� - 2004 : January - February - March - April - May - June - July - August - September - October - November - December- →
2004: January February March April May June July August September October November
2003: January February March April May June July August September October November December
2002: January February March April May June July August September October November December
| ABC alfabe ilkeler
| AMBER kehribar rengi kehribar
| About aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili |
| Act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| Acting davranan hareket eden oynama oyun oyunculuk temsil eden temsil vekâlet eden yapan
| Administrator müdür vasi vekil idareci yönetici |
| Affected düşkün eğilimli etki altında kalmış etkilenmiş numaracı sarsılmış taklitçi üzülmüş yakalanmış (hastalık) yapmacık
| African afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| Agency acenta ajans aracılık vasıta |
| Agriculture çiftçilik tarım ziraat
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| Albanian arnavut |
| Alert açıkgöz alârm alârma geçirmek atik gözünü açmak tehlike işareti tetik tetikte olma uyanık uyarmak
| All alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| American amerikalı amerikan |
| Another ayrı başka farklı öbür
| Anti muhalif
| Arctic arktik buz gibi kuzey kutbu yakınındaki kuzey kutbuyla ilgili kuzey kutup bölgesi |
| Army kalabalık ordu topluluk
| Arroyo kuru vadi
| As gibi kadar olarak |
| Asia asya
| Associated birleşmiş
| At asker (brit.) -da -de -e -ya -ye |
| Atomic atom atomsal atomik
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| Australian avustralya avustralyalı |
| Austrian avusturya avusturyalı
| Author yaratıcı yazar
| Aviation havacılık |
| B si notası
| BE anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak
| BEST alt etmek birinci sınıf en çok en iyi şekilde en iyi en geçmek yenmek |
| Bakery ekmek fırını ekmekçi dükkânı fırın
| Bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| Bat alem beysbol sopası bilardo sopası hız kırpmak raket sopa vurmak (topa) vuruş yapmak vuruş yarasa |
| Bay bölme defne doru dikme (yapı) havlamak körfez koy peron revir (gemi) uluma
| Bee arı gibi çalışan kimse arı gün sabit fikir takıntı toplanma yardımlaşma
| Before evvel huzurunda karşı karşısında önce önceki önde önünde önüne |
| Belgian belçika belçikalı
| Best alt etmek birinci sınıf en çok en iyi şekilde en iyi en geçmek yenmek
| Bill afiş afişe etmek balta (eski) banknot beyanname burun fatura çıkarmak fatura etmek fatura gaga hesap kâğıt para poster senet sevişmek tahvil tasarı tiyatro programı uzantı ilan etmek |
| Blood akrabalık huy kan bağı kan yapı
| Blue açık saçık canı sıkkın çarçur etmek çürümüş har vurup harman savurmak hüzünlü keyifsiz mavi yapmak mavi maviye boyamak morali bozuk morarmış muhafazakâr partili müstehcen
| Bobby aynasız polis |
| Bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| Border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| Brazilian brezilya ile ilgili brezilyalı |
| British britanya ile ilgili
| Brown kahverengi karamak kızarmak
| Bush burç (mekan.) çalı çalılık arazi çalıya benzer şey gür saç |
| CAD ahlaksız kimse kaba adam kimse
| Cabinet bakanlar kurulu dolap kabine televizyon veya teyp bölmesi vitrinli dolap
| Cambodian kamboçyalı |
| Camp adi adileştirmek aşırı bayağı eşcinsel gülünç homoseksüel kamp kurmak kamp kampa yerleştirmek konak yeri konaklamak ordugâh ilgi çekmek için dikkat çekici giyinmek
| Campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak
| Canadian kanada ile ilgili kanadalı |
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| Centre çevresinde dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| Chair başkanlık etmek başkanlık makamı elektrikli sandalye koltuk kürsü makam makama geçirmek sandâlye sandâlyeye oturtmak yetki vermek yönetmek iskemle |
| Chairman başkan reis tekerlekli sandalye sürücüsü
| Channel bağlantı kanal kanala dökmek maceraya sevketmek nehir yatağı oluk su yolu suyolu iletişim yol yön
| Chemical kimyasal kimyevi |
| China çini porselen kap porselen
| Chinese çin ile ilgili çinli
| Christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan |
| Chronicle kaydetmek (sırasıyla) kronolojik yazılmış tarih kronik
| Church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise
| Citizen hemşehri sakin uyruk vatandaş ikamet eden kimse yurttaş |
| City kent şehir halkı şehir
| Civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| Coalition birleşme koalisyon |
| College akademi dernek enstitü fakülte heyet kolej kurul okul üniversite yüksek okul
| Colombian kolombiyalı
| Commission aracı kârı atama belgesi atama atamak görev görevlendirme görevlendirmek heyet ısmarlama ısmarlamak komisyon kurul sipariş vermek sipariş talimat tayin etmek terfi vazife yetkilendirmek |
| Committee heyet komisyon komite
| Commonwealth devlet kamu yararı milletler topluluğu ulus
| Community benzerlik cemaat cemiyet müşterek tasarruf ortaklık topluluk |
| Conflict anlaşmazlığa düşmek anlaşmazlık bağdaşmamak çarpışma çatışma çekişme çekişmek fikir ayrılığı kavga keşmekeş savaş savaşmak tutmamak
| Congolese kongolu
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı |
| Constitution anayasa bünye huy karakter kurma meydana getirme oluşturma tüzük yapı yaradılış
| Controversy anlaşmazlık çekişme tartışma ihtilaf
| Convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı |
| Corporation belediye yetkilileri dernek kurum şirket tüzelkişi
| Cortes kabuk korteks zar
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu |
| Council of Ministers bakanlar kurulu
| County eyaletteki yerel yönetim bölgesi kontluk vilâyet idari bölge il
| Court aranmak avlu celse dar sokak davet etmek hükümdarlık konak kort kur yapmak kur mahkeme oturum oyun alanı saltanat saray halkı saray toplantı yaltaklanmak istemek |
| Crime aptallık cezalandırmak cinayet sabıka suç suçlu bulmak yüz karası
| Criminal canice ceza cinayet sabıkalı suç oluşturan suçlu
| Cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak |
| Crown çelenk doruğa ulaştırmak kafasına vurmak ödüllendirmek süslemek taç giydirmek taç taht tepe zirve
| Cuban küba purosu küba ile ilgili kübalı puro
| Czech çek çekoslovakyalı kimse çekoslovakyalı |
| Daily gündelik günden güne günlük gazete günlük her gün
| Dawn aydınlanmak başlangıç gün ağarmak ortaya çıkma tan şafak sökmek şafak vakti şafak uyanma
| December aralık |
| Defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma
| Delta çatalağız delta
| Democracy demokrasi |
| Democratic demokratik partiye ait demokratik
| Department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| Deputy delege milletvekili temsilci vekil olarak bakan vekil yardımcı |
| Development büyüme gelişme geliştirme geliştirilmiş ürün kalkınma son durum tab etme
| Directive direktif talimat yol gösterici yönerge
| Director direktör müdür orkestra şefi idareci yönetmen yönetici yönetim kurulu üyesi |
| Dissident karşı gelen kimse karşıt görüşlü kimse karşıt görüşlü muhalif
| District bölge bucak havali kaza mahalle semt ilçe
| During boyunca esnasında iken |
| Dutch alman eş
| E zayıf not
| Earlier daha erken daha evvel eski sabık |
| Early acele başlangıç çabuk erken erkenden eski evvel önce ilk olarak ilk
| Earth dünya kara toprak toprakla örtmek topraklamak yer yeryüzü in
| Earthquake deprem yer sarsıntısı zelzele |
| Education eğitim öğrenim öğretim terbiye
| Egyptian mısır mısır'a ait mısırlı
| Election seçim |
| Electoral seçmenler ile ilgili
| Energy enerji erke gayret güç
| England ingiltere |
| Environmental çevre çevresel
| European avrupalı avrupa'ya özgü
| Evening akşam son evreler suare |
| Express açığa vurmak açık açıklamak anlatmak belli etmek belli ekspres olarak ekspres otobüs ekspres posta ekspres tren hızlı kesin özel ulak özel sıkıp suyunu çıkarmak süratli ifade etmek
| F başarısız not fa notası
| Federal federal |
| Financial finansal mali parasal
| Fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| Following ertesi hayran kitlesi sonra sonraki taraftarlar izleyen |
| Food besin gıda yem yemek yiyecek
| For amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| Foreign dış yabancı |
| Former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| Fox aldatmak kurnaz kurnazlık etmek sararmak (kitap) tilki
| Free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf |
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| Front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| Gang çete ekip grup harekete geçmek sürü takım |
| Gay canlı eşcinsel homoseksüel hoppa hovarda keyifli neşeli nonoş pasaklı şen utanmaz yüzsüz
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| Geneva cin |
| German alman öz
| Globe abajur dünya gezegen küre biçimine getirmek küre top
| Godfather manevi baba vaftiz babası |
| Governor baba bey eyalet valisi (amer.) müdür (banka, hapishane) patron vali yönetici
| Greek rum yunan yunanlı
| Green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik |
| Griffin bilgi haber hindistan'a yeni gelmiş avrupalı kartal başlı aslan gövdeli ejderha kızıl akbaba
| Guardian gardiyan koruyucu muhafız vasi veli
| Gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum |
| Gush coşku coşma coşmak fışkırma taşkınlık taşma taşmak
| Ham abartılı oynamak acemi oyuncu artist gösterişçi jambon kıç
| Hardware donanım hırdavat hırdavatçı dükkânı teçhizat |
| Harry bozmak eziyet etmek sinirini bozmak yağmalamak yakıp yıkmak
| Hawk açgözlü ve saldırgan tip atmaca avlamak avlanmak boğazını temizleme çıkarmak doğan öksürerek balgam çıkarma öksürmek sertlik yanlısı politikacı seyyar satıcılık yapmak sıvacı tahtası şahin yaymak işportacılık yapmak
| He erkek |
| Head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve
| Health sağlık durumu sağlık sıhhat
| Heavy ağır siklet ağır şekilde ağır aşırı baskın başrol oyuncusu (dram) baygın bozuk çok fedai fırtınalı hamile kaba kötü adam rolü önemli sert şiddetle şiddetli üzücü zalim |
| Her onun
| Herald bildirmek elçi haber vermek haberci müjdeci müjdelemek selamlamak takdim etmek yayınlamak
| High aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve |
| Hindu hindu
| Holocaust kurban toplu ölüm yangının herşeyi yakması
| Home aile ocağı bakımevi ev evde yapılan evde evdeki eve ait eve hedef (bomba) hedefe ait hedefe hedeflemek kale sinyâllere göre yönelmek tam yerine ülkesinde vatan vatana ait yurda dönmek (kuş) yurda yurt yuva yuvasına dönmek |
| Homeland anayurt memleket vatan
| House barındırmak ev halkı ev sağlamak ev eve yerleştirmek gösteri konut meclis mesken sinema salonu şirket yurt
| Human insan insanlık insanoğlu insani |
| Hungarian macar
| I bir (romen)
| ID bilinçaltı id ilkel benlik |
| If belirsizlik şart şüphe
| Immigration göç göçmenlik
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde |
| Independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili
| Indonesian endonezyalı endonezya'ya ait |
| Information bildirme bilgi edinme bilgi danışma enformasyon haber malumat iddia istihbarat
| Inquirer soran
| Inspection denetleme kontrol muayene teftiş yoklama |
| Intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik
| Intelligencer ajan casus muhabir muhbir
| Interior dahili iç dünya iç içerisi içteki içten |
| Internal dahili doğa stajyer yaradılış iç
| International uluslararası
| Iran iran |
| Iranian iran iran'lı
| Iraqi ırak ırak'lı
| Irish irlanda dilinde irlandalı |
| Iron demir gibi demir kaplamak demir demirden yapılmış golf sopası güç güçlü sapasağlam sert sıkı turp gibi ütü ütülemek zincir zincire vurmak
| Island ada
| Israeli israilli |
| It cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| Italian italyan
| January ocak |
| Japan vernik verniklemek
| Japanese japon
| Jay alakarga kestane kargası önüne bakmayan kimse |
| Jerry alman askeri jerry lazımlık
| Jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah
| Jewish musevi yahudi |
| Jihad cihat
| John tuvalet
| Judiciary adlı |
| Ken bilgi alanı bilmek tanımak
| Khan han kaan
| Kingdom alem krallık kraliyet |
| Labor alın teriyle yapmak çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi sınıfı işgücü
| Laboratory laboratuvar
| Last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek |
| Law dava hukuk kanun kural yasa ilke
| Lebanon lübnan
| Lee rüzgâr almayan yer rüzgâraltı |
| Legislative kanun yapan yasama organı yasama yasayan
| Lemur maki
| Liberation azat kurtarma kurtuluş serbest bırakma serbest kalma |
| Lion aslan başarılı ve aranan kimse cesur kimse
| Lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip
| Macedonia makedonya |
| Mandarin çin'de yüksek memur mandalina
| Mantilla şal
| Many bir çoğu bir hayli bir yığın çok |
| Map harita haritasını yapmak plan planlamak surat
| Mar bozmak
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak |
| Marine deniz denizcilik
| Martin kırlangıç
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak |
| Mayor belediye başkanı
| Meanwhile aynı anda bu arada
| Member organ üye uzuv |
| Member of Parliament milletvekili parlamenter
| Message mesaj
| Mike mikrofon |
| Mining madencilik
| Minister bakan papaz vaiz vekil
| Miss aramak bayan (evlenmemiş) eksik olmak gözlemek hanım ıska ıskalamak kaçırmak karavana kız matmazel özlem duymak özlemek vuramamak |
| Missile atılan şey füze mermi
| More çok daha çok daha fazla şey fazlalık
| Murphy patates |
| Muslim müslüman
| National ulusal vatandaş yurttaş
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni |
| Newly yeni olarak yeni
| News haber
| Nick çalmak çentmek çentik doğru tahmin etmek dolandırmak enselemek gedik hapishane karakol kazıklamak kesmek nick tutuklamak isabet ettirmek yürütmek |
| Nightly geceleyin olan geceleyin
| No aleyhte oy artık değil değil gereksiz hayır hiç hiçbir numara red ret yasak yok
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru |
| Northern kuzey
| Norwegian norveç norveçli
| Now acilen derhal halen hemen şu an şu anda şimdi |
| Number adet hesaplamak katılmak katmak müzik parçası miktar numara numaralamak rakam sayı saymak sayı saymak tip içermek
| O sıfır
| Observer gözcü gözetmen gözlemci itaat eden kimse izleyici |
| Occupation kullanan meşguliyet oturma uğraş uğraşı iş işgal
| Ocean derya okyanus
| Office ambar bakanlık büro devlet dairesi dini tören görev kiler ofis sorumluluk ima |
| Official devlet memur resmi
| Oil gaz petrol sıvı yağ yağ çekmek yağ yağcılık yapma yağcılık yapmak yağlamak yağlıboya
| Operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük |
| Opposition başkaldırma düşmanlık karşı koyma karşıtlık muhalefet rekabet zıtlık
| Oracle ayrıcalık kâhin kehanet kehanette bulunmak keramet torpil uzman vahiy ilham iş bilen kimse
| Orange portakal turuncu |
| Other başka biçimde başka türlü başka bundan başka geçen öbür öteki sonraki
| PIP bip sesi (radyo, telefon vb.) dert karşı oy vermek ölmek oybirliği ile atmak radar ekranındaki görüntü rütbe yıldızı sıkıntı tomurcuk (tek) ufak çekirdek vurmak (mermi) yaralamak (kurşun) yenmek işaret (kağıt, zar)
| Pakistan pakistan |
| Pakistani pakistan pakistanlı
| Parliament parlamento
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk |
| Past eski geçe geçecek şekilde geçen geçkin geçmiş zaman geçmiş önceki öte ötesinde
| Peace barış huzur rahat sessizlik sükunet sulh
| Peninsula yarımada |
| Person adam beden birey kimse kişi şahıs tip vücut zat
| Peru peru
| Plan niyet plan yapmak plan planlamak proje tasarı tasarlamak taslak |
| Poland polonya
| Police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta
| Polish boya (ayakkabı) boyamak (ayakkabı) cila cilalama cilalamak düzeltmek kibarlık nezaket parlaklık parlatma parlatmak perdah perdahlamak polonya dili polonya polonyalı terbiye etmek incelik |
| Pope papa
| Popular halk halka özgü popüler sevilen tutulan
| Post afişe etmek aktarmak (kayıt) asmak (afiş) atamak aydınlatmak bilgi vermek dikmek (nöbetçi) direk garnizon görevlendirmek karakol kazık kışla kolon küçük ticaret merkezi kurye mektup (brit.) nöbet yeri nöbet nokta posta ile göndermek posta postalamak sütun tayin etmek yapıştırmak (ilan) yer yerleştirmek (asker) ilan etmek ilan yapıştırmak iş |
| Potter çömlekçi oyalanmak ufak işlerle oyalanmak vakit geçirmek
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür
| Press acele basın baskı yapmak baskı basmak cendere kalabalık matbaa makinesi mengene pres ütü pres preslemek sıkacak sıkışıklık sıkıştırmak sıkmak (limon vb.) sıkmak topluca ilerlemek ütülemek izdiham zorlamak |
| Prevention engelleme korunma önlem önleme
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Prince prens şehzade |
| Princess prenses
| Prisoner esir hükümlü mahpus tutsak tutuklu
| Progressive derece derece artan gelişen kademeli ilerleyen ilerici |
| Propulsion ileriye sürme itme yürütme
| Prosecution dava devam kovuşturma sürdürme takip
| Protection haraç himaye koruma korunma muhafaza önlem tedbir |
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| Rabbi haham
| Real asıl cidden etkin gerçek gerçekten hakiki reel sabit saf sahici sahiden taşınmaz |
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Reform adam olmak devrim yapmak devrim düzelmek düzeltmek ıslah etmek ıslah reform yapmak reform yeniden biçimlendirmek yeniden düzenleme yeniden düzenlemek yeniden kurma yenilik
| Related akraba bağlı ilgili ilişkili ilişkin |
| Release affetmek azat bırakma bırakmak davadan vazgeçme deklanşör devir feragat etmek feragat gevşetmek gösterime sokmak koyvermek kurtuluş muaf tutma muaf tutmak muafiyet salıverme salıvermek salmak serbest bırakma serbest bırakmak serbest kalma yay yayın izni vermek yayın izni ipoteğini çözmek
| Republic cumhuriyet
| Republican cumhuriyetçi |
| Rescue hacizden kurtarmak hayat kurtarma kurtarma kurtarmak muaf tutmak yardım imdadına yetişmek imdat
| Resistance dayanıklılık dayanma gücü dayanma direnç direnme karşı çıkma karşı gelme karşı koyma metanet mukavemet rezistans tahammül
| Revolution deveran devrim devir köklü değişiklik ihtilal |
| Rice pilav pirinç
| Ridge çapalanmış düz sıra çıkıntı dağ sırası dağ silsilesi sırt tepe yükselti
| Rifles avcı erleri |
| River akış ırmak nehir
| Road cadde demirleme yeri demiryolu (amer.) karayolu maden geçidi yol
| Russian rus |
| Ruth acıma
| Save artırmak bağışlamak başka biriktirmek -den başka dışında engellemek hariç haricinde kayda geçirmek korumak kurtarma kurtarmak kusuruna bakmamak sayıyı önleme tasarruf etmek tutmak idareli harcamak
| Scoop atlatma (gazete) büyük kazanç çukur diğer gazeteleri atlatmak haberi ilk verme (gazete) hamle kepçe ile boşaltmak kepçe kürek vurgun vuruş |
| Scotsman iskoçyalı
| Second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci
| Secretary bakan kâtip sekreter yazı masası yazman |
| Secretary of State bakan
| Security depozito emniyet güvence güvenlik önlemleri güvenlik kefalet rehin selamet teminât ipotek
| Seer falcı kâhin peygamber |
| Senate senato
| Serge şayak
| Service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme |
| Services servis takımı
| Several birbirinden farklı birkaç birtakım değişik farklı
| Sheikh şeyh |
| Siam tayland
| Siberian sibirya sibiryalı
| Since beri -den beri -den itibaren o zamandan beri |
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| Sky bölge gök gökyüzü hava sahası hava havaya atmak sema iklim yükseğe atmak
| Snow eroin kar yağmak kar karla kaplamak karlanma (tv) |
| Social kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı sosyal toplu halde yaşayan toplumsal
| Socialist sosyalist
| Solidarity beraberlik birlik dayanışma |
| Some acayip amma aşağı yukarı bazı bir parça bir biraz birtakım çok iyi çok civarında epey kimi ne biçim süper takriben yaklaşık
| Soul can gönül kimse kişi öz ruh
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Space açıklık alan ara vermek ara aralık bırakmak aralık boşluk bırakmak boşluk espas koymak espas feza mekân mesafe süre uzaklık uzay yer
| Spanish ispanyol ispanyolca |
| Special ayrıcalıklı geçici polis günün yemeği has olağanüstü özel baskı özel muhabir özel sayı özel tren özel indirim özel özellikli spesiyalite
| Sports spor
| Sprint hızlı koşma hızlı koşmak koşuşturma koşuşturmak sürat koşusu |
| Square açık ayarlamak bağdaşan beraberliği sağlamak (spor) doğru dördül dört köşeli dörtgen dörtlü dürüst düzeltmek düzgün dik tutmak dik eski kafalı kimse gönye halletmek kare kare yapmak kare şeklinde şey kare şeklinde kare yapmak kare karelere bölmek karesini almak katı kesin meydan ödemek para yedirmek satranç tahtası standart kural sütun kaidesi tam uydurmak uygun uymak yerleştirmek
| Standard ayar bayrak derece dik destek dik sap üzerinde yetiştirilen bitki herkesçe kabul edilmiş kalite klasik model miyar norm normal ölçü ölçüt payanda sancak sembol seviye standart olarak kullanılan standart
| Star başrolde oynatmak büyük önemli parlak star şans yıldız olmak yıldız yapmak yıldız yıldızlamak yıldızlarla süslemek |
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Statement açıklama beyan bilanço bildirme demeç rapor söz ifade
| Station atamak durak gar görevlendirmek kanal konum makam merkez mevki rütbe santral tayin etmek terminal üs yer yerleştirmek istasyon |
| Strip açmak bant boşaltmak çıkarmak çubuk dilim forma kazımak örtüsünü kaldırmak pist soymak soyunma soyunmak striptiz sütünü iyice sağmak tahliye etmek şerit üstünü çıkarmak uzun ve dar parça
| Succession ardışık olma birbirini izleme sıra silsile üst üste olma veraset yerine geçme intikal
| Sudan sudan |
| Sudanese sudan sudanlı
| Supreme azami en son en üstün en yüksek son yüce
| Swedish isveç dili isveç |
| Swiss isviçre halkı isviçre isviçreli
| Syria suriye
| Syrian suriye suriyeli |
| TIME aralık ayarlamak çağ doğum zamanı kurmak saat tutmak süre tutmak süre tempo temposunu belirlemek uygun zaman vade vakit zaman zamanlama yapmak zamanlamak
| TROLL bağıra bağıra şarkı söylemek muzip cüce oltayla balık tutmak trol
| TV televizyon |
| Tan bronzlaşmak bronzlaşmış cilt dövmek güneşlenmek kamçılamak sepileme sepilemek taba rengi tabaklama tabaklamak yanık ten yanmak (güneşte)
| Tank benzin deposu depo depoya koymak hapishane hazne sarnıç su deposu tank
| Tarn dağ gölü |
| Telegraph belli etmek telgraf çekmek telgraf makinesi telgraf telgrafla göndermek ima etmek
| Terrorism terörizm
| Thai tai dili tayland taylandlı |
| Theatre alan ameliyathane amfi sinema (amer.) tiyatro
| There orada oralarda oraya şurada şuradaki
| These bu |
| This bu kadar bu
| Times çağ defa kere kez
| Titan dev (mit.) titan |
| Today bugün
| Tommy ingiliz askeri
| Tony lüks |
| Tower burç hisar kale gibi yükselmek kale kule yükselmek
| Transcript kopya suret
| Transport coşma coşturmak heyecanlandırmak kendinden geçme nakletmek nakliye nakil sürgün sürmek taşıma taşımak taşıt |
| Treasury hazine (devlet) maliye
| Triangle üçgen
| Tribunal mahkeme yargıç kürsüsü |
| Tribune halkın koruyucusu lider kürsü platform tribün yüksek rütbeli subay (roma)
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| Turkish türk türkçe |
| Turnout dönemeç grev grevci katılanlar katılım (sayısı) kıyafet malzeme sapak üretim verim yol ayrımı
| Typhoon tayfun
| U soylu |
| Ukrainian ukrayna ukraynalı
| Union bilezik (boru) birleşme birlik darülaceze dernek evlilik kavuşma sendika ittifak
| Unionist birlikçi |
| United birleşmiş birleşik
| University üniversite
| Up artırmak artış ayaklanmış ayakta çıkış çıkmış dik keyifli kuzeye olmakta olmuş önde tepesinde ümitli üstün uyarıcı yukarı giden yukarı yukarıya yükselmiş yükseltmek |
| Vanguard elebaşı keşif kolu öncü
| Viaduct viyadük
| Victoria körüklü gezinti arabası nilüfer |
| View amaç bakış bakmak beklenti fikir görmek görüntü görünüm görüş alanı görüş gösterme kanı manzara panaroma seyretmek üzerinde düşünmek incelemek
| Voting oy verme oylama
| WHO kim kimi |
| Wade çamurda yürüme çamurda yürümek suda yürüme suda yürümek zorla ilerlemek
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma
| Warren kalabalık semt tavşanı bol olan yer |
| Watch bakma bakmak başında beklemek beklemek dikkat etme dikkat etmek göz kulak olmak gözaltı gözetlemek gözetim gözleme gözlemek kol saati nöbet tutmak nöbet saat seyretme seyretmek vardiya yolunu gözlemek izlemek
| Weather hava havalandırmak kurutmak
| Well-known meşhur tanınmış |
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya
| Western batı ile ilgili batı batılı kovboy filmi kovboy romanı
| While vakit iken zaman |
| White ak beyaz masum solgun temiz terbiyeli zararsız
| With beraber birlikte ile
| World alem dünya yeryüzü |
| Yahoo cahil hayvan gibi tip insan azmanı
| Year sene yıl
| Zone bölge bölgelere ayırmak kuşak kuşatmak |
| abandon bırakmak coşku kendinden geçme kesmek taşkınlık terk etmek vazgeçmek yüzüstü bırakmak
| abc alfabe ilkeler
| abolish bozmak feshetmek kaldırmak ortadan kaldırmak iptal etmek |
| abolishing feshetme
| abort başarısızlıkla sonuçlanmak çocuk düşürmek durdurmak düşük yapmak gelişememek iptal etmek
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili |
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek
| absolute katışıksız kayıtsız şartsız kesin mutlâk saf salt sınırsız tam
| absorption dalma emme emilme kendini verme içine çekme |
| abuse kötü davranmak kötü emellerine alet etmek kötüye kullanma kötüye kullanmak küfretmek suistimal etmek suistimal taciz etmek taciz tecâvüz etmek
| abysmal berbat çok derin dipsiz sonsuz
| accept almak anlamak hazmetmek kabul etmek kabullenmek katlanmak onaylamak üstlenmek |
| accepted kabul edilen makbul
| accident araz beklenmedik olay kaza rastlantı tesadüf
| accompany aynı anda yapmak birlikte olmak eşlik etmek katılmak refakât etmek yanında olmak |
| accompanying eşlik eden
| accord ahenk anlaşma bağdaşmak birleşme göre uygun olarak uymak uyum sağlamak uyum uzlaşma vermek
| accuse suçlamak itham etmek |
| accused sanık
| achieve başarmak elde etmek erişmek gerçekleştirmek kazanmak meydana getirmek ulaşmak
| acknowledge alındığını bildirmek kabul etmek onaylamak tanımak teşekkür etmek itiraf etmek |
| acknowledged kabul edilen
| acquire edinmek elde etmek kazanmak
| acquit aklamak beraat ettirmek muaf tutmak ödemek suçsuz çıkarmak temize çıkarmak |
| acquittal beraat temize çıkma yapma yerine getirme
| across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa |
| acting davranan hareket eden oynama oyun oyunculuk temsil eden temsil vekâlet eden yapan
| action amel çalışma çarpışma dava davranış etki etkileme eylem faaliyet hareket olayların gelişimi
| activate aktif hale getirmek etkinleştirmek harekete geçirmek |
| activation aktifleştirme harekete geçirme
| activist eylemci
| addition artış ek ekleme eklenti katılan şey katılma katkı katma toplama ilave zam |
| additional ek ekstra fazladan ilave edilen ilave
| administration bakanlar kurulu ettirme uygulama idare idarecilik yerine getirme yönetim
| administrative idari yönetimsel |
| administrator müdür vasi vekil idareci yönetici
| admit almak kabul etmek meydan vermek içeri almak itiraf etmek
| admitted kabul edilmiş |
| adopt benimsemek çalmak evlât edinmek kabul etmek nüfusuna geçirmek sahip çıkmak seçmek (pol.)
| adopted benimsenen evlat edinilmiş kabul edilen
| adverse aksi karşıt ters zıt |
| advertisement duyuru reklâm ilan
| advocacy avukatlık müdafaa savunma
| affair konu mesele olay şey ilişki iş |
| affect arzu bozmak dokunmak etki etmek etkilemek heyecan hoşlanmak numarası yapmak sarsmak sevmek taslamak tutmak üzmek
| affected düşkün eğilimli etki altında kalmış etkilenmiş numaracı sarsılmış taklitçi üzülmüş yakalanmış (hastalık) yapmacık
| affidavit beyanname taahhüt yeminli belge |
| affirm beyan etmek bildirmek doğrulamak onaylamak söylemek iddia etmek ileri sürmek
| african afrika ile ilgili afrika afrikalı zenci
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen |
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| agency acenta ajans aracılık vasıta
| agent acenta ajan distribütör etken etkili olan kimse etmen temsilci yapan kimse |
| agitator fesat kışkırtıcı tahrikçi
| agree anlaşmak aynı fikirde olmak bağdaşmak birleşmek hemfikir olmak kabul etmek kararlaştırmak razı olmak uymak uyuşmak yaramak
| agreed kararlaştırılmış |
| agreement anlaşma antlaşma aynı fikirde olma kabul etme kontrat mukavele pakt razı olma sözleşme uyma uyuşma uzlaşma ittifak
| agricultural tarım tarımsal ziraat zirai
| agriculture çiftçilik tarım ziraat |
| aid alet aygıt çare destek yardım etmek yardım yardımcı olmak yardımcı
| aim amaç çalışmak (-e) doğrultmak erek gaye hedef hedefleme hedeflemek kastetmek maksat nişan alma nişan almak niyet etmek niyet ideal yöneltmek
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın |
| aircraft uçak
| airline hava yolu
| airport havaalanı |
| albanian arnavut
| alert açıkgöz alârm alârma geçirmek atik gözünü açmak tehlike işareti tetik tetikte olma uyanık uyarmak
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm |
| allegation bahane mazeret özür sav iddia ileri sürme
| allege kanıt olarak göstermek iddia etmek ileri sürmek
| alleged sözde sözümona iddia edilen |
| allegedly sözde iddiaya göre
| alliance akrabalık anlaşma antlaşma bağ birleşme birlik pakt ittifak
| allow ayırmak bırakmak düşünmek göz önüne almak hesaba katmak kabul etmek koyvermek vermek imkân vermek indirim yapmak itiraf etmek izin vermek |
| ally birleşmek birleştirmek dost katılmak katmak müttefik
| alone kimsesiz tek başına yalnız başına yalnız
| already bile çoktan önceden şimdiden zaten |
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik
| alternate alternatif birbiri ardından gelen birbirini takip etmek birbirini izlemek birbirini izleyen değişmek değiştirmek değişimli olarak yapmak sıra ile yapmak vekil
| ambassador büyükelçi elçi temsilci |
| amber kehribar rengi kehribar
| amendment düzeltme yasayı değiştirme iyileştirme
| american amerikalı amerikan |
| amnesty genel af genel afla serbest bırakmak
| among arasına arasında
| analyst analist araştırmacı tahlilci |
| anchor çapa dayanak noktası demir atmak demir demirlemek güven kaynağı lenger sağlama bağlamak sunucu (haber) sunuculuk yapmak
| anger dargınlık darıltmak hırs hiddet kızdırmak kızgınlık kızma öfke öfkelendirmek sinirlendirmek
| anniversary yıldönümü |
| announce anons etmek bildirmek duyurmak okumak ilan etmek
| announcement anons bildirme bildiri duyurma duyuru haber (tv, radyo) ilan etme ilan
| annual her yıl yapılan senelik yıllık |
| anomaly anomali anormallik aykırılık kuraldışılık
| another ayrı başka farklı öbür
| anti muhalif |
| any biraz daha her hiç hiçbir
| apparent açık anlaşılır aşikâr bariz belli besbelli ortada
| appeal başvurmak başvuru cazibe çekicilik hoşuna gitmek müracaat etmek müracaat rica etmek rica temyize gitmek yakarış yalvarma yalvarmak ilgi çekme ilgisini çekmek |
| appealing albenili cazip çekici güzel sevimli yalvaran
| appear anlaşılmak belli olmak belirmek benzemek görünmek gözükmek gibi gelmek ortaya çıkmak
| appellate temyiz |
| appellate court temyiz mahkemesi
| applied pratik uygulamalı
| apply başvurmak gitmek (birine) kullanmak müracaat etmek sürmek uygulamak uygun düşmek uygun olmak ilgili olmak ilgisi olmak |
| appoint atamak belirlemek döşemek kararlaştırmak saptamak tayin etmek
| appointed belirlenmiş kararlaştırılmış
| approve beğenmek kabul etmek onaylamak razı olmak uygun bulmak uygun görmek |
| approved denenmiş onaylı vefakâr vefalı
| approximately aşağı yukarı tahminen yaklaşık olarak
| archaeologist arkeolog |
| arctic arktik buz gibi kuzey kutbu yakınındaki kuzey kutbuyla ilgili kuzey kutup bölgesi
| are ar
| area alan bodrum girişi bölge yüzölçümü |
| argument delil görüş kanıt konu münakaşa savunma tartışma iddia
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı |
| armor zırh zırhla kaplamak
| armored zırhlı
| arms arma cephane kucak silâh |
| army kalabal |