| Across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden
| Act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| Admiral amiral oramirâl |
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| Agency acenta ajans aracılık vasıta |
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| Airport havaalanı
| Algeria cezayir |
| Algerian cezayir cezayirli
| All alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| American amerikalı amerikan |
| Angel melek iyilik meleği
| Architecture mimarlık mimari yapı
| Armenian ermeni |
| Army kalabalık ordu topluluk
| Art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| Arts şeytanlık |
| Asia asya
| Asian asya asyalı
| Assassination adam öldürme suikâst |
| Assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| Association akla getirme arkadaşlık birleşme çağrıştırma dernek ortaklık işbirliği iştirak
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| Australian avustralya avustralyalı
| Austrian avusturya avusturyalı
| Average avarya cari fiyat (borsa) hasar ortalama ortalamasını bulmak sıradan zarar |
| Aviation havacılık
| Ban boykot etmek menetmek yasak yasaklamak
| Bell böğürmek çan çıngırak dalgıç hücresi korol taç yapraklar zil |
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek
| Birdie küçük kuş minik kuş
| Blazer spor ceket |
| Blue açık saçık canı sıkkın çarçur etmek çürümüş har vurup harman savurmak hüzünlü keyifsiz mavi yapmak mavi maviye boyamak morali bozuk morarmış muhafazakâr partili müstehcen
| British britanya ile ilgili
| Bureau büro çalışma masası daire yazıhane |
| C do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| Camp adi adileştirmek aşırı bayağı eşcinsel gülünç homoseksüel kamp kurmak kamp kampa yerleştirmek konak yeri konaklamak ordugâh ilgi çekmek için dikkat çekici giyinmek
| Canadian kanada ile ilgili kanadalı |
| Canary açık sarı kanarya
| Cancer kanser kötü şey
| Captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı |
| Case çanta ciltlemek dava delil durum dikizlemek görüş gözetlemek hasta hukuksal olay husus kanıt kap kaplamak kasa kılıf kutu kutulamak mahfaza neden olay örtmek sorun tuhaf tip valiz yerine koymak (kasa, kılıf vb.)
| Catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.) |
| Chairman başkan reis tekerlekli sandalye sürücüsü
| Chamberlain kâhya teşrifatçı
| Charter ayrıcalık kontrat kiralamak patent sözleşme tanımak (ayrıcalık) tutmak tüzük vermek (patent) |
| Chemistry kimya madde yapısı yapı
| Chief amir ana baş belli başlı en üst rütbeli reis şef
| China çini porselen kap porselen |
| Chinese çin ile ilgili çinli
| Church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise
| Citadel hisar iç kale |
| City kent şehir halkı şehir
| Civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| Climate bölge çevre hava şartlar iklim |
| Coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek
| College akademi dernek enstitü fakülte heyet kolej kurul okul üniversite yüksek okul
| Columbine hasekiküpesi kısa etekli dansçı (ingiliz pandomini) |
| Commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| Committee heyet komisyon komite
| Common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan |
| Commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler
| Comprehensive anlayışlı etraflı geniş kapsamlı geniş kapsamlı meslek ortaokulu (brit.) idrak edebilen
| Contents içindekiler |
| Convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| Cooperation beraberlik dayanışma destek ortaklık etme yardım işbirliği
| Court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek |
| Court of Justice mahkeme
| Criminal canice ceza cinayet sabıkalı suç oluşturan suçlu
| Cup çanak gibi yapmak fincan kavramak kupa |
| Czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| Date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| DeForest ağaçları yok etmek |
| December aralık
| Declaration açıklama beyan beyanname bildirme bildirim demeç ifade
| Dirk iskoç kaması |
| District bölge bucak havali kaza mahalle semt ilçe
| Doctrine doktrin mezhep öğreti prensip ilke
| Dome büyük ve güzel ev kapak (kitap) kubbe tepe zirvesi |
| Dusty belirsiz sıkıcı tatsız toz gibi tozlu
| Dutch alman eş
| Earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in |
| Economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi
| Embassy elçilik sefaret
| End akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit |
| England ingiltere
| English ingiltere ingiliz ingilizce
| Era çağ çığır devir tarih başlangıcı |
| European avrupalı avrupa'ya özgü
| Eve akşam arife havva
| Executive uygulama ile ilgili icra idareci yetkili yönetici yönetim yürütme |
| F başarısız not fa notası
| Federal federal
| Federation federasyon federe devlet ittifak |
| Festival bayram festival ile ilgili festival şenlik yortu
| Film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| Fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak |
| Flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.)
| For amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| Force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak |
| Former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| Fort kale
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili |
| Fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak
| Furrow çizgi bırakmak çizgi kırışık kırıştırmak saban izi tekerlek izi iz açmak
| G bin dolar sol notası |
| Gene gen
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| Geneva cin |
| Geographic coğrafi
| German alman öz
| Gladiator gladiyatör |
| Golfer golfçü
| Grass çayır çayıra salmak çim kaplamak çim çimen çimlere yaymak ele vermek esrar ot yemek ot otlak otlamak otlatmak vurmak (kuş) yere sermek ihbar etmek
| Great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi |
| Grove ağaçlık koru
| Guard bekçi gard gardiyan gözetmek gözetim himaye etmek koruma görevlisi koruma korumak korunmak muhafız nöbet tutmak nöbetçi tutmak (dil) uyanıklık
| Guardian gardiyan koruyucu muhafız vasi veli |
| Hank bukle çile kangal
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| Hart erkek geyik |
| He erkek
| Heath çalılık funda fundalık
| High aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve |
| Hijack çalmak gasp gaspetmek hırsızlık kaçırmak uçak kaçırma uçak kaçırmak
| Hungarian macar
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| Incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| Industrial endüstri endüstriyel sanayi sanayici |
| Inspection denetleme kontrol muayene teftiş yoklama
| Intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik
| International uluslararası |
| Iraqi ırak ırak'lı
| Iris süsen iris
| Irish irlanda dilinde irlandalı |
| It cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| Italian italyan
| Jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek |
| January ocak
| Jasper jasp
| Jenny dişi hayvan jenny kız lokomotif vinci |
| Jill sevgili
| John tuvalet
| Joint batakhane birleşme yeri birleşmiş birleştirmek birleşik birlikte bitiştirmek ek yeri eklem eklemek esrar mafsal müşterek ortak ortaklaşa ot |
| Judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak
| Justice adalet doğruluk dürüstlük hak hakim yargı
| Justification gerekçe haklı çıkma haklı neden mazeret savunma temize çıkma |
| King dama kral papaz şah
| Kingdom alem krallık kraliyet
| Lake göl koyu kırmızı boya |
| Lane dar yol keçi yolu patika rota şerit yol şeridi
| Last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| Liberty hürriyet özgürlük saygısızlık istiklâl izin
| Libya libya
| Line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem |
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Literature edebiyat literatür yazın
| Lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip |
| Lunar aya ait yarımay şeklinde
| Lynch linç etmek linç
| Mace gürz küçük hindistan cevizi kabuğu topuz tören sopası |
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| Mark alman markı belirti çizgi çizmek damga damgalamak dikkate almak hedef mark marka mimlemek not vermek not nişan puan işaret işaretlemek iz
| Massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak |
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Medicine büyü doktorluk tıp ilaç vermek ilaç
| Meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı |
| Melissa melisa
| Mercury cıva merkür ticaret tanrısı
| Mike mikrofon |
| Millennium bin yıllık dönem
| Miller değirmen makinası değirmenci
| Minister bakan papaz vaiz vekil |
| Minutes tutanak
| Moderate hafifletmek ılıman ılımlı kimse ılımlı makul ölçülü orta yatıştırmak yumuşamak yumuşatmak
| Moon ay dalgın dalgın dolaşmak kamer |
| Morocco fas
| Music müzik
| National ulusal vatandaş yurttaş |
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| News haber
| Norm model norm örnek standart tip |
| Northern kuzey
| Northwest kuzey batı
| O sıfır |
| Ocean derya okyanus
| Of -den -ın -li -nin
| Off baş başlangıç bozuk çıkarılmış çıkmış -dan -den devre dışı dışında geçersiz haricinde kapalı kesik kopuk kötü olası öldürmek öteki sağdaki sapa tamamen ters uzağa uzak uzakta yorgun izinli |
| Officer komuta etmek memur polis memuru subay subayları atamak (gemi) idare etmek
| Old bayat eski zamanlar eski eskiden kalma eskimiş harika kart köhne önceki pişkin tecrübeli yaşlı ihtiyar
| Older büyük daha yaşlı |
| Operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük
| Organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki |
| Outbreak başlama çıkma patlak verme salgın isyan
| Pakistan pakistan
| Pakistani pakistan pakistanlı |
| Pan eleştirmek kır tanrısı sert eleştiri yapmak sert eleştiri surat tabiat tava terazi kefesi yassı kap
| Parliament parlamento
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh |
| Personnel eleman kadro personel
| Photo fotoğraf fotoğraflamak resim vermek resim
| Physics fizik |
| Poland polonya
| Polar kutup kutupsal kutupyıldızı gibi ucay yol gösteren zıt
| Polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik |
| Population nüfus
| Port buhar deliği delik duruş gaz deliği geminin sol tarafı giriş havalimanı kale duvarındaki delik lombar lomboz liman porto şarabı sığınacak yer tavır iskele tarafı iskele
| Premier baş başbakan birinci ilk |
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Prince prens şehzade |
| Prize çok istenen şey değer biçmek değer vermek ganimet almak ganimet kaldıraç kaldıraçla kaldırmak madalyalı manivela mükâfat ödül kazanan ödül olarak verilen ödül ödüle lâyık takdir etmek tam ikramiye
| Prohibition yasak yasaklama
| Prospector maden damarı arayan kimse |
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| Rail ağzına geleni söylemek azarlamak demiryolu dil uzatmak korkuluk küfretmek parmaklık parmaklıkla çevirmek ray döşemek ray sövmek sutavuğu tırabzan koymak tırabzan trabzan yakınmak
| Reed düdük jüdorg kamış kaval saz sipsi |
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı
| Republic cumhuriyet
| Rick bükülme burkmak burkulma kuru ot yığını saman yığını tınaz |
| Rod asa baston çubuk çük dayak değnek filiz güç kol penis sırık sopa tabanca (amer.) ince dal
| Roman katolik
| Russian rus |
| Salt biriktirmek espri lezzet nükte salamura yapmak tad tuz tuzlamak tuzlayarak saklamak tuzlu tuzluk
| School balık sürüsü ders vermek eğitmek ekol mektep öğretmek okul binası okul çalışanları ve öğrencileri okul okula göndermek tarz terbiye etmek yetiştirmek
| Science beceri bilim fen teknik ilim |
| Scottish iskoçyalı
| Screaming bağıran çığlık atan cırtlak çok komik göz alıcı
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek |
| See anlamak bakmak farketmek görmek görüp geçirmek görüşmek göz önüne almak papalık seyretmek sezmek uğurlamak yolcu etmek
| Senate senato
| Senior baba büyük daha yaşlı kıdemli kimse kıdemli son sınıf öğrencisi üst yaşça büyük olan kimse yaşça büyük yaşlı |
| Serbian sırbistan sırp sırpça
| Service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme
| Sexy çekici cinsel istek uyandıran seksi kimse seksi |
| Shah şah
| Shortly kabaca kısaca sözün kısası yakında
| Show açıklamak başarı belli etmek belli olmak belirtmek delâlet etmek dışa vurmak fırsat görünmek göstermek gösteri gösterimde olmak gösteriş girişim kanıtlamak kendini göstermek meydana çıkarmak öğretmek renk vermek revü sahnelemek sergi sergilemek sonuç sükse teşhir şans şov ibraz etmek iş |
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| Snow eroin kar yağmak kar karla kaplamak karlanma (tv)
| Society çevre dernek topluluk toplum |
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Southeast güneydoğu |
| Soviet sovyet rusya idare meclisi sovyet
| Spanish ispanyol ispanyolca
| Sport centilmen eğlence eğlenmek gösteriş yapmak örnek insan övünmek oyun oyuncak spor yapmak spor sporsever sportif takılmak şaka söylemek şaka zevk düşkünü kimse |
| Start avantaj başlama başlamak başlangıç başlatmak çalışmak (motor) çalıştırmak çıkarmak çıkış desteklemek fırlama fırlamak gevşetmek hareket etmek harekete geçme kalkmak kaynaklanmak korkutup kaçırmak koyulmak kurmak sıçrama start tartışmaya açmak ürkme ürkmek ürkütmek yola çıkma yola çıkmak yöneltmek irkilmek
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Station atamak durak gar görevlendirmek kanal konum makam merkez mevki rütbe santral tayin etmek terminal üs yer yerleştirmek istasyon |
| Steel çelik eşya çelik gibi yapmak çelik gibi çelik çeliklemek duygusuz güçlendirmek katı sertleştirmek
| Street cadde sokak
| Sudan sudan |
| Sultan padişah sultan
| Supper akşam yemeği
| TV televizyon |
| Television televizyon
| Test analizini yapmak deneme denemek denetim deney kontrol etmek kriter maden eritme potası miyar ölçü sınamak sınav tahlil test yapmak test
| Thin boş seyrek seyrekleşmek sudan verimsiz ince incelmek inceltmek zayıf zayıflamak |
| This bu kadar bu
| Tornado kasırga
| Total adet bütün etmek (toplam) mevcut toplam toplamak toplamını bulmak toptan topu tüm tutar tutmak (toplam) |
| Treaty antlaşma
| Treble soprano tiz sesli üç kat üç katına çıkmak üç kere üç misli olmak
| Tribunal mahkeme yargıç kürsüsü |
| Trust emanet etmek emanet güven güvenmek kredi vermek kredi sorumluluk tröst ummak ümit veresiye vermek inancı olmak inanma inanmak itimat etmek itimat
| Tunnel tünel açmak tünel
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye |
| U soylu
| Unarmed korumasız silâhsız silâhsızlandırılmış
| United birleşmiş birleşik |
| University üniversite
| Unknown bilinmeyen bilinmez gizli meçhul tanınmamış yabancı
| Verification doğrulama soruşturma tahkik |
| Vice ahlaksızlık çapkınlık huysuzluk (at) kötülük kusur mengene özür vekil yerine zaaf
| Vineyard bağ üzüm bağı
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| Way bakım davranış tarzı davranış durum gelenek gidişat mesafe taraf tarz usul yapılış şekli yol yön yöntem iş alanı
| Welsh bahisleri ödemeden kaçmak gal dili galler ile ilgili ödemeden kaçmak sözünü tutmamak şartları yerine getirmemek
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya |
| While vakit iken zaman
| White ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız
| Wilt cesaretini kaybetmek güçten düşmek solmak |
| Winter kış kışı geçirmek kışlamak kışlık
| World alem dünya yeryüzü
| Wrestling güreş güreşme |
| Year sene yıl
| Yugoslav yugoslav
| aboard atobüse gemide gemiye trene uçağa |
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| accept almak anlamak hazmetmek kabul etmek kabullenmek katlanmak onaylamak üstlenmek |
| access erişme geçit giriş kullanım ulaşma yaklaşma
| accident araz beklenmedik olay kaza rastlantı tesadüf
| accord ahenk anlaşma bağdaşmak birleşme göre uygun olarak uymak uyum sağlamak uyum uzlaşma vermek |
| accuse suçlamak itham etmek
| accused sanık
| acquit aklamak beraat ettirmek muaf tutmak ödemek suçsuz çıkarmak temize çıkarmak |
| across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| action amel çalışma çarpışma dava davranış etki etkileme eylem faaliyet hareket olayların gelişimi |
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu
| actress aktris
| actual aktüel asıl fiili gerçek güncel mevcut şimdiki |
| address adres yazmak adres beceri dilekçe göndermek hitabe konuşma tarzı konuşma yapmak konuşma nutuk çekmek söylev vermek söylev tavır
| administer ettirmek hizmet etmek uygulamak verdirmek vermek (ilâç, ceza vb) idare etmek yönetmek
| administration bakanlar kurulu ettirme uygulama idare idarecilik yerine getirme yönetim |
| admiral amiral oramirâl
| adopt benimsemek çalmak evlât edinmek kabul etmek nüfusuna geçirmek sahip çıkmak seçmek (pol.)
| affair konu mesele olay şey ilişki iş |
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| again ayrıca bir daha gene tekrar üstelik yeniden yine |
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| agency acenta ajans aracılık vasıta
| agree anlaşmak aynı fikirde olmak bağdaşmak birleşmek hemfikir olmak kabul etmek kararlaştırmak razı olmak uymak uyuşmak yaramak |
| aim amaç çalışmak (-e) doğrultmak erek gaye hedef hedefleme hedeflemek kastetmek maksat nişan alma nişan almak niyet etmek niyet ideal yöneltmek
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| aircraft uçak |
| airline hava yolu
| airplane uçak
| airport havaalanı |
| albanian arnavut
| album albüm plak
| algerian cezayir cezayirli |
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| allegation bahane mazeret özür sav iddia ileri sürme
| allow ayırmak bırakmak düşünmek göz önüne almak hesaba katmak kabul etmek koyvermek vermek imkân vermek indirim yapmak itiraf etmek izin vermek |
| alone kimsesiz tek başına yalnız başına yalnız
| alp alp
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik |
| american amerikalı amerikan
| angel melek iyilik meleği
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek |
| another ayrı başka farklı öbür
| any biraz daha her hiç hiçbir
| apparent açık anlaşılır aşikâr bariz belli besbelli ortada |
| apparently anlaşılan belli ki görünen o ki görünürde
| appear anlaşılmak belli olmak belirmek benzemek görünmek gözükmek gibi gelmek ortaya çıkmak
| approximate andırmak benzemek benzer yakın yaklaşık yaklaşmak |
| approximately aşağı yukarı tahminen yaklaşık olarak
| architecture mimarlık mimari yapı
| are ar |
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı
| armenian ermeni |
| army kalabalık ordu topluluk
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak
| arrive başarı kazanmak başarmak doğmak gelmek gelip çatmak ulaşmak varmak |
| art beceri bilim dalı hüner kurnazlık ressamlık sanat şeytanlık ustalık yaratıcılık
| artist artist ressam sanatçı sanatkâr usta
| as gibi kadar olarak |
| asian asya asyalı
| assailant eleştirici saldırgan
| assassinate öldürmek suikâst düzenlemek |
| assassination adam öldürme suikâst
| assault hücum etmek hücum saldırı saldırmak tecâvüz etmek tecâvüz
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı |
| association akla getirme arkadaşlık birleşme çağrıştırma dernek ortaklık işbirliği iştirak
| astronaut astronot
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye |
| atmosphere atmosfer basınç birimi çevre hava ortam
| atomic atom atomsal atomik
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak |
| attempt denemek girişim girişimde bulunmak kalkışma kalkışmak teşebbüs etmek teşebbüs yeltenme yeltenmek
| attorney avukat dava vekili vekil
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| australian avustralya avustralyalı
| austrian avusturya avusturyalı
| author yaratıcı yazar |
| authority bilirkişi hak hüküm nüfuz otorite uzman yetki belgesi yetki itibar
| automobile araba otomobil
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar |
| avalanche çığ
| average avarya cari fiyat (borsa) hasar ortalama ortalamasını bulmak sıradan zarar
| aviation havacılık |
| avoid kaçınmak korunmak önlemek sakınmak savuşturmak uzak durmak iptal etmek
| b si notası
| back arka çıkmak arka arkadaki arkalık arkaya astarlamak bek belkemiği ciro etmek defans oyuncusu destek olmak elin tersi eski tarihli geçmişte geri geri gitmek geri geride geriye doğru giden geriye doğru sürmek geriye kaplamak (kitap) kayırmak kitap sırtı ödemesi gecikmiş ödenmemiş önce sırt sırtına binmek takviye etmek ters taraf uzak tekrar |
| balloon abartmak balon gibi balon balonla uçmak havadan atmak (top) kabarık şişmek şişirmek zam yapmak
| ban boykot etmek menetmek yasak yasaklamak
| band bağlamak bando bant bantlamak çete frekans bandı grup kayış kemer mızıka orkestra sargı takım şerit yapmak şerit |
| banknote banknot
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| baseball beysbol |
| basketball basket topu basket basketbol
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| bear ayı borsa fiyatlarını düşürmek borsada büyük oynayarak fiyatları etkileyen kimse çekmek değmek doğurmak dönmek duymak (sevgi) getirmek götürmek gütmek (kin) hazmetmek katlanmak sapmak spekülasyon yapmak spekülatör sineye çekmek taşımak üstlenmek vermek yönelmek |
| beating bozgun dayak atma dayak dövme pataklama sopa vuruş yenilgi
| become güzel durmak haline gelmek kesilmek -laşmak olmak uymak yakışmak yaraşmak
| before evvel huzurunda karşı karşısında önce önceki önde önünde önüne |
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak
| behind ardındaki arkada arkadan arkasında arkasından arkaya geç geri geride gerisinde geriye gizlenmiş kıç peş peşinde popo saklı
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış |
| believe güvenmek inancı olmak inanmak
| bell böğürmek çan çıngırak dalgıç hücresi korol taç yapraklar zil
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında |
| bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek
| birdie küçük kuş minik kuş
| birth doğma doğum doğurma doğuş kaynak köken nesil soy yavrulama |
| blazer spor ceket
| blow atmak (sigorta) çalma çalmak çarçur etmek çiçek açmak çiçeklenmek darbe esmek esinti felâket fışkırmak hamle kaçırmak (fırsat) kaçmak körüklemek küfretmek övünme patlamak rüzgâr soluk soluğa kalmak solumak su fışkırtmak (balina) şanssızlık şok uçurmak üfleme üflemek yelpazelemek yüksekten atma yumruk
| blow down yıkmak |
| blue açık saçık canı sıkkın çarçur etmek çürümüş har vurup harman savurmak hüzünlü keyifsiz mavi yapmak mavi maviye boyamak morali bozuk morarmış muhafazakâr partili müstehcen
| board borda binmek daire heyet kara tahta komisyon kurul meclis mukavva pano sofra sörf tahta döşemek tahta kaplamak tahta ilan tahtası yiyecek sağlamak (parayla) yiyecek içecek
| boat bot filika gemi kayık kayıkla gezmek sandal tekne |
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| bonfire açıkta yakılan ateş şenlik ateşi
| book ayırmak ayırtmak defter deftere işlemek kaydetmek kitap libretto liste opera metni rezervasyon yapmak senaryo tutmak yer ayırmak |
| bookshop kitapçı
| border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| born doğmuş |
| both ikisi de
| break ağarmak ani fiyat düşüşü ara vermek ara batırmak batmak bozdurmak bozmak çatlak çözmek çiğnemek dalmak fırlamak fırsat fren firar gaf kaçma kaçmak kesmek kırık kırılma kırılmak kırma kırmak koparmak kopmak mola parçalanmak patlamak pot solo bölüm (caz) söylemek teneffüs uymamak yenmek iflas etmek ihlal etmek
| break into basmak dalmak hırsızlık yapmak tecâvüz etmek zorla girmek |
| bring getirmek kazandırmak neden olmak razı etmek ikna etmek
| bring down indirmek
| british britanya ile ilgili |
| broken arızalı bozuk çökmüş çiğnenmiş kesik kırık kırılmış parçalanmış yıkılmış
| brother arkadaş birader dost erkek kardeş kardeş
| brutal acımasız gaddar kaba sert vahşi yabani yontulmamış zalim |
| bureau büro çalışma masası daire yazıhane
| bust alem başarısızlık becerememek bozmak bozulmak büst cümbüş fiyasko göğüs kırmak patlatmak polis baskını sona ermek tartışmak tutuklamak vurmak iflas etmek iflas ettirmek iflas
| busy faal meşgul yoğun |
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla
| c do (nota) orta yüz dolarlık banknot
| cabinet bakanlar kurulu dolap kabine televizyon veya teyp bölmesi vitrinli dolap |
| cable kablo döşemek kablo ile bağlamak kablo palamar telgraf çekmek telgraf
| cadet aday askeri öğrenci erkek kardeş (küçük) harp okulu öğrencisi oğul polis akademisi öğrencisi
| cafe bar kafe kahvehane lokanta |
| call adlandırmak aramak (telefon) bağırmak çağırma çağırmak çağrı çağrıda bulunmak dava açmak davet etmek davet demek farzetmek lakap takmak ötüş ses seslenme seslenmek söylemek telefon etmek telefonda konuşma telefonda konuşmak uyandırmak ihtiyaç ziyaret etme ziyaret etmek ziyaret
| call for çağırmak gerektirmek istemek
| called adlı |
| calling çağrı davet görev aşkı meslek seslenme iş
| camp adi adileştirmek aşırı bayağı eşcinsel gülünç homoseksüel kamp kurmak kamp kampa yerleştirmek konak yeri konaklamak ordugâh ilgi çekmek için dikkat çekici giyinmek
| campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak |
| canadian kanada ile ilgili kanadalı
| canary açık sarı kanarya
| cancellation bozma çıkarma damga (pul) fesih geçersiz kılma kaldırılma silme iptal |
| cancer kanser kötü şey
| canyon kanyon vadi
| captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı |
| car araba kabin otomobil vagon
| caravan kafile karavan karavanla gezmek kervan
| case çanta ciltlemek dava delil durum dikizlemek görüş gözetlemek hasta hukuksal olay husus kanıt kap kaplamak kasa kılıf kutu kutulamak mahfaza neden olay örtmek sorun tuhaf tip valiz yerine koymak (kasa, kılıf vb.) |
| catch aldatmaca anlamak av baskın yapmak basmak bulaşmak bityeniği çalışmak (mekanizma) çekmek cezbetmek edinmek (alışkanlık) enselemek gafil avlamak geçmek hile kanca kapmak kâr kavramak kilit dili maruz kalmak sıkışmak takılmak tokat atmak tutma tutmak tutunmak tutuşmak tuzak voli vurmak yakalama yakalamak yakalanmak yetişmek
| category bölüm grup kategori sınıf zümre
| catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın |
| cause amaç dava konusu dava doğurmak gaye haklı neden meydan vermek neden olmak neden problem sebep olmak sebep sorun yol açmak iş
| celebration anma kutlama tören
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.) |
| centuries-old asırlık
| century asır
| ceremonies merasim |
| ceremony ayin dinsel tören dini tören merasim nezaket kuralları protokol resmilik resmiyet seremoni tören
| chairman başkan reis tekerlekli sandalye sürücüsü
| chamberlain kâhya teşrifatçı |
| champion desteklemek en iyi galip müdafaa etmek mükemmel savunmak savunucu şampiyon üstün niteliklere sahip kimse
| charge aydınlatmak bilgi vermek doldurmak doluluk miktarı doz emir görev gözaltı hapis hücum etmek hücum kredi kartından almak masraf nezaret ödetmek saldırı saldırmak sorumlu tutmak sorumluluk suçlama suçlamak talep talimat tembihlemek şarj etme şarj etmek ücret uyarmak üzerine atmak iddia ipotek itham etmek yük yükleme yüklemek yükümlülük
| charged yüklü |
| charter ayrıcalık kontrat kiralamak patent sözleşme tanımak (ayrıcalık) tutmak tüzük vermek (patent)
| chemistry kimya madde yapısı yapı
| chest göğüs kafesi göğüs kutu sandık |
| chief amir ana baş belli başlı en üst rütbeli reis şef
| child çocuk evlat küçük ürün velet
| china çini porselen kap porselen |
| chinese çin ile ilgili çinli
| church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise
| circumnavigate etrafını dolaşmak (gemi) |
| citadel hisar iç kale
| city kent şehir halkı şehir
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili |
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek
| cleric papaz rahip
| climate bölge çevre hava şartlar iklim |
| close amansız anlaşmak avlu (okul, kilise) bağlantılı bunaltıcı bitirmek bitişik cimri detaylı geçit göğüs göğüse kavga kapalı kapamak kapatmak kesmek ketum kıt kilitlemek mahrem örtmek saklı sık sıkı fıkı sıkı son vermek son sonsöz sonuç sürgülemek uzlaşmak yakın yakından yaklaşmak yanaşık içli dışlı
| closed kapalı kapatılmış
| closing kapanış |
| coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek
| cocaine kokain
| coincide çatışmak denk gelmek rastlamak tutarlı olmak uymak |
| collapse başarısız olmak başarısızlık bozulmak cesaretini yitirmek çökme çökmek çöküntü çöküş düşmek düşüş portatif olmak suya düşme suya düşmek yığılma yıkılma yıkılmak
| college akademi dernek enstitü fakülte heyet kolej kurul okul üniversite yüksek okul
| colour abartmak bet beniz boya boyamak canlılık çarpıtmak coşkunluk dış görünüş forma gerçek yüz kızarmak maske nüans renk katmak renk vermek renk renklendirmek saptırmak ten rengi ton içyüzü yüz rengi |
| columbine hasekiküpesi kısa etekli dansçı (ingiliz pandomini)
| come buyurmak gelmek görünmek sperma tatmin olmak tavır takınmak ulaşmak
| come into girmek katılmak |
| comic gülünç karikatür öykü komedi komedyen komik mizah dergisi
| coming gelecek gelen gelme geliş varış yaklaşma
| commence başlamak başlatmak dava açmak doktora derecesi almak |
| commercial kârlı mesleki reklâm ticaret yapan ticari
| commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek
| commit adamak emanet etmek önermek söz vermek suç işlemek teslim etmek vâât etmek işlemek |
| committee heyet komisyon komite
| common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan
| commons avam halk tabakası paylaşılan yiyecekler |
| community benzerlik cemaat cemiyet müşterek tasarruf ortaklık topluluk
| company arkadaşlık bölük birlik eşlik misafir ortaklık tayfa şirket toplantı topluluk
| composer besteci kompozitör yaratıcı yazar |
| comprehensive anlayışlı etraflı geniş kapsamlı geniş kapsamlı meslek ortaokulu (brit.) idrak edebilen
| condemnation ayıplama kınama mahkum etme mahkumiyet suçlama istimlak
| conductor biletçi kılavuz kondüktör koro şefi lider orkestra şefi rehber idareci iletken madde |
| conference birlik görüşme konferans kongre toplantı
| confirm doğrulamak kuvvetlendirmek onaylamak takviye etmek tasdik etmek tasdiklemek
| confirmed bağımlı müzmin onaylı tiryaki yerleşmiş |
| conflict anlaşmazlığa düşmek anlaşmazlık bağdaşmamak çarpışma çatışma çekişme çekişmek fikir ayrılığı kavga keşmekeş savaş savaşmak tutmamak
| construction anlam çizim kurma yapı yapma inşa etme inşa inşaat yorum
| contact bağlantı dokunma dokunmak görüşmek portör tanıdık taşıyıcı temas etmek temas temasa geçmek ilişki kurmak ilişki irtibat kurmak |
| contain eşit olmak frenlemek kapsamak tutmak içermek içine almak ihtiva etmek zaptetmek
| contents içindekiler
| control denetlemek denetim güç hakim olmak hakimiyet kontrol etmek kontrol otorite sorumluluk idare etmek idare işletmek |
| convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| convict hükümlü mahkum etmek suçlu bulmak suçlu
| conviction görüş haklı olma mahkumiyet suçlu bulma inanç inanma |
| cooperation beraberlik dayanışma destek ortaklık etme yardım işbirliği
| corruption ahlaksızlık bozma bozulma çürüme fesat rüşvet rüşvetçilik yozlaştırma
| council divan kurul meclis yönetim kurulu |
| countdown geriye sayım
| country arazi diyar kırsal köy memleket sayfiye taşra taşraya ait toprak ülke
| coup başarılı vuruş darbe hükümet darbesi |
| court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek
| court of justice mahkeme
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun |
| create atamak meydana getirmek neden olmak oluşturmak yapmak yaratmak yetki vermek
| crime aptallık cezalandırmak cinayet sabıka suç suçlu bulmak yüz karası
| criminal canice ceza cinayet sabıkalı suç oluşturan suçlu |
| crisis buhran bunalım dönüm noktası kriz
| critic eleştirmen eleştirici karşı olan kimse kusur bulup duran kimse muhalif
| crop biçmek dikmek ekmek ekin ekip biçme hasat kalabalık kesmek kırpmak kursak mahsul otlamak ürün vermek ürün verim yemek işleme |
| cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak
| crossing geçit kesit
| crush aşk baskı buruşmak ezme ezmek kahretmek kalabalık kırılmak meyve suyu öğütmek parçalanmak sıkıştırmak sıkmak tutku itişmek |
| culture bakteri kültürü kültür medenilik medeniyet üretme yetiştirme
| cup çanak gibi yapmak fincan kavramak kupa
| currency değer devir dolaşım geçerlik geçerlilik para tedavül yaygınlık |
| custom adet alışkanlık gelenek görenek ısmarlama müşterisi olma örf ve adetler hukuku töre
| czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı
| daily gündelik günden güne günlük gazete günlük her gün |
| date bayatlamak buluşma buluşmak çıkmak dönem eski bir tarihten geliyor olmak eskiden kalmak eskimek flört etmek flört randevu tarih atmak tarih vade zaman zamanını belirlemek
| day dönem gün zaman
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş |
| death ecel ölme ölüm yıkım
| death penalty ölüm cezası
| deceive aldatmak faka bastırmak kafese koymak kafeslemek kandırmak kaybetmek kazık atmak keklemek, dolandırmak, çarpmak oyun etmek ihanet etmek yutturmak yitirmek |
| december aralık
| declaration açıklama beyan beyanname bildirme bildirim demeç ifade
| deforest ağaçları yok etmek |
| demand gereksinim hak iddia etmek rağbet sormak talep etmek talep ihtiyaç istek istem isteme istemek
| designate adlandırmak atamak atanmış göstermek tanımlamak tayin etmek işaret etmek
| destroy harap etmek mahvetmek öldürmek tahrip etmek tüketmek ümidini yıkmak yıkmak imha etmek |
| detail ayrıntı ayrıntılı anlatmak ayrıntılı plân ayrıntısıyla uğraşma detay detayına girmek detaylar özel göreve verme
| detect belirlemek farketmek keşfetmek ortaya çıkarmak sezmek
| devil acı ve baharatlı yemek avukat stajeri olarak çalışmak baharatlı ve acılı pişirmek canını sıkmak canlı ve dinamik kimse makinede parçalamak (bez, kâğıt) rahatsız etmek şeytan gibi tip şeytan |
| devolve devretmek geçmek kalmak
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar
| diplomat diplomat uluslararası ilişkiler uzmanı |
| director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi
| dirk iskoç kaması
| disarmament silâhsızlanma zararsız hale getirme |
| disaster afet facia felâket yıkım
| disband ayırmak dağılmak dağıtmak terhis etmek
| dismiss affetmek azletme azletmek bırakmak görevden almak kovmak salıvermek savmak ihraç etmek işten atmak işten çıkarmak işten kovmak |
| dismissal açığa çıkarmak af azat görevden alma reddetme işten çıkarma
| display açığa çıkarmak debdebe ekran görüntü gösterme göstermek gösteriş yapmak gösteriş göz önüne sermek gözler önüne sermek sergi sergileme sergilemek sergileyen tanıtım teşhir etmek teşhir
| dispute çekişmek karşı koymak münakaşa etmek münakaşa reddetmek tartışma tartışmak şüphe etmek ihtilaf itiraz etmek |
| district bölge bucak havali kaza mahalle semt ilçe
| doctor değiştirmek doktor gemi aşçısı hadım etmek hekim onarmak sulandırmak tedavi etmek üzerinde oynama yapmak yamamak ileri gelen
| doctrinal dogmatik öğreti aşılayan öğretiye ait |
| doctrine doktrin mezhep öğreti prensip ilke
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| dollar dolar |
| dome büyük ve güzel ev kapak (kitap) kubbe tepe zirvesi
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun
| downtown şehir merkezi şehir merkezinde şehir merkezindeki |
| drag ağ ile suyun dibini taramak ağır hareket ağırdan almak aptal bulaştırmak bir nefes çekmek durgunlaşmak direnç el arabası engel etki geçmek bilmemek geri zekâlı tip kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği) kızak koku (av) sıkıcı tip sokmak söz konusu etmek sürüklemek sürümek sürüncemede kalmak sürünmek tarak taramak tırmık trol zahmetli şey
| drive acele etmek araba gezintisi araba kullanmak araba yolu çakmak çalıştırmak dürtü düşmanı püskürtme enerji güdü gütmek hamle hareket ettirmek hayvan gütme kovalamak kullanmak önüne katmak saplamak sokmak sürek avı sürme sürmek sürücü (bilgisayar) top sürme zorlamak
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför |
| drug uyuşturmak uyuşturucu madde uyuşturucu vermek uyuşturucu ilaç vermek ilaç ilaçla uyutmak
| during boyunca esnasında iken
| dusty belirsiz sıkıcı tatsız toz gibi tozlu |
| dutch alman eş
| earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| eclipse düşüş geçici başarısızlık geçici karanlığa bürünme gölgede bırakmak tutulma tutulmasına neden olmak
| economics ekonomi bilimi ülke ekonomisi
| edition baskı yayın |
| effect anlam etki etkisi olmak gerçekleştirmek gerçeklik meydana getirmek netice reaksiyon sonuç sonuca vardırmak tesir ulaşmak uygulama verim yürürlük izlenim
| elect atamak görevlendirmek seçmek
| election seçim |
| embassy elçilik sefaret
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit
| ending bitirme ecel ölüm son sona erme sonek takı |
| endurance dayanıklılık dayanma devam katlanma sabır süreklilik tahammül
| england ingiltere
| english ingiltere ingiliz ingilizce |
| enter gümrük beyanında bulunmak girmek (bilgisayar) girmek giriş yapmak katılmak kaydetmek kaydolmak sokmak yazılmak yazmak içeri girmek içeriye girmek
| entertainer eğlendiren kimse gösterici
| entire bütün hepsi katışıksız saf tam tüm |
| episode bölüm olay perde
| era çağ çığır devir tarih başlangıcı
| especially özellikle |
| estimate değer biçmek değerlendirme hesap kestirmek ölçüm tahmin etmek tahmin takdir etmek takdir
| estimated tahmini
| ethnic etnik grup üyesi etnik |
| european avrupalı avrupa'ya özgü
| eve akşam arife havva
| event akıbet durum hadise hal karşılaşma olay olgu sonuç vaka yarışma |
| eventual muhtemel nihai olası son olarak sonuç olarak
| ever asla daima giderek gitgide hep her zaman hiç
| exceed aşırıya kaçmak aşmak geçmek haddini aşmak sınırı aşmak ileri gitmek |
| exceeding aşırı olağanüstü ölçüsüz
| execute düzenlemek gerçekleştirmek ortaya koymak sergilemek yapmak idam etmek yerine getirmek
| executive uygulama ile ilgili icra idareci yetkili yönetici yönetim yürütme |
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek
| explosive çileden çıkaran patlamaya ait patlamaya hazır patlayıcı madde patlayıcı tartışmalı
| f başarısız not fa notası |
| facility araç fırsat kolaylık olanak rahatlık tesis ustalık vasıta yetenek imkân
| factor aracı kuruluş çarpan değişken eleman etken etmen faktör finansör (üretimde) kâhya (iskoç) kalıtımsal özellik taşıyan gen katsayı öğe
| faith bağlılık din güven niyet sadakât söz vâât iman inanç |
| fall çağlayan çöküş dağılmak devrilmek dökülme dökülmek döküm düşme düşmek düşüş eğim eğimli olmak fırfır gece çökmek hastalanmak karanlık bastırmak kat oturmak (lâf) sonbahar tam yerine denk gelmek şelâle tuş ucuzlama ucuzlamak yağış yağmak yamaç yaprak dökümü yatağa düşmek yavrulama yıkılma yıkılmak inme inmek
| famous meşhur mükemmel tanınmış ünlü
| far ırak (mes.) öbür öteki uzağa uzak uzakta |
| far from hiç
| fear çekinme çekinmek dehşet dert endişe etmek endişe kaygı korkmak korku kuruntu etmek kuşkulanmak risk sıkıntı
| fears endişe şüphe |
| federal federal
| federation federasyon federe devlet ittifak
| feet ayaklar foot ölçüsü |
| fellow adam ahbap akran arkadaş aynı tür dost eş herif kardeş koca ortak sevgili tek yoldaş
| fellow student okul arkadaşı
| felony suç |
| female dişi dişil kadın kadınlara ait kız
| festival bayram festival ile ilgili festival şenlik yortu
| few az miktar az azıcık kıt |
| fifth beşte bir beşinci
| fight anlaşmazlık çekişme dalaş dövüş dövüşmek karşılaşma kavga etmek kavga mücâdele etmek mücâdele savaş vermek savaş savaşmak savunmak uğraşma uğraşmak
| fight off defetmek |
| fighting mücâdele savaş savaşan savaşçı
| film film filme çekmek kaplamak (zar vb.) lif ince bir tabaka ile kaplamak ince tabaka zar
| filming çekim |
| final en son final karşılaşması final sınavı final kesin kusursuz nihai son sonuncu
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak
| fine açılmak arıtmak berraklaşmak berraklaştırmak ceza güzel hassas hoş mükemmel narin nefis para cezası vermek para cezası saf ince incecik iyi |
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| fly açıkgöz atılmak atlayarak aşmak ayar dişlisi (saat) dalgalanmak firar etmek havalanmak kaçmak kiralık araba olta sineği pantolonun ön yırtmacı saçılmak savrulmak sinek uçakla gitmek uçma uçmak uçurmak uçuş uçuşmak uyanık üzerinden atlamak
| flying acele dalgalanan geçici havacılık hızla geçen kısa savrulan uçan uçma uçuş
| foot adım ayak çıkarmak dip etek (dağ) hesaplamak ödemek piyade birliği piyade |
| football futbol topu futbol
| football player futbolcu
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde |
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| forgery kalpazanlık sahte imza sahtecilik sahtekârlık imza taklidi
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem |
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| fort kale
| fossil eski kafalı fosil fosilleşmiş köhne taşıl taşlaşmış |
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak
| fourth dördüncü dörtte bir
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf |
| freeze buz tutmak buzlanmak don donakalmak dondurmak dondurucu olmak donma donmak
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| friend ahbap arkadaş destek dost tanıdık yardımcı |
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden
| frozen değişmez donakalmış dondurulmuş donmuş kesin soğuk
| fuel benzin doldurmak benzin yakacak yakıt almak yakıt |
| fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak
| furrow çizgi bırakmak çizgi kırışık kırıştırmak saban izi tekerlek izi iz açmak
| g bin dolar sol notası |
| game aksak av eti av hayvanı cesur dolap eğlenme hazır hevesli kumar oynamak maç meslek oyun sakat şaka topal yiğit
| gay canlı eşcinsel homoseksüel hoppa hovarda keyifli neşeli nonoş pasaklı şen utanmaz yüzsüz
| gene gen |
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| geneva cin
| geographic coğrafi |
| german alman öz
| gladiator gladiyatör
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek |
| go on bel bağlamak dayanmak devam etmek güvenmek olmak yanmak ilerlemek
| go on sale ucuzlamak
| golfer golfçü |
| gondola balon sepeti düz dipli mavna gondol
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| graduate ayrılmak bitirmek derecelendirmek derecelere ayrılmak diploma vermek lisans üstü master öğrencisi mezun etmek mezun olmak mezun sınıflandırmak üniversite mezunu ürün |
| grass çayır çayıra salmak çim kaplamak çim çimen çimlere yaymak ele vermek esrar ot yemek ot otlak otlamak otlatmak vurmak (kuş) yere sermek ihbar etmek
| great büyük çok iyi hevesli muazzam mükemmel önemli ulu ünlü iyi
| gross apaçık bariz brüt bütün bütünlük gayrisafi grosa hantal kaba kocaman müstehcen sıkı şişko şişkin toptan yoğun |
| grove ağaçlık koru
| guard bekçi gard gardiyan gözetmek gözetim himaye etmek koruma görevlisi koruma korumak korunmak muhafız nöbet tutmak nöbetçi tutmak (dil) uyanıklık
| guardian gardiyan koruyucu muhafız vasi veli |
| guilty günahkâr kabahatli suçlu
| gunfire top ateşi
| gunman silâhlı soyguncu |
| gymnasium spor salonu
| half buçuk devre hemen hemen yarı yarıya yarı yarım
| hand akrep alkış demet el hevenk kurt parmak parti pay salkım taraf usta ustalık uzatmak vermek yardım etmek yardım ibre yelkovan yetenek |
| hand over bağışlamak devretmek teslim etmek vermek yüklemek
| hank bukle çile kangal
| harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak |
| hart erkek geyik
| hate kin beslemek kin nefret etmek nefret sevmemek iğrenme iğrenmek istememek
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak |
| he erkek
| head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve
| head for gitmek yönelmek |
| headquarters garnizon genel merkez karargâh kumanda merkezi merkez
| hear duymak dinlemek haber almak kulak vermek mektup almak öğrenmek onaylamak ifadesini almak işitmek
| heart can cesaret göbek gönül kâlp orta kısım vicdan yürek |
| heath çalılık funda fundalık
| her onun
| high aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve |
| hijack çalmak gasp gaspetmek hırsızlık kaçırmak uçak kaçırma uçak kaçırmak
| hijacker hava korsanı hırsız
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih |
| hit başarı bulmak çarpmak çıkış darbe laf çaktırma olmak rastgelmek sarsmak taş şans ulaşmak üzmek varmak vurma vurmak vuruş yaralamak isabet etmek isabet ettirmek isabet yumruk atmak
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma
| hold in kendini tutmak sınırlamak tutmak zaptetmek |
| holding alacak arsa hisse mal stok toprak kiralama tutma
| home aile ocağı bakımevi ev evde yapılan evde evdeki eve ait eve hedef (bomba) hedefe ait hedefe hedeflemek kale sinyâllere göre yönelmek tam yerine ülkesinde vatan vatana ait yurda dönmek (kuş) yurda yurt yuva yuvasına dönmek
| homeland anayurt memleket vatan |
| host ağırlamak çokluk ev sahibi ev sahipliği yapmak hancı kalabalık konuk eden kimse konuk etmek kutsanmış ekmek
| hostage rehin rehine teminât
| hot acı acılı ateşli heyecanlı ısınmak ısıtmak kızgın öfkeyle radyoaktif rahatsız edici seksi sert sıcak taze şehvetli şiddetle şiddetli yeni iletken |
| hot air boş lâf martaval palavra
| hour saat vakit zaman
| house barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt |
| huge ayı gibi dağ gibi dev gibi dev kocaman koskocaman muazzam olağanüstü
| human insan insanlık insanoğlu insani
| humanity kişilik insan insancıllık insanlar insanlık |
| hungarian macar
| husband eş koca idare etmek idareli kullanmak
| ill ahlaksız belâ dert fena hasta hastalık huzursuzca keyifsizce kötü rahatsız bir şekilde rahatsız rahatsızlık sağlıksız sorun illet zararlı zorla |
| illegal gayri meşru kaçak kanunsuz usulsüz yasadışı illegal
| immediate acil derhal doğrudan dolaysız hemen şu an ki yakın
| immigrant göçmen muhacir |
| impeachment kabul etmeme kuşku mahkemeye verme suçlama şüphe itham
| imprisonment hapsedilme hapsetme hapis tutukluluk
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| in order ahenkli düzenli sıralı
| inch az miktar yavaş yavaş hareket ettirmek inç inçlik
| inches inç |
| incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| include dahil etmek kapsamak katmak içermek içine almak
| including dahil kapsayan içeren |
| indict dava açmak suçlamak
| inflame alevlendirmek coşturmak kışkırtmak kızdırmak kızmak tutuşmak yanmak iltihaplanmak
| influence etki etkilemek etkili olmak nüfuz söz geçirmek tesir etmek tesir torpil ikna etmek |
| inherit kalıtımla kazanmak miras almak miras olarak almak
| injection enjeksiyon enjekte etme lavman iğne zerk
| injure sakatlamak yaralamak incitmek zarar vermek zedelemek |
| injured dargın kırgın yaralı inciniş zarar görmüş
| inspection denetleme kontrol muayene teftiş yoklama
| install atamak kurmak monte etmek yerleştirmek |
| intentionally bile bile kasıtlı olarak kasten mahsus taammüden isteyerek
| intercept alıkoymak durdurmak engel olmak önlemek sınırları çizilen kısım (geometri) tutmak yakalamak yolunu kesmek
| internal dahili doğa stajyer yaradılış iç |
| international uluslararası
| into -e haline içeriye içine
| introduce başlamak getirmek göstermek öğretmek ortaya koymak sunmak takdim etmek tanıştırmak tanıtmak içeri sokmak |
| intrude tecâvüz etmek izinsiz girmek zorla sokmak zorla sokulmak
| involve bulaştırmak gerektirmek kapsamak karıştırmak sarmak sokmak yol açmak
| involved bulaşmış dalmış kapsayan karışık karışmış ilgili ilişkili |
| issue akıntı akmak basım bildirmek çıkarma çıkarmak çıkış çıkmak çocuklar dağıtmak konu mesele nesil piyasaya çıkarmak piyasaya sürme sayı son sonuç sonuçlanmak sorun yayınlama yayınlamak yayınlanmak ihraç etmek ihraç iltihap irin
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| jack adam erkek eşek erkek kaldıraç kaldırmak kriko ile kaldırmak kriko mangır para priz sancak (gemi) vale yükseltmek |
| january ocak
| jasper jasp
| jazz ahenksiz boş lâf canlandırmak caz çalmak caz yapmak caz cinsel ilişkiye girmek gürültülü hızlandırmak palavra ilişkiye girmek |
| jenny dişi hayvan jenny kız lokomotif vinci
| jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah
| jill sevgili |
| john tuvalet
| join birleşme noktası birleşmek birleştirmek ek yeri eklemek katılmak katmak kaynamak üye olmak iştirak etmek
| joint batakhane birleşme yeri birleşmiş birleştirmek birleşik birlikte bitiştirmek ek yeri eklem eklemek esrar mafsal müşterek ortak ortaklaşa ot |
| journalist gazeteci
| journey gezi mesafe sefer seyahat etmek seyahat seyir yol yolculuk
| jubilee jübile yıldönümü |
| judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak
| jury eğreti geçici jüri yedek
| just adil az kalsın az önce berrak doğru dürüst haklı henüz kıl payı makul mantıklı net sade sadece tam anlamıyla tam tek kelimeyle şimdi yalnız yalnızca yerinde insaflı yine de iyi |
| justice adalet doğruluk dürüstlük hak hakim yargı
| justification gerekçe haklı çıkma haklı neden mazeret savunma temize çıkma
| keep alıkoymak bakım bakmak bulundurmak devam ettirmek durmak geçim gözkulak olmak kale kalmak korumak kutlamak sağlamak sürdürmek temelli almak tutmak uymak iç kale işletmek yiyecek |
| kidnapping adam kaçırma çocuk kaçırma
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm |
| king dama kral papaz şah
| kingdom alem krallık kraliyet
| knife bıçak bıçaklamak kesmek |
| know ayırt etmek başından geçmek bilmek farketmek tanımak tatmak ilişkisi olmak
| known belli bilinen
| lady bayan eş hanımefendi kadın leydi |
| lake göl koyu kırmızı boya
| land arazi arsa çakmak düşmek diyar kara karaya ayak basmak karaya çıkartmak karaya çıkmak kazanmak memleket sokmak toprak ülke vatan vurmak yapmak yenmek yere inmek indirmek
| lane dar yol keçi yolu patika rota şerit yol şeridi |
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek
| later sonra
| launch atmak başlamak başlatmak çıkmak denize indirmek fırlatmak girişmek piyasaya sürmek savaş gemisi filikası |
| laureate defne yaprakları ile süslü saray şairi
| lead açmak (kartlarını) başı olmak başında olmak etkilemek götürmek kablo kılavuz kurşun kurşundan yapılmış öncülük etmek öncülük önde gitmek önde olma önderlik etmek önderlik örnek rehberlik sürdürmek sürmek ilk oynama hakkı (iskambil) yol göstermek yönetmek yönlendirmek iskandil
| leader baş başmakale lider önayak önder |
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| least asgari en az derece en az en küçük en ufak
| leave ayrılmak bırakmak caymak kalkmak kalmak müsaade ruhsat terk etmek terketmek unutmak (eşya) vazgeçmek veda yola çıkmak izin |
| leaving ayrılma bırakma terketme
| legal adli hukuk hukuki kanuni resmi tüzel yasal
| lethal öldürücü |
| level akılcı aynı seviyede dengelemek dengeli dürüst düz düzeç düzeltmek düzey düzleştirmek düzlük eşitlemek hedef almak hiza makul mantıklı namuslu nişan almak ölçülü seviye seviyeli su terazisi yatay yerle bir etmek yıkmak yöneltmek zemin
| liable duyarlı eğilimli mesul muhtemel olası sorumlu yükümlü
| liberty hürriyet özgürlük saygısızlık istiklâl izin |
| libya libya
| libyan libya libya'lı
| licence ehliyet evlenme cüzdanı lisans özgürlüğün k |