| About aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| Action amel çalışma çarpışma dava davranış etki etkileme eylem faaliyet hareket olayların gelişimi
| Admiral amiral oramirâl |
| Affair konu mesele olay şey ilişki iş
| After ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| Agency acenta ajans aracılık vasıta |
| Air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| Airport havaalanı
| Algerian cezayir cezayirli |
| All alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm
| American amerikalı amerikan
| Anarchist anarşist |
| Anthrax antraks karakabarcık şarbon şirpençe
| Apartment apartman dairesi daire
| Archbishop başpiskopos |
| Archduke arşidük
| Armenian ermeni
| Army kalabalık ordu topluluk |
| Articles sözleşme şirket sözleşmesi
| As gibi kadar olarak
| Assassination adam öldürme suikâst |
| At asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| Attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak
| August ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer |
| Australian avustralya avustralyalı
| Bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| Bar bar baro bariyer çizgi demir çubuk -den başka engel engellemek hapsetmek hariç hoşlanmamak ışın kalıp katmamak menetmek meyhane önünü kesmek parmaklık takmak parmaklık parmaklıkla çevirmek saymamak sürgü sürgülemek yargı yasaklamak |
| Barracks kışla
| Base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| Bath banyo suyu banyo yaptırmak banyo hamam küvet yıkamak yıkanma yıkanmak |
| Bazaar çarşı pazar
| Before evvel huzurunda karşı karşısında önce önceki önde önünde önüne
| Belle güzel kadın güzel |
| Beltway çevre yolu
| Black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| Bloody çok kan dökülen kanayan kanlı lanet olası uğursuz |
| Bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| Bombing bombalama
| Brigade ekip takım tugay |
| British britanya ile ilgili
| Briton büyük britanyalı
| Brown kahverengi karamak kızarmak |
| Building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat
| Bus otobüs otobüsle taşımak
| Canal kanal suyolu |
| Canary açık sarı kanarya
| Canyon kanyon vadi
| Capitol amerikan kongre binası kapitol |
| Captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı
| Car araba kabin otomobil vagon
| Catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın |
| Cavalry süvari
| Cave açmak batmak boyun eğmek çökmek kazmak mağara oymak pes etmek siyasi partiden kopma yıkılmak in
| Centennial yüz yılla ilgili yüz yıllık yüzüncü yıldönümü |
| Center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| Central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| Century asır |
| Christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan
| Chronology kronoloji kronolojik liste zamandizin
| Church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise |
| City kent şehir halkı şehir
| Civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| Co birlikte |
| Coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek
| Coastal kıyı ile ilgili sahille ilgili
| Colonel albay |
| Compound ağıl alaşım anlaşmak artırmak bileşik kelime bileşik bileşim birleştirmek çözmek halletmek karışık karıştırılma karıştırma mandıra örtbas etmek taksitle ödemek takipten vazgeçmek uzlaşmak
| Conference birlik görüşme konferans kongre toplantı
| Congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı |
| Consulate konsolosluk
| Contents içindekiler
| Council divan kurul meclis yönetim kurulu |
| County eyaletteki yerel yönetim bölgesi kontluk vilâyet idari bölge il
| Crisis buhran bunalım dönüm noktası kriz
| Cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak |
| Danish danimarkalı
| Day dönem gün zaman
| Deal alış veriş etmek alışveriş anlaşma çam tahtası dağıtmak daha da fazla olma davranış değinmek ele almak kâğıt dağıtma kâğıt dağıtmak meşgul olmak muamele miktar pazarlık uğraşmak uyuşturucu işi yapmak vurmak ilgilenmek yöntem iş yapmak |
| December aralık
| Declaration açıklama beyan beyanname bildirme bildirim demeç ifade
| Defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma |
| Direct açık adres yazmak (gönderiye) anlaşılır atfetmek doğru doğrudan doğruya dolaysız dürüst direkt direktif vermek emretmek kestirme komuta etmek idare etmek yol göstermek yöneltmek yönetmek yönlendirmek
| Disaster afet facia felâket yıkım
| Discussion bahis görüşme münazara müzakere tartışma |
| District bölge bucak havali kaza mahalle semt ilçe
| Domestic aile ailevi ehli ev evcil eve ait evine bağlı hizmetçi iç yerli
| Egyptian mısır mısır'a ait mısırlı |
| Embassy elçilik sefaret
| Empire imparatorluk ile ilgili imparatorluk
| English ingiltere ingiliz ingilizce |
| Ethnic etnik grup üyesi etnik
| European avrupalı avrupa'ya özgü
| Eve akşam arife havva |
| Explosion artış ateş alma kudurma parlama patlama infilak
| External dış dışarıdan gelen dıştan harici
| Faction ayrılık gruplaşma nifak |
| Fatal kaçınılmaz kader kaderde olan mahvedici öldürücü ölümcül ölümle biten vahim
| Federal federal
| Field alan bilgi alanı bilim dalı çalışma alanı cevabı yapıştırmak kır otlak saha sahaya çıkarmak savaş alanı tarla |
| Fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| Flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.)
| Force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak |
| Foreign dış yabancı
| French fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili
| Front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük |
| G bin dolar sol notası
| Gateway geçit giriş yeri kapı yol yöntem
| General baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın |
| Generally ana hatlarıyla çoğunlukla ekseriya genel olarak genelde genellikle
| German alman öz
| Government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim |
| Green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik
| Gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum
| Gunpowder barut |
| Hashish esrar haşhaş ot
| He erkek
| High aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve |
| Hijacking gasp uçak kaçırma
| History geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih
| Hotel otel |
| Household ev halkı ev eve ait
| I bir (romen)
| Imam imam |
| In -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| Independent bağımsız hür kendi geçimini sağlayan özgür serbest
| Indian hindistan'a ait hint hintli kızılderili |
| Indonesian endonezyalı endonezya'ya ait
| Insurgency ayaklanma isyan
| Intelligence akıl akıllı kimse akıllılık anlama anlayış beyin bilgi haber alma kafa idrak zekâ zekilik |
| International uluslararası
| Ion iyon
| Iran iran |
| Iranian iran iran'lı
| Iraqi ırak ırak'lı
| Irish irlanda dilinde irlandalı |
| Island ada
| Israeli israilli
| Italian italyan |
| January ocak
| Japanese japon
| Jersey jarse jersey kazak kılık örgü bluz |
| Jewish musevi yahudi
| Jihad cihat
| John tuvalet |
| Jordanian ürdün ürdünlü
| Kenyan kenya'lı
| Khan han kaan |
| Kidnapping adam kaçırma çocuk kaçırma
| King dama kral papaz şah
| Knowledge anlama bilgi bilim haber tecrübe irfan |
| Korean kore'li
| League antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği
| Lebanese lübnan lübnan'lı |
| Lebanon lübnan
| Liberation azat kurtarma kurtuluş serbest bırakma serbest kalma
| Libya libya |
| Limited ekspres tren kısıtlı kıt sınırlanmış sınırlı
| Line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem
| List cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak |
| Lists parmaklıklar yarışma pisti
| Lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip
| Loyalist sadık kul |
| Ma anne
| Many bir çoğu bir hayli bir yığın çok
| March hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak |
| Marine deniz denizcilik
| Martin kırlangıç
| Martyr kurban şehit etmek şehit işkence çekerek ölen kimse işkence etmek |
| Massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak
| Mathematics matematik
| Maxim özdeyiş özlü söz vecize |
| May akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| Mecca mekke
| Metro metro (brit.) |
| Mexico meksika
| Military askeri
| Minister bakan papaz vaiz vekil |
| Moroccan fas faslı
| Morocco fas
| Mosque cami |
| Multiple birçok çoklu katlı katsayı
| Nationalist milliyetçi
| New acemi keşfedilmemiş modern taze yeni |
| North kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| Northern kuzey
| Not değil |
| Note belge belirti dikkat etmek dikkat farketmek fatura kâğıt para not etmek not nota notalarını yazmak önem vermek protesto etmek (senet) pusula saygınlık senet yazmak işaret işaretlemek
| Nuclear atom çekirdeksel nükleer başlıklı füze
| O sıfır |
| Oil gaz petrol sıvı yağ yağ çekmek yağ yağcılık yapma yağcılık yapmak yağlamak yağlıboya
| On beri çakırkeyif çalışmakta civarında -de devam etmekte olan devrede durmadan -e doğru giymiş olarak hazır olmakta olan sahnede sürekli olarak üstünde (giysi) üstünde üzerinde yanık ile yönünde
| Operation ameliyat çalıştırma cerrahi müdahale etkinlik hüküm kullanma operasyon tatbikat iş işlem işletme işleyiş yürürlük |
| Organization bünye organizasyon örgüt örgütlenme
| Pakistan pakistan
| Pakistani pakistan pakistanlı |
| Pan eleştirmek kır tanrısı sert eleştiri yapmak sert eleştiri surat tabiat tava terazi kefesi yassı kap
| Park koruma altına alınmış arazi koymak otopark park parketmek
| Parliament parlamento |
| Party alem davet eğlence ekip grup hissedar ortak parti taraf şahıs topluluk
| Pearl sedef inci avlamak inci gibi top top olmak (ter, su) inci
| Peninsula yarımada |
| Pentagon beşgen pentagon
| Peru peru
| Plaza plaza |
| Plot arazi parçası arsa entrika fesat grafiğini çizmek hedef noktası komplo kroki üzerinde göstermek kumpas kurmak kumpas olaylar dizisi parsel parsellemek plân üzerinde işaretlemek plan radarda görünen nokta suikâst tema yerini belirlemek
| Police güvenliği sağlamak kontrol altında tutmak nöbet polis polislerle güvenliği sağlamak inzibat yönetmek zabıta
| Political hükümet politik siyasal siyasi |
| Popular halk halka özgü popüler sevilen tutulan
| Port buhar deliği delik duruş gaz deliği geminin sol tarafı giriş havalimanı kale duvarındaki delik lombar lomboz liman porto şarabı sığınacak yer tavır iskele tarafı iskele
| President başkan cumhurbaşkanı devlet başkanı genel müdür |
| Prime ağızotu koymak (tüfek) ana nota asal sayı astar sürmek baş başlangıç başlıca birincil en güzel zaman en önemli gençlik hayatın baharı mükemmel şey olgunluk çağı tulumbaya su koymak içirip sarhoş etmek ilk dönem ilk
| Principles ilkeler
| Prosecutor davacı |
| Protestant protestan
| Provisional geçici
| Quay rıhtım iskele |
| Queen dam homoseksüel kız (iskambil) kraliçe yapmak kraliçe sevgili sultan top vezir çıkmak vezir
| Ram çakmak çarpmak doldurmak (silah) koç burcu koç takımyıldızı koç mancınık sokmak su mengenesi şahmerdan toslamak vurmak zorla tıkmak
| Real asıl cidden etkin gerçek gerçekten hakiki reel sabit saf sahici sahiden taşınmaz |
| Red al borç kırmızı (renk) kırmızı kızarmış kızgın kızıl saçlı kızıl tüylü kızıl kızılderili komünist rus solcu
| Religious din dindar dinsel dini diyanet sofu tarikata ait inançlı
| Remembrance anı anmalık hatıra eşya hatıra yadigâr |
| Republic cumhuriyet
| Republican cumhuriyetçi
| Research arama çalışmaları arama araştırma yapmak araştırma araştırmak etüt inceleme incelemek |
| Restaurant restoran
| Revolutionary devrim devrimci
| Right-wing sağ |
| Road cadde demirleme yeri demiryolu (amer.) karayolu maden geçidi yol
| Roman katolik
| Royal asil büyük tabaka kâğıt krala ait krallara lâyık kraliyet ailesinden kimse kraliyet muhteşem prens gibi royal |
| Rue acımak pişman olmak pişmanlık duymak sedefotu üzülmek
| Russian rus
| Salaam selam vermek selam selamlamak |
| Savoy kıvırcık lâhana
| School balık sürüsü ders vermek eğitmek ekol mektep öğretmek okul binası okul çalışanları ve öğrencileri okul okula göndermek tarz terbiye etmek yetiştirmek
| Second an destek vermek destek desteklemek düello şahidi nota aralığı öbür saniye yardım etmek yardımcı ikinci dereceli ikinci olan kimse ikinci |
| Secret bilinmeyen esrarlı giz gizem gizemli gizli mahrem saklı sır
| See anlamak bakmak farketmek görmek görüp geçirmek görüşmek göz önüne almak papalık seyretmek sezmek uğurlamak yolcu etmek
| Service askerlik ayin bakımını yapmak bildiri destek birliği dinsel tören dini tören faaliyet fayda görev hizmet vermek hizmet hizmetçilik kulluk memuriyet müşteriye bakmak servis atışı servis takımı servis tamir etmek tamirhane tebliğ uşaklık yardım etmek ibadet işleme |
| Sheikh şeyh
| Shell bomba bombalamak deniz kabuğu dış görünüş dış kaplama (gemi, uçak) fişek havai fişek roketi kabuğunu soymak kabuk (midye vb.) kabuk kaplumbağa kabuğu kovan top mermisi yapı iskeleti yarış kayığı yumurta kabuğu
| Significant anlamlı kayda değer manâlı önemli |
| Sir bay beyefendi efendi sör diye hitap ermek sör
| Small arka az basit fakir hafif küçücük küçük mütevazi mini minik önemsiz sıradan ufacık ufak tefek ufak zayıf
| Sniper gizlenerek ateş eden kimse pusucu |
| Society çevre dernek topluluk toplum
| Somerset britanya'nın bir kontluğu
| Source kaynak kaynakça memba menşe yararlanılan kaynak |
| South güney güneyden esen güneye lodos
| Spanish ispanyol ispanyolca
| Special ayrıcalıklı geçici polis günün yemeği has olağanüstü özel baskı özel muhabir özel sayı özel tren özel indirim özel özellikli spesiyalite |
| Square açık ayarlamak bağdaşan beraberliği sağlamak (spor) doğru dördül dört köşeli dörtgen dörtlü dürüst düzeltmek düzgün dik tutmak dik eski kafalı kimse gönye halletmek kare kare yapmak kare şeklinde şey kare şeklinde kare yapmak kare karelere bölmek karesini almak katı kesin meydan ödemek para yedirmek satranç tahtası standart kural sütun kaidesi tam uydurmak uygun uymak yerleştirmek
| State açıklamak alem belirlemek belirtmek bildirmek debdebe devlet devlete ait durum evre eyalet görkem hal konum koşul mevki özel resmi saptamak söylemek tek kişilik şart tören ifade etmek
| Street cadde sokak |
| Strip açmak bant boşaltmak çıkarmak çubuk dilim forma kazımak örtüsünü kaldırmak pist soymak soyunma soyunmak striptiz sütünü iyice sağmak tahliye etmek şerit üstünü çıkarmak uzun ve dar parça
| Suicide intihar intiharla ilgili
| Sunset çöküş gün batımı güneşin batışı gurup son |
| Synagogue sinagog
| Syria suriye
| Tactics taktik |
| Tavern bar meyhane taverna
| Terror dehşet korkutan şey terör yaramaz çocuk
| Terrorism terörizm |
| Terrorist terörist
| These bu
| This bu kadar bu |
| Time aralık ayarlamak çağ doğum zamanı kurmak saat tutmak süre tutmak süre tempo temposunu belirlemek uygun zaman vade vakit zaman zamanlama yapmak zamanlamak
| Times çağ defa kere kez
| Trade alım satım meslek takas etmek ticaret yapmak ticaret iş yapmak iş zanaat |
| Truck alış veriş yapmak bostan sebzesi değersiz eşya değiş tokuş etmek değiş tokuş el arabası kamyon mal ile ödemek pılı pırtı takas etmek takas trampa ilişki yük vagonu
| Turkey başarısız film hindi türk türkiye
| Turkish türk türkçe |
| Tzar çar
| U soylu
| Ulster uzun ve bol kemerli palto |
| Underground alt geçit gizli örgüt gizli metro toprak altındaki toprakaltı yeraltı dünyası yeraltı geçidi yeraltı yeraltında
| United birleşmiş birleşik
| University üniversite |
| Victory başarı galibiyet utku zafer
| Violence ırza tecavüz şiddet zorbalık zorlama
| Volunteer gönül rızası ile yapılan gönüllü asker gönüllü olmak gönüllü yazılmak gönüllü isteyerek yapmak |
| WHO kim kimi
| Wall ayırmak çeper duvar duvarla çevirmek set sur tecrit etmek zar
| War harp mücâdele etmek mücâdele savaş ile ilgili savaş savaşmak uğraşma |
| West batı ülkeleri batı batıda batıdaki batıya doğru batıya
| Western batı ile ilgili batı batılı kovboy filmi kovboy romanı
| Wharf rıhtım iskele iskeleye boşaltmak |
| Why neden niçin sebep
| Will amaç amaçlamak arzu arzulamak azmetmek azim buyurmak dilek dilemek emretmek niyet etmek niyet vasiyet vasiyetname irade istek istekte bulunmak istemek
| World alem dünya yeryüzü |
| aboard atobüse gemide gemiye trene uçağa
| about aksi yöne aşağı yukarı dair etrafına etrafında hakkında hemen hemen konusunda orada burada takriben üstünde yaklaşık ilgili
| above cennette daha çok önce öte sözü geçen üstün üstünde üzerinde üzerine yukarıda olan şey yukarıda yüksek |
| abroad dışarıda gurbette her tarafa yurt dışına yurt dışında
| accepted kabul edilen makbul
| accomplice suç ortağı |
| across çapraz genişliğinde karşıdan karşıya karşısında ortasından üstünden içinden
| act amel cinsel ilişki davranış davranmak etki etmek eylem fiil görevini yapmak hareket etmek hareket kanun numara yapmak numara numarası yapmak oynamak oyun perde (tiyatro) resmi yazı rol oynamak rol yapmak rol yasa
| acting davranan hareket eden oynama oyun oyunculuk temsil eden temsil vekâlet eden yapan |
| action amel çalışma çarpışma dava davranış etki etkileme eylem faaliyet hareket olayların gelişimi
| activist eylemci
| actor aktör erkek oyuncu oyuncu |
| admiral amiral oramirâl
| adult ergin reşit yetişkin
| affair konu mesele olay şey ilişki iş |
| after ardından arkasından daha sonra -den sonra göre peşinden sonra gelen sonra sonraki izleyen
| against aleyhte aleyhinde aykırı dayalı karşı ters olarak
| agency acenta ajans aracılık vasıta |
| agent acenta ajan distribütör etken etkili olan kimse etmen temsilci yapan kimse
| air açılmak caka çalım eda esinti fiyaka gökyüzü güneşe sermek hafif rüzgâr hava havalandırmak kurutmak melodi nağme ortaya dökmek söylemek tavır yayın
| aircraft uçak |
| airline hava yolu
| airplane uçak
| airport havaalanı |
| airway hava bacası hava yolu
| algerian cezayir cezayirli
| all alayı büsbütün bütün bütünüyle hep hepsi her şey her herkes katışıksız saf tamamen tüm |
| allegedly sözde iddiaya göre
| almost az daha az kalsın hemen hemen neredeyse yaklaşık olarak
| also ayrıca da dahi de hem de hem keza üstelik |
| american amerikalı amerikan
| anarchist anarşist
| another ayrı başka farklı öbür |
| anthrax antraks karakabarcık şarbon şirpençe
| any biraz daha her hiç hiçbir
| apartment apartman dairesi daire |
| apartment building apartman
| approach andırmak başlangıç başvurmak benzemek benzerlik ele almak görüşmek girişmek girişim koyulmak teşebbüs ulaşmak varmak yaklaşım yaklaşma yaklaşmak yanaşma yanaşmak ilk adım yol
| approximately aşağı yukarı tahminen yaklaşık olarak |
| archbishop başpiskopos
| archduke arşidük
| are ar |
| area alan bodrum girişi bölge yüzölçümü
| arm cephane dal destek olmak donatmak elini uzatmak güç kol koy otorite pazı sağlamak sarılmak silâh silâhlandırmak silâhlanmak şube zırh giydirmek
| armed ateşli silâhlı zırhlı |
| armenian ermeni
| army kalabalık ordu topluluk
| around arada burada aşağı yukarı bu civarda çevrede çevresinde çevresine etrafına etrafında etrafta |
| arrest bloke etmek durdurma durdurmak el koymak önleme önlemek tevkif tutuklama tutuklamak
| article bent eşya fıkra (huk.) makale nesne sözleşmeyle bağlamak şey yazı
| as gibi kadar olarak |
| assassin katil suikâstçi
| assassinate öldürmek suikâst düzenlemek
| assassination adam öldürme suikâst |
| assault hücum etmek hücum saldırı saldırmak tecâvüz etmek tecâvüz
| assembly çevirme (bilgisayar) kongre kurul meclis montaj toplantı
| associate arkadaş olan arkadaş arkadaşlık etmek bağdaştırmak bağlı olan benzetmek birleşmiş birleştirmek çağrıştırmak dost ortak etmek ortak olmak ortak üye işbirliği yapmak |
| associated birleşmiş
| assume addetmek farzetmek hükmetmek sanmak saymak takınmak taslamak üstlenmek üstüne almak
| assumed farzedilen |
| at asker (brit.) -da -de -e -ya -ye
| athlete atlet
| atop tepede üstte üstün üstünde üstüne |
| attack atak aşındırmak çatma çatmak dil uzatma dil uzatmak eleştirmek girişme girişmek hamle yapmak hücum etmek hücum koyulma koyulmak kriz nöbet saldırı saldırmak taarruz etmek tecâvüz etmek tutulma tutulmak uğraşmak yakalanma yakalanmak
| attempt denemek girişim girişimde bulunmak kalkışma kalkışmak teşebbüs etmek teşebbüs yeltenme yeltenmek
| attendance bakım bakma devam eşlik hazır bulunma katılım katılma kumanda ilgilenme |
| attendant bakan bakıcı eşlik eden kimse eşlik eden görevli hizmetli mevcut operatör refakâtçi ilgilenen
| attendants maiyet
| attribute araz atfetmek bağlamak dayandırmak nitelik özellik sembol sıfat simge yormak |
| august ağustos aziz muhterem muhteşem saygıdeğer
| australian avustralya avustralyalı
| authority bilirkişi hak hüküm nüfuz otorite uzman yetki belgesi yetki itibar |
| available eldeki geçerli hazır kullanışlı mevcut müsait işe yarar
| away deplasman maçı deplasmanda devamlı durmadan uzağa uzak uzakta yok
| baggage bagaj civelek kız moruk ordu yükü sevimsiz yaşlı kadın şımarık kadın yol eşyası |
| bandit eşkıya haydut silâhlı soyguncu
| bank banka banko kıyı küme önlemek para sürmek para yatırmak parasal işlerini yapmak sahil set çekmek set tuş arası (müz.) uçağın bir yana yatması yığın yokuş
| bar bar baro bariyer çizgi demir çubuk -den başka engel engellemek hapsetmek hariç hoşlanmamak ışın kalıp katmamak menetmek meyhane önünü kesmek parmaklık takmak parmaklık parmaklıkla çevirmek saymamak sürgü sürgülemek yargı yasaklamak |
| barracks kışla
| base adi alçak alt altlık aşağılık başlangıç sayısı baz dayanak dayandırmak dip esas kaba kalp katışık kaide kök kurmak saha kenarı sahte taban temel üs
| bath banyo suyu banyo yaptırmak banyo hamam küvet yıkamak yıkanma yıkanmak |
| battle çatışma dalaş mücâdele etmek mücâdele savaş savaşmak
| bazaar çarşı pazar
| be anlamına gelmek bulunmak durmak mal olmak olmak var olmak |
| bedroom yatak odası
| before evvel huzurunda karşı karşısında önce önceki önde önünde önüne
| begin başlama başlamak başlatmak doğmak girişmek koyulmak meydana gelmek önayak olmak |
| being olma varlık varoluş yapı yaradılış
| believe güvenmek inancı olmak inanmak
| belle güzel kadın güzel |
| belong -nin olmak uygun olmak yararlı olmak yeri olmak ilgili olmak
| belong to ait olmak
| beltway çevre yolu |
| between arada arasına arasında araya ortada ortasında
| bias aklını çelmek aleyhte etkilemek çapraz olarak çapraz eğilim etki altında bırakmak meyil meyilli ön yargı önyargı peşin hüküm sapma verev olarak verev yanılma
| biased önyargılı peşin hükümlü taraflı |
| black kara karartmak kasvetli kızgın kötü koyu morarmış pis siyah boya siyah giysi siyah siyaha boyamak siyahlatmak uğursuz is zenci
| blame ayıplama ayıplamak kabahat kınama kınamak kusur sorumlu tutmak sorumluluk suç suçlama suçlamak
| blast alem azarlama bangır bangır çalmak beddua etmek cümbüş havaya uçurmak kavurmak (bitki) köpürme lanet etmek öfkelenme ötme (düdük vb.) patlatmak patlayıcı miktarı rüzgâr (ani) soğuktan kavrulma (yaprak) şiddetli rüzgâr üfleme yıkmak |
| bloody çok kan dökülen kanayan kanlı lanet olası uğursuz
| blow atmak (sigorta) çalma çalmak çarçur etmek çiçek açmak çiçeklenmek darbe esmek esinti felâket fışkırmak hamle kaçırmak (fırsat) kaçmak körüklemek küfretmek övünme patlamak rüzgâr soluk soluğa kalmak solumak su fışkırtmak (balina) şanssızlık şok uçurmak üfleme üflemek yelpazelemek yüksekten atma yumruk
| blow up azarlamak havaya uçurmak öfkelenmek patlak vermek patlamak patlatmak tahrip etmek şişirmek infilak etmek |
| board borda binmek daire heyet kara tahta komisyon kurul meclis mukavva pano sofra sörf tahta döşemek tahta kaplamak tahta ilan tahtası yiyecek sağlamak (parayla) yiyecek içecek
| boat bot filika gemi kayık kayıkla gezmek sandal tekne
| bodyguard fedai koruma görevlisi koruma muhafız |
| bomb başarısızlığa uğramak başarısızlık bomba bombalamak bombardıman etmek fiyasko ile sonuçlanmak fiyasko
| bombed kafayı bulmuş sarhoş
| bomber bombardıman uçağı |
| bombing bombalama
| border benzer olmak bitişik olmak çerçevelemek hudut kenar sınır komşusu olmak sınır koymak sınır tarh
| brigade ekip takım tugay |
| bring getirmek kazandırmak neden olmak razı etmek ikna etmek
| british britanya ile ilgili
| briton büyük britanyalı |
| brown kahverengi karamak kızarmak
| builder kuran kurucu müteahhit mimar yaratıcı inşaatçı
| building apartman bina kurma yapı inşa etme inşa inşaat |
| buildings site
| bus otobüs otobüsle taşımak
| businessman işadamı |
| but hiç olmazsa sadece yalnızca itiraz
| but the hariç
| by başında geçecek biçimde geçişli biçimde göre kadar (süre) kenarında tarafından vasıtasıyla yakın yakınında yakınından yanında yanından ile yolundan yoluyla |
| cabinet bakanlar kurulu dolap kabine televizyon veya teyp bölmesi vitrinli dolap
| cafeteria kafeterya
| call adlandırmak aramak (telefon) bağırmak çağırma çağırmak çağrı çağrıda bulunmak dava açmak davet etmek davet demek farzetmek lakap takmak ötüş ses seslenme seslenmek söylemek telefon etmek telefonda konuşma telefonda konuşmak uyandırmak ihtiyaç ziyaret etme ziyaret etmek ziyaret |
| called adlı
| camp adi adileştirmek aşırı bayağı eşcinsel gülünç homoseksüel kamp kurmak kamp kampa yerleştirmek konak yeri konaklamak ordugâh ilgi çekmek için dikkat çekici giyinmek
| campaign adaylığını koymak kampanya kampanyaya katılmak mücâdele vermek mücâdele savaş savaşmak sefer seferberlik sefere çıkmak |
| campus kampus
| can -ebilmek edebilmek hapishane hela kasede kaydetmek kayıt yapmak (ses ya da görüntü) kıç kodes konserve kutusu konservelemek konservesini yapmak kovmak kutu olabilmek popo teneke kutu teneke kutudaki içecek uzaklaştırmak (okul) yapabilmek
| canal kanal suyolu |
| canary açık sarı kanarya
| canyon kanyon vadi
| capital ana baş başkent büyük harf büyük cezası ölüm olan çıkar ciddi kapital kâr kazanç kusursuz mühim mükemmel ölüm önde gelen önemli sermaye ile ilgili sermaye |
| capitol amerikan kongre binası kapitol
| captain başkomiser kaptan kaptanlık etmek lider önder şef ustabaşı yönetmek yüzbaşı
| capture almak el koymak ele geçirme ele geçirmek esir alma esir almak esir ganimet almak ganimet tutsak etmek zaptetme zaptetmek |
| car araba kabin otomobil vagon
| carry başarı kazanmak bulundurmak çekmek elde etmek geçirmek getirmek golfte topun vurulmadan önceki gidişi götürmek kaldırmak menzil nakletmek sağlamak satışa sunmak sevketmek taşımak taşıyıcılık yapmak yayımlamak
| case çanta ciltlemek dava delil durum dikizlemek görüş gözetlemek hasta hukuksal olay husus kanıt kap kaplamak kasa kılıf kutu kutulamak mahfaza neden olay örtmek sorun tuhaf tip valiz yerine koymak (kasa, kılıf vb.) |
| casino gazino
| catch aldatmaca anlamak av baskın yapmak basmak bulaşmak bityeniği çalışmak (mekanizma) çekmek cezbetmek edinmek (alışkanlık) enselemek gafil avlamak geçmek hile kanca kapmak kâr kavramak kilit dili maruz kalmak sıkışmak takılmak tokat atmak tutma tutmak tutunmak tutuşmak tuzak voli vurmak yakalama yakalamak yakalanmak yetişmek
| category bölüm grup kategori sınıf zümre |
| cathedral katedral ile ilgili katedral
| catholic genel katolik kilisesi ile ilgili katolik liberal yaygın
| cause amaç dava konusu dava doğurmak gaye haklı neden meydan vermek neden olmak neden problem sebep olmak sebep sorun yol açmak iş |
| cavalry süvari
| cave açmak batmak boyun eğmek çökmek kazmak mağara oymak pes etmek siyasi partiden kopma yıkılmak in
| centennial yüz yılla ilgili yüz yıllık yüzüncü yıldönümü |
| center çevresini dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak
| central asıl baş esas merkezde olan merkezi önde gelen orta santral (amer.)
| centre çevresinde dönüp dolaşmak göbek ılımlı kimse ılımlı politik görüş kemer inşaat desteği konsantre olmak merkez merkezde toplamak merkezde toplanmak odak orta alan oyuncusu orta alan orta ortalamak ortaya gelmek ortaya yerleştirmek punta santra sente yoğunlaşmak |
| century asır
| characterize ayırt edici özellik olmak canlandırmak farklı olmasını sağlamak karakterize etmek nitelendirmek simgelemek simgesi olmak tanımlamak
| charity hayır işi hayır hayırseverlik merhamet sadaka yardımseverlik |
| chase av avlanma bölgesi dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve hakketmek hızla geçip gitmek kabartma işlemek kovalama kovalamak oluk oymak peşinde olmak peşine düşmek takip etmek takip yiv iz sürme izlemek
| check alıkoymak ara çek keşide etmek çek yazmak çek denetleme denetlemek denetim durdurma durdurmak ekose emanete bırakmak engel fasıla frenlemek fiş gemlemek gözden geçirmek karşılaştırma karşılaştırmak kısmak kontrol belgesi kontrol etmek kontrol işareti koymak kontrol işareti kontrol makbuz marka şah demek şah tutmak
| chest göğüs kafesi göğüs kutu sandık |
| child çocuk evlat küçük ürün velet
| chip alaya almak budamak çatlak çentmek çentik çöp dilimlemek fiş havalandırmak (top) kırılmak kırıntı marka para patates kızartması takılmak yonga yontmak iz
| christian dürüst hristiyan kimse hristiyan merhametli saygıdeğer iyi insan |
| chronologically kronolojik olarak
| chronology kronoloji kronolojik liste zamandizin
| church hristiyan din adamları hristiyanlıkla ilgili cemaat kilise ile ilgili kilise |
| city kent şehir halkı şehir
| civil devlete ait hükümete ait kibar laik medeni hukuk ile ilgili medeni nazik resmi sivil vatandaşlarla ilgili iç yurttaşlık ile ilgili
| civilian sivil |
| claim alacak hakkı alacak dava açma dava açmak dava hak iddia etmek hak ısrar etmek ısrar sahip çıkmak talep etmek talep iddia etmek iddia istek istemek
| co birlikte
| coach antrenman yaptırmak antrenör araba ile gezmek at arabası çalıştırıcı eğitmek ekonomi klas fayton hazırlamak limuzin otobüs özel ders vermek özel hoca posta arabası ucuz tarifeli bölme yetiştirmek yolcu vagonu |
| coast deniz kenarı deniz kıyısı kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak kıyı kızak için uygun yokuş kızakla yokuştan kaymak sahil boyunca gitmek sahil yokuş aşağı salıvermek
| coastal kıyı ile ilgili sahille ilgili
| collaborator ortak iş arkadaşı işbirlikçi |
| colonel albay
| commando komando
| commit adamak emanet etmek önermek söz vermek suç işlemek teslim etmek vâât etmek işlemek |
| common adi alelâde alışılagelmiş bayağı bilinen genel kaba saba kaba meydan müşterek olağan ortak park sıradan
| commonly alelâde bayağıca çoğunlukla müşterek biçimde ortak olarak sıradan biçimde
| commuter banliyöde yaşayan kimse her gün işe trenle gidip gelen kimse |
| complex blok bileşik şey bileşik karışık şey karışık karmaşık kompleks komplike
| compound ağıl alaşım anlaşmak artırmak bileşik kelime bileşik bileşim birleştirmek çözmek halletmek karışık karıştırılma karıştırma mandıra örtbas etmek taksitle ödemek takipten vazgeçmek uzlaşmak
| computer bilgisayar |
| conference birlik görüşme konferans kongre toplantı
| confess günah çıkarmak kabullenmek söylemek itiraf etmek
| confessed açık |
| configuration biçim gruplaşma konum yıldız kümesi
| conflict anlaşmazlığa düşmek anlaşmazlık bağdaşmamak çarpışma çatışma çekişme çekişmek fikir ayrılığı kavga keşmekeş savaş savaşmak tutmamak
| conform uydurmak uymak uyumlu olmak intibak etmek |
| congress kongre meclis oturumu meclis toplanma toplantı
| congressman kongre üyesi milletvekili
| consider addetmek düşünmek dikkate almak görmek göz önüne almak hesaba katmak saygı göstermek saymak |
| considered saygıdeğer
| consulate konsolosluk
| contents içindekiler |
| contra aksi aksine hesabın alacak bölümü karşı olarak karşı karşıt
| convention adet düzen kongre toplama toplanma toplantı
| convoy eşlik etmek eşlik katar konvoy koruma korumak refakât etmek |
| council divan kurul meclis yönetim kurulu
| counter aksi fiş gişe karşı atak yapmak karşı koymak karşı şey karşı karşılık vermek karşılık sayaç ters tezgâh zıt
| county eyaletteki yerel yönetim bölgesi kontluk vilâyet idari bölge il |
| covert gizli saklanılan yer saklı sığınak
| crash batmak çarpmak çatırtı davetsiz olarak gitmek düşmek gürültü etmek gürültü gürültüyle düşmek hızlı kaza kırılmak parçalanma parçalanmak sabahlamak seri iflas etmek iflas yoğun
| crash into bindirmek çarpmak |
| crew ekip mürettebat sürü tayfa izci grubu
| crisis buhran bunalım dönüm noktası kriz
| criterion ayırıcı özellik kıstas kriter ölçüt |
| cross aksi artı işareti bozmak çapraz çizgiler çizmek çapraz çaprazlama çaprazlaştırmak dargın darılmak dert düzenbaz engellemek geçmek haç işareti yapmak haç hile hilekâr karşılaşmak karşıt kesişen kızgın melez melezlemek üst üste atmak
| cruise gemi gezisi gemi ile dolaşmak seyir etmek yol almak
| damage bozmak değerini düşürmek hasar yapmak hasar hasara uğratmak masraf zarar vermek zarar |
| danish danimarkalı
| day dönem gün zaman
| dead acımasız aşırı bozuk büsbütün cansız çıkmaz çok dermansız donuk keskin kullanılmayan ölmüş ölü zaman ölü sönmüş tam tamamen unutulmuş |
| deadly amansız çok müthiş öldürücü ölü gibi bir halde ölüm ölümcül ölümüne son derece
| deal alış veriş etmek alışveriş anlaşma çam tahtası dağıtmak daha da fazla olma davranış değinmek ele almak kâğıt dağıtma kâğıt dağıtmak meşgul olmak muamele miktar pazarlık uğraşmak uyuşturucu işi yapmak vurmak ilgilenmek yöntem iş yapmak
| death ecel ölme ölüm yıkım |
| december aralık
| deck güverte kat üst kısım iskambil destesi
| declaration açıklama beyan beyanname bildirme bildirim demeç ifade |
| declare açıklamak beyan etmek bildirmek deklârasyon yapmak fikrini belirtmek ifade vermek ilan etmek
| defense davalı defans oyuncusu doğrulama koruma sanık savunma silahları savunma
| definition açıklama belirleme belirtme kesinleştirme tanım tanımlama tarif |
| defuse etkisiz hale getirmek yatıştırmak
| department bakanlık bölge bölüm daire departman şube
| departure ayrılış ayrılma başlangıç geri çekilme gidiş kalkış ölüm sapma yenilik yola çıkma |
| derail raydan çıkarmak
| derogatory küçültücü zararlı
| design amaç dizayn etmek dizayn kastetmek komplo kurmak model modelini çizmek niyet plan planlamak proje stilize etmek tasarı tasarlamak taslak |
| designed kasıtlı planlanmış tasarlanmış
| destroy harap etmek mahvetmek öldürmek tahrip etmek tüketmek ümidini yıkmak yıkmak imha etmek
| destroyed berbat |
| deteriorate bozmak bozulmak fenalaşmak gerilemek kötüleşmek
| detonate patlamak patlatmak infilak etmek
| devotee düşkün dindar fanatik hayran meraklı sofu |
| die canı çıkmak gebermek göçmek ölmek sıkılmak sıkıntıdan ölmek solmak sona ermek tatmak zar oyunu zar
| diplomat diplomat uluslararası ilişkiler uzmanı
| direct açık adres yazmak (gönderiye) anlaşılır atfetmek doğru doğrudan doğruya dolaysız dürüst direkt direktif vermek emretmek kestirme komuta etmek idare etmek yol göstermek yöneltmek yönetmek yönlendirmek |
| disaster afet facia felâket yıkım
| discotheque diskotek
| discover anlamak bulmak farketmek keşfetmek ortaya çıkarmak |
| discredit gözden düşürme gözden düşürmek güvenmemek güvensizlik kötülemek kuşku duymak saygınlığını sarsma şüphe itibarını sarsma itibarını sarsmak
| discussion bahis görüşme münazara müzakere tartışma
| dispute çekişmek karşı koymak münakaşa etmek münakaşa reddetmek tartışma tartışmak şüphe etmek ihtilaf itiraz etmek |
| disputed iddialı
| district bölge bucak havali kaza mahalle semt ilçe
| divert ayırmak başka yöne çekmek bir köşeye koymak çevirmek dağıtmak eğlendirmek oyalamak yönlendirmek |
| do ayağını kaydırmak dalavere dolandırıcılık dolandırmak düzenlemek eğlenceli toplantı etmek hile meydana getirmek neden olmak parti rolünü üstlenmek tamamlamak temizlemek uymak yapmak ilgilenmek
| document belge belgelemek belgelere dayandırmak delil döküman dipnotlar koymak evrak kanıtlamak
| domestic aile ailevi ehli ev evcil eve ait evine bağlı hizmetçi iç yerli |
| down altına altında aşağı aşağıda aşağısına doğru aşağısında aşağıya doğru aşağıya aşınmış bir şekilde ayva tüyü azalarak bağlanma beri boyunca bunalım bunalımlı bir şekilde çarşı doğrultusunda olan çökmüş depresyon devirmek düşen düşerek garez geride güneye hav hüzünle kayıpta keyifsiz kumul kuş tüyü kuştüyü londra'nın dışına morali bozuk mideye indirmek nefret neşesiz peşin olarak programlanmış tepe şansın ters dönmesi şehir merkezine giden şehir merkezine tüy yenmek yere sermek yıkılmış yüzü koyun
| drive acele etmek araba gezintisi araba kullanmak araba yolu çakmak çalıştırmak dürtü düşmanı püskürtme enerji güdü gütmek hamle hareket ettirmek hayvan gütme kovalamak kullanmak önüne katmak saplamak sokmak sürek avı sürme sürmek sürücü (bilgisayar) top sürme zorlamak
| driver arabacı hayvan güden kimse makinist sert yönetici sürücü şoför |
| drug uyuşturmak uyuşturucu madde uyuşturucu vermek uyuşturucu ilaç vermek ilaç ilaçla uyutmak
| during boyunca esnasında iken
| e zayıf not |
| egyptian mısır mısır'a ait mısırlı
| election seçim
| elsewhere başka yerde |
| embassy elçilik sefaret
| empire imparatorluk ile ilgili imparatorluk
| employee adam görevli personel işçi |
| end akıbet bitmek bitirmek erek kafa kalıntı ölmek ölüm son vermek son sona ermek sonuç sonuca ulaşmak sonuçlanmak taraf uç yok etmek izmarit
| enemy düşman hasım
| english ingiltere ingiliz ingilizce |
| ensue ardından gelmek doğmak sonradan gelmek sonucu olmak
| entrance antre atılma büyülemek girme giriş hayran bırakmak kapı kendinden geçirmek mest etmek sahneye çıkma
| escape aklına gelmemek atlatmak firar etmek firar gözünden kaçmak hatırından çıkmak kaçak kaçıp kurtulmak kaçış yolu kaçış kaçma kaçmak kurtulma kurtulmak kurtuluş paçayı sıyırmak sızıntı sızmak |
| ethnic etnik grup üyesi etnik
| european avrupalı avrupa'ya özgü
| eve akşam arife havva |
| eventually neticede nihayet sonunda
| execute düzenlemek gerçekleştirmek ortaya koymak sergilemek yapmak idam etmek yerine getirmek
| explode aksini ispatlamak bozmak çürütmek havaya uçurmak kırılmak köpürmek patlamak patlatmak yıkmak infilak etmek |
| explosion artış ateş alma kudurma parlama patlama infilak
| explosive çileden çıkaran patlamaya ait patlamaya hazır patlayıcı madde patlayıcı tartışmalı
| external dış dışarıdan gelen dıştan harici |
| facility araç fırsat kolaylık olanak rahatlık tesis ustalık vasıta yetenek imkân
| faction ayrılık gruplaşma nifak
| factory fabrika imalathane |
| fail açmamak ateş almamak başaramamak başarısız olmak başarısızlığa uğramak batmak becerememek bırakmak boşa çıkarmak boşa çıkmak bozulmak fiyasko ile sonuçlanmak kalmak suya düşmek tükenmek ümidini kırmak yapamamak yapmamak iflas etmek ihmal etmek yüzüstü bırakmak zayıf not
| fatal kaçınılmaz kader kaderde olan mahvedici öldürücü ölümcül ölümle biten vahim
| federal federal |
| festival bayram festival ile ilgili festival şenlik yortu
| festivity cümbüş eğlence festival şenlik
| field alan bilgi alanı bilim dalı çalışma alanı cevabı yapıştırmak kır otlak saha sahaya çıkarmak savaş alanı tarla |
| fifth beşte bir beşinci
| fight anlaşmazlık çekişme dalaş dövüş dövüşmek karşılaşma kavga etmek kavga mücâdele etmek mücâdele savaş vermek savaş savaşmak savunmak uğraşma uğraşmak
| find bakmak bulgu bulma bulmak buluş geçindirmek karara varmak keşfetmek keşif rastlamak sağlamak |
| fire alev almak alev ateş almak ateş etme ateş ateşlemek çalışmak (motor vb.) heyecan hırs ısıtıcı ısıtmak kovmak ocak soruvermek tutuşturmak yakmak yangın yanmak işten atmak işten çıkarmak işten kovmak
| firing ateş etme ateşleme atış kovma yakacak yakma işten çıkarma işten kovma
| first baş başlangıç başta gelen başta birinci birincilik önce öncelikle önde gelen ilk kez ilk olarak ilk ilkönce |
| fish araştırmak avlamak balığa çıkmak balık bulup çıkarmak denizden çıkarmak tutmak
| fitted döşeli oturmuş uygun yerinde
| flight akış böcek sürüsü firar geri çekilme kaçış kaçma kuş sürüsü uçma uçuş yağmur (kurşun, ok vb.) |
| fly açıkgöz atılmak atlayarak aşmak ayar dişlisi (saat) dalgalanmak firar etmek havalanmak kaçmak kiralık araba olta sineği pantolonun ön yırtmacı saçılmak savrulmak sinek uçakla gitmek uçma uçmak uçurmak uçuş uçuşmak uyanık üzerinden atlamak
| flying acele dalgalanan geçici havacılık hızla geçen kısa savrulan uçan uçma uçuş
| foil bozmak engellemek eskrim kılıcı folyo ile sarmak folyo kıyas edilen örnek önlemek sır (ayna) itmek |
| follow bilardoda bir vuruş dinlemek sonra gelmek sonucu olmak sürdürmek takip etmek uymak izlemek
| follower baskıcı havari hayran hizmetli mürit peyk takipçi taraftar yandaş
| following ertesi hayran kitlesi sonra sonraki taraftarlar izleyen |
| for amacıyla doğru dolayı göre karşı nedeniyle uygun yarayan için yönünde
| force baskı yapmak baskı birlik çabuklaştırmak etki geçerlilik güç ırzına geçmek kudret kütle kuvvet mecbur etmek nüfuz sıkıştırmak şiddet yığın yükseltmek (fiyat) yürürlük zor zorlama zorlamak
| foreign dış yabancı |
| form beden biçim almak biçim biçimlendirmek davranış düzenlemek form kalıp karakter kurmak model oluşturmak sınıf sıra tarz tavır şekil almak şekil vermek şekil şekillendirmek vücut yapı yöntem
| former biçimlendirici eski geçen geçmiş gövde (uçak) önceki sabık
| found dayandırmak dayanmak dökmek (demir) kurmak temelini atmak |
| fourth dördüncü dörtte bir
| free açık bağımsız bedava boş doğal hür kısıtlanmamış kurtarmak masrafsız muaf tutmak muaf özgür parasız salıvermek samimi serbest bırakmak serbest serbestçe tahliye etmek ücretsiz vergiden muaf
| french fransa ile ilgili fransız fransızca ile ilgili |
| from beri -dan -den beri -den itibaren yüzünden
| front alın arsızlık bakmak cephe cüret dönmek karşı olmak ön taraf ön öndeki önderlik etmek paravan kişi paravan şirket sima utanmazlık yol göstermek yönelmek yüz yüzsüzlük
| fund fon kaynak ödenek para kaynağı sermaye sermayeye çevirmek yatırım yapmak yatırmak |
| further ayrıca bundan başka daha fazla daha ileri kolaylaştırmak öte ötede ötedeki ötesine öteye yardım etmek ilave edilen ilerletmek ileri ileride ilerideki ileriki
| g bin dolar sol notası
| gain artırmak artma çoğalmak elde etmek kâr etmek kâr kazanç kazanmak ulaşmak yarar ilerleme ilerlemek yükselme yükselmek |
| gas atıp tutma atıp tutmak benzin almak benzin boş lâf gaz pedalı gaz vermek gaz grizu hava civa havagazı matrak şey övünme övünmek saçmalamak
| gateway geçit giriş yeri kapı yol yöntem
| gay canlı eşcinsel homoseksüel hoppa hovarda keyifli neşeli nonoş pasaklı şen utanmaz yüzsüz |
| general baş genel general komutan orgeneral tahmini şef umumi yaygın
| generally ana hatlarıyla çoğunlukla ekseriya genel olarak genelde genellikle
| german alman öz |
| girl kız arkadaş kız sevgili
| go bahse girmek bardak başarı başlamak deneme gayret geçmek güdü gidiş girmek girişim gitme gitmek haline gelmek hazır kaybolmak koyulmak moda olmak ölmek sonuçlanmak tükenmek tutulma uymak yapılmak yayılmak iddiaya girmek işlemek
| go off ateş almak başlamak bozulmak çıkmak çoğalmak çürümek ekşimek kahkahayı basmak kesilmek patlamak |
| government devlet hükümet rejim siyasal bilgiler siyaset bilimi idare yönetim biçimi yönetim
| green acemi çimenlik genç gençlik golf sahası ham para rengi atmış taze toy yeni yeşermek yeşil alan yeşil yeşile boyamak yeşillendirmek yeşillik zindelik
| group filo (ing.) grup gruplandırmak gruplaşmak heyet kafile küme manga öbek sınıflandırmak takım toplanmak topluluk |
| gulf anafor boşluk girdap körfez uçurum
| gun ateş etmek avcı avlamak pompa silâh silâhlı kimse tabanca top tüfek vurmak
| gunfire top ateşi |
| gunman silâhlı soyguncu
| gunpowder barut
| handler antrenör eğitici menejer terbiyeci |
| hangout ev mekân ikinci adres
| harbor barınak barındırmak barınmak beslemek demir atmak gütmek liman sığınak sığınmak
| hashish esrar haşhaş ot |
| have aldatmak almak bulunmak dolandırmak elde etmek etmek göz yummak hile kabul etmek olmak sahip olmak üçkâğıt varlıklı kimse yapmak zorunda olmak
| he erkek
| head akıl ana baş vermek baş ile ilgili baş başı çekmek başında olmak başkan baştaki gitmek kafa kaymak kelle konu başlığı konu köpük kullanmak kişi başı kişi lider müdür olgunlaşmak pınar başı reis tepe şef tura uç kısım yönelmek yönetmek yönetici yönlendirmek zirve |
| headquarters garnizon genel merkez karargâh kumanda merkezi merkez
| heavy ağır siklet ağır şekilde ağır aşırı baskın başrol oyuncusu (dram) baygın bozuk çok fedai fırtınalı hamile kaba kötü adam rolü önemli sert şiddetle şiddetli üzücü zalim
| here burada buraya burda işte |
| high aşırı büyük vites büyük neşeli önemli rekor sarhoş soylu şiddetli uçma uçmuş üst üstün uyuşturucu almış ileri yüce yukarı yükseğe yüksek basınçlı bölge yüksek yer yüksek yüksekte zirve
| hijack çalmak gasp gaspetmek hırsızlık kaçırmak uçak kaçırma uçak kaçırmak
| hijacker hava korsanı hırsız |
| hijacking gasp uçak kaçırma
| history geçmiş gelişim aşmaları kayıtlar tarih
| hit başarı bulmak çarpmak çıkış darbe laf çaktırma olmak rastgelmek sarsmak taş şans ulaşmak üzmek varmak vurma vurmak vuruş yaralamak isabet etmek isabet ettirmek isabet yumruk atmak |
| hold alıkoymak almak ambar barındırmak çekmek dayanmak devam etmek durdurma durmak el koymak etki geçerli olmak gemi ambarı gözaltına almak kaldırmak karara bağlamak kavramak muhafaza etmek nüfuz sadık kalmak tıkamak tutma tutmak tutunacak yer tutunma
| hold responsible sorumlu tutmak
| holy kutsal yer kutsal mübarek tanrısal tanrı'ya ait tapılası |
| horse at koşmak at ata binmek aygır beygir sehpa süvari birliği
| hospital bakımevi darülaceze hastane
| hospitality konukseverlik |
| hostage rehin rehine teminât
| hotel otel
| household ev halkı ev eve ait |
| housing at örtüsü barınak ev sağlama ev evler konut konutlandırma toplu konut iskân
| huge ayı gibi dağ gibi dev gibi dev kocaman koskocaman muazzam olağanüstü
| i bir (romen) |
| important ciddi kendini beğenmiş kibirli mühim nüfuzlu okkalı önemli saygın sözü geçer
| in -da -de evde gelmiş olan halinde moda olarak tutulan iç içeride içeriye içinde içine yerinde
| in common benzer ortaklaşa |
| in general genelde genellikle
| incident ayrıcalık getiren ayrıcalık hadise kaza olay özel durum perde (tiy.) yük
| include dahil etmek kapsamak katmak içermek içine almak |
| including dahil kapsayan içeren
| infant başlangıç aşamasında olan bebek çocuk çocuksu küçük
| injure sakatlamak yaralamak incitmek zarar vermek zedelemek |
| injured dargın kırgın yaralı inciniş zarar görmüş
| injury hasar kırma yara zarar
| inside iç taraf iç içeride içeriye içteki içinde içine |
| insurgent asi ayaklanan
| international uluslararası
| into -e haline içeriye içine |
| it cazibe çekicilik cinsel ilişki önemli kimse şahsiyet ilişki
| jacket ceket kabuk kap kitabın kağıt kabı
| jail cezaevi hapsetmek hapis hapishane kafes tutuklamak |
| january ocak
| japanese japon
| jersey jarse jersey kazak kılık örgü bluz |
| jet fıskıye fışkırma fışkırtmak jet uçağı jet kapkara karakehribar oltu taşı simsiyah
| jewish musevi yahudi
| jihad cihat |
| john tuvalet
| jordanian ürdün ürdünlü
| journalist gazeteci |
| judge anlam çıkarmak değer biçmek değerlendirmek ekspert hakem hakemlik etmek hakim hüküm vermek karara varmak muhakeme etmek tahmin etmek uzman yargıç yargılamak
| keep alıkoymak bakım bakmak bulundurmak devam ettirmek durmak geçim gözkulak olmak kale kalmak korumak kutlamak sağlamak sürdürmek temelli almak tutmak uymak iç kale işletmek yiyecek
| kenyan kenya'lı |
| khan han kaan
| kidnap kaçırmak
| kidnapping adam kaçırma çocuk kaçırma |
| kill av avlamak cinayet işlemek dindirmek gebertmek katletmek kesmek mahvetmek öldürme öldürmek ortadan kaldırmak söndürmek tahrip etme yalanlamak
| killing av cinayet hayvan kesme öldürme öldürücü ölüm
| king dama kral papaz şah |
| know ayırt etmek başından geçmek bilmek farketmek tanımak tatmak ilişkisi olmak
| knowledge anlama bilgi bilim haber tecrübe irfan
| known belli bilinen |
| korean kore'li
| labor alın teriyle yapmak çaba harcamak çalışma çalışmak doğum sancısı çekmek emek vermek emek hizmet uğraşmak işçi sınıfı işgücü
| landmark sınır taşı yön bulma işareti işaret |
| last ayakkabı kalıbı dayanmak devam etmek en son geçen ölüm önceki son derece son kez son olarak son şey son sonuç olarak sonuncu kimse sonuncu sonunda sürmek yetmek
| later sonra
| lead açmak (kartlarını) başı olmak başında olmak etkilemek götürmek kablo kılavuz kurşun kurşundan yapılmış öncülük etmek öncülük önde gitmek önde olma önderlik etmek önderlik örnek rehberlik sürdürmek sürmek ilk oynama hakkı (iskambil) yol göstermek yönetmek yönlendirmek iskandil |
| leader baş başmakale lider önayak önder
| leading ana başlıca önde olan önemli ileri gelen
| league antlaşma birlik dernek küme lig işbirliği |
| least asgari en az derece en az en küçük en ufak
| leave ayrılmak bırakmak caymak kalkmak kalmak müsaade ruhsat terk etmek terketmek unutmak (eşya) vazgeçmek veda yola çıkmak izin
| leaves yapraklar |
| leaving ayrılma bırakma terketme
| lebanese lübnan lübnan'lı
| lebanon lübnan |
| liberation azat kurtarma kurtuluş serbest bırakma serbest kalma
| libya libya
| life can canlı canlılık hayat ömür yaşam |
| limited ekspres tren kısıtlı kıt sınırlanmış sınırlı
| limited train ekspres tren
| line astarlamak bilgi çizgi çizmek çizgi çizmek doldurmak dize halat hat hiza kablo kaplamak kırıştırmak kuyruk satır sıra yöntem |
| liner astar yolcu gemisi
| link bağ bağlamak bağlantı kurmak bağlantı birleşmek eklem eklemek halka kol düğmesi ulamak
| links golf sahası |
| list cetvel geminin yan yatması kaydetmek kumaş kenarı liste listelemek listeye yazmak yana yatmak
| listed kaydedilmiş
| lives hayatlar ömürler |
| local bölgesel kısmi lokal sakin şehir içi yerel yerli
| location konum mevki yer belirleme yer yerleştirme
| lord allah bey beyefendi efendi lord ünvanı vermek lord rab sahip |
| loyalist sadık kul
| luggage bagaj
| ma anne |
| main ana boru ana asıl başlıca belli başlı deniz esas kuvvet okyanus zor
| mainly başlıca
| major başlıca branş branşı doğrultusunda yoğunlaşmak büyük binbaşı majör önemli reşit kimse yetişkin |
| make biçim elde etmek etmek sağlamak varmak verim yapı yapılış şekli yapmak yaptırmak ilişki kurmak
| mall ağaçlı yol alışveriş merkezi dövmek mesire tokmak tokmaklamak vurmak
| man adam atamak adam er erkek uşak insan işçi |
| many bir çoğu bir hayli bir yığın çok
| march hudut mart marş sınır uygun adımla yürüyüş yürüyüş yaptırmak
| marine deniz denizcilik |
| market borsa çarşı panayır pazar pazarlamak piyasa satmak
| martin kırlangıç
| martyr kurban şehit etmek şehit işkence çekerek ölen kimse işkence etmek |
| massacre katliam kılıçtan geçirme kılıçtan geçirmek toplu katliam yapmak
| massive ağır masif som yekpare iri
| mathematics matematik |
| maxim özdeyiş özlü söz vecize
| may akdiken bahar -ebilmek gençlik mayıs çiçeği mayıs mümkün olmak olası olmak
| mean adi ahlaksız anlamına gelmek aşağılık cimri demek olmak demek istemek demeye gelmek eli sıkı hasis huysuz kastetmek keyifsiz kılıksız niyet etmek orantılı orta ortalama tasarlamak utangaç ifade etmek zor |
| mecca mekke
| medical tedavi edici tıbbi
| meet başına gelmek bulmak buluşmak görüşme yapmak görüşmek karşılamak karşılaşma karşılaşmak kavuşmak münasip rastlamak tanışmak toplanmak uğramak uygun yarışma yerine getirmek |
| meeting buluşma birleşme görüşme karşılama karşılaşma miting oturum toplantı
| member organ üye uzuv
| men adamlar erkekler işçiler |
| metro metro (brit.)
| metropolitan başkent başkentli
| mexico meksika |
| militant atak azimli kavgacı militan saldırgan tip saldırgan
| military askeri
| militiaman yedek er |
| millennium bin yıllık dönem
| minister bakan papaz vaiz vekil
| minor küçük reşit olmayan kimse ikinci derecede ikincil |
| minority azınlık azlık
| miss aramak bayan (evlenmemiş) eksik olmak gözlemek hanım ıska ıskalamak kaçırmak karavana kız matmazel özlem duymak özlemek vuramamak
| month ay |
| monument abide anıt
| more çok daha çok daha fazla şey fazlalık
| moroccan fas faslı |
| morocco fas
| mortar harç ile sıvamak havan
| mosque cami |
| most en çok en fazla miktar en fazla en fazlası en
| mostly başlıca çoğunlukla genelde
| movement akım hareket manevra işleme |
| much çok şey çok çokça fazla fazlaca hayli pek
| multinational çok uluslu
| multiple birçok çoklu katlı katsayı |
| murder adam öldürme bozmak cinayet işlemek cinayet kasten öldürmek öldürme öldürmek
| muslim müslüman
| nail çivi çakmak çivi çivilemek kavramak meydana çıkarmak mıhlamak tırnak vurmak yakalamak |
| name ad koymak ad adını koymak nam söylemek tayin etmek ün ünlü kimse ismiyle çağırmak isim koymak isim vermek isim
| national ulusal vatandaş yurttaş
| nationalist milliyetçi |
| natural doğal natürel tabii
| near bitişik cimri eli sıkı samimi yakın yakında yaklaşık olarak yaklaşmak
| negotiate aşmak başarmak ciro etmek geçmek görüşmek kırdırmak paraya çevirmek tartışmak |
| negotiation anlaşmaya varma ciro etme görüşme müzakere paraya çevirme
| network ağ şebeke iletişim ağı
| neutral nötr tarafsız kimse tarafsız yansız |
| neutrality tarafsızlık
| new acemi keşfedilmemiş modern taze yeni
| news haber |
| newspaper gazete
| no aleyhte oy artık değil değil gereksiz hayır hiç hiçbir numara red ret yasak yok
| nominate aday olarak göstermek atamak tayin etmek |
| nomination aday gösterme adaylık atama tayin
| north kuzey kuzeyde kuzeydeki kuzeye doğru
| northern kuzey |
| not değil
| note belge belirti dikkat etmek dikkat farketmek fatura kâğıt para not etmek not nota notalarını yazmak önem vermek protesto etmek (senet) pusula saygınlık senet yazmak işaret işaretlemek
| nuclear atom çekirdeksel nükleer başlıklı füze |
| number adet hesaplamak katılmak katmak müzik parçası miktar numara numaralamak rakam sayı saymak sayı saymak tip içermek
| nun rahibe
| o sıfır |
| observation gözetleme gözetim gözlem sonucu gözlem gözleme seyretme yorum
| occupation kullanan meşguliyet oturma uğraş uğraşı iş işgal
| occupy almak (zaman) oturmak tutmak işgal etmek |
| occur akla gelmek cereyan etmek çıkmak görülmek meydana gelmek olmak oluşmak ortaya çıkmak
| of -den -ın -li -nin
| off baş başlangıç bozuk çıkarılmış çıkmış -dan -den devre dışı dışında geçersiz haricinde kapalı kesik kopuk kötü olası öldürmek öteki sağdaki sapa tamamen t |