak yayınlanmak ihraç etmek ihraç iltihap irin
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki |
| jail cezaevi hapsetmek hapis hapishane kafes tutuklamak
| january ocak
| japan vernik verniklemek |
| japanese japon
| jean kot
| jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah |
| job alet estetik ameliyat görev görevi kötüye kullanmak kârlı iş komişyonculuk yapmak kiralamak kiraya vermek meslek suç tip ufak tefek işler yapmak iş yapmak iş zimmetine geçirmek
| john tuvalet
| johnny herif tip |
| join birleşme noktası birleşmek birleştirmek ek yeri eklemek katılmak katmak kaynamak üye olmak iştirak etmek
| journalist gazeteci
| judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak |
| judgement düşünce hüküm kanı karar muhakeme sağduyu tahmin yargı yargılama
| jury eğreti geçici jüri yedek
| just adil az kalsın az önce berrak doğru dürüst haklı henüz kıl payı makul mantıklı net sade sadece tam anlamıyla tam tek kelimeyle şimdi yalnız yalnızca yerinde insaflı yine de iyi |
| justice adalet doğruluk dürüstlük hak hakim yargı
| keeper bakıcı bekçi koruyucu muhafız sorumlu işletmeci
| kid çocuk dalga geçmek kandırmak küçük oğlak takılmak şaka yapmak ufaklık işletmek |
| kidnap kaçırmak
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak
| killer çekici kadın delikanlı katil öldürücü darbe öldürücü hastalık |
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm
| kingdom alem krallık kraliyet
| know ayırt etmek başından geçmek bilmek farketmek tanımak tatmak ilişkisi olmak |
| known belli bilinen
| labour çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi partisi (ing.) işçi sınıfı işgücü
| land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek |
| landing karaya çıkma sahanlık indirme inme iniş iskele
| landslide göçme heyelan toprak kayması
| large büyük geniş iri |
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek
| later sonra
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası |
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi
| lawsuit dava
| lead açmak (kartlarını) başı olmak başında olmak etkilemek götürmek kablo kılavuz kurşun kurşundan yapılmış öncülük etmek öncülük önde gitmek önde olma önderlik etmek önderlik örnek rehberlik sürdürmek sürmek ilk oynama hakkı (iskambil) yol göstermek yönetmek yönlendirmek iskandil |
| leader baş başmakale lider önayak önder
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| least asgari en az derece en az en küçük en ufak |
| lebanon lübnan
| liable duyarlı eğilimli mesul muhtemel olası sorumlu yükümlü
| libel karalama yazılarıyla iftira etmek iftiralı yazı |
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam
| line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak |
| literature edebiyat literatür yazın
| lives hayatlar ömürler
| local bölgesel kısmi lokal sakin şehir içi yerel yerli |
| log gemi hız ölçeri kütük parakete seyir defteri seyir defterine yazmak tomruk
| long arzu etmek büyük epeydir gözlemek hasret kalmak hasret olmak özlemek özlemini çekmek susamak uzun süre uzun vadeli uzun zaman uzun zamandır uzun uzunluk istemek
| lose azıtmak heba etmek kaçırmak kaybetmek kaybolmak mahrum etmek |
| loss kayıp zarar
| lost dalgın düşünceye dalmış kaybolmuş kayıp mahvolmuş şaşırmış
| loyalist sadık kul |
| lung akciğer
| made üretilmiş yapılmış
| magician büyücü sihirbaz |
| main ana boru ana asıl başlıca belli başlı deniz esas kuvvet okyanus zor
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin
| make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak |
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi
| manager menejer müdür idareci yönetmen yönetici işletmeci
| manufacture üretmek üretim uydurmak yapım imal etmek imal |
| mar bozmak
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| market borsa çarşı panayır pazar pazarlamak piyasa satmak |
| martial askeri cesur savaşa ait savaşçı
| martin kırlangıç
| massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak |
| match benzemek benzer birleştirmek denk eş eşlemek evlendirmek evlenme karşılaşma karşılaştırmak kibrit maç rakip uygun olmak uymak yarışma
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| mean adi ahlaksız anlamına gelmek aşağılık cimri demek olmak demek istemek demeye gelmek eli sıkı hasis huysuz kastetmek keyifsiz kılıksız niyet etmek orantılı orta ortalama tasarlamak utangaç ifade etmek zor |
| mecca mekke
| media basın medya
| medical tedavi edici tıbbi |
| medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| member organ üye uzuv
| men adamlar erkekler işçiler |
| merger birleşme
| mexican meksika meksikalı
| mile mil |
| militant atak azimli kavgacı militan saldırgan tip saldırgan
|